Eski Karım Uzaya Gidiyor

·
Okunma
·
Beğeni
·
986
Gösterim
Adı:
Eski Karım Uzaya Gidiyor
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055162818
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
April Yayıncılık
“Gazoz şişesinde yukarı yukarı aceleyle yüzen baloncukların bizim bilmediğimiz bir şey bildiğine inanıyorum.”



Uzaydan gelen varlıkların istiladan başka bir amacı olabilir mi?

Mülteci mi, dünyayı anlayamayan insan mı daha yabancıdır?

Bir ampulü değiştirmek için kaç kişi gerekir?

Parmak çocuk nasıl oynar düğünlerde?



Şener devrik bir komedyen. Eski karısı Hale ikinci çocuklarına hamileyken Fransız bir astronota âşık olmuş. Tirineş gezegeninden gelen, ev arkadaşı Zvay-E’nin başı belada. Rögar kapağı açık, paslı bıçak pusuda. Tam bu sırada, çok zengin bir kabzımal sürpriz teklifiyle çıkageliyor.



Nejat Uygur ile Atilla Arcan’ın huysuz ve tatlı hayaletleri, en güzel espri Ece Güneş, dijital dost Micus, dağcı Zeynep, Madagaskar tavuğu… İşte gidiyoruz.



“Çadırımın üstü gümüş vitray. Züğürdüm, bir hırka, bir kaykay. Çadırımın üstü krom karamel. Öpmeden giderim, sen düşüme gel.”



Bahadır Cüneyt Yalçın yine zekâ ve mizah dolu bir romanla yeniden huzurlarınızda. Her cümlesi havai fişek, her sayfası icat kıyamet.



“Sizin olmayan bir şeyi sevdiniz mi hiç? Ne güzeldir o sevmek.”

(Tanıtım Bülteninden)
İkinci yarım bıraktığım kitap.... bir kutu kitap tarafından ayın seçkisi olarak gönderildi. Gevezeliği Komikliği sevmediğim içindir belki dicektim ama bu komik bile değil. Zaman kaybı...
264 syf.
·3 günde·7/10
Bahadır Cüneyt Yalçın bir afili filinta efendim. Ciddi komiklerden biri. Nasıl oluyor bu ciddi komik gerçekten benim için anlatması çok zor. Kurduğu cümleler o kadar ince bir absürtlükteki içindeki zeka kendisini hemen belli ediyor. Bu adam böyle cümleleri nasıl düşünüp yazıyor anlamak mümkün değil.

Şener Kutlu garip bir adam. Hamile karısı Hale ile on sekiz gün evvel boşanıyorlar. Karısı bir hayli hamile. Yani Şener ile ikinci çocuklarını bekliyorlar fakat karısı bir astronota aşık olunca olay biraz karışıyor. Ece Güneş isimli çok komik bir kızları var ve Şener aslında bir komedyen. Hani şu barlarda sahne alan komedyenlerden. Bu arada gelecekte geçen bir hikaye bu. Uzaydan dünyaya gelen mültecilerin olduğu bir dönem. Savaşıp da gezegenlerinden sürülen ufak insancıkların dünyaya paylaştırılmaları. Ayvaz isimli bir Trinişeli'nin de Şener'in ev arkadaşı olması ile olaylar bence gayet komik bir hal alıyor. Ben sevdim kitabı.
“...Bütün sabunlar, bütün silgiler tam bitmeden acı ayrılıklarla yüzleşir. Bütün diş macunları tükenir, bütün çekmece kulpları kopar. İki dozerin sevişmesi de, dövüşmesi de hurda esnafını sevindirir. Yalnızlığın tüccarı kusursuzlar mahallesine yatırım yapar. Uçak leylek sürüsüne çarptığında leylekler mevzunun dışında kalır. Gene de kötümser laflara beyaz bayrak sallamayalım...”
264 syf.
·Beğendi·9/10
Bahadır Cüneyt Yalçın, Alper Canıgüz ve Murat Menteş'ten sonra yeni favorim. Kitapları okurken gülmemek elde değil. Adam sırf tebessüm edelim diye kitap yazmış sanki. Ben buraya spoler felan vermeyeceğim. Kitabı özetlemek gerekirse hiç düşünmeden alın ve bu denli zeki bir yazarla karşılaşın. Var Ol Bahadır Cüneyt Yalçın:)
264 syf.
·5/10
Absürt mizahın önemli temsilcilerinden Cüneyt Yalçın'ın 3. kitabı, benim için fazla kredili yaklaşabileceğim bir kitaptı. İlk iki kitabının bıraktığı etki, edebiyat anlamında olmasa da, bıraktığı iyi hisler açısından güzeldi. Ancak kitabın ilk cümlelerinden itibaren, zorlama ilerleyişi bir nevi olmamışlık getiriyordu. Sonradan toparlar mı diye düşünürken sonuna kadar geldiğimde yine toparlanamadığını gördüm. Yapı olarak yine ilk iki kitap tarzında gidiyor, kolay okunuyor ancak konunun işlenişi, esprilerin yersiz biçimde fazlalığı kitabı vasat hale getirmiş. Kısaca yakıştıramadım yazara. Umarım 4.kitapta kendisini toparlar.
264 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Yarı gerçek yarı absürt romanların Murat Menteş ya da Alper Canıgüz kadar tanınır olmayan yazarlarından B. C. Yalçın bu kitabında da diğerlerinde olduğu gibi olayı dağınık şekilde farklı kahramanların ağzından anlatıyor. Olayları sonunda güzel şekilde bağlamış. Türün sevenlerinin okuyabileceği hoş bir roman.
264 syf.
·3 günde·7/10
Yazarın kurguda ağırlık verdiği bir nevi "kelime cambazlıkları" diğer eserleriyle kıyaslandığında kurguyu az bir miktar zayıflatmış. Elbette bu romanda da şaşırtıcı olaylar ağı, beklenmedik geçişler okuyucuyu yine sarıyor. Kurgudaki bu ufacık eksiklik kendisini romanın sonunda göstermiş biraz. Romanın yan karakterlerinden birisi olan Micus adlı bir yapay zeka var ki, romanın sonucuna bir şekilde eklemlenmesi, sonucunu etkilemesi yönünde, okuma sırasında ben de beklenti oluşturan bir yan karakterdi. Onunla ilgili olan pasajları, romanın bütününden ayırmaya sebep olan bağlantısızlık da okur olarak beni ufak da olsa bir hayal kırıklığına uğrattı. Nihayetinde Yalçın'ın romanını başka bir şekilde idrak etmem gerektiği kanaatine vardım. Ki kendisiyle yüz yüze karşılaştığımızda aslında benim zihnimde oluşan bu tespiti kendisi de yüzüme karşı söyledi. Bu kitap bir "Hep Lunapark" veya "Mütevazı Bir İntikam" değil. Aynı olmak zorunda olmadıkları gibi okurun, beklentilerini, kurgusal benzerliğe dayanarak değil de yazarın üslubuna göre belirlemeleri gerektiği gerçeğini hatırlatıyor bu kitap. Dolayısıyla Bahadır Cüneyt Yalçın tarafından yazılmış bir romanın hangi kurgusal unsurlara dayanıyor olursa olsun beni güldürmeyi başarabilmesi ve hatta zaman zaman bunu sesli olarak yaptırabilmesi benim için önemli. Bir kitap okurken yüksek sesle kahkaha atabilmek, çok sık karşılaşılmayan ve genelde normal olmayan bir durum benim için. En esprili kitapları okurken bile yüzüne yayılan tebessümden ötesi olmayan bir adamın, kitap okurken kahkaha atması elbette onun için en önemli değerlendirme kıstası olacaktır.

Sonuç olarak Eski Karım Uzaya Gidiyor, eğlenceli, okuruna kahkaha attırabilen, kafasında hızlıca geçen düşüncelerin arasında çözülmekten uzaklaşıyor gibi gözükürken, çözümün ta kendisi olan tasarlanmış kelimelerin bir araya geldiği güzel bir roman.
Eski karım uzaya gidemedi.
Kitabı yarım bıraktım. Beklentimin altında kaldı ne yazık ki... Çoğu yerde laf cambazlıkları, çıkarımlar, komik olmayan komikleştirmeler var. Bir de üzerine kitabın fantastik olması... Fazla abartı durmuş, bir yerden sonra okuyucuyu boğuyor. Zorlama duran hayal gücüyle alışılmışın dışında bir kitap oldurulmaya çalışılmış. Bana itici geldi.
Başlarda Douglas Adams 'dan esinlenme olabileceğini düşündüm ki 2.bölümde yazarın douglas adams ismini vermesi bunu doğrular nitelikte. Otostopçunun Galaksi Rehberi serisini okuyanlar anlayacaktır . Henüz okumamış olanlara ise "Eski karım uzaya gidiyor " kitabı diğer kitaplardan farklı geldiği için kendini "okunabilir" kılacaktır.
264 syf.
·6/10
Afilli Filintalar etkisi hemen hissediliyor. Bir Murat Menteş veya Alper Canıgüz esintisi hemen göze çarpıyor. İlk sayfalarda hiç hoşlanmamıştım ancak son sayfalarda tüm olaylar, karakterler aynı anda birbirine girince kafada canlandırmak çok keyifli oldu. Belki kitabın kısa bir zaman aralığında yazılmış olması da bu etkiyi bırakmış olabilir. Örneğin; yer yer anlatımı ana karakterin ağzından değil yan karakterden okuyoruz fakat bunu yan karaktere has bir üsluptan değil, anlattığı olaydan anlayabiliyoruz. Yine de Bahadır Cüneyt Yalçın ilerleyen zamanlarda yazarlığı bırakmazsa, gerçekten keyifli ve içerik olarak dolu kitaplar yazacağını düşünüyorum.
264 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
İlk otuz sayfa "Nerdeyim ben? Siz kimsiniz?" modundaydım. Bahadır Cüneyt Yalçın'ı ilk kez okuyorum. Mizahına aşina değilim. Hatta sayfa yirmi dörtte "Genç kızlara da bu yüzden bebek deriz çünkü bebekler kendini ağlayarak ifade eder. Oğlanların uykusu düzenli olurmuş. Onlar daha bebeklikten uyuşuk." Bu cümleyi okuyunca kitabı bırakmayı düşündüm. Böyle cinsiyetçi genellemeler sinirimi zıplatır. Tabi ki de yazarcımın niyeti bu değildir diyerek devam ettim okumaya. ⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀
İki tane olumsuz eleştirim olacak. Birincisi uzaylı adları ile yıldızım barışmadı. Metinden koptuğum yerler oldu. Diğer karakterlerin gözünden anlatılan yerleri ilk başta ayırt etmekte zorlandım.
⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀
Gelelim güzel yönlerine. Benim için Şener bir Tutunamayan. Öyle bir erkek ki hem komik hem sevgi dolu ama hayatını yolunda gitmiyor. Bu adam daha ne yapsın size a dostlar! ⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀
Şener'in kızı Ece Güneş'e olan sevgisi içimi ısıttı. Baba kız ilişkilerini okumak iyi hissettirdi.
⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀
Hale'yi sevemedim. ⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀
Devrik komedyen Şener zaten kitabın en güzel yeri benim için. Kızı ve doğmamış oğlu için olan mücadelesi esprileri ile artık unutulmayan karakterlerimden.
⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀
Kitap akıcı. Dediğim gibi bu uzaylı olaylarında bir iki kez takıldım onun haricinde severek, kitabı elimden düşürmeden okudum.
⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀
Bu kitabı mutlaka okumalısınız diye herkese tavsiye edemem. Mizahın, bilim kurgunun, duygusallığın karışımından herkesin hoşlanmayacağını düşünüyorum.
⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀⠀⠀⠀⠀ ⠀⠀
Keyifli Okumalar

https://www.instagram.com/p/BcFp7SRhjA4/
Aşık olunca beyinde on iki farklı merkez birden çalışır. Bu sayı obsesif-kompulsif kişilerde de aynı. Yani aşk bir tür delilik hali.
Karpuz kabuğundan gemi yapıyorum sonra bir eşek gelip onu yiyor. Eşek bu, ben karpuz kabuğundan gemi yapınca hayvanın aklına coğrafi keşifler düşecek değil ya.
Türkiye' de cenazelerde irmik helvası dağıtılır. Kabristanlarda ayaküstü kıymalı pide yenmesi kimseye garip gelmez. Orada bulunanlar kederimizi kalplerinde hisseder, aksine inanmayız. Bizim memlekette acımızı paylaşmaya koşanların acıkabileceğini akıl eden, odalarda ağlaşırken irmik bittiği için telaşla çocuğun tekini bakkala göndermeyi vazife bilen birçok hakikatli vatandaş mevcuttur.
Yaratılanı yaratandan ötürü sevmenin güzel tarafı yaratılana olan bağımlılığı makul bir seviyede tutması. Sizin olmayan bir şeyi sevdiniz mi hiç? Ne güzeldir o sevmek.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eski Karım Uzaya Gidiyor
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055162818
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
April Yayıncılık
“Gazoz şişesinde yukarı yukarı aceleyle yüzen baloncukların bizim bilmediğimiz bir şey bildiğine inanıyorum.”



Uzaydan gelen varlıkların istiladan başka bir amacı olabilir mi?

Mülteci mi, dünyayı anlayamayan insan mı daha yabancıdır?

Bir ampulü değiştirmek için kaç kişi gerekir?

Parmak çocuk nasıl oynar düğünlerde?



Şener devrik bir komedyen. Eski karısı Hale ikinci çocuklarına hamileyken Fransız bir astronota âşık olmuş. Tirineş gezegeninden gelen, ev arkadaşı Zvay-E’nin başı belada. Rögar kapağı açık, paslı bıçak pusuda. Tam bu sırada, çok zengin bir kabzımal sürpriz teklifiyle çıkageliyor.



Nejat Uygur ile Atilla Arcan’ın huysuz ve tatlı hayaletleri, en güzel espri Ece Güneş, dijital dost Micus, dağcı Zeynep, Madagaskar tavuğu… İşte gidiyoruz.



“Çadırımın üstü gümüş vitray. Züğürdüm, bir hırka, bir kaykay. Çadırımın üstü krom karamel. Öpmeden giderim, sen düşüme gel.”



Bahadır Cüneyt Yalçın yine zekâ ve mizah dolu bir romanla yeniden huzurlarınızda. Her cümlesi havai fişek, her sayfası icat kıyamet.



“Sizin olmayan bir şeyi sevdiniz mi hiç? Ne güzeldir o sevmek.”

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 82 okur

  • caglar mercan
  • Gamze
  • Betül
  • Psyduck
  • Yase
  • birokurgunlugu
  • Burcu
  • kaptan mağara adamı
  • Beyza Celebioglu
  • Baharlargelmis

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.7 (3)
9
%6.5 (2)
8
%22.6 (7)
7
%9.7 (3)
6
%29 (9)
5
%3.2 (1)
4
%0
3
%9.7 (3)
2
%6.5 (2)
1
%3.2 (1)