·
Okunma
·
Beğeni
·
10,2bin
Gösterim
Adı:
Eugénie Grandet
Baskı tarihi:
1969
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Eugénie Grandet
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kalem Yayınları
224 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Zweig'in Balzac incelemesini okuduktan sonra elime aldığım ilk Balzac kitabı. Kitabı okurken, Zweig'in Balzac için sarfettiği sözler hiç aklımdan çıkmadı ve her cümlede Zweig'in ne kadar doğru bir gözlemci olduğunu ve ne kadar doğru tespitler yapmış olduğunu hissettim.

Balzac'ın kendi döneminin toplum yapısını anlattığı ve adına ''İnsanlık Komedyası'' adını verdiği serideki kitaplardan biri. Yazar burada cimrilik, her ne yoldan olursa olsun zengin olma isteği ve eylemi yanında aynı zamanda da iyi niyetlilik, saf ve temiz bir aşk duygusu temalarını ele alıyor.

Kitapta yazar, Fransa'nın bir taşra kasabasında yaşayan, cimriliği ve zenginliğiyle adeta ünlenmiş olan Grandet baba ve ailesinin yaşadığı olayları bize anlatıyor. Karakterine verdiği özelliği o kadar güçlü bir şekilde veriyor ki cimriliğin en ufak ayrıntısını bile atlamadan bize olayları aktarıyor. Grandet baba'nın kızı Eugenie ise iyilik ve insani duygularla dolu duygusal bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Tabii ki saf ve temiz bir aşkın dramatik öyküsünü ise yine Eugenie'nin kendisinde buluyoruz.

Dönemin toplum yapısından bize bir örnek sunan aynı zamanda dönem insanının yapısını da çok güçlü özelliklerle bize anlatan, yazarın bu kitabını da ben beğenerek ve keyifle okudum, okunmasını da tavsiye ederim.
208 syf.
·33 günde·Beğendi·8/10 puan
Eugenie Grandet, Balzac'ın Goriot Baba Romanı ile başlayan, Vadideki Zambak, Otuzunda Kadın ile devam eden İnsanlık Güldürüsü (İnsanlık Komedyası) şeklinde adlandırdığı eserleri arasında yer almaktadır.

Honore de Balzac'ın taşra yaşamı üzerine ağır bir eleştirisi olarak kabul gören bu romanı en başarılı romanlarından biri olarak kabul edilmiştir. Yazar bu romanında büyük servetlerine rağmen fakir insanlar gibi yaşamayı tercih etmiş olan taşra insanlarının cimrilik ve alışkanlıklarından kaynaklanan olumsuz yaşantılarını, servetlerini yaşam kalitelerine yansıtamayışlarını ve bu yüzünden heba olan hayatlarını, ikiyüzlü ve çıkarcı insanların gerçek kişiliklerini ortaya koyan bir olaylar zinciri içinde dile getirmiştir.

Romanın özetine geçmeden önce hikaye kahramanları hakkında biraz bilgi vermek isterim:

Felix Grandet; kısa sayılabilecek boyda, güneş yanığı, çiçek bozuğu tenli tıknaz , az konuşan, çok cimri ve çok kurnaz istediği her şeyi elde etmeye alışmış bir adamdır. Kazandığı para onu yüksek mevkilere taşımış ve Saumur’de sevilenden çok yukarıda saydığım özellikleri sebebi ile elde ettiği başarılardan ötürü sayılan bir kişi olmuştur.

Koca Nanon: uzun boylu, oldukça çirkin, hiç kimseyi incitmeyen efendisine sadık bir uşaktır. Ev işlerini yapmaktan sosyal bir çevre edinememiştir.

Bayan Grandet kuru, zayıf, sakar, ağır bir kadındır..Oldukça bakımsız olan bu kadın dişleri kapkara, ağzı buruşuk, çenesi de pabuç çene denilen biçimli perişan görünümlü dindar biri olarak betimlenmiştir. Kendisi için hiçbir şey istemeyen, sosyal bir çevresi bulunmayan ,kendi halindedir.

Eugenie; İnce belli, beyaz yüzülü, kıvırcık saçlı, uzun boylu genç bir kızdır. Babasının baskısı altında yaşamını sürdür, Charles’a aşık olduktan sonra dünyası değişmiş, hırçın bir kız olmuştur. Evden dışarı çıkmayan ve ve arkadaş çevresi de olmayan Eugenie bütün hayallerini Charles merkezli kurmuş, ihanete uğrayınca da doğal olarak büyük hayal kırıklıkları yaşamıştır.

Başkan De Bonfons; Bay Grandet’in mirasına konmak için Eugénie ile evlenmek isteyen, aç gözlü, sosyal çevresi de geniş bir adamdır.

Roman, bize hayatın bir yanlışlar silsilesinden ibaret olduğunu, sadece öz sevgiyi ve maddi ilgiyi bilen bu dünyada mutlu olamak için her şeye sahip olan genç bir kızın çektiği acıları anlatmaktadır.
Zalim ve yalancı olan Baba, mutluluğun ne olduğunu bilmiyor, karısına, kızına ve hizmetçisine sürekli acı çektiriyor, maddi ve manevi anlamda mağdur ediyor. Ara sıra daha yumuşak bir tutum sergilese de yaşamak için tek nedeni olan parası için yapamayacağı iş ve kırmayacağı gönül yoktur.

Çok dindar ve kırılgan karısı ve saf kızının hayatı küçük ve harabe bir evde sefalet ve mutsuzluk içinde süregelmektedir. Kuzenin Charles'ın gelişi ile birlikte bu yaşam ciddi değişikliklere gebe kalacak, bir aşk doğacak ve bununla birlikte isyan bayrakları göndere çekilecektir.
Bir süre sonra bu kuzen servet yapmak, çalışmak için Eugenie'nin altınları ile Hindistan'a gider. Genç kızın hayatı, geçmişte olduğu gibi, anlamsız ve boş devam eder. Annesini ve babasını kaybeden kahramanımızın üzüntüsü
Charles'ın Hindistan dönüşü bir başkasıyla evleneceğini öğrenmesi ile katlanır. Sonsuz olduğuna inandığı sevgi kocaman bir yalan olmuş, bu da erkeklere olan güveni azaltmıştır. Babasının ölümü ile sahibi olduğu servetle Charles'ın ödemeyi reddettiği amcasının borçlarını öder, Başkan Bonfons'la evlenir. Eşinin zamansız ölümünden sonra, Eugenie parasını hayır kurumlarına ve fakirlere dağıtır.

Bu hikaye bizim sevebileceğimiz kadar güzel, mutlu sonu olan bir aşk hikayesi olabilirdi, ancak gençliğin de verdiği saflıkla yapılan tercihler ve insanlara kulak vermeler sonucu bu gençlerin yolu ne yazık ki ayrılır... hem üzgün hem de zengin.
Bu trajediden öğrenmemiz gereken; dolu çantayı ciddiye almak mı, kalbinin sesinini dinlemek mi?... Keyifli okumalar.
  • İlahi Komedya
    8.6/10 (830 Oy)1.029 beğeni2.998 okunma6,6bin alıntı50,9bin gösterim
  • Amcanın Düşü
    7.9/10 (370 Oy)316 beğeni1.269 okunma1.936 alıntı10,5bin gösterim
  • Delikanlı
    7.9/10 (361 Oy)396 beğeni1.609 okunma5,8bin alıntı21,1bin gösterim
  • Nana
    7.3/10 (452 Oy)413 beğeni2.135 okunma986 alıntı22,3bin gösterim
  • Tatsız Bir Olay
    7.9/10 (571 Oy)447 beğeni1.814 okunma1.264 alıntı10,3bin gösterim
  • David Copperfield
    8.2/10 (395 Oy)351 beğeni1.700 okunma771 alıntı12,7bin gösterim
  • Başkasının Karısı
    6.8/10 (467 Oy)335 beğeni1.873 okunma1.248 alıntı22,4bin gösterim
  • Kazaklar
    8.0/10 (538 Oy)482 beğeni1.942 okunma1.933 alıntı15,4bin gösterim
  • Therese Raquin
    8.1/10 (393 Oy)320 beğeni1.186 okunma537 alıntı9,1bin gösterim
  • Sardalye Sokağı
    7.7/10 (432 Oy)354 beğeni1.304 okunma1.135 alıntı12,9bin gösterim
224 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Balzac'ın özellikle Vadideki Zambak kitabının yeri bende ayrıdır. Bu nedenle yazara karşı bir sempatim var. Fransız yazarın yine güzel yapıtlarından birini daha okuma fırsatı buldum. Bu eserde bir babanın bencillikleri ,cimriliği, kibirli oluşu anlatılırken diğer taraftan  da saf ve güzel kızının düşünceli ve merhametli kişiliği anlatılıyor. Kitabın başları biraz sıkılcı olsa da okudukça keyif aldığım, düşündüren bir hikaye oldu.

Daha önce okuduğum Zweig’in ‘Üç Büyük Usta’da bahsettiği Eugeine Grandet gerçekten de okunmaya değer bir kitap; klasik severlere tavsiye ederim.
224 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Eugénie Grandet, insanın hem cimri yönlerini hemde en saf hallerini bir arada okura sunan bir eser.
Okurken iki zıt tutumla da karşılaşıyorsunuz. Grandet, çok zengin ama bir o kadarda cimri bir fıçıcıdır.
Kitabı okurken karakterler sizi sık sık şaşırtıyor ve cimriliğin, kötü duyguların insanlarda yol açtığı tahribatı size gösteriyorlar, inanmak istemeseniz de.

"Gelecekte başka bir hayatın olacağına inanmayan pintiler için her şey içinde bulundukları yaşamdan ibarettir." diyor Balzac.

“Sonsuza dek..”
"Yeryüzünde bu kadar temiz yemin yapılmamıştı belki de." Eugénie Grandet Honore de Balzac Sümeyye Aydoğan
224 syf.
·9/10 puan
Roman, aşırı cimri bir adamın hayatını anlatıyor. Okurken bazı kısımlar insanın ağzını açık bırakıyor. Tasarruflu olmak, israf etmemek iyi bir şeydir ama cimrilik farklıdır. Hayatı kaçırmaktır. Bir insan hem tasarruflu hem bonkör olabilir ama ayarı kaçırdı mı cimrilik kaçınılmazdır. Bu ayarı kaçırmamak adına alışverişte her zaman şunu derim: Markaya değil kaliteye bakılmalıdır! Kitap bu konuda farkındalık da sunuyor, okumadan geçmeyin.
224 syf.
·67 günde·Beğendi·7/10 puan
"Dünyanın göbeğinde dünyadan uzak olan, en iyi eş, en iyi anne olmak için yaratılıp da ne kocası ne çocukları ne de ailesi bulunan bir kadının öyküsü bu işte." Eugénie'nin... Eugénie Grandet Honore de Balzac
224 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Balzac, bu romanında Grandet ailesini anlatıyor. Baba Grandet’in cimriliği, bütün Grandet ailesinin yaşamını yoksulluk içinde yaşamaya itiyor. Baba Grandet, milyonlara sahip olsa da yaşamının sonuna kadar cimrilik yakasını bırakmıyor.

Grandet’in kızı Eugenie, genç bir kız olarak çoğu duyguyla daha yeni tanışmak üzere. Yaşamın sevinçleri, hüzünleri daha kalbini sarmamış. Paris’ten gelen kuzeniyle birlikte bu uygular artık uyanmaya başlıyor.

Betimlemeleri bol, kurgusal olarak akıcı ilerleyen bir kitaptı. Balzac’ın İnsanlık Komedyası eserlerinden olan Eugenie Grandet, hem taşra yaşamının, hem şehir hayatının çirkef yanlarını birlikte göstermiş. Ben sevdim, tavsiye ederim.
204 syf.
·4 günde·Beğendi·6/10 puan
Sen de mi Balzac diye diye okudum tipik bir var yemez tipik bir Cimri okur gibi okudum ayrıntılarıyla şiştim şiştim indim bir bildiğim varmış dünya klasiklerini okumamam da dedim dedim durdum. :/
224 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10 puan
Eugenie Grandet'den sonra bütün yapıtlarını İnsanlık Güldürüsü başlığı altında toplayan Balzac, en sevilen bölümlerinden olan bu kitapta taşra yaşamında paranın ve kâr hırsının hâkimiyetini büyük bir yetkinlikle anlatır. Öyle ki Balzac bir süre Eugenie Grandet'nin yazarı olarak anılır ve durumdan sıkıldığını dışavurur.
Filozof ve edebiyat eleştirmeni Georg Lukacs, Balzac'ın monarşi taraftarı bir yazar olmasına rağmen büyüklüğünü çağına ayna tuttuğu, kapitalizmin insanlar üzerindeki yıkıcı etkisini büyük bir gözlemle olağanüstü edebî bir yetkinlikle dile getirdiği için alkışlıyor, çağının en büyük yazarlarından biri - diğeri Tolstoy- diye niteliyordu. Marx'ın en sevdiği yazarların başında Balzac'ın ismini anması da bu bağlamda önemliydi. Zira Marx da aynı gerekçelerle Balzac okumaktan zevk alıyor, gözlemlerine, edebî yetkinliğine selâm duruyor, kapitalizmin yıkıcılığını betimlediği için seviyordu.
Balzac'ın, Eugenie Grandet romanından önce Goriot Baba romanını okumuş, sevmiş ve fakat edebiyata olan sevdam şimdiki kadar olmadığı için üzerinde düşünmemiş ve sonuç çıkarmamıştım. Oysa şimdi Balzac'ın ikinci romanı olan, Dostoyevski'nin kariyerine bu romanı Rusça'ya çevirerek başladığı düşünüldüğünde ve dönemindeki etkisi göz önünde bulundurulduğunda müthiş bir roman okuduğumu düşünüyorum.
Romanın konusu üzerinde durmaya "şöyle oldu, böyle oldu" diye uzun özetler geçmeye gerek yok. Gerekli olan şey, Fransız Devrimi sonrası altüst olan toplumsal yapı, el değiştiren sermaye ve kapitalist toplum biçiminin insanlar üzerinde yıkıcı etkilerde bulunan büyük değişim ve dönüşümleridir. Kâr, para ve biriktirme hırsıyla, doktor masrafını düşünerek eşinin hastalığını dahi tedavi ettirmeyen tiptir. Tertemiz başlayan körpe, el değmemiş, kirlenmemiş aşkların, kâr ve para hırsı karşısında solda sıfır kalması aşkların parayla alınıp satılır duruma gelmesidir.
Balzac kendi yaşamında da alavere dalavereli işlere bulaştığı için belki alım satım işlerini, hukukî ve iktisadi terimleri fazlaca kullanmış ve yer yer anlaşılamamış olabilir ama zararı yok. Bu şeyler kapitalizmin formaliteleri değil mi? Aslolan mahvolan insan ilişkileri değil mi? Tabii Balzac'ın gücünü salt kapitalist toplumu gözlemlemesine ve bu çerçevede deformasyona uğrayan insan ilişkilerini resmetmesine bağlamak haksızlık olurdu o büyük yazara. Satır aralarında rastladığım ve filozof misali gözlemleri, tespitleri, yorumları nasıl değerlendirmeli? Kadın, genç kadın ruhuna bu kadar çok hâkim bir yazar var mıdır? Ya o alaycı dil! Baba Grandet'yi, fıçıcı, cimri, babacan gibi birçok lakapla nitelendirmesini nasıl yorumlamalı?
Sözün özü olarak şöyle söyleyebiliriz: Balzac kapitalist toplumun insan ilişkilerine sirayet etmiş büyük yozlaşmayı, kâr ve para hırsını, büyük bir gözlemle ve edebî yetenekle ortaya koyan, büyük yazarlar çağı olan 19.asrın benzersiz bir yazarıdır.
Servetin debdebelerinden çok, yokluğun tantanasıyla duygulanmak, kadının soylu yazgısı değil midir?
Honore de Balzac
Can Yayınları, Tahsin Yücel çevirisi, epub
Kadının da melekle şu bakımdan benzerliği vardır: Acı çeken kimseler kadının kanatları altına girerler.
Honore de Balzac
Sayfa 93 - Hürriyet Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eugénie Grandet
Baskı tarihi:
1969
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Eugénie Grandet
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kalem Yayınları

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0