·
Okunma
·
Beğeni
·
77
Gösterim
Adı:
Evrendeki Son Kayıt
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-975-6227-68-8
Orijinal adı:
The Last Book in the Universe
Çeviri:
Mehmet A. Arıduru
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
GÜNIŞIĞI KİTAPLIĞI
Bol ödüllü Amerikalı yazar Rodman Philbrick ilk kez Türkçe’de! Ürkütücü uzak geleceği, gerçekle hayal arasına sıkışmış, duygulardan yoksun bir topluluğun karşısına mükemmel insan kavramını koyarak işleyen yazar, günümüzde yitirme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz pek çok değeri yeniden sorguluyor. Geçmişe ilişkin her türlü kaydın yok olduğu acımasız bir geleceği kurgulayan roman, günümüz dünyasına tuttuğu aynada umudu yansıtmayı başarıyor. Her yaştan okuru etkileyecek güçte, düşündürücü bir başyapıt!

Dünyayı altüst eden "Büyük Sarsıntı"nın ardından eski metropol kalıntılarında karanlık bir yaşama mahkûm olan "sıradan" çoğunluğun mutsuzluğundaki tek ışık, beyin burgularıdır. Spaz, hastalığı nedeniyle bu sanal eğlenceyi yaşayamaz. Geçirdiği krizlerin kardeşini etkileyeceğinden korkan ailesi tarafından reddedilerek evden uzaklaştırılan delikanlı, yaşlı bir bilgeyle tanışır. Bilge, kitapların bile uzak geçmişte kaldığı ve yasaklandığı bu karanlık dünyada, gizlice kitap yazmayı sürdürmektedir. Kız kardeşinin ölmek üzere olduğunu öğrenen Spaz, bilge ve Küçük Surat’la birlikte, hayatlarını riske atarak çok tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Ancak, yol onları hiç düşünmedikleri bir yere götürecektir...
240 syf.
·31 günde·Beğendi·8/10
Kitapsız bir dünya mümkün mü? Evrendeki Son Kayıt’ı okurken belki herkesin aklına ilk gelen belki bu olmuyor ama edebiyatla iç içe bir yaşamın getirisi olsa gerek ben hemen kimilerince basit bir nesne olarak algılanan kitabı, o büyülü dünyayı, düşünüyorum.
Kitabın konusunu özetlemeye çalışalım: Dünyanın büyük sarsıntı denilen felaket geçirmesinden sonra insanlar büyük bir yoksunluk içindedir. Çete savaşları her yeri kaplamıştır. Uyuşturucuların yerini beyin burgusu denilen sanal bağımlılıklar almıştır. Bütün yazılı kaynaklar yok olmuş, okumayı bilen pek az insan kalmıştır. Bu parçalanmış ve kaosun hüküm sürdüğü dünyada Eden ismi verilen yalıtılmış bir dünyada elit, geliştirilmiş insanlar olan Gelişik adı verilen farklı bir grup da yaşamasına rağmen iki yaşam alanının sınırları keskin hatlarla ayrılmıştır. Bu karmaşa dünyasında saralı bir çocuk olan Spaz, ölmek üzere olan kız kardeşini görmek için bir yolculuğa çıkar. Bu yolculukta kendisine okumayı bilen ve bir kitap yazan Yhazan, Küçük Surat isimli beş yaşındaki bir çocuk ve Lanaya isimli bir Gelişik yardım eder. Kitabın sonunda yine de yazar kapıyı aralık bırakarak diğer distopik yazarlar gibi bizi umutsuzluğa terk etmiyor.
Yapıt yetişkinlerden ziyade ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik oluşturulmuş olsa da yetişkinlere de seslenmeyi başarıyor. Rodman Philbrick yapıtını oluştururken kendinden önceki distopik yazarlardan etkilenmekle birlikte kendine özgü bir üslubu oluşturup genç okurun da kolaylıkla içine girebileceği bir kurgu oluşturabilmiş. Özellikle Ray Bradbury’nin “Fahrenheit 451”ini okuyanlar kıyaslama yapmadan duramayacaktır çünkü anımsayacağımız üzere o yapıtta da bütün yazılı ürünler yasaklanıp insanların beyinleri uyuşturuluyor ve eleştirel düşünme “doğal” yollarla yasaklanıyordu. Ayrıca Huxley’in “Cesur Yeni Dünya”sını da çağrıştırdığını söyleyebiliriz.
Yapıtın diğer distopik ürünlerden en önemli farkı gelecekteki dünyanın iki farklı bölüme ayrılmasıdır; gerçi bu da 1984’teki yöneten ve yönetilen ilişkisine benzemektedir ancak burada gelişik denen insanlar Eden denen bölgede her kötülükten uzak yaşarken diğer bölgedeki insanları yönetmeye çalışmaktan çok kendilerini onlardan uzak tutmaya çalışmaktadır. Diğer distopik romanların genelinde yasakları dayatan ve yasakların dayatıldıkları vardı. Son yıllarda çok gözde olan Açlık Oyunları serisinde de aynı durum söz konusudur. Halk gelişmiş bir şehir olan Capitol tarafından yönetilmektedir; gelişmişlik yönünden benzerlikler olsa da yukarıda belirttiğim noktada iki yapıt ayrılıyor birbirinden.
Derinlemesine incelenecek çok kavram var yapıtta. Aile, dostluk, sevgi, sadakat gibi evrensel temaların üzerinde tartışılacak çok şey olduğunu söyleyebiliriz. Yazar çeşitli konularda insanlığa aslında göndermelerde bulunup “Ayağınızı denk alın yoksa sonunuz kötü.”diyor adeta her satırda. Ama bence yapıtta üzerinde en çok durmamız gerekense Yhazan adlı dişidöküğün (yapıtta yaşlı insanlara verilen ad) bütün olumsuzluklara rağmen hikâyesini yaşamaya ve yazmaya çabalaması. Kitabın tanıtımında sorulan “Edebiyat, karanlık bir gelecekte umudu yeniden yeşertebilir mi?” sorusuna da bir ölçüde yanıt veriyor. Gerçekten de edebiyat her şeye rağmen insanlığa umudu aşılıyor mu? Herkesin kendi hikayesini özgürce yaşadığı ve yazdığı günlere ulaşması dileğiyle!
https://hakantokdemir.blogspot.com
240 syf.
·Puan vermedi
Dünya büyük bir sarsıntı sonucunda karanlık bir yaşama mahkum olur."Sıradanlar" denilen çoğunluğun mutlulukla tek bağlantısı,kendilerini güzel bir yaşamın içinde görmelerini sağlayan beyin burgularıdır.Kahramanımız Spaz,hastalığının kardeşine bulaşması korkusuyla,büyütüldüğü aile tarafından evden uzaklaştırılmıştır.Yolu,kitapların bile uzak geçmişte kaldığı,hatırlanmadığı,yasaklandığı bu dünyada,gizlice kitap yazmayı sürdüren Yhazan ile kesişir.
Bir gün kahramanımız Spaz,kardeşinin çok hasta olduğu ve kendisini görmek istediği haberini alır.Yhazan için bu hadise,kendilerinden sonra gelecek nesile,yazılı kayıt bırakmak için kaçırılmayacak bir fırsattır.Yanlarına almak zorunda kaldıkları Küçük Surat'la birlikte yola çıkarlar.Fakat amaçlarına ulaşmak hiç de kolay olmayacaktır.
Uzak geleceğin duygusuzluğunu anlatan bu güzel bilimkurgu,sahip olduğumuz birçok değeri sorgulatacak cinsten. .

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Evrendeki Son Kayıt
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-975-6227-68-8
Orijinal adı:
The Last Book in the Universe
Çeviri:
Mehmet A. Arıduru
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
GÜNIŞIĞI KİTAPLIĞI
Bol ödüllü Amerikalı yazar Rodman Philbrick ilk kez Türkçe’de! Ürkütücü uzak geleceği, gerçekle hayal arasına sıkışmış, duygulardan yoksun bir topluluğun karşısına mükemmel insan kavramını koyarak işleyen yazar, günümüzde yitirme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuz pek çok değeri yeniden sorguluyor. Geçmişe ilişkin her türlü kaydın yok olduğu acımasız bir geleceği kurgulayan roman, günümüz dünyasına tuttuğu aynada umudu yansıtmayı başarıyor. Her yaştan okuru etkileyecek güçte, düşündürücü bir başyapıt!

Dünyayı altüst eden "Büyük Sarsıntı"nın ardından eski metropol kalıntılarında karanlık bir yaşama mahkûm olan "sıradan" çoğunluğun mutsuzluğundaki tek ışık, beyin burgularıdır. Spaz, hastalığı nedeniyle bu sanal eğlenceyi yaşayamaz. Geçirdiği krizlerin kardeşini etkileyeceğinden korkan ailesi tarafından reddedilerek evden uzaklaştırılan delikanlı, yaşlı bir bilgeyle tanışır. Bilge, kitapların bile uzak geçmişte kaldığı ve yasaklandığı bu karanlık dünyada, gizlice kitap yazmayı sürdürmektedir. Kız kardeşinin ölmek üzere olduğunu öğrenen Spaz, bilge ve Küçük Surat’la birlikte, hayatlarını riske atarak çok tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Ancak, yol onları hiç düşünmedikleri bir yere götürecektir...

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Ş Ü H E D A
  • HAKAN TOKDEMİR
  • H.
  • Ay Yıldırım
  • Oğuzhan Taşımaz
  • Zey
  • Elif alada
  • EsraErkuş
  • Zehra Beyaz
  • MAKASAPATU

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%33.3 (1)
8
%33.3 (1)
7
%0
6
%33.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0