Ey Emaneti Yüklenen İnsan

·
Okunma
·
Beğeni
·
8
Gösterim
Adı:
Ey Emaneti Yüklenen İnsan
Baskı tarihi:
18 Mart 2019
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057901200
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çıra Yayınları
“Gerçek şu ki, biz emaneti (akıl ve iradeyi), göklere, yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar, sorumluluğundan korktular. Ancak onu insan yüklendi; Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir.” (Ahzab -72)

İnsanı en güzel biçimde ve en özel kıvamda yaratan Allah; Ona iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan, hidayeti dalaletten, zulmü adaletten ayırt edebilecek akıl, bilgi, düşünce ve irade gibi yetenekler vermiştir. Rabbimiz, hidayet rehberimiz Kur’an’da insanı gayesiz yaratılmadığını ve başıboş bırakılmayacağını defalarca ifade etmiştir. Yine Vahiy; azametli göğün, uçsuz bucaksız yerin ve heybetli dağların, sorumluğunu almaktan çekindiği “kulluk emanetini” insanın yüklendiğini bize bildirir.
Bu yüzden insan, kendisini diğer varlıklardan farklı kılan nimetlerden ve yüklenmiş olduğu emanetlerden dolayı sorumludur. Bu düşünüp akleden insanın bulunduğu zaman ve zemine, içinde yaşadığı topluma ve hayatını sürdürdüğü dünyaya karşı yerine getirmesi gereken sorumluluklardır. Dolayısıyla her insan durum ve konumu farketmeksizin adaletli ve erdemli yaşamanın örnekliğini göstermeli, önemini vurgulamalıdır. Yaşadığı çağın tüm olumsuzluklarına; zalim Firavunlarına, azgın Karunlarına ve sapkın Belamlarına karşı hakkın mücadelesini vermeli... Yeryüzünü imar edecek, insanı inşa edecek ve hayatı ihya edecek bir gayret göstermeli… Ve adaleti ayakta tutacak, hakikati baş tacı kılacak, iyiliği yaygınlaştırıp kötülüğü engelleyecek amel ve eylemler üretmelidir.
Bunun için yeryüzündeki her şeyin ve kendisine bahşedilen her nimetin birer emanet olduğunu bilerek hareket etmeli. Dünyayı ifsat etmeye, insanlığı sömürmeye, tarihi ve medeniyetleri harap etmeye çalışanlara karşı büyük bir mücadele vermelidir. Vazifesinin asıl/asli alanı ve imtihanının değişmez mekanı olan dünyada düzenin, huzurun, mutluluğun tesisi için çalışmalıdır. Zira tüm bunlar, emanete sadakat göstermesi istenen ve beklenen her insanın mesuliyetidir. O halde şimdi çağın insanına Rabbinin kendisine değer verdiği için emanete layık görüp yeryüzünün halifesi kıldığını yeniden hatırlatılmalıyız. Ve şunu da unutmamalıyız ki, insanın bu ağır emanete sadakat gösterip mühim sorumluluğa riayet edebilmesi için öncelikle cahillik ve zalimliliği terk etmesi gerekir…
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ey Emaneti Yüklenen İnsan
Baskı tarihi:
18 Mart 2019
Sayfa sayısı:
192
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786057901200
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çıra Yayınları
“Gerçek şu ki, biz emaneti (akıl ve iradeyi), göklere, yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar, sorumluluğundan korktular. Ancak onu insan yüklendi; Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir.” (Ahzab -72)

İnsanı en güzel biçimde ve en özel kıvamda yaratan Allah; Ona iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan, hidayeti dalaletten, zulmü adaletten ayırt edebilecek akıl, bilgi, düşünce ve irade gibi yetenekler vermiştir. Rabbimiz, hidayet rehberimiz Kur’an’da insanı gayesiz yaratılmadığını ve başıboş bırakılmayacağını defalarca ifade etmiştir. Yine Vahiy; azametli göğün, uçsuz bucaksız yerin ve heybetli dağların, sorumluğunu almaktan çekindiği “kulluk emanetini” insanın yüklendiğini bize bildirir.
Bu yüzden insan, kendisini diğer varlıklardan farklı kılan nimetlerden ve yüklenmiş olduğu emanetlerden dolayı sorumludur. Bu düşünüp akleden insanın bulunduğu zaman ve zemine, içinde yaşadığı topluma ve hayatını sürdürdüğü dünyaya karşı yerine getirmesi gereken sorumluluklardır. Dolayısıyla her insan durum ve konumu farketmeksizin adaletli ve erdemli yaşamanın örnekliğini göstermeli, önemini vurgulamalıdır. Yaşadığı çağın tüm olumsuzluklarına; zalim Firavunlarına, azgın Karunlarına ve sapkın Belamlarına karşı hakkın mücadelesini vermeli... Yeryüzünü imar edecek, insanı inşa edecek ve hayatı ihya edecek bir gayret göstermeli… Ve adaleti ayakta tutacak, hakikati baş tacı kılacak, iyiliği yaygınlaştırıp kötülüğü engelleyecek amel ve eylemler üretmelidir.
Bunun için yeryüzündeki her şeyin ve kendisine bahşedilen her nimetin birer emanet olduğunu bilerek hareket etmeli. Dünyayı ifsat etmeye, insanlığı sömürmeye, tarihi ve medeniyetleri harap etmeye çalışanlara karşı büyük bir mücadele vermelidir. Vazifesinin asıl/asli alanı ve imtihanının değişmez mekanı olan dünyada düzenin, huzurun, mutluluğun tesisi için çalışmalıdır. Zira tüm bunlar, emanete sadakat göstermesi istenen ve beklenen her insanın mesuliyetidir. O halde şimdi çağın insanına Rabbinin kendisine değer verdiği için emanete layık görüp yeryüzünün halifesi kıldığını yeniden hatırlatılmalıyız. Ve şunu da unutmamalıyız ki, insanın bu ağır emanete sadakat gösterip mühim sorumluluğa riayet edebilmesi için öncelikle cahillik ve zalimliliği terk etmesi gerekir…

Kitap istatistikleri