Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı

·
Okunma
·
Beğeni
·
4239
Gösterim
Adı:
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Baskı tarihi:
2 Kasım 2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051718170
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
“Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı, yalnızlığın romanı, dostluk özleminin, iyi insan özleminin romanı. Ferit Edgü, Çakır’ı anlatırken, su yolunda kırılan testileri anlatırken, hepimizin yalnızlığını, hepimizin dostluk özlemini dile getiriyor. Şu iyice bunaldığımız koşullarda… Ve yalnızlığa, dostluğa, iyiliğe denk düşen bir anlatımla… Bir de bakıyorsunuz… Eylül’ün Gölgesinde Bir Yazdı, günümüz Türkiye’sinin gayriinsanileşmiş durumunun izdüşümü oluvermiş!”
Fethi Naci
110 syf.
·7/10
Çakır, kambur, yoksul bir arabacıdır. Anasız babasız büyümüştür hayatta hiç kimsesi yoktur. En büyük varlığı ve aşkı atlarıdır. Ev içinde değil de atlarıyla ahırda uyumayı seçer. Sevgiyle doludur Çakır, sadece atları değil insanları ve yaşayan her şeyi sever.

"Çakır, ölüm döşeğinde. Gözleri yarı açık.
Sanki ölürken aklına bir şeyler gelmiş (örneğin bana anlatacağı bir masal).
Gülümsüyor.
Bana mı?
Anlatacağı masala mı?
Yoksa birazdan ardında bırakacağı masala mı?
Yoksa, soluğunu ensesinde duyduğu ölüme mi?

Ölüme olmalı.
Ölüme: "benimki gibi bir yaşam üzerinde senin ne hakkın olabilir ki?"
110 syf.
Şimdi size Çakır ın hikayesini anlatacağım diyor ve giriyor yazar. Hiç olmayan bir insanın, hiç olmayan resimlerinden hikayesini anlatmaya koyuluyor. Sözlerinde de belirttiği üzere ;
...Ona bir geçmiş uyduruyordum. Çünkü geçmişi hakkında çok az şey biliyordum. Yıllar boyunca düşleye düşleye ona gerçek bir hayat kurdum...
Böylelikle Çakır ın hikayesi başlıyor. Daha doğrusu yazarın yarattığı Çakır ın hikayesi. Anlatabilmiş mi ? diye sorarsanız. Gerçeğini aratmayacak kadar sahici Çakır ve hikayeye sonradan katılanların hikayesi.
Yalnızlık üzerine derin bir düşünüş ve düşündürüş. Bitirilmemiş cümlelerle okura da kendi gerçekliğini yaratma imkanı vermiş. Bambaşka bir üslup bambaşka bir teknikle kimsesizlik ve yalnızlığı tasvir etmiş.
110 syf.
Roman, üç ayrı bölümden oluşuyor. Bu üç bölüm birbirini tamamladığı gibi, aynı zamanda metnin birtakım katmanlara ayrılmasını da sağlıyor. I. Bölüm, “Çakır’ın Öyküsü” adını taşıyor. II. Bölüm’ün adı ise “Su Testileri”. I. ve II. Bölüm’ün arasında “Ara” başlıklı bir bölüm yer alıyor. “Ara” bölümü, roman metnini üst kurmaca boyutuna açıyor.

Ferit Edgü: “Ne öykü, ne roman. Türkçe’de karşılığı anlatı. Ama anlatıda, anlatmak var, dolayısıyla ben, bu yapıtım için bu sözcüğü pek uygun bulamadım. Roman değil de, romana yakın anlamında romansı dedim, ama tutmadı. Dilerseniz, küçük, kısa öykü gibi küçük roman diyelim.” 
110 syf.
·1 günde·9/10
Şimdi nerden başlayacagımı bilemiyorum.Böyle şiirsel bir tarzla bu kadar mükemmel bir roman oluşturmak muhteşem birşey.Çakır başlı başına mükemmel ''Bİr kambur hiçbir zaMAN kahraman olamaz''demesi bile başlı başına bir kitapdır.Ben çakır'ı kahraman görüyorum,insanlıgın, doğanın,yaşamın kahramanıdır çakır.Çakır diğer kötü işlere bulaşmış insanların (Kıni,esat vb) aslında iyi insanlar olduğunu dile getiriyor,olaya robotlaşmış halkın gözüyle bakmaması ayrı bir kahramanlık.Her türlü kategoride anında bir masal anlatması ayrı bir güzellik.Aşık'dı çakır;kuşa,at'a,meyveye,sebzeye doğada var olan herşeye... Aslında diğer karakterlerde çok güzel işlenmiş,ancak çakır'ı bu kadar eksik anlatırken diğerlerini anlatmak içimden gelmiyor.
110 syf.
·10/10
Ferit EDGÜ – Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı*

Ferit EDGÜ kesinlikle sıradışı bir kalem. Kısa öyküleri ve novellaları oldukça sağlam. Okunulması gereken bir kalem olduğu düşüncesindeyim.

Kitap üç ayrı bölümden oluşuyor;

1. Çakır'ın Öyküsü
2. Ara
3. Su Testileri

Her bölümün başı Fernando PESSOA ile başlıyor ki bu da ayrı bir lezzet elbette..

1.Bölümde en sıradışı olay; fotoğraflar olmadan fotoğraflar anlatılıyor ve okuyucu, kafasında o fotoğrafı kendisi çekiyor. Yani ilk bölüm fotoğrafsız bir fotoroman gibi.. Çok güzel idi..

● Foto 26; “Çakır, odanın ortasında. İki elinde birer sandalye var. Ünlü sandalye akrobasilerinden birini yapıyor.” gibi..

Ara bölüm; romanın konusuna değinilen bölüm..

2.Bölüm de ise roman, bağlarına kavuşuyor. Bu bölümün özelliği ise olaylar tek bir kişinin ağzından değil, romanda yer alan bütün kişilerin konuştuğu, kendini anlattığı, anlatırken yarım kalan konuşmalar ve bu konuşmaların yutkunamamaya dönüşmesi... Yarım bırakılan cümleleri okuyucu olarak bizler bağlıyoruz.. Bu da derin bir etki yaratıyor.

Sonsuz ve sınırsız bir dünyaya hoşgeldiniz...

Herkese keyifli okumalar kitap sever güzel insanlar..
110 syf.
·7/10
Bu eseri bana hediye eden kitap dostum değerliEdaY Hanımefendi ye teşekkür ederim.

Yüklemlere kramp girmiş işte dertli adamlarının yaralı adamların sabırsız tahammülü yok... Işte diyorum anla, yüklemi sen tamamla... Yılgın hayatlar ölümü ceplerinde taşıtanlar...
Yaşamaktan yorulmuş insanların hikayesi...

Aşk cahile de uğrar alime de... Göğsünde söndürenler kazanır, kor edip harlayanlar divaneden mecnuna döner.

İlk defa fotoğrafları kaleme alma söze dönüştüren bir yazar var karşımda.
Fotoğrafı anlatma gözde canlandırma var evet fazla detaya girmeden anlatmış.
Bir roman değil de bir hikaye gibi, o kadar derin anlatmamış sade grift değil az ve öz... Birinci bölüm çakırı anlatıyor. Sonra su testisi diye bir hikaye var.
Bu aralar arka sokakların çocukları konuşuyor eserler de ya da karşıma çıkanların çoğunda algıda seçicilik...

Ferit edgü yü ne zamandır okumak istemişimdir.:)
Tam isabet buna derim :))
110 syf.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Hakkari de bir mevsim ilkiydi .Ferid edgü kesinlikle çok farklı bir yazar , kitapları sonuna geldiğinizde farklı bir tat bırakır zihninizde .. "yaşamaktan yorulanlari sev.." düşündüren bir yazar.. Ilk sayfalarda fırça darbeleriyle tuallere resmediyor .. betimlemeleriyle... mukemmel bir yazar tavsiye ederim
110 syf.
·2 günde·4/10
Farklı hayatların sonlara doğru kesişiminden yola çıkan akıcı, yormayan bir kitap. Ancak yazarın tarzı - en azından kendi adıma - alışılmış olmadığından olsa gerek fazlaca kullandığı yarım cümleler, kısa kısa kesitler beni rahatsız etti. Beklendik bir sonuca varıp geleneksel herkesin cezasını çektiğini gördüğümüz bir kapanışı var.
110 syf.
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı, Ferit Edgü ile tanıştığım kitap...

Hani bazı filmler olur ya, görüntü gözünüzün önünde akarken arkadan etkileyici bir ses bir şeyler anlatmaya başlar. Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı kitabını okurken bende oluşan his de tıpkı bunun gibiydi. Gözlerim satırların üzerinde dolaşırken o ses kulağıma geliyor ve adeta yazılanları seslendiriyordu.

Kitabın ilk sayfalarından itibaren Ferit Edgü’nün hem biçim hem de anlatım açısından farklı bir üslubu benimsediği görülüyor. Cümleler kısa, dizeyi anımsatan bir yapıya sahip ve tıpkı şiir dizeleri gibi alt alta sıralanmış. Okumaya başladığım zaman yazarın bu farklı yazım şeklini biraz garipsemiş olsam da sayfalar ilerledikçe bu anlatım tarzının anlatılanları daha akıcı hale getirdiğini ve aynı zamanda daha etkileyici kıldığını farkettim.

Kitap üç bölümden oluşuyor: birinci bölüm, ikinci bölüm ve ara bölüm. Birinci bölüm ve ikinci bölüm bir iki ufak nokta dışında birbirinden farklı olayları ve kişileri anlatıyor ara bölüm ise birinci bölümde anlatılanları yazarın nasıl öğrendiğinden bahsediyor.

Birinci bölümün anlatıcısı olan kişi bir gün aile albümüne bakarken babasının arabacısı olan Çakır’ın bir tane bile fotoğrafı olmadığını farkeder. Bunun üzerine Çakır’a dair bildiklerini, hatırladığı anıları kafasında kurguladığı ve olmasını hayal ettiği durumlarla birleştirip Çakır’ın sözcüklerden oluşan fotoğraflarını oluşturur ve bunları bir albüm haline getirir.

Yazar, ara bölümde birinci bölümde anlattıklarının bilgisine nasıl ulaştığına dair anısını anlattıktan sonra ikinci bölüm başlar. Burada ise kankardeş olan Esat ve Kıni’nin hikayesi anlatılmaktadır.

Bu kitap Ferit Edgü’nün dili ve üslubu hakkında bilgi sahibi olmamı sağladı. Yazarın diğer kitaplarını da okumanın faydalı olacağını düşünüyorum.
110 syf.
·Beğendi·8/10
Hakkari’de Bir Mevsim kitabıyla, sözcüklere verilebilecek en derin anlamları vererek, kısacık cümlelerle, etkileyici ve büyülü bir edebiyat şöleni sunmuştu ilk tanışmamızda Edgü bana. İkinci buluşmamız ‘Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı’, yine sözcüklerin ilmek ilmek işlendiği, birkaç cümlede insanın yüreğine oturan, daha önce hiç karşılaşmadığım bir teknikle yazılmış, çok keyif alarak okuduğum bir kitap oldu.
Peki bu kitabı farklı yapan neydi?
İlk bölümde Çakır isimli kahramanızın ‘fotobiyografik öyküsü’nü anlatıyor yazar. Hiç çekilmemiş fotoğrafların, düş gücüyle yaratılıp, baştan sona Çakır’ın masalsı, trajik hayatına dönüştürülmesi. Bir hayatın ‘an’lara sıkıştırılıp anlatılması.
Hepsinden öte Çakır hepimizin özlediği o naif insanlardan. Atları, insanları, yaşayan her şeyi, bitkileri dahi seven, değer veren sevgi dolu biri.
İkinci bölümde de Kıni ve Esat isimli iki arkadaşın trajik öyküsü karşılıyor bu sefer bizi. Önyargılar, öfke, dostluk,aşk gibi değişik duygular var bu öyküde.Yazar tek bir anlatıcı aracılığıyla değil, farklı ağızlar ve iç konuşmalar yoluyla anlatıyor olayları. Okuyucuya farklı bakış açıları kazandırmaya çalışıyor. Ayrıca tamamlanmamış birçok cümleyle, bir kısmı okuyucunun imgelem gücüne bırakıyor. Böylece o hikayeyi her okur farklı farklı yorumluyor ve metnin anlamları çoğalıyor.
Ferit Edgü kalemi bence çok zengin ve özgün. Her kitabı ayrı büyülüyor beni. Farklılık arayan okurlara tavsiyemdir.
128 syf.
·8 günde·Beğendi·10/10
Okuduğum en özel kitaplardan biri oldu. Kitap boyunca Çakır hep yanımdaydı. Yazar oldukça orijinal olan fotobiyografi fikrini de kitapta çok iyi şekilde hayata geçirmişti.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Baskı tarihi:
2 Kasım 2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051718170
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alfa Yayınları
Baskılar:
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
“Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı, yalnızlığın romanı, dostluk özleminin, iyi insan özleminin romanı. Ferit Edgü, Çakır’ı anlatırken, su yolunda kırılan testileri anlatırken, hepimizin yalnızlığını, hepimizin dostluk özlemini dile getiriyor. Şu iyice bunaldığımız koşullarda… Ve yalnızlığa, dostluğa, iyiliğe denk düşen bir anlatımla… Bir de bakıyorsunuz… Eylül’ün Gölgesinde Bir Yazdı, günümüz Türkiye’sinin gayriinsanileşmiş durumunun izdüşümü oluvermiş!”
Fethi Naci

Kitabı okuyanlar 497 okur

  • Kılıçaslan
  • Hatice Durmuşoğlu
  • Özlem Erdin
  • Asuman
  • Suat Sezer
  • BERKAN TARAK
  • Rana
  • Uğur Ergün
  • Esra Aşut
  • Yaren Deniz Önal

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4.6 (7)
9
%2.6 (4)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0