Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı

·
Okunma
·
Beğeni
·
5,3bin
Gösterim
Adı:
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
110
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755705989
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Ödüller : 1988 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü


‘Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı, yalnızlığın romanı, dostluk özleminin, iyi insan özleminin romanı. Ferit Edgü, Çakır’ı anlatırken, su yolunda kırılan testileri anlatırken, hepimizin yalnızlığını, hepimizin dostluk özlemini dile getiriyor. Şu iyice bunaldığımız koşullarda... Ve yalnızlığa, dostluğa, iyiliğe denk düşen bir anlatımla... Bir de bakıyorsunuz… Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı, günümüz Türkiyesi’nin gayriinsanileşmiş durumunun izdüşümü oluvermiş…’
Fethi Naci
110 syf.
·7/10 puan
Çakır, kambur, yoksul bir arabacıdır. Anasız babasız büyümüştür hayatta hiç kimsesi yoktur. En büyük varlığı ve aşkı atlarıdır. Ev içinde değil de atlarıyla ahırda uyumayı seçer. Sevgiyle doludur Çakır, sadece atları değil insanları ve yaşayan her şeyi sever.

"Çakır, ölüm döşeğinde. Gözleri yarı açık.
Sanki ölürken aklına bir şeyler gelmiş (örneğin bana anlatacağı bir masal).
Gülümsüyor.
Bana mı?
Anlatacağı masala mı?
Yoksa birazdan ardında bırakacağı masala mı?
Yoksa, soluğunu ensesinde duyduğu ölüme mi?

Ölüme olmalı.
Ölüme: "benimki gibi bir yaşam üzerinde senin ne hakkın olabilir ki?"
128 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
‘Biz bu dünyanın insanları değil miyiz? diye sordu’
Biz sefil yalnızlığımızla, sağır korkaklığımızla ve dahi çırılçıplak suskunluğumuzla bu dünyanın insanları değil miyiz?
Bir saman sarısına aldanıp gitmiş değil miyiz? Yarım kalan, soluğundan yakalanan cümlelerimiz kime?
Çakır değil miyiz biz? Veya Esat, belki biraz Zehra..
Bir vapurda yanımıza sokuluveren birinden hikayeler dinlemeye muhtaç değil miyiz?
.
Ferit Edgü’nün okuduğum dördüncü kitabı. Kitapları sayabiliyoruz ne garip.. Bizde bıraktıkları renkleri, açtıkları yaraları sayamamamıza rağmen..
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı tam da güneşin her gün biraz daha geç doğduğu şu günlerde geldi yanıma. İçimi, en derinimi dağladı.. Belki de tam da bundan sebep çok sevdim.. Hep yüzümüzü güldüreni mi sevmediğimizden..
Eğer yoksa sizin de söz’ünüzü paylaşan, derdinize tercüman olan, bu eseri bir okuyun derim..
110 syf.
Şimdi size Çakır ın hikayesini anlatacağım diyor ve giriyor yazar. Hiç olmayan bir insanın, hiç olmayan resimlerinden hikayesini anlatmaya koyuluyor. Sözlerinde de belirttiği üzere ;
...Ona bir geçmiş uyduruyordum. Çünkü geçmişi hakkında çok az şey biliyordum. Yıllar boyunca düşleye düşleye ona gerçek bir hayat kurdum...
Böylelikle Çakır ın hikayesi başlıyor. Daha doğrusu yazarın yarattığı Çakır ın hikayesi. Anlatabilmiş mi ? diye sorarsanız. Gerçeğini aratmayacak kadar sahici Çakır ve hikayeye sonradan katılanların hikayesi.
Yalnızlık üzerine derin bir düşünüş ve düşündürüş. Bitirilmemiş cümlelerle okura da kendi gerçekliğini yaratma imkanı vermiş. Bambaşka bir üslup bambaşka bir teknikle kimsesizlik ve yalnızlığı tasvir etmiş.
110 syf.
Roman, üç ayrı bölümden oluşuyor. Bu üç bölüm birbirini tamamladığı gibi, aynı zamanda metnin birtakım katmanlara ayrılmasını da sağlıyor. I. Bölüm, “Çakır’ın Öyküsü” adını taşıyor. II. Bölüm’ün adı ise “Su Testileri”. I. ve II. Bölüm’ün arasında “Ara” başlıklı bir bölüm yer alıyor. “Ara” bölümü, roman metnini üst kurmaca boyutuna açıyor.

Ferit Edgü: “Ne öykü, ne roman. Türkçe’de karşılığı anlatı. Ama anlatıda, anlatmak var, dolayısıyla ben, bu yapıtım için bu sözcüğü pek uygun bulamadım. Roman değil de, romana yakın anlamında romansı dedim, ama tutmadı. Dilerseniz, küçük, kısa öykü gibi küçük roman diyelim.” 
110 syf.
·10/10 puan
Ferit EDGÜ – Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı*

Ferit EDGÜ kesinlikle sıradışı bir kalem. Kısa öyküleri ve novellaları oldukça sağlam. Okunulması gereken bir kalem olduğu düşüncesindeyim.

Kitap üç ayrı bölümden oluşuyor;

1. Çakır'ın Öyküsü
2. Ara
3. Su Testileri

Her bölümün başı Fernando PESSOA ile başlıyor ki bu da ayrı bir lezzet elbette..

1.Bölümde en sıradışı olay; fotoğraflar olmadan fotoğraflar anlatılıyor ve okuyucu, kafasında o fotoğrafı kendisi çekiyor. Yani ilk bölüm fotoğrafsız bir fotoroman gibi.. Çok güzel idi..

● Foto 26; “Çakır, odanın ortasında. İki elinde birer sandalye var. Ünlü sandalye akrobasilerinden birini yapıyor.” gibi..

Ara bölüm; romanın konusuna değinilen bölüm..

2.Bölüm de ise roman, bağlarına kavuşuyor. Bu bölümün özelliği ise olaylar tek bir kişinin ağzından değil, romanda yer alan bütün kişilerin konuştuğu, kendini anlattığı, anlatırken yarım kalan konuşmalar ve bu konuşmaların yutkunamamaya dönüşmesi... Yarım bırakılan cümleleri okuyucu olarak bizler bağlıyoruz.. Bu da derin bir etki yaratıyor.

Sonsuz ve sınırsız bir dünyaya hoşgeldiniz...

Herkese keyifli okumalar kitap sever güzel insanlar..
110 syf.
·7/10 puan
Bu eseri bana hediye eden kitap dostum değerliEdaY Hanımefendi ye teşekkür ederim.

Yüklemlere kramp girmiş işte dertli adamlarının yaralı adamların sabırsız tahammülü yok... Işte diyorum anla, yüklemi sen tamamla... Yılgın hayatlar ölümü ceplerinde taşıtanlar...
Yaşamaktan yorulmuş insanların hikayesi...

Aşk cahile de uğrar alime de... Göğsünde söndürenler kazanır, kor edip harlayanlar divaneden mecnuna döner.

İlk defa fotoğrafları kaleme alma söze dönüştüren bir yazar var karşımda.
Fotoğrafı anlatma gözde canlandırma var evet fazla detaya girmeden anlatmış.
Bir roman değil de bir hikaye gibi, o kadar derin anlatmamış sade grift değil az ve öz... Birinci bölüm çakırı anlatıyor. Sonra su testisi diye bir hikaye var.
Bu aralar arka sokakların çocukları konuşuyor eserler de ya da karşıma çıkanların çoğunda algıda seçicilik...

Ferit edgü yü ne zamandır okumak istemişimdir.:)
Tam isabet buna derim :))
110 syf.
·1 günde·9/10 puan
Şimdi nerden başlayacagımı bilemiyorum.Böyle şiirsel bir tarzla bu kadar mükemmel bir roman oluşturmak muhteşem birşey.Çakır başlı başına mükemmel ''Bİr kambur hiçbir zaMAN kahraman olamaz''demesi bile başlı başına bir kitapdır.Ben çakır'ı kahraman görüyorum,insanlıgın, doğanın,yaşamın kahramanıdır çakır.Çakır diğer kötü işlere bulaşmış insanların (Kıni,esat vb) aslında iyi insanlar olduğunu dile getiriyor,olaya robotlaşmış halkın gözüyle bakmaması ayrı bir kahramanlık.Her türlü kategoride anında bir masal anlatması ayrı bir güzellik.Aşık'dı çakır;kuşa,at'a,meyveye,sebzeye doğada var olan herşeye... Aslında diğer karakterlerde çok güzel işlenmiş,ancak çakır'ı bu kadar eksik anlatırken diğerlerini anlatmak içimden gelmiyor.
110 syf.
Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Hakkari de bir mevsim ilkiydi .Ferid edgü kesinlikle çok farklı bir yazar , kitapları sonuna geldiğinizde farklı bir tat bırakır zihninizde .. "yaşamaktan yorulanlari sev.." düşündüren bir yazar.. Ilk sayfalarda fırça darbeleriyle tuallere resmediyor .. betimlemeleriyle... mukemmel bir yazar tavsiye ederim
110 syf.
·2 günde·4/10 puan
Farklı hayatların sonlara doğru kesişiminden yola çıkan akıcı, yormayan bir kitap. Ancak yazarın tarzı - en azından kendi adıma - alışılmış olmadığından olsa gerek fazlaca kullandığı yarım cümleler, kısa kısa kesitler beni rahatsız etti. Beklendik bir sonuca varıp geleneksel herkesin cezasını çektiğini gördüğümüz bir kapanışı var.
110 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
" ne zaman yazmaya otursam, bir olanak ve bir olanaksızlıkla karşı karşıya kaldığımı gördüm.
olanak: sözcükler
olanaksız: hangisi
olanak: anılar
olanaksızlık: sözcükler 
yazacaktım, bilyorum bir gün yazacaktım, tüm olanaklarım ve olanaksızlıklarımla...." seklinde basliyor Çakir'in hikayesi..Ferit Edgü'nun tarziyla minimalist ve deneysel yazın anlayışına göre kurgulanmış yaratıcı ve ozgun bir eser.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Baskı tarihi:
Aralık 2012
Sayfa sayısı:
110
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755705989
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Baskılar:
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı
Ödüller : 1988 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü


‘Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı, yalnızlığın romanı, dostluk özleminin, iyi insan özleminin romanı. Ferit Edgü, Çakır’ı anlatırken, su yolunda kırılan testileri anlatırken, hepimizin yalnızlığını, hepimizin dostluk özlemini dile getiriyor. Şu iyice bunaldığımız koşullarda... Ve yalnızlığa, dostluğa, iyiliğe denk düşen bir anlatımla... Bir de bakıyorsunuz… Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı, günümüz Türkiyesi’nin gayriinsanileşmiş durumunun izdüşümü oluvermiş…’
Fethi Naci

Kitabı okuyanlar 648 okur

  • Zeynep Yıldırım
  • Tuncer Özdil
  • Öğretmenden Notlar
  • Ezgi
  • İsmail
  • Seval Yılmaz
  • Eda Atilla
  • “hayretdiyebiri”
  • Simge Çelik
  • Gökçen

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%3.4
13-17 Yaş
%8.5
18-24 Yaş
%25.4
25-34 Yaş
%37.3
35-44 Yaş
%18.6
45-54 Yaş
%5.1
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.2
Erkek
%32.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.7 (46)
9
%11.8 (24)
8
%15.8 (32)
7
%13.3 (27)
6
%6.4 (13)
5
%2 (4)
4
%1.5 (3)
3
%0
2
%0
1
%0.5 (1)