Ezeli Mağlup Söyleşiler

5,0/10  (1 Oy) · 
8 okunma  · 
0 beğeni  · 
659 gösterim
Burukluk, Tarih ve Ütopya, Çürümenin Kitabı. Cioran'dan yayımladığımız bu üç kitap da Türkçede okurlardan hatırı sayılır bir ilgi gördü, hatta belli bir müdavim kuşağı yarattı. Ezeli Mağlup, Cioran'la yapılmış söyleşileri bir araya getiriyor. Romanya'da, Karpat Dağları'ndaki çocukluğunu, aile hayatını, etkilendiği ve beslendiği kaynakları, Paris'e gidişi ve yakın çevresiyle ilişkilerinin hikâyesini, Fransızca yazma, dil ve düşünce, din ve mistisizm, insanlık tarihi üzerine hınzır tespitlerini buluyoruz bu söyleşilerde.

Her Cioran okurunun er ya da geç aklına düşen şu soru "diğer konuşanlardan, yorumlayanlardan, vaaz verenlerden bunca şikâyetçiyseniz ve bütün bunlara hiçbir inanç ve güven duymuyorsanız, siz kendiniz niye yazıyorsunuz?" sorusu da yer alıyor söyleşilerde. Hak veriyor Cioran, ezeli bir mağlubiyet gibi görüyor yaşamını.

Diğer yandan, "intihar fikri olmasa, kendimi çoktan öldürmüş olurdum," diyen bir düşünürün, kimi zaman çağımızın en koyu kötümseri olarak algılanan, kimi zaman insana Diogenes'i hatırlatan bir şekilde "gölge etmeyin" diyen, sürekli terk etmeyi, bırakmayı telkin eden bu yaşlı adamın, nasıl kendine özgü bir yaşam sevincine ve neşeye sahip olduğunu, nasıl Balkanlar'a vergi bir kadercilikle varoluşu "olduğu gibi" kabullendiğini de görüyoruz.
(Tanıtım Yazısından)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2007
  • Sayfa Sayısı:
    232
  • ISBN:
    9789753426022
  • Orijinal Adı:
    Entretiens
  • Çeviri:
    Haldun Bayrı
  • Yayınevi:
    Metis Yayıncılık
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 5 Alıntı

Noir 
10 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Helga Perz: Sayın Cioran, anlam sorusu katiyetle kaçınılması gereken bir soru mudur?
Emil Cioran: Bu soru bütün hayatım boyunca kafamı meşgul etti, ama hiçbir cevap bulmadım. Epey okuduktan ve düşündükten sonra, Tuna kıyısındaki bir köylüyle, ya da tarihöncesindeki okumaz-yazmaz insanlarla aynı sonuca vardım: Cevap yoktur. Buna tevekkül etmek ve geldiği gibi hayata maruz kalmak gerekmektedir.

Ezeli Mağlup, Emil Michel CioranEzeli Mağlup, Emil Michel Cioran
Noir 
10 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İktidarın kötü, çok kötü olduğuna inanıyorum. Onun varlığı karşısında mütevekkil ve kaderciyim, ama bir musibet olduğunu düşünüyorum. Bakın, iktidara ulaşmış kimseler tanıdım ve bu korkunç bir şey. Ünlü olmayı başaran bir yazar kadar korkunç bir şey. Üniformalı olmak gibi bir şey bu; üzerinizde bir üniforma varsa, artık aynı insan olamazsınız: İşte, iktidara ulaşmak da, daima aynı olan görünmez bir üniformayı giymektir. Kendime soruyorum: Normal olan, ya da normal gibi görünen bir insan, iktidarı neden kabul eder? Sabahtan akşama meşgul yaşamayı neden kabul eder? Muhtemelen hükmetmek bir zevk, bir zaaf olduğu içindir bu. Bunun içindir ki kendi isteğiyle iktidardan feragat eden hiçbir diktatör ya da mutlak şef örneği yoktur. İktidar şeytanidir: Şeytan, iktidar hırsı olan bir melekti sadece. İktidarı arzulamak insanlığın uğradığı en büyük lanettir.

Ezeli Mağlup, Emil Michel CioranEzeli Mağlup, Emil Michel Cioran
Noir 
10 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yaşamıma sıkıntı tecrübesinin hükmettiğini söyleyebilirim. Bu duyguyu ta çocukluğumda tanıdım. Eğlence, sohbet ya da zevklerle oyalanabilecek sıkıntı değil burada söz konusu olan; tabir caizse temel bir sıkıntı bu ve şundan ibaret: Kendi evinizde veya başkasının evinde, ya da güzel bir manzaranın karşısında, az ya da çok aniden her şeyin içi ve anlamı boşalıyor. İçte ve dışta boşluk. Tüm evren hiçliğin damgasını yiyor. Ve hiçbir şey bizi ilgilendirmiyor, hiçbir şey dikkatimizi hak etmiyor. Sıkıntı bir baş dönmesidir, ama sakin ve yeknesak bir baş dönmesidir; evrensel anlamsızlığın ortaya çıkışıdır; bu dünyada da öbür dünyada da bir şey yapılamayacağının, yapılmaması gerektiğinin, hayrete varan, ya da en üst basirete varan kesinliğidir; bize uyabilecek ya da bizi tatmin edebilecek hiçbir şey yoktur dünyada. Bu tecrübe sebebiyle -sürekli değildir, ama gider gelir, zira sıkıntı nöbet halinde gelir, ama bir ateş nöbetinden çok daha uzun sürer- hayatımda ciddi hiçbir şey yapamadım. Gerçeği söylemek gerekirse yoğun yaşadım, ama varoluşla bütünleşemedim.

Ezeli Mağlup, Emil Michel CioranEzeli Mağlup, Emil Michel Cioran