Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku

7,3/10  (606 Oy) · 
1.733 okunma  · 
493 beğeni  · 
9.656 gösterim
"Her şeyin iyi gittiğini nerden çıkarıyorsun?" dedi. "Herif rüzgârı kendinden menkul uçurtmanın teki. Ara sıra telleri takılır gibi kadına geliyor gece yarısı." "Fakat Müzeyyen, bu derin bir tutku," dedim. Tırsmaya başlamıştım. Haklı olabilirdi. "Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku," dedi, arkasını dönüp gitti. Hikâyeye göre adam, kadını çok seviyor, sevdikçe ruhu büyüyor, eve sığmıyor... Bülbülün çilesi, yazarın zulası... İnceden sarma bir sigara, inceden bir bardak... Jak Danyel isimli bir şişe, Hicran isimli bir yara, tuhaf isimli bir roman. Kafamız iyi, açmayın kapağı, biz böyle iyiyiz.

İlhami Algör, alelacayip aşkların ve oyunbazlığın, hüzünlü dolambaçların yazarı. Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, İtalyan Yokuşu'ndan aşağı, rüzgâra asılıp Tophane'ye inen roman. Avaramu! 
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2014
  • Sayfa Sayısı:
    59
  • ISBN:
    9789750516832
  • Yayınevi:
    İletişim Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Bir garip insanoğlu, onca şeye rağmen inanma kabiliyetini kaybetmemiş, kaybedememiş, onuncu köye restini çeken Jerzy Kosiński'nin boyalı kuşu, herhangi bir kimse, hiç kimse...
@ArBi
Edebiyat aşığı bir kimya öğretmeni
Dtcf - Amerikan Kültürü ve Edebiyatı
Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da gözucuyla ölümümün nasıl karşılacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan, bi'yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Oğuzcuğum Atay / Tehlikeli Oyunlar
"Dayanılacak gibi değildi bu özgürlük."
Kitap sayfalarına gömülmek istiyorum, satırların sırtında