Fasa Fiso

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.596
Gösterim
Adı:
Fasa Fiso
Yazar:
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
252
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051921884
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hep Kitap
Şarkılarıyla rock müziğe damgasını vuran Teoman bu defa kendi hayatına dair hikâyelerini anlatıyor. Çocuk Teoman’dan rock yıldızı Teoman’a uzanan yolculuğunu anlatırken, zaman zaman şarkı sözleriyle röportajlardan alıntılar da anılara eşlik ediyor.

Teoman şarkılarını yazarken kendi karanlığının sesine kulak veren, inişli çıkışlı ilişkilerimize, ayrılıklarımıza, yaralarımıza, özlemlerimize dokunan bir rock yıldızı... Bugüne dek hikâyelerini hep şarkılarıyla anlatan Teoman, şimdiyse yaşamından küçük izleri, küçük anı parçalarını Fasa Fiso adlı kitabında bir araya getiriyor.

Fasa Fiso’da tanıdığınızı sandığınız Teoman’dan çok daha fazlası- nı bulacaksınız, hatta aydınlık yanlarını bile... 50 yaşının olgunluğunda, geçmişe duyduğu özlemin her zerresini yaşayarak, eğlenceli yanlarını da ortaya koyarak hayatını ve hayatımızı özetleyen Teoman, kulağımıza eğilip “O peşinden koştuklarımız var ya, o yaşadıklarımız, onlar hep” diyor o içimize işleyen sesiyle, “hep Fasa Fiso.”
252 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Ne yalan söyleyeyim sıkı bir Teoman hayranı olarak, kitabın çıkacağını duyduğum anda acayip mutlu oldum. Edebi olarak elbette bir doyum beklemiyordum kitaptan,nihayetinde Teoman yazar değil, müzisyen. Hatta Bülent Ortaçgil’in deyimiyle iyi bir şair ama kötü bir şarkıcı :)

Geçen hafta tesadüf bu ya 23. İzmir kitap fuarı vardı.Bu yıl açıkçası pek gitmeye niyetli değildim. Tabi onun içinde geçerli sebeplerim var ama şimdi geçelim. Ve evet Teoman imza gününe geldi :) Ben öyle kolay kolay birileri için kuyrukta beklemem, hani Orhan Pamuk olur, Barış Bıçakçı olur daha da ötesi olmaz. Ama ben çocuk gibi saatlerce o kuyrukta bekleyip o adamın yakınında olmak istedim,kitap imza falan bahane :)

Yıllarca sesine öylesine aşina olduğunuz biriyle yan yana gelince yabancılık çekiyor olmak çok garip bir duygu, bu tarz şeylere seviniyor olmak daha da garip en azından benim açımdan. Belki bir çok şeyi henüz yaşamadım ama hayatımda bir çok şeyin doymuşluğunu hissediyorum, beni heyecanlandırmasını beklediğim bir çok şeye heyecanlanmadığımı farketmek artık ununu elemiş eleğini asmış gibi hissettiriyor:D Yaşlanıyoruz azizim.

Neyse gereksiz uzattım,affedin. Kitap anı türünde yazılmış ,tamamen Teo’nun hayatı hemde ilk ağızdan. Ben Teo’nun içinde ki hayalperesti görmeyi çok istedim ve gördümde. Yanlışlarıyla ,doğrularıyla ,umarlı, umarsız tavırlarıyla, ama en çokta sanatıyla gündem olan değerli bir müzisyen Teoman. Hayatı boyunca kendini kimselere onaylatma gereği duymamış, Bob Dylan, Leonard Cohen gibi olmak istemiş, aksi, hırçın, hayalperest, cool (bak bunu sonuna kadar desteklerim) adamın teki işte. Yer yer çok içten itiraflarda da bulunuyor kendisiyle alakalı. Meraklısına gerçekten iyi bir kitap olmuş diyebilirim. Dilerim yaşadığı körleşmeden uyanıp, eski parçalarından çok daha iyilerini yapar :)

Son olarak bunu paylaşmazsam çatlarım :D
Teoman’cıyız canım öpmiim ;)

https://resmim.net/preview/euvYpE.jpeg
252 syf.
·8/10
Sık kullanılanlardan Teoman-Çoban Yıldızı açıldı,okunulan kitabın üzerinde küçük bir düşünme süreci geçirildi,ilginç noktalar zihinde tekrar edildi,artık inceleme yazılmaya da başlanılabilir :)

Fasa Fiso..
Tam olması gerektiği gibi..Ne vıcık vıcık ne buz gibi soğuk..
cool yazmış adam, tıpkı Teoman gibi.. ama bu coolluk zorlama değil,kasıntı değil, bu onun en içten hali..

Teoman öncelikle benim için iyi bir şair ,ruhuma işleyen çoğu dizenin de sahibidir.O ruha işleyen dizeleri,benimle aynı görüşte olmayanlar için şarkıları,bol bol melankoliye bağlatır,kahve içirtir,ümitlendirir hatta yeri gelir ağlatır.Bu özellikleri de 6 Nisan'da çıkan kitabı bana 1 hafta gibi kısa bir süre sonra aldırır...

Ben kitapta bir otobiyografiden çok,bir itirafname ,alkolik, umarsız, sorumsuz bir adamın bunları kendi yüzüne vurmasını okudum.Çocukken kimseyi üzmek istemeyen bir Teo'nun,yıllar sonra kendi yüzüne vurduğu şarkılarıyla ve satırlarıyla insanları nasıl üzebileceğine şahit oldum.Başarılı olmak isteyen ve bunu dönemin alışılagelmiş Türk müziğinin dışında bir yapmak isteyen bir ergenin nasıl yukarıya tırmandığını gözlemledim.

Biyografi dedim ancak çocukluk anılarını o anda düşündüğü gibi o üslupla anlatması, gençlik zamanlarını da o vurdum duymazlıkla anlatması yani iyi-kötü ayırmadan olduğu gibi aktarması, bir süre sonra kitabın biyografimsi tarafını alıp bir roman karakterinin uzun tasviri haline getirmiş, okudukça akıp giden, hep sonrasında neler olduğunu merak ettiren, okuması keyif veren bir kitap halini almış.

Her ne kadar edebi bir eser bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmış olsa da edebi bir kitap da ortaya çıkarabilecek kapasitesi, yaşanmışlıkları ve birikimi var.Sadece buna motivasyonu yok.Kitabında da bundan sıkça bahsediyor.Ama müzik olarak baktığımız zaman lise yıllarında rock yıldızı olmayı hayalleyen o ergen belki de bugün amacına ulaştı ve bize herhangi bir yerde çalınan bir şarkıyı bunun sözlerini Teoman yazmıştır dedirtti.Bir işi yaparken en iyi şekilde yapma isteği,içinde ki birikimle birleşince ortaya böyle güzel albümler kitaplar bıraktı.

Buna rağmen, sık sık eleştirildiği dönemler de oluyor.Sanırım tabularımızın arasına sıkışıp kaldığımız ve Teoman kadar özgür olamadığımız şu dünyada,bazı insanların durumları bizi rahatsız edebiliyor..
Sezen Aksu'nun biz sözü var;
"sezen gençlere kötü örnek oluyor diyorlar, sanki iyi örnek olacağıma söz vermişim!"
..

Keyifli bir okumaydı.Türk Sanat camiasının kısır bir dönemden geçtiği bu yıllarda samimi sanatçılara ait böyle şeyler çok değerli oluyor.
252 syf.
·2 günde·10/10
Müthiş bir otobiyografik roman. Türkiye'nin gerçek anlamda tek rock starının çocukluğundan bugüne yaşadıklarını ve hissettiklerini çok güzel bir yazım diliyle okuyoruz.
O şarkılar durduk yere yazılmamış.
252 syf.
·10 günde·3/10
Teoman'ın tüm kitap boyunca adını gizlediği A. hakkında 165. Sayfada gönülçelen albümünün fotoğraflarını çekecek diye bahsetmesi, 167. Sayfada gazete köşesinin sol alt kısmında ismin Ayşe Kaya diye ifşa olması, Ayşe Kaya'nın Teoman'ın 3 yıl evli kaldığı eşi olması. Sonuç olarak gizlemeye çalıştığı A.'nın aslında hiç de gizli biri olmaması.
252 syf.
·2 günde·10/10
İnsan çoğu kez hayallerinin peşinden gitmek yerine kendini daha rahat ettirecek işlerin peşine koyuluyor. Bu durum da bizim mutsuzluğumuzun kaynağı haline geliyor. Teoman çocuk yaşlarından itibaren rock yıldızlarına özeniyor. Onlar gibi olmak istiyor. Rock yıldızı olmak istiyor. Bu hayalinin peşini bırakmıyor. Müzik nerede o orada. Hatta kitabında da bir sözü var; "Müzik beni seçmedi. Hatta ben zorlaya zorlaya müziği seçtim."
Peki Teoman ne yapıyor da kazanıyor? Kimseyi umursamıyor. Şarkı söyleyemiyorsun diyen olursa gidip şan eğitimi alıyor. Gitar konusunda kötüyse gidip daha fazla çalışıyor. Evet, o başarısızlığı umursamıyor. Onu korkutan başarısızlık değil, hayaline ulaşamamak.
Peki diğer soru şu; hayallerimize ulaştıktan sonra ne olacak?
İnsan hayallerini kendini iyi hissedeceği yere gelmek için kuruyor. Fakat ulaşıldıktan sonra yeni bir hayale ihtiyaç duyuyor. Çünkü artık edindiği şey onu ilk defasında olduğu kadar tatmin etmiyor. Yani kısaca bir hayale ulaşmanın devamında ilk başta mutluluk sonrasında ise başka bir hayal-hedef arayışı oluyor. Diğer yönden bakacak olursak hayal kurup onun gerçekleşmesi için çabalayıp, umut ediyoruz. Böylece hayaller bizi hayata bağlayan şey oluyor. Bazen çaba olmasa bile umut ediyoruz. Teoman hayallerine bir bir ulaştığında huzurlu olmak yerine huzursuz oluyor. Çünkü yaşamak için bir amaç(başka hayal kurmuyor) bulamıyor.Tabi bunların dışında onun farklı bir kişiliği var bu kişiliği de onu karmaşık bir psikoloji durumuna sokuyor.
Hayal konusundan bu kadar çok bahsetmemin nedeni, Teoman'ın hayallerini gerçekleştirmesidir. Bu kitapta hayallerinin peşinden koşan çocuk ruhlu bir adam göreceksiniz. O adamın bu mücadelesi onu Teoman yapıyor. Kendisinin müzikleri kulağa hoş geldiği için dinlenebilir. Fakat birde sözleri incelenirse verdiği o derin mana insanın yüreğine oturuyor.
Kitaptan biraz daha bahsedecek olursam, kitap Teoman'ın çocukluğundan itibaren, okul yılları, gençlik yılları, aşk hayatı, arkadaşlıkları, albümlerinin çıkışları gibi konuları anlatıyor. Bu konuları anlatan Teoman kendisi, kitabı anılar şeklinde hazırlamış. Beni anıları arasında güldüren çok şey oldu. Hala gün içinde aklıma geldikçe gülüyorum. Birde kendisinin hayatı umursamayan tavırları var. Aslında inceleyince öyle olmak istediği için öyle olduğu görünüyor. Çünkü kitabında sinirli ve takıntılı olduğunu dile getiriyor. Sonuç olarak onu bunaltan şeylerden kurtulmak için umursamaz olmayı seçiyor. Çocukluktan, şarkıcılık yıllarına ve devamına kadar serseri gibi görünse de aslında hep iyi biri olan bu adamın samimiyetini ve sıcaklığını bir kez de şarkılarından ayrı olarak yazılarında hissettim. Kendisini daha çok tanımak isteyen herkese tavsiye edeceğim bir kitap.


Yıldızları Yakalamak
Bir pembe elbiseyle, gerçek yapmış hayalini
Mutsuz hayatının parça parça dağınık resimleri

İnsanlık halleri
Mutluluk hayalleri

Nereye kadar ?

İnsan yaşar, hayali kadar
Kimi hayal eder, bir ömür yettiği kadar
Kimi inanmaz, kiminin kalbinde tanrı
Kimi küser hayatına, kimi yakalar yıldızları
Bir aşk ihtimali gerçek yapmış hayalini
Mutsuz hayatının parça parça dağınık resimleri.
252 syf.
·5 günde·6/10
"Rockstar" Teoman'ın -ki kendisini severim, hayata karşı kendi duruşu olan insanlar her zaman takdirimi kazanmıştır.- çocukluğundan 51 yaşına geldiği günümüze kadar -ki bu adam 51 olduysa düşünün zaman ne kadar hızla akıyor- kendi yaşamını anlattığı "Anı" kitabı.
Özellikle çocukluğunu anlattığı bölümler Alper CANIGÜZ'ün "Oğullar ve Rencide Ruhlar" kitabındaki Alper Kamu karakterinin fırlama ruh halini anımsattığından hikaye havasındaydı ancak sonraki bölümler hayatının, müziğinin ve aykırılığının anlatıldığı günlük yaşamını içermekte.
Kendisinin hayranı olup onu daha iyi anlamak ve bugünlere nasıl geldiğini öğrenmek isteyenlerin okuyabileceği "rahat" bir kitap ama öyle özlü, boyundan büyük sözler beklemeyin.
Ancak kitabın son kısmında siyah sayfalarla Teoman'ın kendini ve hayatı sorguladığı bir kısım var, o kısım insana hayatını sorgulatıyor, tutamadığımız zamanı hatırlatıyor...
252 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Ben seni çok sevdim. Gerçekten ben seni, çok derinden sevdim. Bazen bir şarkınla hürgür hüngür ağlarken, bazen en mutlu anlarda şarkılarınla çılgınca dans ettim. Kendimi bildim bileli seni dinledim, seni sevdim. Daha bir kaç gün önce konserinde seni en ön sıralarda izleyip bağıra bağıra şarkılarına eşlik ettim. Hatta bir ara göz göze geldik ve bana gülümsedin. Bu müthişti... fasa fiso kitabı Teoman’ın anılarından oluşan samimi bir kitap. Özellikle Teoman severlerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Oldukça güzel ve samimi anılardan oluşuyor. Ben zaten Teoman’a dair herşeyi seviyorum:). Teoman! 22 yıllık hayatımda vardın ve muhtemelen yaşadığım sürece de var olacaksın. Şarkınlarıyla kalbime dokunan cool adam.
252 syf.
Teoman öncelikle teşekkür ediyorum okurken güldüren şaşırtan dobra dobra bir kitaptı. Bir insanın kendisini eleştirmesi tanıması ne kadar güzel bir örnek Güldeste albüm ismine baya baya güldüm gözümden yaş geldi bir sözününde çok beğendim insan ilişkisi demek orta yolu bulmak demek her şey benim istediğim gibi olsunu masum,gerçekçi, hak bir düşünce olduğunu sanarak yaşayan çok deli var bu dünyada teşekkürler TEOMAN yerinde teşhislerin için.
252 syf.
·7/10
Teoman sevenler için hoş bir kitap hayatı hakkında bir çok detayı barındırıyor. Fakat edebi olarak çok başarılı diyemem. Yine de hoş bir biyografi olmuş.
252 syf.
·14 günde·8/10
Bir insan görüyorum. Kendini nesneleştirirken ‘kendi’nden hiç vazgeçmemiş. Bırakmamış ki aksın nehirle beraber. Gelip geçenlere öylece bakıp gitmiş. Kendi yolundan ilerlerken her şeye direnmiş ve göğüs germiş. Fakat ‘ben’ sandığıyla yüzleşmemiş.

İçinden çıkamadığın aynalarla dolu bir odaya hapsetmek gibi kendinden vazgeçmemek. ‘Ben’ olduğunu sanırsın bir yerlerde ve evrende tek bir şey dahi sabit kalmazken, ‘sen’ diretirsin ya kendin olmakta. Varoluş kaygılarından başka nedir bu tanımlanma çabası bilmem. Hem girip oturursun bir kaba, hem de seni kim nereye oturtursa taşmadan duramaz ya öbür yanın. Öbür yanım der kurtulursun kendinden işte tam da orada.

Tamam açık konuşmaya başlıyorum. Kitap okumaktan çok bazen, insan okumaya tutkunum. Biyografi okumayı sevdiğimi bilmiyordum. Sevdiğim sanatçıların biyografilerini okumak, anlamakmış belli ki neden sevdiğini. Sanat ayrı sanatçı ayrı demeyin sakın. Kendini satırlara akıtmak kolay mı sanırsınız? En başta dediğim nesneleştirme hali. Satırlarda gördüğün aynada gördüğüne o kadar da benzemez aslında. Aynalar pek bir şey de göstermez ki zaten.

Teoman’ı okudum. Teoman’ı gördüm. Sonra Teoman gitti. Elimde sayfalar ve satırlarda dirilmiş bir hayat. ‘Logos’a varmış ya kitabın sonunda hani. Biliyordum son sayfaların siyahlığı ışıklar kapandığından değil, yeni bir günün ilk ışıklarına biraz daha vakit olduğundan.
252 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Okurken kendinizi Teoman'ın küçüklük yıllarından şimdiki zamanlarına akan bir zaman tünelinde hissediyorsunuz..

Ben gibi özellikle 90 lı yılların ortaları ile 2000 li yılların başlarında gençlik dönemini yaşamış ve rock müzikle içli dışlı olmuş herkesin hoşlanacağı bir kitap olmuş fasa fiso. O zamanlarda Rock müziğin, hatta genel anlamda müziğin nasıl daha özenli ve önemli olduğunu görüyorsunuz. Bir çok müzisyenin isminin geçtiği, birbirleriyle nasıl beraber olduklarına şaşırıyorsunuz yer yer. Teoman'ın amerikadan aldığı washburn marka gitarını Türkiye'ye döndüğünde Ogün'e satması gibi. Bahsettiği Ogün, Ogün Sanlısoy.

Çok üzerine yazılacak şey yok. Okuyun işte. Yer yer güleceğiniz, yer yer kendinizi bulacağınız sıcacık bir kitap.
252 syf.
Şarkılarını severek dinlediğim Teoman’ın kitap yazdığını öğrendiğimde teraddüt etmeden okudum ve okuduğuma değdi. Kimi biyografiler iz bırakır. Hele de okunan biyografi bizzat kişinin kendi tarafından yazılmışsa.
İyi değilim. Sinirliyim, kavgacıyım, her şeye aşırı tepkiliyim, olmayacak şeyleri üstüme alınıyorum. Abuk sabuk şeyler yapıyor, kendimi türlü tartışmaların ortasında buluyorum. Hiçbir yanlış anlama fırsatını kaçırmıyorum.
Teoman
Sayfa 113
O peşinden koştuklarımız var ya, o yaşadıklarımız,onlar hep... Fasa Fiso!
Teoman
Kitabın Ayracından
"çok üzülme,çok susma
çok darılma
çok ağlama
çok da kitap okuma!"
dedi annem.
Teoman
Sayfa 17 - "Derdi Annem" şarkısından
Benim en sevdiğim,tek başına oturan konuklar.Hiç konuşmadan,onların yüzüne bakıyorum,anlamamalarını seyrediyorum,anladıkları anı kaçırmamaya çalışıyorum.En çok "o anı" seviyorum.Bir de,tepki vermek için etrafa bakıp kimseyi bulamadıkları anı.
Teoman
Sayfa 45

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fasa Fiso
Yazar:
Baskı tarihi:
Nisan 2018
Sayfa sayısı:
252
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051921884
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hep Kitap
Şarkılarıyla rock müziğe damgasını vuran Teoman bu defa kendi hayatına dair hikâyelerini anlatıyor. Çocuk Teoman’dan rock yıldızı Teoman’a uzanan yolculuğunu anlatırken, zaman zaman şarkı sözleriyle röportajlardan alıntılar da anılara eşlik ediyor.

Teoman şarkılarını yazarken kendi karanlığının sesine kulak veren, inişli çıkışlı ilişkilerimize, ayrılıklarımıza, yaralarımıza, özlemlerimize dokunan bir rock yıldızı... Bugüne dek hikâyelerini hep şarkılarıyla anlatan Teoman, şimdiyse yaşamından küçük izleri, küçük anı parçalarını Fasa Fiso adlı kitabında bir araya getiriyor.

Fasa Fiso’da tanıdığınızı sandığınız Teoman’dan çok daha fazlası- nı bulacaksınız, hatta aydınlık yanlarını bile... 50 yaşının olgunluğunda, geçmişe duyduğu özlemin her zerresini yaşayarak, eğlenceli yanlarını da ortaya koyarak hayatını ve hayatımızı özetleyen Teoman, kulağımıza eğilip “O peşinden koştuklarımız var ya, o yaşadıklarımız, onlar hep” diyor o içimize işleyen sesiyle, “hep Fasa Fiso.”

Kitabı okuyanlar 160 okur

  • Deniz Şahan
  • özge
  • Şule tosun
  • Pagos35
  • Lütfiye SOYLU
  • Fırat Doğan
  • Su
  • merve kaya
  • Ahmet
  • Saliha Dönmüş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.6 (29)
9
%23.1 (15)
8
%21.5 (14)
7
%3.1 (2)
6
%1.5 (1)
5
%3.1 (2)
4
%1.5 (1)
3
%1.5 (1)
2
%0
1
%0