Faşizme Karşı Birleşik Cephe

·
Okunma
·
Beğeni
·
1612
Gösterim
Adı:
Faşizme Karşı Birleşik Cephe
Baskı tarihi:
Mayıs 2005
Sayfa sayısı:
343
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756106006
Kitabın türü:
Çeviri:
Ali Özer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
Faşizme Karşı Birleşik Cephe, Bulgar Devrimi'nin önderi Georgi Dimitrov'un (1882-1949) 1923'den 1948'e kadar değişik dönemlerde yazdığı yazılardan oluşan bir derlemedir. Uzun yıllar Bulgaristan Komünist Partisi'nin ve Komünist Enternasyonalin (Komintern) yöneticiliğini yapmış olan Dimitrov, yaşadığı dönemde gündeme gelen faşizm olgusunu çözümledi ve faşizme karşı mücadele eden işçi sınıfına ve halklara yol gösterdi. İtalya'da Mussolini'nin iktidara gelmesi ve Avrupa başta olmak üzere bütün dünyada faşizm tehlikesinin belirmesiyle birlikte faşizmin doğru bir tahlili, ona karşı mücadelenin doğru temellere oturtulması açısından büyük önem taşımaktaydı. Yeni bir olgu olarak faşizm, kimilerine göre küçük burjuvazinin bir başkaldırısı, kimilerine göre ise sınıfla rüştü bir diktatörlüktü.
(Arka Kapak)
343 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Dimitrov usta 2. dünya savaşında alman faşizmine karşı gerek laypzeg mahkemerinde rice yangın savunmalarıyla mahkum edip faşizmi yargılamış gerekse partizanlarıyla gerilla savaşı vererek nazi faşizmini dize getirmiş yiğit bir önderdir ..
Son olarak size, vatanınıza ve halkınıza karşı sonsuz bir sevgi hissetmeniz gerektiğini söylemek istiyorum. İki efendiye birden hizmet eden, halkından nefret eden ve onları aşağılık ve barbar olarak gören entelektüeller vardır. Bu doğru değildir. Halkı olduğu gibi sevmeliyiz. Çünkü halkın kalpte, ruhta ve şahsiyette harikulade olduğunu, kültürel ve ekonomik yönden ise geri olduğunu biliyoruz. Bu durum, halkın suçu değil talihsizliğidir. Suç, eski liderlerin ve yabancı emperyalistlerindir. İnsanın halkına ve vatanına olan sevgisi, zorluklara karşı verdiği mücadele sırasında ve karşı karşıya kaldığı sefalette ona güçlü bir manevi destek sunar. Aynı zamanda halkın düşmanlarından, faşizmden, gericilikten ve emperyalizmden güçlü bir şekilde nefret etmelisiniz. Kimse, halkın düşmanlarına karşı verilen mücadelede yer almayıp duruma kayıtsız kalmamalıdır.
Tarihsel, toplumsal ve ekonomik koşullar; ulusal özellikler hatta bir ülkenin uluslararası durumu, faşizmin ve faşist diktatörlüğün değişik ülkelerde değişik biçimlerde gelişmesine yol açmaktadır. Faşizmin geniş bir kitle dayanağı bulamadığı ve faşist burjuva kampın çeşitli grupları arasındaki mücadelenin kesin olduğu birtakım ülkelerde bu rejim, öncelikle parlamentoyu feshetme yoluna gitmez. Sosyal Demokrat Partiler de dahil olmak üzere, öteki burjuva partilerinin biraz meşruiyet elde etmelerine göz yumar. Başka ülkelerde eğer yönetici burjuvazi erken bir devrimin patlak vermesinden korkuyorsa, faşizm, sınırlandırılmamış olan siyasi tekelini kurar. Bunu, ya hemen ya da rakip parti ve gruplara karşı terör yönetimini ve kan kusturmayı artırarak yapar. Kendi durumu özellikle açıklığa kavuşunca bu durum faşizmin, kendi temelini genişletmesini ve sınıfsal yapısını değiştirmeksizin açık terörist diktatoryayı kaba ve uydurma bir parlamentarizmle birleştirmesini engellemez”
Anti-Faşist Halk Cephesi'ni kurarken, çok sayıda köylü
ile şehirli küçük burjuvaziden oluşan örgütlere ve partilere,
doğru yoldan yaklaşmak büyük önem taşır.
Kapitalist ülkelerde bu parti ve örgütlerin çoğu -ister
siyasi, ister ekonomik nitelikte olsun- burjuvazinin etkisi
altındadır ve onun ardından giderler. Bu parti ve örgütlerin
toplumsal yapısı aynı türden değildir. Bunlarda zengin
köylülerin yanısıra topraksız köylüler, büyük iş sahiplerinin
yanısıra küçük dükkan sahipleri de bulunur; ama kontrol
büyük sermaye sahiplerinin elindedir. Öyleyse, değişik
örgütlere değişik yollardan yaklaşmak zorundayız. Unutmamalıyız
ki büyük üye kitlesi çoğu kez önderlerin gerçek
siyasi niteliklerini önemsemez. Önderleri burjuvalar
olmasına rağmen bazı durumlarda, bu örgütleri partileri ya da
bunların bazı unsurlarını Anti-Faşist Halk Cephesi saflarına
çekebiliriz, çekmeye çalışmalıyız da.
Faşizm burjuvazinin sınıf egemenliğinin son aşamasıdır. Bütün burjuva devletleri eninde sonunda ya bir hükümet darbesi ile ya da "barışçı" bir yolla, ya da gaddarca ya da tatlı sert bir biçimde faşizme geçer;
İspanyol sosyalistleri daha devrimin ilk günlerinde
hükümete katılıyorlardı. Komünistler ve anarşistler de dahil
olmak üzere, her siyasal görüş etrafında birleşen işçi sınıfı
örgütleri arasında faşizme karşı verilecek kavga için ilişkiler
kurdular mı? İşçi sınıfını birleşik bir sendika örgütü
durumuna getirdiler mi? Köylüleri devrimden yana çekmek
için toprak ağalarının, kilisenin ve manastırların topraklarına
el konulmasını önerdiler mi? Katalonya ve Basques
halklarının ulusal bağımsızlıkları, Fas'ın kurtuluşu için
savaşmak istediler mi? Kralcı ve faşist unsurların ordusunu
tasfiye edip, işçilerin ve köylülerin saflarına katılmaları için
hazırladılar mı onları? Halkın nefret ettiği, halkın her
hareketini baltalayan Sivil Muhafızları dağıttılar mı? Gil
Robles'in faşist partisine Katolik Kilisesinin gücüne darbe
indirdiler mi? Hayır. Bunların hiç birini yapmadılar.
Burjuva- toprak ağası, gericiliğinin ve faşizmin saldırılarına
karşı komünistlerin birleşik eylem konusunda sık sık
yaptıkları önerilere kulak asmadılar.
Reformculuğa karşı mücadele her zaman faşizme karşı mücadele demektir. Ve faşizme karşı mücadele her zaman reformculuğa karşımücadele demektir.
Faşizmin bugünkü görevi proletaryanın bütün sınıf örgütlerini yıkmak, devrimci proleter öncüleri maddeten yok etmek ve milyonlarca emekçi için terör, kanunsuzluk ve karanlık bir kölelik rejimi kurmaktır.

Faşizme Karşı Birleşik Cephe -Georgi Dimitrov

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Faşizme Karşı Birleşik Cephe
Baskı tarihi:
Mayıs 2005
Sayfa sayısı:
343
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756106006
Kitabın türü:
Çeviri:
Ali Özer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
Faşizme Karşı Birleşik Cephe, Bulgar Devrimi'nin önderi Georgi Dimitrov'un (1882-1949) 1923'den 1948'e kadar değişik dönemlerde yazdığı yazılardan oluşan bir derlemedir. Uzun yıllar Bulgaristan Komünist Partisi'nin ve Komünist Enternasyonalin (Komintern) yöneticiliğini yapmış olan Dimitrov, yaşadığı dönemde gündeme gelen faşizm olgusunu çözümledi ve faşizme karşı mücadele eden işçi sınıfına ve halklara yol gösterdi. İtalya'da Mussolini'nin iktidara gelmesi ve Avrupa başta olmak üzere bütün dünyada faşizm tehlikesinin belirmesiyle birlikte faşizmin doğru bir tahlili, ona karşı mücadelenin doğru temellere oturtulması açısından büyük önem taşımaktaydı. Yeni bir olgu olarak faşizm, kimilerine göre küçük burjuvazinin bir başkaldırısı, kimilerine göre ise sınıfla rüştü bir diktatörlüktü.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Durdu Yıldız
  • aylak_mimar
  • Ali
  • Koray Aker
  • ozan erdoğan
  • Mustafa dündar
  • ukala filozof
  • Sadocan
  • ali sahin
  • DENİZ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (4)
9
%16.7 (1)
8
%16.7 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0