Felatun Bey ile Rakım Efendi

·
Okunma
·
Beğeni
·
37,8bin
Gösterim
Adı:
Felatun Bey ile Rakım Efendi
Baskı tarihi:
20 Mart 2013
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756446065
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Ahmet Midhad'ın Felatun Bey ile Rakım Efendi'si, "Yanlış Batılılaşma"yı konu edinir. Efendi ve Bey kavramları karakterlerin temsil ettikleri değerleri simgeler. Eser, alafrangalık düşkünü Mustafa Meraki Efendi'nin şık giyinip eğlence yerlerinde görünmekle Batılılaşacağını zanneden oğlu Felatun Bey ile tutumlu ve sorumluluk sahibi, Batı'yı anlama çabasında olan Rakım Efendi'nin hikâyelerini anlatır.
176 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Merhabalar, bu yazıda sizlerle Ahmet Mithat Efendi’nin Felatun Bey ile Rakım Efendi romanı hakkında edindiğim bilgiler ve izlenimler ile ilgili bir iki bir şey paylaşmak istiyorum.

Felâtun Bey ve Rakım Efendi romanı Ahmet Mithat’ın toplumsal sorunlara değinen romanları arasında en ilginç olanıdır ama bu romanın sanatı bakımından en iyisi olduğu için değil; batılılaşma sorununu alafranga züppe tipini sergileyerek ele alması ve Türk romanında uzun yıllar kullanılan bu tipi ilk işleyen roman olmasındandır.

Romanlanda batı hayranı yozlaşmış Alafranga insanların Tanzimat’takilerden büsbütün farklı olduğunu öğreniyor, yazarların politik ve ekonomik koşulların değişmesi ile yeni bir toplum profilinin oluşmasına, aşırı batılılaşma sorununa yaklaşımlarının ideolojik bakımdan nasıl geliştiğini gözlemleme imkanı buluyoruz.

Bu hikaye, Alafrangalığa özenti züppenin kılık kıyafetinin ve davranışlarının gülünçlüğünü ikinci planda bırakarak Felatun Bey ile Rakım Efendinin temsil ettikleri tembellik ve israf ile çalışkanlık ve tutumluluk arasındaki zıtlığı konu etmesi yanı sıra Tanzimat Dönemi Edebiyatı'mızın tipik özelliklerini bünyesinde barındırmıştır.

Romanımızın özetine geçmeden önce az yukarıda bahsi geçen Tanzimat Dönemi edebiyatımızın özelliklerine şöyle yüzeysel bir bakış atıp, bilgilerimizi tazelemek ister misiniz?!

Bildiğimiz manadaki öykü ve roman türleri ülkemize Tanzimat Döneminde sızmaya başlamış, çeviri ile başlayan bu süreç, taklitler ile devam ederek gelişmiş ve kimliğini kazanarak günümüze gelinmiştir.
Ancak alışılagelen eski dil kullanımı Batı romanına uygun değildi ve batı kültürü ile Osmanlı kültürü arasında ki ahlak farkıydı bu çevrilecek eserlerde olduğu gibi yerli eserlerde de başlıca sorunu oluşturdu. Toplum kültür ve ahlakını muhafaza etmek adına bu hikayeler Müslüman ahlakına ters düşmemeliydi...

-Tanzimat edebiyatı öykü ve romanında olaylar günlük yaşamdan veya tarihten alınmış olması ya da olabilir izlenimini bırakması zorunlu olmasa da gerekliydi.

-Daha ilk eserlerden başlayarak, Tanzimat edebiyatı öykü ve romancıları ikiye bölünerek; bir kısmı halka (Ahmet Mithat, Emin Nihat, Şemsettin Sami, Nabizade Nazım), bir kısmı aydın kişilere (Namık Kemal, Sami Paşazade Sezai, Recaizade Mahmut Ekrem) seslenmeyi tercih etmişlerdir.

-Halka seslenen yazarlar sade dille, aydın kişilere seslenen yazarlarsa yabancı sözlük ve dil kuralları ile yüklü bir dille yazmışlardır.

-Eserler genel olarak, duygusal, acıklı konular üzerine kurulmuştur. Öykü ve romanında: "tutsaklık"; zorla yapılan evliliklerin doğurdu acı sonuçlar; Batı uygarlığı ile Osmanlı uygarlığı arasındaki farkların karşılaştırılması; kadın erkek arasında ki ilişkilerde değişik ortamlarda gelişen evlilik, aşık olma temaları okurun duygularını sömürmeye yönelik detaylar içermiştir.

-Dönemde yetişen romantikler ise romanın dokusunda;
Tesadüfi karşılaşmalara yer verilmiştir. Sırası düştükçe, olayın yürüyüşü durdurulmuş, roman aracılığı ile bireyi eğitme ve toplumu düzeltme amacı gözetilmiş; bunun için de siyaset, din, ahlak, felsefe v.b. ile ilgili düşünce ve bilgiler okuyucuya aktarılmıştır.
Kahramanlar çoğu zaman tek yönlüdür. İyiler tamamen iyi, kötüler de tamamen kötüdür ve olayların sonunda, çoğu zaman iyiler ödüllerini, kötüler ya da suçlular cezalarını almıştır.
İlk görüşte aşık, yer ve çevre tasvirleri çoğu zaman eseri süslemek için yapılmıştır.

-Tanzimat'ın realist ve natüralist yazarları ise gözleme önem verilmiş, nedenlerle sonuçlar arasında bağlar aranmış, olağanüstü olaylar ve kişiler bırakılmış, anlatılan her şeyin olabilir izlenimini bırakmasına dikkat edilmiştir. ( https://www.turkedebiyati.org/...ti_hikaye_roman.html )

Romanımıza geri dönecek olursak...
Batılı olmayı şık giyinmek, Beyoğlu’nda eğlenmek, gösteriş yapmak olarak anlayan Felatun Bey, alafranga özentileri olan, züppe bir tipi temsil eder, çevreye karşı gülünç durumlara düşen, iki baş kahramanımızdan kötü olanıdır. Felatun’un karşısında ise az çok ideal Osmanlı Beyefendisi diyebileceğimiz Rakım efendi suretinde Ahmet Mithat'ın kendisi vardır. Yeniliklere açık, çalışkan, gerçekçi bir tip olarak betimlenmiştir.

Yazar iki birbirine zıt karakteri benzer durumlarla karşı karşıya getirir ve kişilikler arasındaki farkı belirtir. Önce Felatun’un nasıl yarım yamalak bir eğitimle, eğlenceye alafranga tarz yaşama düşkün, tembel bir adam olarak yetiştiğini, sonra da Rakım’ın fakir annesi ve dadısı tarafından nasıl büyük fedakarlıklarla büyütülüp okutulduğunu anlatılır. Rakım'ı mantık, fıkıh, farisi, Fransızca, kimya, coğrafya, tarih gibi alanlarda bilgi sahibi ciddi akıllı bir genç olarak betimler.
Bir İngiliz ailesinin dostu olan karakterler çeşitli vesilelerle bir araya gelirler. Felatun cahilliği , ahlaksızlığı ve korkaklığıyla alay konusu olurken Rakım'ın bilgisi ve beyefendi duruşu çevresinin beğenisini ve takdirini kazanmıştır.
Rakım, zaman içerisinde itibar kazanan, övülen, yavaş yavaş maddi durumunu düzelten, başarıya ulaşan ve cariyesi Canan ile evlenerek mutlu bir aile adamı olurken, hovarda Felatun sonunda beş parasız kalır ve güç bela mutasarrıflık bularak İstanbuldan ayrılır...

Kitabın amacı israfın ve hesapsızlığın neden olacağı felakete ve buna karşılık, çalışarak para kazanmanın tutumlu yaşamanın getireceği mutluluğa işaret etmektedir... ben öyle düşünüyorum :) Ya siz?

Türk Klasikleri arasında yer alan bu ciddi eseri mutlaka okumalısınız! Keyifle..

Şehir Tiyatroları oyun programı:
https://sehirtiyatrolari.ibb.istanbul/Activity/Detail/176
180 syf.
·7 günde
Tanzimat döneminin bütün özelliklerini taşıyan bir roman. Felatun Bey ile Rakım Efendi karakterleri üzerinden, yanlış batılılaşma, özenti bir yaşam anlayışı, aşırılıklar, tembellik - israf ve çalışkanlık - tutumluluk arasında zıtlığı anlatıyor. Zengin bir aile bireyi olan Felatun Bey diğer tarafta ise dadısının himayesinde maddi zorluklar içinde büyüyen kendini birçok yönden yetiştirmiş Rakım Efendi. Bu iki zıt yaşam içinde büyüyen iki zıt karakterin tahlilini yapıyor roman. Bunu yaparken de bunu yaparkende o an ki toplumun sosyolojik yapısını da gözler önüne seriyor. Bir nevi alaturka ile alafranga yaşam tarzlarının savaşını izliyoruz. İnce bir mizah anlayışı ile yazılmış olan eserin anlatım üslubu da keyifli.
  • Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
    8.2/10 (2.634 Oy)2.227 beğeni12,1bin okunma4.473 alıntı42,2bin gösterim
  • Araba Sevdası
    7.1/10 (2.251 Oy)1.868 beğeni13,4bin okunma2.537 alıntı56,3bin gösterim
  • İntibah
    7.8/10 (3.821 Oy)3.134 beğeni18,9bin okunma12bin alıntı70,5bin gösterim
  • Mai ve Siyah
    8.0/10 (2.583 Oy)2.485 beğeni12,1bin okunma8,6bin alıntı75,7bin gösterim
  • Sergüzeşt
    7.7/10 (4.365 Oy)3.741 beğeni23,5bin okunma10,5bin alıntı75,1bin gösterim
  • Aşk-ı Memnu
    8.0/10 (1.646 Oy)1.520 beğeni8,4bin okunma4.501 alıntı48,6bin gösterim
  • Vatan Yahut Silistre
    8.3/10 (2.172 Oy)1.841 beğeni9,5bin okunma5,8bin alıntı32,4bin gösterim
  • Eylül
    7.7/10 (3.684 Oy)3.490 beğeni20,1bin okunma14,5bin alıntı162,8bin gösterim
  • Kiralık Konak
    7.9/10 (1.736 Oy)1.494 beğeni9,5bin okunma4.068 alıntı34,4bin gösterim
  • Dede Korkut Hikâyeleri
    8.2/10 (1.072 Oy)990 beğeni6,2bin okunma1.153 alıntı29,5bin gösterim
200 syf.
·30 günde·Beğendi·8/10 puan
Pek çok kez niyetlenip de okumaya yeltenemediğim bir kitap olmasına karşılık bir o kadar da merak ettiğim romandı kendileri. Kitap başlar başlamaz karakterler ve konu sizi olayların içine çekiyor.

Yanlış batılılaşma konusu Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinin ruhunu yansıtacak biçimde işlenmiş. Felatun Bey zengin, züppe bir tiplemedir. Yanlış batılılaşmayı temsil ediyor. Polini adındaki Fransız kadınına servetini harcıyor ve her şeyini kaybediyor. Rakım Efendi ise tam bir Osmanlı beyefendisi. O dönem aydınının ideal tipidir. Felatun Bey’in zıttına, doğru kararlar alarak zenginleşiyor ve aşkta da kazanıyor. İyi ile kötünün çarpışması sentezlenmiş, batılılaşmayı yanlış anlayanlar alaya alınmış.

Notre Dame’ın Kamburu eserinde Victor Hugo’nun yaptığı gibi Ahmet Mithat Efendi de sürekli araya girip konunun akışını bozmuş. Üstkurmacalık denilen bu olay, okuyucuyu konudan uzaklaştırır, romanın doğallığını bozar. Olayların bir kurgu olduğunu okuyucuya hissettirmek onu rahatsız eder. Üstkurmaca kulağa hoş gelmez.

Yine Notre Dame’ın Kamburu kitabında Quasimodo’ya (kambur) fazla yer verilmemesi gibi bu kitapta da Felatun Bey’e fazla yer verilmemiş. Halbuki Ahmet Mithat Efendi, romanın bir bölümünde, “Hikâyemizin yarısına ortak olan bir kişi.” demiş Felatun Bey için. Bu noktada kitabın ismi farklı olabilirdi diye düşünüyorum ya da: “Adam bırak şu zevk ve eğlence düşkününü be! O şımarığı bu hikâyeye hiç katmamalıydın bile.”
180 syf.
·12 günde·Beğendi·Puan vermedi
Felâtun Bey ile Râkım Efendi

Bir döneme tanıklık etmek...

Ahmet Mithat Efendi’yi okumak, bir imparatorluğun çıkış kapısında demli bir çay içmek ve sonra Boğaz’ın serinliğinde bir sandal üzerinde güneşin batışını seyretmek...

Ne güzeldi, çok güzeldi, pek güzeldi...

#1
edebiyat1bilim1film maratonu okumalarımız kapsamında Türk edebiyatının geçmişten günümüze gelişimini takip etmek açısından çok çok önemli bir duraktı bu kitap. Edebiyatımızda “alafrangalığı-züppeliği” işleyen ilk eser olan “Felâtun Bey ile Râkım Efendi” kendi dönemine ve hatta sonraki yüzyıla ışık tutan güncel bir eser. Güncel diyorum çünkü hâlâ Râkımlar ile Felâtunlar olarak kişiliğini koyacak bir yer arayan insan kalabalığında savrulup duruyoruz. Şehrinizde yer alan “orta sınıf” bir mahalleye gittiğinizde birçok Râkım görebileceğiniz gibi “site-plaza” hayatına esir olmuş birçok Felâtun da sizi “yukarı mahallede” bekliyor olacak.


İki ayrı tip, iki ayrı yaşayış biçimi: Bir tarafta Batı’nın sadece “fors”unu almaya niyetli bir karakter, öte tarafta ise dipçik gibi bir “deluğanlı”, Anadolu kaplanı”; eş dost ona hayran, kadınlar ona hasta!.. ️

Tanzimat’ın genel özelliği olan “halkı eğitme” fikri, bu kitapta baştan sona anlatılan her şeyin hareket noktasını oluşturuyor.
“Bakın sonunuz böyle olur!” tezinden hareketle oldukça şirin, meddah kokulu bir eser çıkmış ortaya.

Meddah kokulu diyorum çünkü Ahmet Mithat Efendi rengarenk perdelerle süslenmiş minik sahneye elinde bastonuyla çıkıp kâh gülerek kâh bastonundan güç alıp bastığı sahneye dalıp gidip hüzünlenerek anlatıyor her ayrıntıyı. “Yazar araya çok girmiş!” eleştirisini havada bırakacak kadar şirin bir dede masalı gibi gelip geçiyor her şey. Zaten amacı “edebiyat yapmak” olmayan bu sakallı meddahımız, kitabını düz ve heyecansız ve boş olarak niteleyen “toy” okura şöyle sesleniyor geçmişten:

“Ben, edebî sayılabilecek hiçbir eser yazmadım. Çünkü benim, eserlerimin çoğunu yazdığım sıralar­da, memlekette, edebiyattan anlamayanlar, nüfusumuzun bilâ-mübalâğa yüzde doksan dokuzunu teşkil
ediyordu. Benim emelim de ekseriyete hitab etmek, onları tenvire, onların dertlerine tercüman olmaya çalışmaktı. Zaten ‘edebiyat’ yapmaya, ne vaktim ne de kalemim müsait değildi. Bunun içindir ki, haddi­mi hududumu bildim. Çizmeden yukarıya çıkma­dım ve edebiyatı Hâmid’lere, Ekrem’lere, yani erba­bına bıraktım.” (Türk Romanında İlk Alafranga Tip: Felâtun Bey-Abdullah UÇMAN)


#tatkaçıran olabilir devamında ️


Elbette romanı okurken okur, ben hangi tiplemeye daha yakınım sorusunu soruyor kendine. Ortaya “Felâtuncular-Râkımcılar” diye iki grup çıkıyor. ️ Her ne kadar Felâtun Bey kitapta “olumsuz” bir tip olarak tasavvur edilse de aslında bence özünde kendini arayan saf bir tip. Romanda çok az yer verilse ve dışlansa da esasında bir türlü kızamadığımız “Bu da böyle, n’apalım; aslında kalbi temiz...” dediğimiz bir arkadaş gibi. Râkım ise her ne kadar iyi bir tip gibi gösterilmeye çalışılsa da aslında “Aman sen de... Şark kurnazının teki!” diyeceğimiz bir arkadaş gibi. Hatta Râkım’ın şu sözü tüm kişiliğinin özeti gibi:
“Ben ki herkesin takdirine şiddetle muhtacım, herkesi sevmeye bu açıdan da mecburum.”

Bu durumda taraf tutmak zorlaşıyor ve imdadımıza “karakter gibi karakter” olan “Fedai Ana” yetişiyor. İyi ki varsın Ana. ️

Sonuç olarak kitap boyunca Batı ile Doğu her anlamda karşılaştırıyor. Şöyle ki, Batı özentisi bir gencin mesire gezisi ile Doğulu Râkım’ın gezisi dahi karşılaştırılıyor. Biri sabahın ilk ışıkları ile Boğaz’da güneşin doğuşunu seyre dalarken diğeri... Vur patlasın çal oynasın! ️ Bu anlatılara “gereksiz” muamelesi yapmak esere ve ardındaki fikre haksızlık olur.

“Sırık hamalı, ev altı, sarı tahta biti, pir ol, ateş sevilmek, yalancı dolma, odalık, alaturka misafirlik” için dahi bu kitap bir hazinedir. Bakmakla görmek ayrı şeyler malumunuz. Bu esere iyi bakarsanız çok güzel ayrıntılar keşfedersiniz.

Misal, şaşılacak derecede kalabalık bir kesim “rakı”nın cumhuriyetten itibaren tüketildiğini sanmakta. Peki ya Dersaadet sokaklarında namı gezen ünlü “sakız rakısı”...️


Bu arada özellikle kadınlar “odalık, esirlik, cariye, alaturka misafirlik hapsi” gibi kavramlardan sonra cumhuriyetin kıymetini eminim daha iyi anlamıştır.

Bir güzel İstanbul hikâyesi, bir güzel meddah anlatısı bu roman. Sanki duvar yarıklarından ansızın odaya düşmüş de:

“Ben İstanbul’un zevkini size bıraktım birader...”

der gibi...
173 syf.
·5 günde·6/10 puan
Felatun Bey alafranga; Rakım Efendi akaturka tarzını yansıtan iki karakterdir ama doğru bir şekilde yansıttıkları kuşkuludur. Okurken onların çatışmaları, yaşayış tarzı zıtlıkları göze çarpar. Yazar, okuyucuyla konuşuyormuş gibi bir dil benimsemiştir; bu üslup keyifli bir okuma deneyimi sundu. Karakterlerle ilgili yaptığı bazı yorum ve iğnelemelere güldüm.
* * *
Kitapta Rakım Efendi ideal imaj çiziyormuş gibi aktarılmış ancak benim hiç sevdiğim bir karakter olmadı. Davranışları yapay geldi. Şiiri çok seven kızlarda yaşanan değişimlerle ilgili düşünceleri beni rahatsız etti, daha doğrusu Rakım Efendi'nin birkaç noktada daha söylediği şeyler bana çok yobazca geldi.
* * *
#1
edebiyat1bilim1film okuma/izleme grubumuzun bu ayki okumalarından biriydi. Orta derecede sevdim diyebilirim.
180 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Felatun Bey kendini çok bilgili, kültürlü biri olarak görmekte ve böyle de görünmeye çalışmaktadır. Alafranga tarzda yaşayan, parasını sağda solda çarçur eden, batılılaşmayı çok yanlış anlayan, mirasını orda burda kadınlarla bitiren bir tip olarak karşımıza çıkıyor. Rakım Efendi ise Felatun Bey'in aksine ağırbaşlı, çalışkan, vaktini boşa harcamayan karşılıklı çıkarlara dayalı ilikiler kurmayan, kendi imkanlarıyla geçimini sağlayan bir Osmanlı gencidir. Rakım Efendi kültürlü, bilgili, hoş görülü eğlenmeyi de seven ve sınırını da bilen biridir. Ahmed Midhat Efendi bu romanda bahsettiğim iki zıt karakteri ince bi mizahla bir araya getiriyor. Roman gayet akıcı olup yer yer güldüren bir şekilde yazılmış. Ben tembellik edip uzunca bi süre okumadıysam da siz öyle yapmayın derim :) okurken keyif alacağınızdan gayet eminim.
176 syf.
·8 günde·8/10 puan
Ahmet Mithat Efendi tarafından kaleme alınıp yorumlanan, Tanzimat dönemindeki yanlış batılaşmayı anlatan bir kitap diye söze başlamak daha doğru olur.
İlk karakter olarak hiçbir emek vermeyip baba parasıyla her şeyi yapan, ve yaptığı her şeyi alafranga adı altında toplayan Felatun Beyden bahsediyor. Zevke ve kadınlara düşkün olan Felatun Bey parası ve zekasıyla her şeyi yapabileceğini inanan bir insan. İnsanları küçük görmekten zevk alan Batı'nın bütün kötü huylarını örnek alan bir Bey'dir.
Diğer taraftan kendini hep geliştiren, yokluktan gelip kendi emeğiyle parasını kazanıp ama Felatun Bey'in tam tersi olup alafrangalığa özenmeyen kitapta herkesin kalbini fetheden Râkım Bey. İşini aşkla yapan ve yaptığı her işi layığıyla yapan Râkım Bey'in hataları olmadı mı tabiki hataları oldu.
Kitaba elim istemeyerek gitse de iyiki gitmiş diyebilirim çok akıcı bir kitap. Ahmet Mithat arada kendi yorumlarını kattığı için kitabın akıcılığı kaybolsa da eserin kötü olduğunu göstermez bu.
180 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
#kitapdünyam #1edebiyat1bilim1film Ocak ayı etkinliğinde hep birlikte okuduk..

Tanzimat dönemi edebiyatını sevmeye başlıyorum sanırım :) bu ay okuduğum ikinci kitaptı ve doyamadım.. Dönemin tasviri o kadar özlendik ki, o saflığı, o letafeti, sizi içine çekiyor, nasıl bittiğini anlamıyorsunuz :)
Ahmet Mithat Efendi; Felatun Bey ile Rakım efendi üzerinden birbirine zıt bu iki karakteri çarpıştırarak dönemin eleştirisini kaleme almış. Yazıldığı yıllara göre Batılılaşma arefesindeki ülkenin, alafranda ve alaturka kimliklerini ortaya koymuş.
Lakin, bazı olayları o kadar ustaca işlemiş ki, okurken Rakım Efendinin yaşadığı gayrimeşru ilişkiye bile toz konduramıyorsunuz. Yazarın yaşamöyküsüne paralel olduğu yazıyor, şahsen Rakım efendiyi yanlı anlattığını düşünüyorum (hatta bizzat kendisini:))
İş Bankasının Türk Edebiyatı klasiklerinden okuduğum 2. Kitaptı ve seriye karşı hayranlığım arttı :) Tüyapta eksiklerimi tamamlayıp bu seriyi de bitirmek istiyorum :)

Bu kitapla tanışmama da vesile olduğu için @serkantkgz 'a teşekkür ederim ;)
200 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Yazarın yaşadığı dönemde “Batı’yı yanlış anlama, alafrangalaşan hayat, Doğu-Batı çatışması, yaşadığı toplumun kültürüne yabancılaşma, yozlaşma” teması en çok işlenen konudur. “Felatun Bey ile Râkım Efendi” de bu minvalde yazılmış bir roman.

Eserin isminde kullanılan “Bey” ve “Efendi” sözcükleri de anlaşılacağı gibi iki ucu temsil etmektedir. Batı’yı yanlış anlayan züppe “Bey” in karşısında özünden kopmayan gerçek bir münevver “Efendi”. Yalnız, burada Râkım Efendi’yi tam bir Osmanlı zannetmeyin. Gerektiğinde rakısını da içen, kölesine Fransızca eğitimi veren, piyano dersi aldıran, hatta tuttuğu piyano hocasıyla da gayrımeşru bir ilişki yaşayan ama her daim dürüst, çalışkan, taklitçi bir maymunluktan uzak, özverili, doğu edebiyatını da batı edebiyatını da iyi bilen bir münevver. Buradan hareketle Ahmet Mithat Efendi’nin medeniyet çatışmasına çözümü için orta bir yol diyebiliriz. Râkım Efendi’nin karşısındaki “Felatun Bey” namıdiğer “Platon” köksüz ve züppe bir tiptir. Yazar olumsuzun karşısına koyduğu olumlu tiple okuyucusuna mesajını iletmeyi hedeflemiştir.

Yaşadığı dönemde en önemli gazete olan “Tercüman-ı Hakikat”i çıkarmış Ahmet Mitat Efendi’nin dilde sadelikten yana olduğunun en önemli delili bu eserin sanki günümüz diliyle yazılmışçasına kolay okunurluğudur.

Keyifli okumalar...
180 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
1839' da ilan edilen Tanzimat Fermanıyla başlayan dönemin kültürel alandaki en önemli değişikliklerden biriside Batılılaşma olmuştur. Çünkü Osmanlı bu dönem itibariyle siyasi olarak müdahalelere açık bir devlet haline gelmiş ve bu durum da ister istemez toplumun yaşayışına etkide bulunmuştur. İşte bu dönemin önde gelen yazarlarından Ahmed Midhat Efendi tam da bu konu üzerine yoğunlaşarak, döneme Felatun ve Rakım aracılığıyla ses oluyor. Birbirine yakın semtlerde oturan Felatun ve Rakım' ın anlatmaya değer özellikleri zıt karakter olmalarında yatar. Alafranga özentisi Mustafa Merakî' nin oğlu Felatun Bey iyi şartlarda yetişmiş olmasına karşın her şeyi yarım yamalak öğrenip hayata dair bir endişesi olmadığı için ukala, züppe Batı özentisi bir tipken; Rakım ise babası ölünce annesi ve dadısının emeğiyle zor şartlarda yetişmiş çalışkan, bilgili ve doğu-batı kültürünü en iyi şekilde benimseyerek yetişen bir tiptir. Batılılaşma eşiğindeki toplum sorunlarını göz ardı etmeyen Ahmed Midhat Efendi bunu tadına doyulmayacak bu kitabıyla göstermek ister. Eserin, okuyucuyla diyalog halinde yazılmış olması bence esere artı bir yön vermiştir, çünkü kitabı bitirmeden elimden bırakmak gelmedi. Ahmed Midhat Efendi' yi okuyun derim:)
180 syf.
Yazıldığı dönemin Doğu-Batı ilişkilerini ele alan, Batılılaşmanın olabildiğince yanlış aksedildiği dönemi kaleme almış.
Felatun Bey ile Rakım Efendi birbirine olabildiğince zıt karakterler olarak ele alınmış. Felatun Bey azılı sayınlıktan, zengin, yanlış batılılaşmayı savuna bir kişilikteyken Rakım Efendi tam zıt karakterdir. Aslında tam olarak zıt demek yanlış olur çünkü kendisi yine babasının saygınlığı ile devam eden, çeviri yaparak o dönemde oldukça iyi para kazanan bir efendidir.
Tamamiyle eğitimi, bilgileriyle karşısındaki insanı kıvrak zekasıyla alt eden bir karakterdir. Sergilediği davranışlar Felatun Bey kadar sırıtmadığı için kendisi Doğu-Batı olarak üstün gelmektedir.
Sadece görünürde Batılı olan Felatun Bey alafrangalığı öne çıkarılırken Rakım Efendinin ağır başlılığı ele alınmış. Modernleşme ve Batılılaşma yolundaki Osmanlı İmparatorluğunu irdeleyen, günün şartlarını oldukça göz önüne seren, birçok aydının ve halkın fikrini yansıtan bir romandır.
Açıkçası günümüz Türkçesine çevrilmiş dahi olsa kitap benim açımdan oldukça ağır ilerledi. Tam olarak karakter analizlerini anlamaya çalışırken kitabın yarısında buldum kendimi ve bir fikre sahip değildim. İçine girdikçe yoğunlaştıkça daha çok sevebileceğiniz bir eser olduğunu düşünüyorum. Keza hala bazı kelimeler tam karşılığını alamamış. Bunun yanı sıra o dönemde insanların birbirlerine karşı olan o saygılı konuşması beni mest etti.

Buna ek olarak Felatun Bey’in fazlasıyla anlatım açısından süslendiğini, karikatürleştirildiğini, Rakım Efendinin fazlasıyla yavan bırakıldığını, sade bir hayatla herkesin yardımına koşan saf bir kişilik olarak ele alındığını düşünüyorum.
İnsanın kendine mahsus hallerini incelemişseniz sözümüzü tasdik ve kabul edersiniz. İnsanoğlunun yaratılışının gereğidir; insan kendi mutluluğundan yalnız kendinin haberdar olmasıyla kanaat etmez, herkesi de haberdar etmek ister. Hatta bir insan esasında mutlu değilse bile, etrafa kendi mutluluğunu inandırmak için hilekârlığa ve yalancılığa bile düşer.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Felatun Bey ile Rakım Efendi
Baskı tarihi:
20 Mart 2013
Sayfa sayısı:
152
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756446065
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Şule Yayınları
Ahmet Midhad'ın Felatun Bey ile Rakım Efendi'si, "Yanlış Batılılaşma"yı konu edinir. Efendi ve Bey kavramları karakterlerin temsil ettikleri değerleri simgeler. Eser, alafrangalık düşkünü Mustafa Meraki Efendi'nin şık giyinip eğlence yerlerinde görünmekle Batılılaşacağını zanneden oğlu Felatun Bey ile tutumlu ve sorumluluk sahibi, Batı'yı anlama çabasında olan Rakım Efendi'nin hikâyelerini anlatır.

Kitabı okuyanlar 10,9bin okur

  • Cemal Ziya Etci
  • Seda Nur SAMUNCUOĞLU
  • kaan karaöz
  • Fahriye Bol
  • Bahar Çiğdem Kaya
  • Mehmet Özdemir
  • Buse Yılmaz
  • ..MERVE ATEŞ
  • asude bahar
  • Gizem

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0 (1)
7
%0
6
%0 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları