1000Kitap Logosu
Felatun Bey ve Rakım Efendi
Felatun Bey ve Rakım Efendi
Felatun Bey ve Rakım Efendi

Felatun Bey ve Rakım Efendi

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.6
2.823 Kişi
12,9bin
Okunma
2.100
Beğeni
49,3bin
Gösterim
286 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 8 sa. 6 dk.
Adı
Felatun Bey ve Rakım Efendi
Basım
Türkçe · Türkiye · Ren Kitap Yayınları · Eylül 2018 · Karton kapak · 9786052398258
Diğer baskılar
Ahmet Mithat Efendi, Batılılaşma serüveninden geçen Osmanlı toplumundan iki tip sunmaktadır bize: Felâtun Bey ile Râkım Efendi. Kitap birbirinin zıddı olan bu iki kahraman üzerine kuruludur. Râkım Efendi, ne kadar tutumlu, bilgili ve aşırılıktan uzaksa Felâtun Bey de o kadar savurgan, cahil ve aşırılıkları seven bir tip olarak karşımıza çıkar. Böyle bir metnin ortaya çıkması yazar tarafından bilinçli bir tercihtir çünkü Tanzimat’ın ilk dönem yazarlarından olan Ahmet Mithat Efendi öncelikli olarak okuruna bir şeyler öğretmek, onları eğitmek isteyen bir yol izlemiştir. Böyle olunca da birbirinin zıddı iki tip ve başlarına gelenler; iyi, çalışkan ve yetinen insan ile kötü, tembel, yetinmez bir insanın hayat karşısında nelerle karşılaştıklarından hareketle dönemin okuru, yazar tarafından uyarılır.
7 mağazanın 178 ürününün ortalama fiyatı: ₺11,16
7.6
10 üzerinden
2.823 Puan · 521 İnceleme
Muhammet İkbal
Felâtun Bey ile Râkım Efendi'yi inceledi.
180 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın selefi olarak Ahmet Mithat Efendi’nin Pîr’liğini yaptığı bu gelenek, bilmem övgüye ihtiyaç duyar mıdır? Zira ehli için işaret, malumatın kendisidir. Öyleyse biz de, mübalağa etmekten edebiyata sığınarak; tarif ve tavsiyemize başlayalım. “İstedik ki tetkikimizin dili, eserin lisanını aksettirsin. Böylece kıraat ehli, eserin yapısına dair malumatı da edinsin.” ... Eser, tek bir hikayeye koskoca bir medeniyetin zihniyet hikayesini sığdırmayı başarmış. Zira yakın dönemin en büyük iki ismi Rakım ve Felatun efendiler, temsil ettikleri şuurun bedenlenmiş versiyonlarıdır. Biri alaturka anlayışın, diğeri ise alafranga anlayışın hüluludur. Dolayısıyla biri miras yedi, öbürü ise yetimdir. Öyle ya yetim olacak olan alafrangın vücudu Felatun Bey olacak değil ya, elbette alaturkanın bedeni Rakım efendi’dir. ... Ahmet Mithat Efendi, Alafrang mahallesinin piri Felatun Bey’e, Felatun ismini, Greklerin Kadim Şeyhi Platon’un doğu medeniyetindeki yorumu olan Eflatun’dan taksa gerektir. Zira Platon, Eflatun ismini alarak doğunun da sultanı olma ünvanını kazanmış, böylece bir çok şeyh ve özellikle felasife ehli icazetini kendisinin manevi varlığından almışlardır. Ahmet Mithat’ın alafrank zihniyetinin pirî Felatun Bey’e Eflatun ismini tam anlamıyla layık görmemesinin nedeni; eflatunluk iddiasında bulunup felatunluk yapması olsa gerektir. Zira bu zihniyet, marjinal olanı hakikat zannetmek marifetine matuftur. Oysa kadim zihniyet, marjinal olanı dönüştürerek özümseyecek kadar kimlik ve karakter sahibi idi. Hal sebepten Felatun Bey eserde geçmişini unutmuş, geleceğiyle barışmayı arzu eden bir karaktere can verir. Fakat barış sağlayacak taraflardan biri eksik olduğundan bunu bir türlü başaramaz. (Biliniz bakalım hangisi eksiktir?) Lafı çok uzattık. Lafın bir kısmında da Rakım Efendi’ye yer vermez isek vallahi pek lüzumsuz bir iş yapmış oluruz. Rakım Efendi, hayatı gibi karakterini de hayattan kazıyarak kazanmış, tekamülü ile cümle medeni mahlukatın kendisine nazar etmesine neden olmuş alaturka bir hayvan-ı natıktır. Dönemdaş alaturk zihinlerden farkı ise komplekslerin sırtını yere çalabilmiş olmasıdır. Öyle ya kendisi hikmet diyarında yağlı bir pehlivandır. Evet Rakım efendi, hem kadim olana hem de uygar olana vahdet şarabı içirebilmiş; rahmetli Eflatun Bey’in ideal adam olarak kavramlaştırdığı türün temsilcilerindendir. O, iyinin ve kötünün terazisini şaz zihniyetlerden yahut köhnemiş eski hikmetlerden seçmediği içün adam olabilmenin ehliyeti kendisine taktir olunmuştur. ... Aşk’ın kemale olan mahkumiyeti, aşkın bu eserde de Rakım Efendi’nin gönlünden sudur etmesine neden olmuş. Böylece Rakım Bey, ideal adam olmaklığın bütün gereklerini yerine getirmiş olmaktadır. Rakım Efendinin Rakım ismi, rakamla aynı asıldan üreyerek rakamlarla ifade edilen yükseklik anlamında husule gelmiş olsa gerektir. Zira aşk’ı ve olgunluğu böylesine yüksek bir perdeden okuyan bir alaturka beyfendisine ancak böyle bir isim yakıştırılabilirdi. Velhasıl Rakım efendi, mecnuni tarikattan olup aşkı ruha dönüktür. Felatun Bey ise furuda mektebinden diploma aldığı için aşkını şehvetine esir ederek bedene döndürmüştür. Doğal olarak her ikisinin hikayesi de üzerinde bulunduğu usûl üzerine devam etmiş ve vusülüne erişmiştir. Lafı burada bitirelim. Dahası haddi aşmak olur. ... Bizler gibi aciz yaratıklar için adeta mürşid-i kamil sayılacak bu eser, doğu ve batının düşmanlığından tutun dostluğuna kadar her türlü fark ve birlikteliğine nazar ettirebilecek olup nihayetinde kendisi edebiyatı fikre dost kılma maharetine de sahip olduğundan muazzam bir haz sebebi olacaktır. Öyleyse yönünüzü bu tarafa muhakkak dönünüz efenim. Bu muhabbeti gönlünüze esirgemeyiniz. Muhakkak kendisine diz kırınız. Muhabbet ile kalmanızı muhabbeten diliyoruz efenim...
Felâtun Bey ile Râkım Efendi
OKUYACAKLARIMA EKLE
33
Oğuzhan Güneş
Felâtun Bey ile Râkım Efendi'yi inceledi.
200 syf.
·
5 günde
·
Beğendi
Ahmet Mithat Efendi en sevdiğim yazarlardandır ama kendisini okumak sadece bu kitapta nasip oldu. Umarım daha fazla eserini de okuyacağım. Bu kitap bilindiği üzere yanlış batılılaşmayı çok güzel bir şekilde eleştiriyor ve bunu yaparken gerçekten ortaya kaliteli bir iş koyuyor. Kitapta bulunan Felatun Bey tembellik, israf, savurganlık terimlerini temsil ederken Rakım Efendi çalışkanlık, tutumluluk, güzel ahlak gibi terimleri temsil ediyor. İki karakter de birbirlerinin tam zıttı. Rakım Efendi bir yazar. Kalemini her alanda oynatıyor. Şiir de yazıyor, roman da. Alaturka bir kişilik ve bulunduğu ortamlarda Alafranga olmaya çalışıyor. Felatun Bey de tamamen Alafranga bir karakter. Rakım Efendi ve Felatun Bey'in çakıştıkları konular sayesinde Alafrangayı, batıyı, yanlış batılılaşmayı enfes bir şekilde eleştiriyor kitap. Kitapta en beğendiğim kısım Ahmet Mithat'ın inanılmaz samimi bir şekilde kitaba dahil olması. Sanki olaylar yaşanırken görünmeyen birisi olarak olaylara tamamen şahit oluyor. Kitapta güzel imalarda, göndermelerde bulunuyor. Ani çıkışları beni bazen güldürdü. Tabi kitabın bu özelliği herkesin hoşuna gidemeyebilir. Okuduğum en güzel Tanzimat Edebiyatı eserlerindendi.
Felâtun Bey ile Râkım Efendi
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
150
Fa.
Felâtun Bey ile Râkım Efendi'yi inceledi.
180 syf.
·
1 günde
·
5/10 puan
Felatun Bey ile Rakım Efendi, Tanzimat Dönemi yazarlarından olan Ahmet Mithat Efendi'nin 1875 yılında yayımlanan romanıdır. Kitapta birbirleriyle çok sık görüşmeseler de, arkadaş olan Rakım Efendi ile Felatun Bey'in hayatları anlatılmaktadır. Bu iki karakter hem sahip oldukları imkanlar hem de yaşam tarzı olarak birbirinden farklı kişilerdir. Felatun Bey, annesini yıllar önce kaybetmiş, zengin bir babanın hoppa oğludur. Bir de kendisi gibi bolluk içinde büyümüş, şımarık bir kız kardeşi vardır. Felatun Bey gösteriş ve lükse düşkün, baba parası yiyen, alafranga yaşamı çok seven bir gençtir. Kitapta yanlış batılaşmanın sembolü olarak kullanılmıştır. Rakım Efendi ise, babasını küçük yaşta kaybetmiş, annesi ve Arap dadısı tarafından büyütülmüş yoksul bir ailenin çocuğudur. Ancak çok çalışkan, erdemli, kendini geliştirmiş, kültürlü ve zeki bir adamdır. Kitapta da bu iki karakter üzerinden yanlış batılaşma, alafranga yaşamın kötü yanları, alaturka ve alafranga yaşamın kıyaslanması, dönemin kadın-erkek yaşam biçimi, köle ve cariyelik gibi olgular, olaylar anlatılıyor. Yazar tüm bunları anlatırkende, kendini okuyucuya sık sık gösteriyor. Olay akışının bozulup, araya sürekli yazarın kendi fikirlerinin girmesi akıcılığı biraz bozuyor. Üstelik, yazarın karakterler hakkında sürekli kesin yargılarda bulunması biraz rahatsız edici bir durum. Felatun Bey için durmadan hoppa demesi, onunla ilgili olaylar anlatılmadan önce kötü şeyler söylenmesi, okuyucu üzerinde baskı oluşturuyor. Mesela kitapta şöyle bir bölüm var, "Orada kime rast gelse iyi? Felâtun Bey'e! Adam bırak şu herifi be! Nasıl bırakırız, hikayemizin yarısına ortak olan beyi nasıl terk ederiz. O hoppayı bu hikayeye hiç katmamalıydı. Öyle lazımdı ama nasılsa katmış bulunduk. Yoksa herifin şu alafrangalığını çekemez mi oldunuz?" (Say. 149) Felâtun Bey kısımlarında, yazar hep böyle aralara girerek karakteri kötülüyor, Rakım Efendi'yi ise övüyor. Ki bence, yazarın dediği kadar iyi ve dürüst bir adam değil Rakım Efendi. Kadına bakış açısı, her ne kadar yaşadığı dönemde kadının görüldüğü yer böyle olsa da, hoş değil. Üstelik adamın ne kadar namuslu olduğu anlatıldıktan sonra hiçbir rahatsızlık ya da utanç duymadan hem Canan hem de Josephino ile gezmelere gitmesi, aynı çatı altında yaşaması insana yuh dedirtiyor. Türk edebiyatının ilk örneklerinden olduğu için haliyle kitapta hata ve eksikliklere sıkça rastlanıyor. Romanda özelikle kadın ve cariyelerle ilgili söylenen şeyleri rahatsız edici bulsam da, kitabın, hem dönemine ışık tutması hem de roman türünün edebiyatımızdaki ilk örneklerinden biri olması nedeniyle oldukça önemli ve okunması gereken eserlerden biri olduğunu düşünüyorum.
Felâtun Bey ile Râkım Efendi
OKUYACAKLARIMA EKLE
24