Felsefe Kullanım Kılavuzu

7,3/10  (4 Oy) · 
2 okunma  · 
2 beğeni  · 
100 gösterim
Mühim Meseleler… Kafa Kurcalayan Sorular… Yalın Cevaplar! Dünyayı bilim ve felsefeyle yargılamanın dayanılmaz hafifliği!Bu kitap dizisi Bilim ve Felsefe’nin hayli mühim meseleleri üzerine okumanın, kafa yormanın zorluğuna dair oluşmuş efsaneyi yerle bir ediyor. Bu kitap düşünen kadın, erkek ve çocukların günlük hayatın içinde aklına sıkça takılan ve aslında felsefenin ana temaları olan sorular üzerine kurulu. Verdiği cevaplardan çok sorduğu sorularla tanınan bir disiplin olan felsefenin üzerinde anlaşmaya varılmış kesin cevapları yoktur. Örneğin Shakespeare aşk, savaş, korku, hırs ve birçok şey hakkında muhteşem oyunlar yazmıştır, ama hiç kimse onun “kati” cevapları verdiğini veya ona eklenecek hiçbir şey kalmadığını iddia edemez. Simon Blackburn yüzyıllardır büyük felsefecilerin sordukları sorular hakkında söylenenleri iletirken felsefe ilk defa karşımıza en yalın haliyle çıkıyor!
Makinedeki bir hayalet miyim?
İnsan doğası nedir?
Özgür müyüm?
Ne biliyoruz?
Akıllı hayvanlar mıyız?
Nasıl kendi kendime yalan söyleyebilirim?
Toplum diye bir şey var mı?
Birbirimizi anlayabilir miyiz?
Makineler düşünebilir mi?
Neden iyi olmalı?
Her şey göreli mi?
Zaman geçiyor mu?
Niçin şeyler olageldikleri gibi olmaya devam ediyor?
Neden hiçbir şey değil de bir şey var?
Uzayı ne doldurur?
Güzellik nedir?
Tanrı’ya ihtiyacımız var mı?
Her şey ne için?
Haklarım nelerdir?
Ölümden korkmak gerekir mi?
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2017
  • Sayfa Sayısı:
    240
  • ISBN:
    9786054972456
  • Yayınevi:
    Aylak Kitap
  • Kitabın Türü:
Yusuf 
 13 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 4/10 puan

Bu kitapta düşünürlerin zihinlerini kurcalayan eski ve yeni yirmi soru yazar tarafından tartışılmış ve açıklanmaya çalışılmıştır. Bu yirmi soru gerçekten de oldukça önemli sorular olmakla birlikte yazarın verdiğı cevaplar benim için genellikle tatmin edici olmaktan uzaktır. Yazar ne zaman bu soruların gereği olarak fiziğin sınırları zorlanıp metafizik alana geçmek lazım gelse orada bir çizgi çekmekte, fizik alanı terketmek istememekte, metafizik açıklamaları redetmektedir. Yazarın fizik alanında kalma ısrarı onun duyumcu felsefe ve bilim anlayışıyla bağlantılıdır. Bu anlayış bence aklı da sınırlamakta ve onun fizik ötesi konulara yönelmesini engellemektedir. Halbuki fizik, aklımızı meşgul eden birçok soruya yanıt vermeye hiç de muktedir değildir ve bize dar bir perspektif dayatmaktadır. Yazar da bu perspektife sahip olduğu için asla bilimsel ortodoksiyi aşamamaktadır. Bu sebeple bu kitapta insanı heyecanlandırabilecek farklı ve değişik düşünceler bulabilmek oldukça zordur. Bulabildiklerim ise yazarın katılmadığı ve eleştirdiği düşüncelerdi. Buna Leibniz'in görüşleri örnek verilebilir. Yazar David Hume gibi maddeci ve duyumcu bir filozofu kendine daha yakın bulmakta ve onun görüşlerini Leibniz gibi filozoflarınkine tercih etmektedir. Bu yüzden eğer benle benzer bir mentaliteye sahipseniz ve metafizik sizi kendine çekiyorsa bu kitabı okumak size hicbir zevk vermeyecektir.