·
Okunma
·
Beğeni
·
13
Gösterim
Adı:
Felsefenin Temel Sorunları
Baskı tarihi:
Ekim 2003
Sayfa sayısı:
335
Format:
Karton kapak
ISBN:
9756386355050
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeryüzü Yayınevi
"Felsefe" teriminin kesin çizgilerle tanımını yapmak çok yararlı değildir; bunu yapmaya çalışmak, en azından başlangıçta, yanıltıcı olur. Muzip bir kişi, felsefeyi "her şey ve veya hiçbir şey" olarak tanımlayabilir. Felsefe bir bütün olarak insan düşüncesinin ve hatta gerçekliğin, yapılabildiği ölçüde resmini çizmeye çalışması bakımından özel bilimlerden ayrılır, fakat gündelik hayatta, felsefenin özel bilimleri aşan ve bilimlerin dışında kalan alanlarda verdiği bilginin içeriği buharlaşıp uçma eğilimindedir.

Öyle ki bazıları, geriye hiçbir şeyin kalmadığı duygusuna kapılır. Bu görüntü, öyle sanıyorum ki, yanıltıcıdır fakat kabul etmek gerekir ki, felsefe şu ana kadar, büyük iddialarına layık olmayı başaramadı ve özel bilimlerin ürettiği bilgiyle karşılaştırılabilir, genel geçer bir bilgi bütünlüğü üretemedi.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Bir yargının doğru olduğunu söylemek, o yargının öteki yargılardan kurulu tutarlı bir sisteme uyduğu anlamına gelir. Çünkü tutarlılık, doğrunun dereceleri olduğunu kabul eder, bu kurama göre, bir yargı az çok doğru olabilir. Hiç bir yargı mutlak anlamda doğru değildir, çünkü hiç bir zaman tamamen tutarlı bir sisteme ulaşamayız, fakat bazı yargılar, bizi bu ideale yaklaştırdıkları oranda diğerlerinden daha doğru olabilir.
Bilgi eşyanın tabiatı icabı, her ne kadar zihne, yani özneye bağlı bir nesneyi ima ediyorsa da, kendisini bilen bir zihinden, yani özneden bağımsız bir nesnenin varlığını da ima eder. Aksi takdirde bilgi, bildiğimizi varsaydığımız şey haline dönüşür, dolayısıyla da kendi kendisini yanlışlar.
Doğrunun ne olduğunu bilirsek, doğru davranırız, fakat bu yalnızca "bilmek" terimini, kuramsal olarak bildiğimiz şeyi tüm duygusal canlılığıyla algılama, kavrama ve içselleştirme anlamını da içerecek şekilde kullanmışsak doğrudur. Yapmak istediğim bir şeylerin başka birisine, diyelim ki A'ya, bana verdiği hazdan çok daha acı vereceğini, bundan dolayı bu davranışın çok yanlış olduğunu pekala da biliyor veya buna inanıyor olabilirim, fakat yine de bunu yapabilirim, çünkü yapmak istediğim şeyi yapmama fikri ile A'nın acı çekeceği fikri bende aynı derecede duygusal bir tepki uyandırmaz.
Realistler zorunlu olarak, fiziksel nesnel niteliklerin, bizim algıladığımız şeylerin tıpa tıp aynısı olduğu görüşünü savunmaz,fiziksel nitelikler ile algıladığımız nitelikler arasında sadece genel benzerlik olduğunu ileri sürer.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Felsefenin Temel Sorunları
Baskı tarihi:
Ekim 2003
Sayfa sayısı:
335
Format:
Karton kapak
ISBN:
9756386355050
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yeryüzü Yayınevi
"Felsefe" teriminin kesin çizgilerle tanımını yapmak çok yararlı değildir; bunu yapmaya çalışmak, en azından başlangıçta, yanıltıcı olur. Muzip bir kişi, felsefeyi "her şey ve veya hiçbir şey" olarak tanımlayabilir. Felsefe bir bütün olarak insan düşüncesinin ve hatta gerçekliğin, yapılabildiği ölçüde resmini çizmeye çalışması bakımından özel bilimlerden ayrılır, fakat gündelik hayatta, felsefenin özel bilimleri aşan ve bilimlerin dışında kalan alanlarda verdiği bilginin içeriği buharlaşıp uçma eğilimindedir.

Öyle ki bazıları, geriye hiçbir şeyin kalmadığı duygusuna kapılır. Bu görüntü, öyle sanıyorum ki, yanıltıcıdır fakat kabul etmek gerekir ki, felsefe şu ana kadar, büyük iddialarına layık olmayı başaramadı ve özel bilimlerin ürettiği bilgiyle karşılaştırılabilir, genel geçer bir bilgi bütünlüğü üretemedi.