Felsefenin Türkçesi Cumhuriyet, Felsefe Eleştiri

10,0/10  (2 Oy) · 
8 okunma  · 
0 beğeni  · 
502 gösterim
Olup biteni kötü olarak tanımlayabilme kudreti, tanım yapabilenlerin, yani elini korun içinde tutabilecek denli sabır ve tahammüle malik olabilenlerin mülkü. Bu mülkiyetin adı karamsarlık, kötümserlik değil. Kötümserlik ana yönelik nazarların değil, geleceği karartan, olacak olanın kudretinden şüphe edenlerin zavallılığı; adalet ve merhametin tecellisinden umudunu kesenlerin. Kadir'in kudret elini tutabilme becerisinden yoksun olanların çaresizliği.

Olmakta olanın karalığı, olacak olanın olması/gelecek olanın gelmesi için görülebilmeli: görülüyorsa görüldüğü an dile getirilmeli, hiç düşünülmemeli de karamsarlığın gereği yapılmalı. Karamsarlık olanın karalığını bütün o açıklığı içinde teşhis etmek demek. Kötümserlik ise tam aksine olacak olanın ışığını karartmaya çalışmak, düpedüz umutsuzluk demek. Umudun, doğduğunda, inadına karanlıklar içerisinden doğacağını bilmemek demek. Kötümserlik ne kadar umutsuzluksa, karamsarlık da bir o kadar umut demek.

Çıkar sahipleri karamsar olamazlar: sermayeleri hamakattir çünkü. Hakikat talibinin vazifesi ise kararan ne varsa onu bütün açıklığı içinde ifşa etmektir, geceleri değil sadece, bu yüzden gündüzleri de elde kandil karaltıların üzerine yürümektir.

Unutmayınız: Umut, karamsar olanın hakkı! (tanıtım yazısı)