Adı:
Fener Balığı
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753299206
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayınları
Gündelik alışkanlıklarında yaptığın küçücük bir değişiklik, hayatını adadığın zirveye giden yolu paramparça ederse...
Başarma arzusunu, hırs, öfke ve tutkuyla besleyen işadamı Barlas’ın tek hatası, torbacısına ateş kırmızısı yeni Porsche’sini göstermekti.
Tarih bölümü öğrencisi, kadınların gözdesi, becerikli torbacı Sercan’ın beyni, güneşli bir Haziran günü Prens Adaları’nın açıklarında balıklara yem oldu.
En korkunç kâbusların gerçekleştiği, iç hesaplaşmalarla insanın özüne dokunan, derin, duyarlı, şaşırtıcı ve merakla son cümlesine kadar okunan bir cinayet romanı Fener Balığı.

Oğlak Yayınları, daha ilk romanıyla usta polisiyecilerin arasına katılan Nuray Atacık’ın, Fener Balığı’nı yayımlamaktan gurur duyar…

“Kurbanın abisi son nefesini verir gibi ciğerlerindeki bütün havayı tek seferde boşalttı, başı öne eğildi, öylece kaldı. İçi çekilmiş, sanki ruhu bedenini terk etmişti. Bir kaç saniye hareketsiz kaldıktan sonra oturduğu yerde sarsılmaya başladı, ağlamıyor ama şiddetle titriyordu. Cinayet Büro Ekibindekiler adamın ıstırabının bütün odayı kapladığını hissettiler. Onun cinayetle alakası yoktu, aldığı haber karşısında yaşadığı acı, hayal kırıklığı, çaresizliği, rol olamayacak kadar sahiciydi.”
Öncelikle belirtmeliyim ki, Türk yazarlar polisiye yazamıyor tezini çürüten bu eseri tüm polisiye severlere tavsiye ederim...

Bir cinayet dosyasının en ufak ayrıntısına kadar araştıran cinayet masası ekibi ile koşuşturmaya, delil toplamaya hazır olun...

Yazarın, yazım dili sade ve anlaşılır. Kurgusundaki gizem ise heyecanını son sayfalara kadar koruyor. Eserde yer alan karakterlerin, psikolojik analizleri çok başarılı bir şekilde kaleme alınmış. Uyuşturucu maddenin, hırsların insan hayatındaki zararları cinayet işlemeye kadar gidebilecek dürtüler mi?

Nuray Atacık'ın ilk kitabı olmasına rağmen, böyle başarılı bir eser ile daha uzun süre yazmaya aday görünüyor...

Emniyet çalışanlarının duygularını, onlarında hepimiz gibi insan olduğunu hatırlatan yazar, eserini ortaya çıkarmak için başarılı bir araştırma yaparak, biz okurlara sunmuş...

Bir tarafta iş adamı Barlas'ın hırsları, bir yanda bir torbacının cesedi ve tüm bu karmaşanın içinde Murat Amirin ve ekibinin soluksuz araştırmaları...

Kitap kapağı, eserin içeriğini yansıtarak bütünlük sağlamış. Kitap polisiye bir eser olması sebebi ile oldukça fazla karakter barındırıyor fakat beni rahatsız etmedi. Yayınevine de değinmek istiyorum. Eser Oğlak Yayıncılıktan, "Maceraperest Kitaplar" adı altında cep boy olarak basılmış. Böyle bir eserin cep boy olmamasını yeğlerdim...

Türk polisiye yazarlar da kesinlikle takip edeceğim bir yazarın daha doğmuş olmasına çok sevindim...

Kalemdaşımın yolu açık, okurunun çok olmasını diliyorum...
Temposu baştan sona hiç düşmeyen, sizi ilk sayfadan alıp götüren harika bir kitaptı.
Bir yandan denizde ceseti bulunan torbacı bir genç, bir yandan cinayeti çözmeye çalışan Başkomiser Murat ve ekibi, bir yandan da para hırsıyla gözleri kör olan Barlas...
Yazar kitapta bulunan karakterlerin iç dünyalarını, düşüncelerini, hayallerini çok güzel yansıtmış. Kitapta eleştirebileceğim tek bir satır yoktu. Her şey tam olması gerektiği gibiydi. Ne eksik, ne fazla. Kitabın son bölümleri resmen aksiyon tufanıydı. Bir yerden sonra nasıl kendimi kaptırdıysam son sayfaya ne ara geldim bilmiyorum.
Öncelikle şunu söylemeliyim. Türk yazarlardan böylesi güzel, keyifli, akıcı bir solukta okunabilen polisiyeler okuduğumda gerçekten çok mutlu oluyor ve gurur duyuyorum. Ben Tüyap Kitap fuarında #polisiyeyebaşlamak konu başlıklı bir söyleşiye katılmıştım, Nuray hanımı orada tanıdım. İyi ki katılmışım ve iyi ki tanımışım. Bu arada ilk romanını imzalı olarak okumak kısmet oldu :)

#fenerbalığı #polisiyeseverlergrubu'nun Aralık ayı kitaplarından biriydi. (Bende ayın sonuna doğru dahil oldum:)

Kurgusu ilmik ilmik işlenmiş, bağlantıları çok akıllıca yapılmış, her ipucu olayı şimdi aydınlatacak derken daha karmaşık hale getiren bu nedenle sizi sürekli aktif halde tutan bir roman olmuş :) Siz olayları kendinizce çözmeye çalışırken diğer taraftan karakterleri tanıyor onların iç dünyasına giriyorsunuz.

Karakterler demişken , Barlas senden nefret ettim !!

Çok fazla karakter olması bazı kitaplarda bizleri rahatsız edebiliyor ama bu hikayede böyle olmadı. Yazarımız bu durumun üstesinden başarıyla gelmiş.

Bu bir serinin ilk kitabı, devamını dört gözle bekliyoruz :)
Okuduğum az sayıdaki polisiye romanlarından anladığım kadarıyla bu tarz romanlarda cok fazla handikap var eğer okuyucu da dikkatle okursa buluyor.
Okudugum bu kitapta birden fazla mantik hatası ve kavram karmasasinin disinda olay bazında bakıldığında emniyetin sıklıkla karşılaştığı bu tarz olaylarda "her temas iz bırakır" mantığıyla çözümlemeye gidildiği gibi bizim kitaptaki ekibimiz de bazi aksakliklar disinda, çözmeye çalıştığı bu cinayet davasında basarili oluyor.Farkli acilardan incelendiginde anne baba iliskilerinden, kadin erkek iliskilerden ve hatta Turkiye panaromiginden kesitler goruyoruz...
Kitapta aslinda iki buyuk kurgu var ve tek sonuca baglaniyor.Bu sebebten sonu biraz vasat olsa da genel havayi sevdigimi belirtmeliyim...
Keyifle okudum bu bir #gercek
Polisiye severlere tavsiyemdir...
Ilk kitap olmasi ikinci kitabin hazirlanis suresinde olmasi biz okuyuculari icin sevindirci bir haber...
.
Yolunuz acik kaleminiz bereketli olsun Sevgili @nuray.atacik
Kitapla sevgiyle kalin
Yazarın ilk romanı; bir İstanbul polisiyesi. Çok akıcı bir tarzı var yazarın. Cinayet kitabın tam ortasında çözümleniyor ve kitabın geri kalanı sonu çok belli bir aksiyon içinde geçiyor. Buna rağmen okutuyor kendini.
farklı bir polisiye kitabıydı. olay bir cinayet ile başladı. cinayet olayı akabinde bambaşka bir polisiye vaka kitabın gündemini kapladı. öyle ki cinayet çözüldükten sonra dahi kitap öyküye devam etti. bana yarım kalmış; başlangıç noktasıyla bitiş noktasını birleştirememiş gibi geldi. teknik açıdan zayıf buldum.
Hayatta başarılı olmak için yetenek ve şansın altın oranla karışımı gerekliydi, neyse ki kendisinde her ikisi de vardı.
Başka bir deyişle kişi suçlu da olsa sağlık hizmetlerinden faydalanmasını engellemek kişilik hakkına yapılan bir saldırıdır ve anayasamıza göre suç teşkil etmektedir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fener Balığı
Baskı tarihi:
Mayıs 2017
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753299206
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Oğlak Yayınları
Gündelik alışkanlıklarında yaptığın küçücük bir değişiklik, hayatını adadığın zirveye giden yolu paramparça ederse...
Başarma arzusunu, hırs, öfke ve tutkuyla besleyen işadamı Barlas’ın tek hatası, torbacısına ateş kırmızısı yeni Porsche’sini göstermekti.
Tarih bölümü öğrencisi, kadınların gözdesi, becerikli torbacı Sercan’ın beyni, güneşli bir Haziran günü Prens Adaları’nın açıklarında balıklara yem oldu.
En korkunç kâbusların gerçekleştiği, iç hesaplaşmalarla insanın özüne dokunan, derin, duyarlı, şaşırtıcı ve merakla son cümlesine kadar okunan bir cinayet romanı Fener Balığı.

Oğlak Yayınları, daha ilk romanıyla usta polisiyecilerin arasına katılan Nuray Atacık’ın, Fener Balığı’nı yayımlamaktan gurur duyar…

“Kurbanın abisi son nefesini verir gibi ciğerlerindeki bütün havayı tek seferde boşalttı, başı öne eğildi, öylece kaldı. İçi çekilmiş, sanki ruhu bedenini terk etmişti. Bir kaç saniye hareketsiz kaldıktan sonra oturduğu yerde sarsılmaya başladı, ağlamıyor ama şiddetle titriyordu. Cinayet Büro Ekibindekiler adamın ıstırabının bütün odayı kapladığını hissettiler. Onun cinayetle alakası yoktu, aldığı haber karşısında yaşadığı acı, hayal kırıklığı, çaresizliği, rol olamayacak kadar sahiciydi.”

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Mustafa Coskun
  • Meriç Ünal
  • Kağan İnal
  • PAKİZE ÇETİNKAYA
  • sercan gökalp
  • Nurhan Işkın
  • Banu B.
  • Yıldız Açıl
  • Özlem
  • Nuray Durmuş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (3)
9
%0
8
%33.3 (3)
7
%11.1 (1)
6
%11.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%11.1 (1)
1
%0