Fener Balığı

8,4/10  (8 Oy) · 
8 okunma  · 
2 beğeni  · 
114 gösterim
Gündelik alışkanlıklarında yaptığın küçücük bir değişiklik, hayatını adadığın zirveye giden yolu paramparça ederse...
Başarma arzusunu, hırs, öfke ve tutkuyla besleyen işadamı Barlas’ın tek hatası, torbacısına ateş kırmızısı yeni Porsche’sini göstermekti.
Tarih bölümü öğrencisi, kadınların gözdesi, becerikli torbacı Sercan’ın beyni, güneşli bir Haziran günü Prens Adaları’nın açıklarında balıklara yem oldu.
En korkunç kâbusların gerçekleştiği, iç hesaplaşmalarla insanın özüne dokunan, derin, duyarlı, şaşırtıcı ve merakla son cümlesine kadar okunan bir cinayet romanı Fener Balığı.

Oğlak Yayınları, daha ilk romanıyla usta polisiyecilerin arasına katılan Nuray Atacık’ın, Fener Balığı’nı yayımlamaktan gurur duyar…

“Kurbanın abisi son nefesini verir gibi ciğerlerindeki bütün havayı tek seferde boşalttı, başı öne eğildi, öylece kaldı. İçi çekilmiş, sanki ruhu bedenini terk etmişti. Bir kaç saniye hareketsiz kaldıktan sonra oturduğu yerde sarsılmaya başladı, ağlamıyor ama şiddetle titriyordu. Cinayet Büro Ekibindekiler adamın ıstırabının bütün odayı kapladığını hissettiler. Onun cinayetle alakası yoktu, aldığı haber karşısında yaşadığı acı, hayal kırıklığı, çaresizliği, rol olamayacak kadar sahiciydi.”
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2017
  • Sayfa Sayısı:
    504
  • ISBN:
    9789753299206
  • Yayınevi:
    Oğlak Yayınları
  • Kitabın Türü:
Nurhan Işkın 
 01 Oca 19:40 · Kitabı okudu · 6 günde · 10/10 puan

Öncelikle belirtmeliyim ki, Türk yazarlar polisiye yazamıyor tezini çürüten bu eseri tüm polisiye severlere tavsiye ederim...

Bir cinayet dosyasının en ufak ayrıntısına kadar araştıran cinayet masası ekibi ile koşuşturmaya, delil toplamaya hazır olun...

Yazarın, yazım dili sade ve anlaşılır. Kurgusundaki gizem ise heyecanını son sayfalara kadar koruyor. Eserde yer alan karakterlerin, psikolojik analizleri çok başarılı bir şekilde kaleme alınmış. Uyuşturucu maddenin, hırsların insan hayatındaki zararları cinayet işlemeye kadar gidebilecek dürtüler mi?

Nuray Atacık'ın ilk kitabı olmasına rağmen, böyle başarılı bir eser ile daha uzun süre yazmaya aday görünüyor...

Emniyet çalışanlarının duygularını, onlarında hepimiz gibi insan olduğunu hatırlatan yazar, eserini ortaya çıkarmak için başarılı bir araştırma yaparak, biz okurlara sunmuş...

Bir tarafta iş adamı Barlas'ın hırsları, bir yanda bir torbacının cesedi ve tüm bu karmaşanın içinde Murat Amirin ve ekibinin soluksuz araştırmaları...

Kitap kapağı, eserin içeriğini yansıtarak bütünlük sağlamış. Kitap polisiye bir eser olması sebebi ile oldukça fazla karakter barındırıyor fakat beni rahatsız etmedi. Yayınevine de değinmek istiyorum. Eser Oğlak Yayıncılıktan, "Maceraperest Kitaplar" adı altında cep boy olarak basılmış. Böyle bir eserin cep boy olmamasını yeğlerdim...

Türk polisiye yazarlar da kesinlikle takip edeceğim bir yazarın daha doğmuş olmasına çok sevindim...

Kalemdaşımın yolu açık, okurunun çok olmasını diliyorum...