Ferahlık Anına Övgü

6,0/10  (1 Oy) · 
1 okunma  · 
1 beğeni  · 
280 gösterim
Hu sesi duvarları, camları titretiyor. Önce Efendi, arkasından herkes gürültüyle içine halkalar halinde halının üzerine çöküveriyor. Şeyh anlaşılmayan bir şeyler okumaya başlıyor. Mırıltılar. Ortalıkta gezdirilen buhurdanlıktan yayılan koku genzini yakıyor. Sıcak, ter ve buhardanlıktan çıkan duman sarmalanıp kalabalığın üzerinde geziniyor. (...) Başlar bir sağa bir sola dönüyor, sıcaklık artıyor. Oysa ki bu daha bir şey değil. Perdeler bir bir kalkıyor, sesler tizleşip yükseliyor. Esma tekrarlandıkça hava yoğunlaşıyor. Dizlerinin üzerine çökmüş gövdeler bir o yana bir bu yana çalkalanıyor. Kelimeler uykulu dalgalar gibi duvarlara çarpıp geri dönüyor. Kendini dalgaların üzerindeki bir kayıkta sanıyor Tamer. Kayık kah aşağı düşüyor kah dalganın tepesine tırmanıyor.

Ömer F. Oyal, yeni romanı Ferahlık Anına Övgü'de bir tekke erbabının gündelik yaşantısına götürüyor okurunu.
Romanın kahramanı Tamer, Rönesans hayranı bir ressamdır. Ancak ne ressamlıkta umduğu başarıyı ne özel hayatında huzuru ve mutluluğu yakalayabilmiştir. Çevresinin, özellikle emekli albay babasının gözünde "kaybetmiş" biridir Tamer. Geçim sıkıntısı çektiği günlerde aldığı bir teklifi önce hakaret gibi algılayacak ancak yine de kabul edecektir. Tamer'e verilen iş, Mukayeseli Tasavvuf İncelemeleri Vakfı'nın tezyinatını yapmak, bir duvara ayet işlemektir. Böylelikle Tamer'le birlikte bir tarikatın içinde, şeyhin huzurunda buluyoruz kendimizi.

Yazar, objektif bir bakış açısıyla yaklaşıyor taraflara ve cevaplaması zor sorularla yüzleştiriyor onları. Estetik kaygılar geleneksel sanatla çarpıştığında ne olur? Kullukta hep daha da derinleşen yetememe duygusu aşılabilir mi? Kişi neden suçluluk biriktirmek zorundadır? Tamer'in ve tarikatta tanıştığı Kerem'in çok farklı yollarda üstlendikleri suçların düğümü ferahlık anıyla çözülür mü?

Ferahlık Anına Övgü Ömer F. Oyal'ın incelikli ve ironik anlatımıyla şekillenmiş hüzünlü ama hayatı ve bütün ağırlığına rağmen özgürlüğü savunan bir roman. Birbirinden tamamen farklı iki dünyanın ve iki zihniyetin karşılaşmasının hikayesi...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789755397320
  • Yayınevi:
    Ayrıntı Yayınları
  • Kitabın Türü:
leyla 
07 May 11:31 · Beğendi · 6/10 puan

Kitapta birbirinden farklı gibi görünse de birbirine çok benzeyen iki karakter anlatılıyor. Biri Tamer biri Kerem. Tamer rönesans dönemi hayranı bir ressam. Kerem ise sofu bir doktor. Kendinden bıkmış, hiçbir şeye yetemediğini düşünen Tamer'in aldığı "cami boyama" teklifi ile hikayeleri başlıyor. Kitap olmazsa olmaz bir kitap değil. Ancak karakterlerin iç çatışmaları ve bulundukları durum içindeki psikoloji güzel anlatılmış. Kitabın sevmediğim yanıysa daha iyi olabileceği hissi... Özellikle son kısımda oldu bittiye getirilmiş gibi bir hava sezdim. Normalde muğlak sonla biten kitapları sevmeme rağmen bu son, kitapta eğreti durmuş. Onun dışında pekala okunabilir, hoş bir kitaptı.
"Oysa düşkünlüğün haberleri her zaman eğlencelidir. Hele de düşmemişseniz."