Feriköy Mezarlığı’nda Randevu (Süreyya Sami Polisiyesi - 1. kitap)

·
Okunma
·
Beğeni
·
454
Gösterim
Adı:
Feriköy Mezarlığı’nda Randevu
Alt başlık:
Süreyya Sami Polisiyesi - 1. kitap
Baskı tarihi:
Temmuz 2012
Sayfa sayısı:
172
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750510687
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
“Annem yıllar önce bana ‘Bir kadın aranmak istemiyorsa, onu asla arama. Bazı kadınlar, sen onları ara diye aranmak istemiyormuş gibi yapabilir. Onları da arama. Aranmak isteyen bir kadını da arama, bırak o seni bulsun,’ demişti. Annemin bütün öğütlerine uysaydım zaten şimdi bambaşka yerlerde olmam gerekirdi.

Ama bu öğüdüne uymanın pratikte mümkün olup olmadığını bilmiyorum. Aslında basit görünüyordu: ‘Asla kadınları arama.’ Doğrusunu isterseniz arayacak pek kadın tanıdığım da söylenemez. Onları da aramayarak kaybetmek çok mantıklı gelmiyor. Şimdi tek yaptığım şey bir kadını, üstelik tanımadığım bir kadını aramak. Üzgünüm anne.”

Güzel ve kirli İstanbul, uyumayan şehir, lanet şehir! Caddelere sıralanmış adalar, balkonlara serilmiş, vitrinlere istiflenmiş hayatlar. Alışılmış ıstıraplar, canhıraş ve beklenmedik çığlıklar, siren sesleri, Marmara Denizi. Herhangi bir yerden herhangi bir yere giden yolcular ve güzeller güzeli kayıp bir kadın. “Bulabilir misiniz?”2002 yazı, Dünya Kupası, Kemal Derviş, İsmail Cem, şu, bu… Borsa inip çıkıyor; CMUK zuhur etmiş, Ece Ayhan ölmüş. Nerde bu kadın?

Süreyya Sami, beyhude zaman usancıyla televizyonu zaplarken, sağa sola bakınırken, iş işte, o kadının peşine düşüyor. Yanında yıkık dökük senelerle dolaşan, cehalet ambarlarında gezinirken hiç susmayan sinik bir adamla tanışıyoruz. Teşkilattan ayrılmış, kendiyle konuşmaktan yorulmuş, uzun cümleler kuramayan bir adamın polisiye defteri açılıyor böylelikle.
172 syf.
·Beğendi·7/10
İleri düzeyde bir polisiye okuru için (çok ağır ve şiddet içeren konusu olan polisiye kitaplar okuyan) atıştırmalık bir kitap. Fakat kansız, şiddet içermeyen ama merakla okunacak bir polisiye ariyanlar için çok ideal diyebilirim. Beni mantık olarak hiç tatmin etmeyen birkaç bölüm dışında gayet keyifliydi. Fakat sonu çok daha güzel açıklanabilir veya köpürtülebilirdi. Yine de Süreyya Sami serisinin ilk kitabi olduğu için bu görmezden gelinebilir.
172 syf.
·1 günde·9/10
Süreyya Sami üzerinde biraz daha çalışma ile daha sağlam bir karakter olabilir. Aslında Süreyya Sami değil de Murat Menteş'in Dilara Dilemma&Şebnem Şibumi karakterlerini seven biri olarak Emel odaklı okudum daha çok. İkili diyaloglarda özellikle çok keyif aldım. Barış Uygur da sürükleyici yazınca kitap tek güne sığdı.
172 syf.
·2 günde·6/10
Bu kitabı sevmek ile sevmemek arasında çok arada kaldım. Öncelikle Süreyya Sami'nin daha karikatüristik bir tipleme olmasını isterdim. Aşırı düz geldi bana, hiçbir özelliğini göremedim. Konu olarak ise inanılmaz basitti. Konuyu anlatmayacağım fakat çok derinlikli bir konu beklemeyin. Halbuki Barış Uygur'un dergi yazarlığını ben severim ama kitap işine girmese mi acaba?
"annem yıllar önce bana 'bir kadın aranmak istemiyorsa, onu asla arama. bazı kadınlar, sen onları ara diye aranmak istemiyormuş gibi yapabilir. onları da arama. aranmak isteyen bir kadını da arama, bırak o seni bulsun,' demişti. annemin bütün öğütlerine uysaydım zaten şimdi bambaşka yerlerde olmam gerekirdi.

ama bu öğüdüne uymanın pratikte mümkün olup olmadığını bilmiyorum. aslında basit görünüyordu: 'asla kadınları arama.' doğrusunu isterseniz arayacak pek kadın tanıdığım da söylenemez. onları da aramayarak kaybetmek çok mantıklı gelmiyor. şimdi tek yaptığım şey bir kadını, üstelik tanımadığım bir kadını aramak. üzgünüm anne."
huzurlu bir uyku için senin başına bir şey gelmemiş olmasından çok, sen kimseye bir şey yapmamış olmalısın.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Feriköy Mezarlığı’nda Randevu
Alt başlık:
Süreyya Sami Polisiyesi - 1. kitap
Baskı tarihi:
Temmuz 2012
Sayfa sayısı:
172
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750510687
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
“Annem yıllar önce bana ‘Bir kadın aranmak istemiyorsa, onu asla arama. Bazı kadınlar, sen onları ara diye aranmak istemiyormuş gibi yapabilir. Onları da arama. Aranmak isteyen bir kadını da arama, bırak o seni bulsun,’ demişti. Annemin bütün öğütlerine uysaydım zaten şimdi bambaşka yerlerde olmam gerekirdi.

Ama bu öğüdüne uymanın pratikte mümkün olup olmadığını bilmiyorum. Aslında basit görünüyordu: ‘Asla kadınları arama.’ Doğrusunu isterseniz arayacak pek kadın tanıdığım da söylenemez. Onları da aramayarak kaybetmek çok mantıklı gelmiyor. Şimdi tek yaptığım şey bir kadını, üstelik tanımadığım bir kadını aramak. Üzgünüm anne.”

Güzel ve kirli İstanbul, uyumayan şehir, lanet şehir! Caddelere sıralanmış adalar, balkonlara serilmiş, vitrinlere istiflenmiş hayatlar. Alışılmış ıstıraplar, canhıraş ve beklenmedik çığlıklar, siren sesleri, Marmara Denizi. Herhangi bir yerden herhangi bir yere giden yolcular ve güzeller güzeli kayıp bir kadın. “Bulabilir misiniz?”2002 yazı, Dünya Kupası, Kemal Derviş, İsmail Cem, şu, bu… Borsa inip çıkıyor; CMUK zuhur etmiş, Ece Ayhan ölmüş. Nerde bu kadın?

Süreyya Sami, beyhude zaman usancıyla televizyonu zaplarken, sağa sola bakınırken, iş işte, o kadının peşine düşüyor. Yanında yıkık dökük senelerle dolaşan, cehalet ambarlarında gezinirken hiç susmayan sinik bir adamla tanışıyoruz. Teşkilattan ayrılmış, kendiyle konuşmaktan yorulmuş, uzun cümleler kuramayan bir adamın polisiye defteri açılıyor böylelikle.

Kitabı okuyanlar 32 okur

  • Es
  • Jeffy Ancel
  • birokurgunlugu
  • Serpil Ergin
  • Ada Kara
  • Felicity Lemon
  • Manolya Nesil Danabaş
  • Melike Baydı
  • onyuzmilyonkitapp
  • SRS

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10 (1)
9
%10 (1)
8
%30 (3)
7
%20 (2)
6
%10 (1)
5
%10 (1)
4
%0
3
%10 (1)
2
%0
1
%0