Adı:
Ferrari'sini Satan Bilge
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
230
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054263783
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Monk Who Sold His Ferrari
Çeviri:
Filiz Gülerkaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Baskılar:
Ferrari'sini Satan Bilge
Ferrari
"Ferrari"sini Satmış Rahib
On yıl önce bir kitap yayınlandı ve milyonların yaşamını değiştirdi. Kariyerindeki başarısı, içindeki derin boşluğu gizlemeye yetmeyen ünlü avukat Julian Mantle'ın hikâyesini anlatan Ferrari'sini Satan Bilge, hayatta neyin önemli olduğuna ve sonunda gurur duyacağınız bir yaşam sürmenizi neyin sağlayacağına dair unutulmaz bir ders veriyor ve okurların refah, mutluluk ve iç huzuruna kavuşmalarını sağlayacak çözümler öneriyor.

"Öğretirken keyif de veren, büyüleyici bir öykü."
-Paulo Coelho, Simyacı'nın Yazarı-

"Sansasyonel. Bu kitap hayatınızı değiştirecek."
-Mark Victor-

"Yaşamın büyük sorularına ışık tutuyor."
-Edmonton Journal-

"Herkesin faydalanabileceği sade bir bilgelik."
-Calgary Herald-

"Bu kitap, sağduyu ve bilgeliğin altın madeni."
-Dean Larry Tapp-

"Robin Sharma'nın hayatımızı değiştirecek önemli bir mesajı var. Kişisel memnuniyetin telaşlı bir çağda yazılmış, eşine rastlanılamayacak kitabı."
-Scott DeGarmo, Success Magazine-

"Bir hazine; gerçek başarı ve mutluluk için zarif ve güçlü bir formül. Robin Sharma yüzyılların bilgeliğini yakalayıp onu bu çalkantılı zamanlara uyarlamış. Elinizden bırakamayacaksınız." -Joe Tye-
(Tanıtım Bülteninden)
Kimilerine göre hayatımız akıp gitmekte olan bir nehir, kimilerine göre de göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir zaman dilimi. Bana göre de bir ân'dan ibaret, ta ki ebediyete intikal edeceğimiz o son ân'a kadar. Geçmiş yaşanmış ya da yarım kalmış yaşanmışlıklarla harmanlanmış karmakarışık, gelecek ise çözülmeyi bekleyen bir bilmece. Yani sırlarla dolu bir muamma.

Eskiden okumuş olduğum bir eserde, yazarın paylaştığı bir alıntıdan çok etkilenmiştim. Her ne kadar alıntıyı paylaşan yazar ile düşünce bazında ortak bir yargıya varmış olsam da, istem dışı alıntı belleğime kazılmıştı bir kere. Alıntıya göre, " Hayatımızın yarısını ana babalar, yarısını da çocuklarımız mahvediyor. " demekteydi. Ne zaman bu cümle zihnime dolsa, uzun uzun tefekküre dalarım. Ve her defasında da vardığım ortak karar, hayatımızı bilfiil kendimizin mahvettiği hakikati. Kabul ediyorum ebeveynlerimiz de, evlatlarımız da hayatımız hususunda söz sahibi. Bu hak onlara fıtratımızdan dolayı verilmekte. Lâkin, bu süreç biz izin verdiğimiz müddetçe etkili değil mi? Eylemlerimize olumlu ya da olumsuz müdahale de bulunuluyorsa, bu müdahale edenlerin mi, yoksa karışmalarına müsaade ettiğimiz için bizim suçumuz değil mi?

Eser de Julian Mantle' de hayatını mahvedenlerden. Ama ne ebeveyn, ne de çocuk değildir, hayatını karartmasına en önemli etken. Tam tersi önlenemez hırs ve emelleri uğruna, bedeninin iflas etmesine sebep olur. Daha fazla para ve daha yüksek bir mertebeye sahip olmak! Beden yıpranınca ruh sağlam kalır mı? Bedene oranla o da zamanla yıpranacak. Nice insanlar tanırım ki, yaşları hayatlarının baharında cıvıl cıvıl, enerjik olmaları gerekirken, bu gencecik yaşlarında enerjileri tükenmiş, biçare gibi etrafta dolanmaktalar. Ya çok çalışıp bedeni yormaktalar ya da olur olmaz düşüncelerle zihnin çökmesine sebep olmaktalar.

Neyse ki Julian 53 yaşında öğrenir, hayatın anlam ve değerini. Hatta öğrenmekle kalmaz, biz okurlara da öğretmenlik yaparak öğretir. Aslında dile getirdikleri o kadar basit detaylar ki. Belki içimizde hepimiz biliyoruz bile! Ama ne yazık ki, iş uygulamaya gelince, sınıfta kaldığımız su götürmez bir hakikat olmakta. Yaşamın değerini ölüm gelip de kapımızı çaldığı an anlarız. Oysa ki Seneca'nın, " Ey hayat! Ölüme şükret. Seni o'nun yüzünden seviyorum. " diyebilmeli insan.

Eser de olay örgüsü akıcı. Lâkin bana göre, bir solukta okunup bitirilecek bir eser değil! Benim nezdimde her cümlenin üzerinde tefekküre daldığım ve yaşamımda uygulamaya ihtimam gösterdiğim bir kaynak oldu. Dile getirilen cümleler bilinen cümleler olsa da, esere bir şans verilmeli! Bakarsınız, yaşamınız olumlu anlamda değişebilir... Kim bilir...

" Hep başın arkaya dönük mü, ilerlersin sen? Ya da; gördüğün şey hep geride kalan mıdır? Ya da; daha doğrusu geçmişe mi, senin yolculuğun? "
Italo Calvino ( Görünmez Kentler/ 76)
Öncelikle belirtmek isterim ki; genel anlamda bu kitap, acımasızca yapılan eleştirileri kesinlikle hak etmiyor. Kitabın en beğenilen incelemesi ise kitabı dahi okumayan bir arkadaş tarafından yapılmış bir inceleme olması da zannediyorum ki sitenin çok büyük bir ayıbı. Biz kitapseverler olarak hangi ara bir emek karşısında bu kadar saygısız, kaygısız ve acımasız olduk.

Sitemkâr ve gergin bir başlangıç yaptığımın farkında olmakla beraber kitap hakkındaki düşüncelerime geçmek istiyorum. Kitap, bir kalp rahatsızlığı sonucu Ferrari’sini satan bir avukatın, Hindistan’a yaptığı ziyaretle hayatına kattığı disiplin ve kaliteyi biz okurlara yansıtmaya çalışıyor. Yansıtıyor da. Öyle ki kitabı okurken doğa ile alakalı öylesine güzel tasvirlerden sonra hafta sonu bir doğa gezintisi yapmamam imkansızdı.

Kitap yetişkin bir bireyin hayatını ne kadar kaliteli yaşadığını sorgulamaya itiyor. Bu noktada kalite kelimesi ancak zihin yönetimi, gerçek bir amaç edinme, sürekli değişim, disiplin, zamana saygı, başkalarına yardım etme ve anın değerini bilme parametrelerinin gerçekleştirilmesi ile bir bütüne ulaşıyor ve işte o zaman kaliteli bir yaşamın sırlarına vakıf olunabileceği okurun zihninde yer ediniyor. Kitapta o kadar güzel cümleler var ki sırf bu güzel, bol sorgulatmalı ve farkındalık tohumu serpen cümlelerin varlığı sebebiyeti ile Ferrari’sini Satan Bilge okunmaya değer bir kitap.

Hiçbir zaman ön yargılı olmamak gerek. Şu kitabı yapılan yorumlar yüzünden okumasaydım neler kaçırdığımın dahi farkında olamayacaktım. Bu anlamda yapılan incelemelerin daha detaylı daha doyurucu olması en büyük temennim. Kitabın en güzel alıntılarından biri ile incelemeyi sonlandırmak istiyorum; Mutluluk doğru kararlarla, doğru kararlar deneyimle ve deneyim yanlış kararlarla gelir.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.296 Oy)19.059 beğeni43.361 okunma3.023 alıntı182.874 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.885 Oy)8.840 beğeni26.318 okunma2.654 alıntı114.707 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.713 Oy)13.410 beğeni34.520 okunma3.411 alıntı146.004 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.699 Oy)11.444 beğeni28.494 okunma1.571 alıntı149.398 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.568 Oy)9.073 beğeni25.341 okunma1.509 alıntı126.545 gösterim
  • Aşk
    7.7/10 (4.935 Oy)5.618 beğeni18.483 okunma898 alıntı94.051 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.211 Oy)6.911 beğeni20.172 okunma715 alıntı113.577 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.542 Oy)8.827 beğeni28.691 okunma836 alıntı139.593 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.468 Oy)7.869 beğeni21.374 okunma3.997 alıntı129.303 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.651 Oy)5.757 beğeni19.656 okunma836 alıntı101.148 gösterim
Anıl'ın incelemesini görünce seneler evvel başlayıp yarım bıraktığım kitabı tekrar elime aldım ve bu sefer bitirmeyi başardım.

Kişisel gelişim, NLP ya da adına her ne deniyorsa, bu tarz kitaplara karşı önyargımdan bağımsız olarak fikrim: içinde yararlanabileceğiniz tavsiyeler de barındıran kötü bir kitap.

Kitabı kötü bulmamdaki birinci etken yazarın üslubu.

Julian: Ben Hindistan’ın dağlarındayken bıdı bıdı… Yogi Krishnan bana bir gün dedi ki vıdı vıdı…
John: Vay canına Julian, neler diyorsun! Ne kadar da haklısın, hiç bu açıdan düşünmemiştim…

Kitap bu gibi yapmacık diyaloglar, kısa hikayeler, aforizmalar ve sanki anlaşılması çok zor şeyler anlatmış gibi, her bölüm sonunda okuduğumuzu anladık mı tadında madde madde özetler halinde ilerliyor. Kitabın verdiği öğütler: kariyer hırsı ve rekabetin gözümüzü kör etmesine izin vermemek, sevdiklerimize zaman ayırmak, paylaşmak, kendimizi tanımak, hayattaki amacımızı keşfetmek, hedef koymak ve onun için çabalamak, hatalarımızla yüzleşmek ve çıkardığımız derslerle yolumuza devam etmek, beden sağlığımıza dikkat etmek, yeterince uyumak, güne erken başlamak, dengeli beslenmek vs… Bunların hepsi güzel öğütler, dikkate alınmalı.

Belirtmek istediğim asıl nokta şu:

İşin içinde ticari kaygı olunca kitap benim için bütün samimiyetini yitiriyor. Doğu mistisizmini güzel bir ambalajla ticari ürün haline getirip batıda pazarlamak 2000’li yılların modası. Birtakım kişisel gelişim kitapları, saati bilmem kaç liralık yoga kursları, yaşam koçluğu, kuantumcular, organikçiler vs. derken dev bir sektör oluştu. Bu aslında uzun bir sürecin sonucu. Sanayi devrimi, şehirlerdeki nüfusun artması, daha çok insanın ekonomik özgürlük kazanması ve gelişen bireyselleşme sürecinden bahsetmek gerekiyor. Temel ihtiyaçlarını (barınma, gıda vs.) karşıladıktan sonra harcayabileceği parası ve zamanı olan insanlar çeşitli hobiler aracılığıyla (sanat, kültürel etkinlikler, spor, seyahat vb.) kendini gerçekleştirme ihtiyacını karşılayabilirken bazıları bu manevi tatmine ulaşamıyor. Kimisi başarı ve para hırsına kendini kaptırıp acımasızlaşıyor, kimisi de içine kapanıyor, yalnızlaşıyor. Sonuç: kronik mutsuzluk. Bu manevi tatminsizlik insanları arayışa sürüklüyor. Bazı insanlar da bu arayışı ticari bir fırsata çeviriyor. Ben bu durumu etik bulmuyorum.

Yazar Robin Sharma zaten pek ferrarisini satan bir bilgeye benzemiyor. Onun bilgeliği biraz farklı. Kurduğu şirket, çok uluslu şirketlere danışmanlık hizmeti, çalışanlarına liderlik kursları veriyor. Dileyen ayda 50000 $’dan başlayan fiyatlarla Robin Sharma’nın engin tecrübelerinden bire bir faydalanabiliyor.

http://www.robinsharma.com/personal-coaching

Hepimiz hayatımıza yön verirken zaman zaman başka insanların fikirlerinden, tecrübelerinden yararlanmaya ihtiyaç duyuyoruz. Ama bence bu yolda bu tarz kitaplardan önce biyografi, otobiyografi, psikoloji, felsefe vs. türünde okunabilecek çok değerli kitaplar var.

Alt tarafı bir kitap, oku geç işte diyene sözüm yok ama kendini bu tür kitaplara kaptırmış, ciddi ciddi hayatın anlamını, başarının anahtarını bulabileceğini sanan kitlenin varlığı da beni düşündürüyor.
*Kitap için beklentisini çok yüksekte tutan ya da çok fazla kişisel gelişim kitabı okuyan varsa, belki beklentisinin biraz altında kalabilir. Ama ben kendimden bir çok şey bulduğum, eksiklerimi fark ettiğim ve değiştirmem için ne yapmam gerektiğini öğrendiğim için severek okudum.

Konusuna gelince Julian Mantle, yoğun bir tempo ile çalışan, kariyer, şöhret ve zenginliğe sahip, ülkesinin tanınmış avukatlarından biridir.
Bir gün davaların birinde Julian kalp krizi geçirerek mahkeme salonunda yere yığılır. Ve tabiri caizse bu kalp krizi Julian için bir dönüm noktası olur. Hayatı için çok önemli bir karar alır...
Kitabın kalanında bu aldığı karar neticesinde 3 yıl boyunca ortadan kaybolur ve dönüşünde tüm yaptıklarını ve yaşadıklarını anlatır. Yani bir insanın anılarını dinliyor gibi hissedeceksiniz. Tek farkı öğretici anılar olması.
Devamını anlatırsam tüm kitabı özetlemiş olurum sanırım. O yüzden kalan kısmı size bırakıyorum  ^_^

İnsanın hayatında önceliklerinin ne olması gerektiğini şöhret ve kariyerde elde edebileceği her şeye sahip olmasına rağmen yaşadığı tatminsizliği çok güzel bir şekilde ifade eden ve bakış açınızın değişmesine yardımcı olan bir kitap.
İyi okumalar dilerim (:
Robin Sharma' nın okuduğum ilk kitabı. Henüz bitmedi ve bitsin de istemiyorum açıkçası :) Birçok kişisel gelişim kitabı gibi "asıl" olanın sizin düşünceleriniz olduğunu , sınırlarınızı çizen ve sizi siz yapan şeyin "düşünce süzgeci"nizden geçenlerin belirlediğini; başarılı ve hayatta herşeye sahip olan bir avukat üzerinden anlatan bir kitap.Bunlara ek olarak hergün için yapmanız gereken bir hedef veriyor gibi.Bu sebepten ötürü bitsin istemiyorum sanırım:) Bol bol mana çıkarmalı okumalar diliyorum.
Zamanının çoğunu çalışmaya veren avukat Julian, günde neredeyse 18 saat ofisinden çıkmıyordu. Birgün yine bir mahkemede duruşma saatini beklerken aniden kalp krizi geçirir . Hastaneye kaldırılır. Birkaç gün hastanede kaldıktan sonra zor bir karar verip işten ayrılır . Buna en çok üzülen kardeşi gibi sevdiği, öğrencisi John olur .
Hindistan 'a yerleşen Julian hırpalanmış hayatını boşa harcadığını farkeder . Orada bilgilerle tanışır . Tanıştığı bilgelerden biri de Yogi Raman 'dır. Ondan çok şey öğrenecektir.
Geçmişte yaşadığı hayatının aynısını ögrencisi John 'de gören Julian : Yogi Raman'dan öğrendiği 7 Erdemi ona da anlatıp onun da hayatını güzel bir şekilde yaşamasına yardımcı olur .
Hayır okumadım, okumayı da düşünmüyorum. Yorum yazmak için illa ki okumuş olmak mı gerekiyor, hayır. Puanına baktım diğer yorumları okudum ve kitabı okumamaya karar verdim. Ama kişisel gelişim kitapları sevenler için bir kitap önerebilirm. Leonardo Da Vinci gibi düşünmek. Kitap bu sitede yok ama çok güzel, çok faydalı bir kitap. Okuyun derim..
Böyle kitap mı olur? Resmen bitirmek için mücadele ettim. Çok sıkıcıydı.. İşin garip tarafı içindeki öğreti ve tavsiyeler uygulama da olmayacak ya da zaten uygulamak zorunda oldugumuz ve uyguladigimiz şeyler. Her yönüyle bana saçma geldi. Belki de saçma olan benimdir, bilemem. Açıkçası çok şey vermeye çalışıp hiç bir şey vermeyen bir kitap. Daha iyi kitaplara zaman ayrılabilir.
Hayatın bize nasıl yaşanacağını ve sonunda pişman olmayacağımız bir yaşamı asıl elde edeceğimizi anlatan ve altın öğüt ler barındıran bir kitap ve okunması gerekenler arasinda
Ferrasini Satan Bilge, herkesin hayatında bir defa da olsa okuması gereken, hayatı anlamlandırmak için uygulaması gereken bilgiler ve tecrübelerle dolu. Klasik kişisel gelişim kitabı değil ve mesajlar bir adamın hayatındaki değişimler üzerinden anlatılıyor. Yaşama başka bir bakış açısıyla bakmak isteyenlerin aradığını bulabileceği bir kitap. Kesinlikle herkesin okumasını öneriyorum. :)
Robin Sharma'nın okuyanları bilge yapmak suretiyle, elde ettiği kazançla kendi Ferrarisi'ni almak için çıktığı yolculuğu anlatıyor.

Tam olarak bu, evet.
Kitap hakkında bu sitede olumsuz çok yorum olsa da kitabı okumak istediğim için okudum. Bazı yorumlara hak verdim, bazılarını ise abartılı buldum.

Şöyle ki, kitabın bize vermek istediği dersler aslında hemen hemen hepimizin bildiği ama uygulamadığımız şeyler. Zamanı planlamak, iyilik yapmak, disiplinli olmak VS... Bunları çok duyduk ve biliyoruz ama uygulamak için çok azımız sarfediyoruz. Kitap, bu değerleri bir kez daha hatırlatmış bize.

Sevmediğim kısmı ise diyaloglar. Kitap, düz olarak yapmamız gerekenleri anlatsaydı belki sıkıcı olurdu ama en azından yapmacık diyaloglarla değerini düşürmemiş olurdu. Doğallıktan çok uzaktı diyaloglar ve bariz olarak sırıtıyordu. Bu yüzden bu diyaloglar olmasaydı ta diye kitap boyu çok söylenmişimdir kendi kendime.

Tavsiye edip etmemek konusunda karar veremiyorum ama bir şeyi okumak istiyorsanız, okuyun. Onun bunun düşüncesi için değil, kendi isteğiniz için. Ben bu incelemeyi kararsızlar için buraya bırakıyorum.
Amaçlarına ve hedefine giden yolda ilerlerken eğlenmeyi ihmal etme. Hiçbir zaman geçmişte yaşadıklarından pişmanlık duyma.
Cesaret sana, diğerlerinin başarısız olduğu yerde vazgeçmeme iradesini kazandırır.
Robin Sharma
Sayfa 99 - Goa yayınları
" Mutluluğun sırrı basit: Yapmayı gerçekten sevdiğin şeyin ne olduğunu bul ve tüm enerjini bunu yapmaya yönlendir. "
Robin Sharma
Sayfa 60 - GOA Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ferrari'sini Satan Bilge
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
230
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054263783
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Monk Who Sold His Ferrari
Çeviri:
Filiz Gülerkaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Baskılar:
Ferrari'sini Satan Bilge
Ferrari
"Ferrari"sini Satmış Rahib
On yıl önce bir kitap yayınlandı ve milyonların yaşamını değiştirdi. Kariyerindeki başarısı, içindeki derin boşluğu gizlemeye yetmeyen ünlü avukat Julian Mantle'ın hikâyesini anlatan Ferrari'sini Satan Bilge, hayatta neyin önemli olduğuna ve sonunda gurur duyacağınız bir yaşam sürmenizi neyin sağlayacağına dair unutulmaz bir ders veriyor ve okurların refah, mutluluk ve iç huzuruna kavuşmalarını sağlayacak çözümler öneriyor.

"Öğretirken keyif de veren, büyüleyici bir öykü."
-Paulo Coelho, Simyacı'nın Yazarı-

"Sansasyonel. Bu kitap hayatınızı değiştirecek."
-Mark Victor-

"Yaşamın büyük sorularına ışık tutuyor."
-Edmonton Journal-

"Herkesin faydalanabileceği sade bir bilgelik."
-Calgary Herald-

"Bu kitap, sağduyu ve bilgeliğin altın madeni."
-Dean Larry Tapp-

"Robin Sharma'nın hayatımızı değiştirecek önemli bir mesajı var. Kişisel memnuniyetin telaşlı bir çağda yazılmış, eşine rastlanılamayacak kitabı."
-Scott DeGarmo, Success Magazine-

"Bir hazine; gerçek başarı ve mutluluk için zarif ve güçlü bir formül. Robin Sharma yüzyılların bilgeliğini yakalayıp onu bu çalkantılı zamanlara uyarlamış. Elinizden bırakamayacaksınız." -Joe Tye-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 4.504 okur

  • sanem sinanoğlu
  • Demir Han
  • NURDAN
  • Parch Design
  • Cennet Kurt
  • Nehan Küçükaytaç
  • Hazel Yılmaz
  • Tufan Başkaya
  • Bahar Karakaş
  • derya yılmaz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%6.6
14-17 Yaş
%2.9
18-24 Yaş
%17.2
25-34 Yaş
%30.6
35-44 Yaş
%29
45-54 Yaş
%11.5
55-64 Yaş
%1.3
65+ Yaş
%0.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%69.3
Erkek
%30.7

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17 (182)
9
%13.4 (144)
8
%17.4 (187)
7
%18 (193)
6
%12.4 (133)
5
%8.7 (93)
4
%5.2 (56)
3
%3.2 (34)
2
%1.8 (19)
1
%1.7 (18)

Kitabın sıralamaları