"Ferrari"sini Satmış Rahib

·
Okunma
·
Beğeni
·
38609
Gösterim
Adı:
"Ferrari"sini Satmış Rahib
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789952812510
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bakı Kitab Klubu
Baskılar:
Ferrari'sini Satan Bilge
Ferrari
"Ferrari"sini Satmış Rahib
Bakı “Kitab Klubu” populyar Kanada yazarı və motivasiya üzrə mütəxəssisi Robin Şarmanın“Ferrari»sini satmış rahib” kitabını Azərbaycan dilində çap edib. Pritça şəklində yazılmış kitab mənəvi böhran keçirən varlı bir hüquqşünasın – Culian Mentlin necə özündə güc tapıb yeni həyata başlaması haqdadır. Qədim mədəniyyətlərə, fəlsəfəyə dalması onun həyatını dəyişir və o:
• sevinclə düşünməyi;
• öz təyinatına uyğun yaşamağı;
• ağlın gücünü dərk edib cəsarətlə hərəkət etməyi;
• ən böyük sərvət olan vaxtı qorumağı;
• başqa insanlarla qarşılıqlı münasibətləri dəyərləndirməyi;
• indiki zamanla yaşamağı öyrədən təsirli, müdrik və praktik bilikləri kəşf edir. Bu əsər yarıavtobioqrafikdir. Özü də hüquqşünas olan Şarma qədim Şərq fəlsəfəsi ilə maraqlanır. O, kitablarında uğur qazanmağın Qərb texnologiyalarını Şərq müdrikliyi ilə sintez edir.

Robin Şarmanın bu kitabı haqqında Paulo Koelyo belə deyib: «Bu cəlbedici kitab həm öyrədir, həm də heyran edir». Şarmanın kitabı özünə rəhbərlik etməyin məxsusi dərsliyi, gerçək uğur və xoşbəxtliyin səmərəli düsturudur. «Ferrari»sini satmış vəkilin etdiyi kimi, dayanmaq və hər şeyi yenidən başlamaq heç vaxt gec deyil.
230 syf.
·3 günde
Kimilerine göre hayatımız akıp gitmekte olan bir nehir, kimilerine göre de göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir zaman dilimi. Bana göre de bir ân'dan ibaret, ta ki ebediyete intikal edeceğimiz o son ân'a kadar. Geçmiş yaşanmış ya da yarım kalmış yaşanmışlıklarla harmanlanmış karmakarışık, gelecek ise çözülmeyi bekleyen bir bilmece. Yani sırlarla dolu bir muamma.

Eskiden okumuş olduğum bir eserde, yazarın paylaştığı bir alıntıdan çok etkilenmiştim. Her ne kadar alıntıyı paylaşan yazar ile düşünce bazında ortak bir yargıya varmış olsam da, istem dışı alıntı belleğime kazılmıştı bir kere. Alıntıya göre, " Hayatımızın yarısını ana babalar, yarısını da çocuklarımız mahvediyor. " demekteydi. Ne zaman bu cümle zihnime dolsa, uzun uzun tefekküre dalarım. Ve her defasında da vardığım ortak karar, hayatımızı bilfiil kendimizin mahvettiği hakikati. Kabul ediyorum ebeveynlerimiz de, evlatlarımız da hayatımız hususunda söz sahibi. Bu hak onlara fıtratımızdan dolayı verilmekte. Lâkin, bu süreç biz izin verdiğimiz müddetçe etkili değil mi? Eylemlerimize olumlu ya da olumsuz müdahale de bulunuluyorsa, bu müdahale edenlerin mi, yoksa karışmalarına müsaade ettiğimiz için bizim suçumuz değil mi?

Eser de Julian Mantle' de hayatını mahvedenlerden. Ama ne ebeveyn, ne de çocuk değildir, hayatını karartmasına en önemli etken. Tam tersi önlenemez hırs ve emelleri uğruna, bedeninin iflas etmesine sebep olur. Daha fazla para ve daha yüksek bir mertebeye sahip olmak! Beden yıpranınca ruh sağlam kalır mı? Bedene oranla o da zamanla yıpranacak. Nice insanlar tanırım ki, yaşları hayatlarının baharında cıvıl cıvıl, enerjik olmaları gerekirken, bu gencecik yaşlarında enerjileri tükenmiş, biçare gibi etrafta dolanmaktalar. Ya çok çalışıp bedeni yormaktalar ya da olur olmaz düşüncelerle zihnin çökmesine sebep olmaktalar.

Neyse ki Julian 53 yaşında öğrenir, hayatın anlam ve değerini. Hatta öğrenmekle kalmaz, biz okurlara da öğretmenlik yaparak öğretir. Aslında dile getirdikleri o kadar basit detaylar ki. Belki içimizde hepimiz biliyoruz bile! Ama ne yazık ki, iş uygulamaya gelince, sınıfta kaldığımız su götürmez bir hakikat olmakta. Yaşamın değerini ölüm gelip de kapımızı çaldığı an anlarız. Oysa ki Seneca'nın, " Ey hayat! Ölüme şükret. Seni o'nun yüzünden seviyorum. " diyebilmeli insan.

Eser de olay örgüsü akıcı. Lâkin bana göre, bir solukta okunup bitirilecek bir eser değil! Benim nezdimde her cümlenin üzerinde tefekküre daldığım ve yaşamımda uygulamaya ihtimam gösterdiğim bir kaynak oldu. Dile getirilen cümleler bilinen cümleler olsa da, esere bir şans verilmeli! Bakarsınız, yaşamınız olumlu anlamda değişebilir... Kim bilir...

" Hep başın arkaya dönük mü, ilerlersin sen? Ya da; gördüğün şey hep geride kalan mıdır? Ya da; daha doğrusu geçmişe mi, senin yolculuğun? "
Italo Calvino ( Görünmez Kentler/ 76)
230 syf.
·10 günde·8/10
Öncelikle belirtmek isterim ki; genel anlamda bu kitap, acımasızca yapılan eleştirileri kesinlikle hak etmiyor. Kitabın en beğenilen incelemesi ise kitabı dahi okumayan bir arkadaş tarafından yapılmış bir inceleme olması da zannediyorum ki sitenin çok büyük bir ayıbı. Biz kitapseverler olarak hangi ara bir emek karşısında bu kadar saygısız, kaygısız ve acımasız olduk.

Sitemkâr ve gergin bir başlangıç yaptığımın farkında olmakla beraber kitap hakkındaki düşüncelerime geçmek istiyorum. Kitap, bir kalp rahatsızlığı sonucu Ferrari’sini satan bir avukatın, Hindistan’a yaptığı ziyaretle hayatına kattığı disiplin ve kaliteyi biz okurlara yansıtmaya çalışıyor. Yansıtıyor da. Öyle ki kitabı okurken doğa ile alakalı öylesine güzel tasvirlerden sonra hafta sonu bir doğa gezintisi yapmamam imkansızdı.

Kitap yetişkin bir bireyin hayatını ne kadar kaliteli yaşadığını sorgulamaya itiyor. Bu noktada kalite kelimesi ancak zihin yönetimi, gerçek bir amaç edinme, sürekli değişim, disiplin, zamana saygı, başkalarına yardım etme ve anın değerini bilme parametrelerinin gerçekleştirilmesi ile bir bütüne ulaşıyor ve işte o zaman kaliteli bir yaşamın sırlarına vakıf olunabileceği okurun zihninde yer ediniyor. Kitapta o kadar güzel cümleler var ki sırf bu güzel, bol sorgulatmalı ve farkındalık tohumu serpen cümlelerin varlığı sebebiyeti ile Ferrari’sini Satan Bilge okunmaya değer bir kitap.

Hiçbir zaman ön yargılı olmamak gerek. Şu kitabı yapılan yorumlar yüzünden okumasaydım neler kaçırdığımın dahi farkında olamayacaktım. Bu anlamda yapılan incelemelerin daha detaylı daha doyurucu olması en büyük temennim. Kitabın en güzel alıntılarından biri ile incelemeyi sonlandırmak istiyorum; Mutluluk doğru kararlarla, doğru kararlar deneyimle ve deneyim yanlış kararlarla gelir.
230 syf.
·5 günde·7/10
*Kitap için beklentisini çok yüksekte tutan ya da çok fazla kişisel gelişim kitabı okuyan varsa, belki beklentisinin biraz altında kalabilir. Ama ben kendimden bir çok şey bulduğum, eksiklerimi fark ettiğim ve değiştirmem için ne yapmam gerektiğini öğrendiğim için severek okudum.

Konusuna gelince Julian Mantle, yoğun bir tempo ile çalışan, kariyer, şöhret ve zenginliğe sahip, ülkesinin tanınmış avukatlarından biridir.
Bir gün davaların birinde Julian kalp krizi geçirerek mahkeme salonunda yere yığılır. Ve tabiri caizse bu kalp krizi Julian için bir dönüm noktası olur. Hayatı için çok önemli bir karar alır...
Kitabın kalanında bu aldığı karar neticesinde 3 yıl boyunca ortadan kaybolur ve dönüşünde tüm yaptıklarını ve yaşadıklarını anlatır. Yani bir insanın anılarını dinliyor gibi hissedeceksiniz. Tek farkı öğretici anılar olması.
Devamını anlatırsam tüm kitabı özetlemiş olurum sanırım. O yüzden kalan kısmı size bırakıyorum  ^_^

İnsanın hayatında önceliklerinin ne olması gerektiğini şöhret ve kariyerde elde edebileceği her şeye sahip olmasına rağmen yaşadığı tatminsizliği çok güzel bir şekilde ifade eden ve bakış açınızın değişmesine yardımcı olan bir kitap.
İyi okumalar dilerim (:
230 syf.
·Beğendi·8/10
Merhabalar değerli inceleme okuyucuları..aynı anda okumakta olduğum ya şundadır ya bunda diyerek üç kitap arasından sivrilerek bitirmeye muktedir olabildiğim bu kitabın incelemesi ile huzurlarınızdayım. Ferrari farkı işte malum :) diğerlerine açık ara fark attı :)

Adındanda anlaşıldığı üzere kahramanımız Ferrarisini satıp yalınayak başı kabak bir yogi olarak hayatını 180 derece değiştiren Amerikalı bir avukat.. her Türk gibi siz de soruyorsunuz tabi ne olmuş da bu Ferrari satılmış diye ?? Yani kafasına DAŞ mı düşmüş, evine HACİZ mi gelmiş, Vegas ta RULET masasında mı kalmış ne olmuş yani??

Öğrenmek istiyorsanız o vakıt gelsiin Spoiler :))

Efenim uyarımızı da yaptıktan sonra gelelim mevzuya.. Robin Sharma kitabı 1997 de yazmış ve o dönemde yer yerinden oynamamış :) tabi ilk etapta. Sonrasında patladı gitti hesabı gelsin Ferrari ler :) bu konuda çok eleştiri almış hani 'oturduğun arpa sekisi çığırdığın İstanbul türküsü' misal söylediği ile yaşadığı birbirine uymayanların inandırıcılığının doğal olarak olmaması yüzünden. İşin Türkiye ayağında ise 2010 da hakları satın alan Türk yayınevi epey baskı yapmış vs vs.. 97 li dönemlerde hatırlıyorum çok meşhurdu bu kişisel gelişim kitapları tarzı kitaplar...benim de epey okumuşluğum vardır değişik yazarlardan.. hala niye okuyorsun peki daha akıllanmadın mı diyecekler olacaktır tabi :) ama aldık bişiler yine.. ne demişler 'ettekraru Ahsen velevkane yüzseksen' :)
yani çoğu yazarın başka kelimelerle anlatmaya çalıştığını Sharma efendi bir yoginin ağzıyla anlatıyor hem de Himalayalar ın kuş uçmaz kervan geçmez Sivana sında Nirvana ya 6 ayda ererek..
Garip olan şu ki benim de iki puan kısmama sebep bu Nirvanayı bi gecede anlatıyor eskiden en iyi arkadaşı olan meslektaşına..

Hızır gibi mübarek :))

Bol bol alıntı yaptım kritik ve can alıcı noktaları..ister bir yogi ister bir islam alimi ister bir peygamber anlatsın ki anlatılanlar hakkaten gerçek anlamda insanın dünyasını düzenleyen önemli şeyler.. Dünyaya geldik bir kere kederi bırak hergün bu şarkıyı söyle hesabı hayatı yaratılış kodlarına göre yaşamak yani oyunu kurallarına göre oynamak en akıllıca olanı aslında.. Kitapta bol bol dediği şey UYANIŞ bu..yani hayatta olduğunun VE NEDEN hayatta olduğunun FARKINA varış ve buna uygun yaşayış.. her insan için bu uyanış tabiri caizse bir dürtme ile oluyor malum.. kahramanımız için de bu uyanışın başlangıcı mesleğinin zirvesinde paraya para demezken mahkeme salonunun orta yerinde kalp krizi geçirmek oluyor.. tabii ki verilen ikinci bir hayat şansında onca kaçırılan hayat akışı içinde Ferrari de neymiş :)

Buraya kadar okuyup da kitabı merak edenler için tavsiye edebilirim. Lâkin alışkanlıklarına dönmenin tüm kolaylığı ile "ula rakı içenler öldü de su içen ölmedi mi " diyen Türk kardeşlerime tabiki diycek heeeç bişey olmaz :)
bu derdin devası yok yani :))

Bir incelemenin de sonuna geldik kalanlara selam olsun :)
Her zamanki gibi sevgiyle aşkla kalın canlar..
230 syf.
Robin Sharma' nın okuduğum ilk kitabı. Henüz bitmedi ve bitsin de istemiyorum açıkçası :) Birçok kişisel gelişim kitabı gibi "asıl" olanın sizin düşünceleriniz olduğunu , sınırlarınızı çizen ve sizi siz yapan şeyin "düşünce süzgeci"nizden geçenlerin belirlediğini; başarılı ve hayatta herşeye sahip olan bir avukat üzerinden anlatan bir kitap.Bunlara ek olarak hergün için yapmanız gereken bir hedef veriyor gibi.Bu sebepten ötürü bitsin istemiyorum sanırım:) Bol bol mana çıkarmalı okumalar diliyorum.
230 syf.
·3 günde·9/10
Zamanının çoğunu çalışmaya veren avukat Julian, günde neredeyse 18 saat ofisinden çıkmıyordu. Birgün yine bir mahkemede duruşma saatini beklerken aniden kalp krizi geçirir . Hastaneye kaldırılır. Birkaç gün hastanede kaldıktan sonra zor bir karar verip işten ayrılır . Buna en çok üzülen kardeşi gibi sevdiği, öğrencisi John olur .
Hindistan 'a yerleşen Julian hırpalanmış hayatını boşa harcadığını farkeder . Orada bilgilerle tanışır . Tanıştığı bilgelerden biri de Yogi Raman 'dır. Ondan çok şey öğrenecektir.
Geçmişte yaşadığı hayatının aynısını ögrencisi John 'de gören Julian : Yogi Raman'dan öğrendiği 7 Erdemi ona da anlatıp onun da hayatını güzel bir şekilde yaşamasına yardımcı olur .
230 syf.
·17 günde·Puan vermedi
Böyle kitap mı olur? Resmen bitirmek için mücadele ettim. Çok sıkıcıydı.. İşin garip tarafı içindeki öğreti ve tavsiyeler uygulama da olmayacak ya da zaten uygulamak zorunda oldugumuz ve uyguladigimiz şeyler. Her yönüyle bana saçma geldi. Belki de saçma olan benimdir, bilemem. Açıkçası çok şey vermeye çalışıp hiç bir şey vermeyen bir kitap. Daha iyi kitaplara zaman ayrılabilir.
230 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Oxumaginizi kəsinliklə tovsiyə edəcəyim kitab.
Culian yalnız gələcəyi üçün çalışan vəkildir.İsi pulu masini evi her zənginliyi var amma xosbəxt deyil.Bir gün urək tutması ilə xəstəxanaya yerləsdirilir.Uzun müddətdən sonra dostu Conu gorməye gelir.Culian gəncləsib və Cox dəyisilmisdir.Onun Conla utopik yeri və Yoq roman haqdaki danisigi cox mukəmməldir.Bu qaydaları həyatiniza tətbiq etməklə əminəm ki sizdə culian kimi xosbəxtliyə açar tapa bilərsiz.
Təşəkkürlər🧡
230 syf.
·7/10
Robin Sharma'nın okuyanları bilge yapmak suretiyle, elde ettiği kazançla kendi Ferrarisi'ni almak için çıktığı yolculuğu anlatıyor.

Tam olarak bu, evet.
230 syf.
·Puan vermedi
Hayatın bize nasıl yaşanacağını ve sonunda pişman olmayacağımız bir yaşamı asıl elde edeceğimizi anlatan ve altın öğüt ler barındıran bir kitap ve okunması gerekenler arasinda
200 syf.
·8/10
Üniversitedeyken sahafta görüp merak ederek aldığım kitabı o zamanlar yarım bırakmıştım. Bu ayki okuma listemi oluştururken daha fazla bekletmek istemediğimden onu da dahil ettim. Ancak Sofie'nin Dünyası'yla aynı anda gitmediğini belirtmeliyim çünkü ikisi de kendi dallarında son derece yoğun kitaplar bu yüzden hem bitirmem uzun sürdü hem de beni çok yordu. Kitabı beğenmeyen çok kişi olduğunu gördüm ama bu benim kendi düşüncelerimi pek etkilemedi. Ben kendi adıma, çok basit uygulanabilen ama etkili olacağına inandığım öğütler edindim. Aynı zamanda öğrencilerim için de kullanabileceğim yöntemlerin veya ufak hikayelerin olduğu bir başucu kitabı olduğunu düşünüyorum, sindire sindire okunması gereken hoş bir kitaptı.
230 syf.
·6 günde
Ne zaman ne yaparken ne düşünürken karşıma çıktı da okunacaklar listesine aldığımı hatırlamadığım kitap. Adından çok kapağındaki yogi resmiyle “bir inceleyeyim bakalım” dediğim, sonra uzunca bir süre yine aklıma gelmeyen , bu yıl (2019) kitap fuarında karşıma çıkınca “ay bu kitabı da alacaktım aslında, dur alayım” diyerek aldığım, okunacaklar listemi bozan Robin Sharma’nın eseri…

Kişisel gelişim kitaplarına genel anlamda çok ön yargılıyım… Birilerinin ben böyle yaptım sen de yap,
İşin doğrusu şudur öyle değilsen yanlışsın tarzındaki kitapları ya da belli bir amaca yönelik olanları sevmiyorum. Örneğin nasıl satış yapılır, insan bedeni okuma, ikna yolları, kendine aşık et, hayran bırak vb. (Keşke daha bilimsel anlatabilsem)

İnsanların kişisel gelişimlerinin, yaşadıklarıyla, tecrübeleriyle oluştuğuna inanırım. Herkesin kişisel gelişimi kendinedir. Ancak kişisel farkındalık kitaplarına inanırım. Kendinize ayna tutmanızı sağlarlar.
Herhangi bir durumda nasıl davranmanız gerektiği yaşadığınız toplumun yaşayış şekline göre değişir.
Gereklilik zorunluluğu doğurur. Zorunda olmak gelişim değil, bir nevi köleliktir bence… Kişisel farkındalık bambaşka bir konu… Bu nedenle ben yorumumda kişisel farkındalık kitabı olarak bahsedeceğim.

Kişisel farkındalık kitaplarına yeniden şans verişim, Ruhun Anatomisi (Caroline Myss) kitabından sonra başladı. Belki de o süreçte tanışmış olabilirim Robin Sharma ile..

Ferrarisini Satan Bilge kitabı edebi anlamda etkileyici değildi. Aslına bakarsanız böyle bir amacı da yok. Kurgu ve işleyiş şekli de yer yer fazla basit bulduğum ve konuya girmek için uydurulduğu oldukça belli olan bir anlatıma sahip. Bir de bazı uygulama kısımları var ki açıkçası oraları es geçtim. Bu bölümlerde sıkıcı olabiliyor. Fakat bütün bunlara takılmadan okumaya devam ederseniz ki bence edeceksiniz, kitabın tamamı altı çizilip farklı bir bakış açısı geliştirebileceğiniz türden. Zaten hint felsefesi başlı başına ilgilimi çeken bir konu.. Okuduğum en harika kitap diyemem ancak basit bir anlatımı olduğu için bu tarz okumak isteyen okurlara başlangıç seviyesi olarak önerebilirim.

Kişisel farkındalığıma renk katan bir kitap okudum neticede. Süzgeçimden geçirip elimde kalanlara bakınca hayal kurabilme ve umut edebilme becerimi yeniden uyandırdı diyebilirim. Bu bile başlı başına yeterli bir neden kendisine geçer not verebilmem için.

Bir sahnede olduğumuzu ve kitabı takdim etmem gerektiğini söyleseler: “Sizi son dönemlerde çok satanlar listesinde yer alan çoğu kişisel gelişim kitabının babasıyla tanıştırayım” diyerek anons ederdim.
Gerçek dünya diye bir şey yok. Hiçbir şey mutlak değil. En büyük düşmanının yüzü en iyi arkadaşının yüzü olabilir.
Amaçlarına ve hedefine giden yolda ilerlerken eğlenmeyi ihmal etme. Hiçbir zaman geçmişte yaşadıklarından pişmanlık duyma.
- Yaşamda komik olan ne, biliyor musun?
- Söyle.
- Çoğu kimse gerçekten neyi istediğini ve bunu nasıl elde edeceğini anladığında artık çok geç olmuştur. "Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse" deyişi o kadar doğru ki.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
"Ferrari"sini Satmış Rahib
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
288
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789952812510
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bakı Kitab Klubu
Baskılar:
Ferrari'sini Satan Bilge
Ferrari
"Ferrari"sini Satmış Rahib
Bakı “Kitab Klubu” populyar Kanada yazarı və motivasiya üzrə mütəxəssisi Robin Şarmanın“Ferrari»sini satmış rahib” kitabını Azərbaycan dilində çap edib. Pritça şəklində yazılmış kitab mənəvi böhran keçirən varlı bir hüquqşünasın – Culian Mentlin necə özündə güc tapıb yeni həyata başlaması haqdadır. Qədim mədəniyyətlərə, fəlsəfəyə dalması onun həyatını dəyişir və o:
• sevinclə düşünməyi;
• öz təyinatına uyğun yaşamağı;
• ağlın gücünü dərk edib cəsarətlə hərəkət etməyi;
• ən böyük sərvət olan vaxtı qorumağı;
• başqa insanlarla qarşılıqlı münasibətləri dəyərləndirməyi;
• indiki zamanla yaşamağı öyrədən təsirli, müdrik və praktik bilikləri kəşf edir. Bu əsər yarıavtobioqrafikdir. Özü də hüquqşünas olan Şarma qədim Şərq fəlsəfəsi ilə maraqlanır. O, kitablarında uğur qazanmağın Qərb texnologiyalarını Şərq müdrikliyi ilə sintez edir.

Robin Şarmanın bu kitabı haqqında Paulo Koelyo belə deyib: «Bu cəlbedici kitab həm öyrədir, həm də heyran edir». Şarmanın kitabı özünə rəhbərlik etməyin məxsusi dərsliyi, gerçək uğur və xoşbəxtliyin səmərəli düsturudur. «Ferrari»sini satmış vəkilin etdiyi kimi, dayanmaq və hər şeyi yenidən başlamaq heç vaxt gec deyil.

Kitabı okuyanlar 8.080 okur

  • Fulya Kurt
  • Burhan
  • Leman.hesenova
  • Gül
  • Rodi çtnr
  • Feraşe
  • Lies se
  • Resul Yılmaz
  • Javidan Babayev
  • Cavidan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.1 (2)
7
%0.1 (2)
6
%0.1 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları