Fichte-Alman İdealizmi 1

8,0/10  (1 Oy) · 
2 okunma  · 
1 beğeni  · 
418 gösterim
Johann Gottlieb Fichte, Kant sonrası Alman felsefesinin en önemli filozoflarından biridir. Kant'ın Eleştirel Felsefesi'ni bütünlüklü ve sistematik bir idealist metafiziğe dönüştürme yönündeki çabasıyla tanınır. Alman İdealizminin başlatıcı olarak Schelling ve Hegel üzerindeki etkisi görünür olmakla beraber, Marx'tan Sartre'a kadar birçok filozof, düşünür ve siyaset adamını kendi yörüngesine çekmeyi başarmıştır.

Hegel ve Marx'ın diyalektik yöntemi, modern felsefeye diyalektik düşünme yöntemini getiren Fichte'nin onlara mirasıdır. "Kişi, eylemlerinin bir toplamıdır" sözü, Sartre'dan önce ilk defa Fichte'nin kullandığı bir sözdür. "Öteki, beni özgürlüğe ve sorumluluğa davet eder" sözlerindeki etik düşünce, 20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Levinas'ı yaklaşık olarak iki yüzyıl öncesiyle buluşturur.

Ülkemizde Alman İdealizmi'nin hakkıyla bilinmemesi Locke, Hume, ve Kant'tan doğrudan XX. yüzyıl düşünürlerine ve düşüncelerine geçilmesi, felsefe tarihini gerçek anlamda bilmenin önüne büyük engeller çıkartmaktadır. Bu sebeple, Alman İdealizmi üçlemesinin ilk kitabı olarak düşünülen Fichte, işte böyle önemli bir açığı kapatma amacını taşımaktadır. Filozofun en önemli eserlerinden yapılan çeviriler kadar, filozofun düşünceleri üzerine yapılmış yorumları da içermekte ve bu hâliyle, "şu anda dilimizde filozof hakkındaki ilk ve tek kapsamlı kaynak olma özelliğine sahiptir".
  • Baskı Tarihi:
    2006
  • Sayfa Sayısı:
    548
  • ISBN:
    9789758717163
  • Yayınevi:
    Doğu Batı Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kendi döneminin en iyi filozoflarından birisi olan Fichte felsefesini inceleyen pek kitap bulunmuyor ne yazık ki. Alman idealizminin temsilcisi olması sebebiyle oldukça önemli olan Fichte, Alman Ulusuna Söylevler eserinden sonra dikkatleri üzerine çekmiş, tepkiler almış, zamanla Fichte felsefesi siyasal düzene yenik düşmüştür.

Kitaptan 6 Alıntı

‘’İnsanın içinde yaşadığı kilden kulübeyi silkeleyip yıkın! Varoluşunun doğası gereği insan, kendi dışındaki her şeyden bağımsızdır. Kilden kulübesinin içinde bile, kendinde böyle bir varoluş hissine sahiptir –zaman, mekan ve kendisine ait olmayan her şeyin ortadan kaybolduğu, tininin kendisini güçlü bir biçimde bedeninden koparıp aldığı tüm bu sevinç dolu anlarda, artık özgür bir biçimde, tinin yalnızca bir beden yoluyla başarabileceği tüm bu amaçların peşine düşmek için bir bedene geri döner. Onu meydana getiren son toprak parçasını da bölseniz, o hala varolacaktır. Varolacaktır, çünkü varolmayı isteyecektir. Kendi sayesinde, kendi gücüyle o, sonsuzdur.’’

Fichte-Alman İdealizmi 1, Eyüp Ali KılıçaslanFichte-Alman İdealizmi 1, Eyüp Ali Kılıçaslan

‘’Ulaşmaya çalıştığı amaçlarının renkleri ve dışsal formları yok olabilir ama amacı aynı kalır: Varoluşunun her anında, kendisinin dışındaki yeni bir şeyi kendi çemberinin içine zorla taşır ve bu işi yapmayı; çember içinde her şey tüketilene, maddi olan tüm şey etkinliğinin damgasını taşıyana ve tinsel olan şeyler, onunkiyle tek bir tini oluşturana kadar sürdürecektir. İşte bu insandır. Bu, kendisine ‘’ben bir insanım’’ diyebilen herkes için böyledir.’’

Fichte-Alman İdealizmi 1, Eyüp Ali KılıçaslanFichte-Alman İdealizmi 1, Eyüp Ali Kılıçaslan

‘’Tinsel dünyanın eksiksiz sistemi, onun içinde bulunu ve insan, anlaşılabilir biçimde kendisini bu dünya için koyduğu yasanın bu dünyada geçerli olmasını bekler. Ben, düzen ve uyumun, ondan ne düzenin ne de uyumun olduğu sonsuzluğa doğru dışa yayılacağının kesin garantisini kendinde içerir; öyle bir garanti ki, evrenin kültürel gelişimi, aynı zamanda insanın kültürel gelişimi ile birlikte meydana gelir.’’

Fichte-Alman İdealizmi 1, Eyüp Ali KılıçaslanFichte-Alman İdealizmi 1, Eyüp Ali Kılıçaslan

‘’Formu olmayan, ölü maddeye ilk kez düzen ve uyum getiren Ben’dir. Düzenlilik, yalnızca insandan kaynaklanır, onu sarar ve onun görebildiği yere kadar alabildiğine uzanır.’’

Fichte-Alman İdealizmi 1, Eyüp Ali KılıçaslanFichte-Alman İdealizmi 1, Eyüp Ali Kılıçaslan

‘’Ben bir Ben’im ve benim için, bir Ben olan herkes aynıdır. Peki, insan imgesinde içerilen ihtişam karşısında titrememeli miyim?’’

Fichte-Alman İdealizmi 1, Eyüp Ali KılıçaslanFichte-Alman İdealizmi 1, Eyüp Ali Kılıçaslan