Fikirler ve Düşünceler 1 / Sosyal Bilimlerle Çağı Yorumlamak

·
Okunma
·
Beğeni
·
21
Gösterim
Adı:
Fikirler ve Düşünceler 1 / Sosyal Bilimlerle Çağı Yorumlamak
Yazar:
Baskı tarihi:
28 Haziran 2018
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055222659
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mahya Yayınları
Gelecekte eğitimin nasıl olması gerektiği tartışmalarında yapay zekânın gelişimine bağlı olarak giderek daha az emek tasarruf edilen ve daha fazla teknolojinin üretim sürecinde yer alacağı çalışma ortamlarının oluşacağına vurgu yapılmaktadır. Gelecekte her ne kadar öğrencilerin mekanik niteliklerini ileri düzeyde geliştirsek bile, yapay zekâya dayalı makineler üretim sürecinde insandan daha çok katkı sağlayacaklardır. Modernitenin dünyanın bütün farklılıklarını yok ettiği ve giderek dünyanın her tarafında insanların aynı menülerden beslendiği, aynı kıyafetleri giydiği, aynı müzikleri dinlediği hasılı kültürel çeşitliliklerin yok edildiği bir ortamda kendimizi, kim olduğumuzu ve kendimize has özelliklerimizi bilmek giderek daha fazla önem arz etmektedir. Bu anlamda bizim yetiştirmemiz gereken öğrencilerin kendi değerlerini bilen ve ait olduğu medeniyet havzasının özelliklerine vâkıf bir bilinç düzeyine kavuşması da en çok arzu edilen, olmazsa olmaz bir şarttır. Gelişmekte olan bir ülkenin gençlerinin Batı bilim ve kültürü karşısında hiçbir komplekse kapılmadan, dünyayı tanıyan ve kendi kültür ve medeniyetini bilerek özgüveni yüksek bir şekilde yetiştirilmesi bu ülkenin geleceği için büyük önem arz etmektedir. Bugünün dünyası, kapitalist emperyalizmin küreselleşerek, askerîleşerek, bütün toplumları işgal ettiği bir dünyadır...
Elbette üniversitenin çok farklı bölümlerinde öğretim gören öğrencilerimiz evrensel ve genel geçer bilginin kendilerine sunduğu imkan çerçevesinde geleceğe hazırlanmalıdırlar. Ancak öte yandan Hz. Mevlana’nın metaforundan mülhem, sabit olan ayaklarının da sağlam basacağı bir zeminin inşa edilmesi gerekiyor. Bu çerçevede öğrencilerimizin ait olduğu ülkenin/coğrafyanın kültürünü, değerlerini, tarihini, ortaya koyduğu medeniyeti derin bir kavrayışla bilmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle SASGEM Konferanslarına bilgi felsefesinden edebiyata, medeniyet araştırmalarından psikoloji ve sosyolojiye kadar oldukça geniş bir konu yelpazesinde seçkin akademisyenler ve yazarlar davet edilmiştir.
Kitap İnceleme Yazısı

Kitap Adı : Sosyal Bilimlerle Çağı Yorumlamak
Alt Başlık : Fikirler Düşünceler
Yazarı : Farklı Konferans metinleri
Yayıncı : Mahya Yayıncılık
1. Cilt : 1. Baskı/ Haziran 2018/ 304 sayfa / Barkodu:9786055222659
2.Cilt : 1. Baskı/ Haziran 2018 / 413 Sayfa/ Barkodu:9786055222673

"körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz" diye meşhur bir deyimimiz vardır. Ben ise bu kitaplarda, beklentimden fazla, yani iki gözden fazlasını buldum. Felsefe var, mantık var, sosyoloji var, çözüm var, inanç ve insanlık var. Sosyal sorunlar el kitabı gibi.
Toplumsal bir yapı için sosyal regülatör işlevi olan anlatımlarla karşılaştım.
Medeniyet arayışı, mevcut medeniyetlerin tarihsel süreci, kültürler ve medeniyet ilişkisi.
Sadece emeği ve üretim araçlarını, üretim sürecini merkeze alan bir anlayış/öngörüden kalıcı bir medeniyet çıkabilir mi? Sadece maddi taleple medeniyet hamuru yoğrulabilir mi?
Bir insanın milliyetini önemseyen, diğerlerini öteleyen anlayış; insanlığa barış/mutluluk/huzur sunabilir mi?
Bir inanca bağlı olanların dışında kalanların beklenti ve varlıklarını kabullenmeyen bir ideolojiden
Bir medeniyet doğabilir mi?
Sadece üretebilenleri ve daha çok üretimi tek gündem maddesi yapan mantıkla, kalıcı medeniyet temelleri atılabilir mi?
Mezhep, aşiret, tarikat, cemaat, meşrep, fırka, hizip, doktrin gibi homojen tekdüze bir öğretiyle, toplumun tamamı kucaklanabilir mi? Böyle bir tercih, dayatma, bireysel iradeye zorlanabilir mi?
Bu tür talep ve tercihler ancak üst bir medeniyet kuramı altında adres bulup, etkin olabilirler.
Ahlakı, erdemi, dayanışma ve yardımlaşmayı, sosyal ilişkileri gündeme almayan bir doktrinden ortak bir medeniyet çıkabilir mi?
Farklı düşünce, inanç ve aidiyetler, gelenekler, töreler, ancak kültürel faktör olarak, medeniyet şemsiyesi altında ve güvencesinde yaşayabilirler. Genel dayatma ve alternatif oluşturma girişimi,
toplumsal kansere yol açmaktadır.
Tüm çabamız/sorgumuz şudur: bizi bize yabancılaştıran, sosyokültürel çözülmeyi nasıl bertaraf edeceğiz?

Bu kitaplarda hangi konular yok ki;
-Alman düşünür Goethe’nin, sanat ve insanlık anlayışı
-Sağlıklı beslenmenin gereği ve yöntemi
-Birlikte yaşama kültürü
-Edebiyat sanatı ve örnekleri
-Kardeşlik seferberliği
-Ekonomik kalkınma analizi
-Medya politikası
-Kimlik siyaseti
-15 Temmuz darbe girişiminin sosyolojik yorumu
-Sosyal bilimlerde değer problemi
-Adalet, ahlak, tarih, yönetim bilinciyle ilgili anlatımlar
-İnsanın niteliği, bilgi ve zihinsel altyapısı
-Medeniyet anlayışı, tesisi ve geleceği
-Kitle psikolojisi, Bilim ve din etkileşimi
-Manevi açıdan toplumların ihtiyacı
genel başlıkları ile özetleyebiliriz.
SASGEM (Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi)’nin organizatörlüğü ile
Düzenlenen konferanslar, iki cilt kitapta toplanmış. Yakın bir zamanda üçüncü cildin çıkacağını öğrendim.
Kitaplar, 45 konuşmacının konferans sunumlarını içeriyor.
Topyekûn tamirata, tadilata ve yenilenmeye ihtiyacımız var.
Bu kitaptaki anlatımlar, bu toplumsal hamlenin aydınlatma fişeği niteliğinde.
Daha büyük bir ateşi tutuşturabilecek bir çıra gibi adeta.
Okuduğumda, içimdeki umutlar daha da yeşerdi. Toplum ve düşünce serisinden yazdığım
“yaşam Merdiveni” ve “yaşam Donanımları” adlı kitaplarımda; “ Ulusal ve Uluslararası Sosyal Bilimler Şurası” organize edilmesini önermiş ve detaylarını anlatmıştım.
Gerekçesini ve kısa özetini:
http://www.edebiyatevi.com/...-surasi-onerisi.html
web site adresinden okuyabilirsiniz.
Her üniversitemizin bünyesinde; “sosyal bilimler şurası” oluşturulabilir.
Önceden belirlenen ve konuların dağıtıldığı gündemle, periyodik olarak toplanır.
Örneğin; ahlak ve maneviyat öğretimiz, üretim ekonomisi ve doğal kaynakların verimli değerlendirilmesi, işsizlik sorunu, toplumsal ilişkilerde yöntem, sivil toplum gönüllü çalışmaları,
Eğitim ve kültür problemleri, kitap okumanın yaygınlaştırılması, rekabetsiz, birlikte yaşam medeniyeti, doğayı koruma ve çevre temizliği, sosyal adalet, tasarruf ve verimlilik, arge-ürge-planlama…
Benzeri konularda sunumla çareler üretilebilir.
Daha sonra tüm üniversitelerin katılımıyla “ulusal sosyal bilimler şurası” oluşturulabilir.
İki yılda bir ise, yurt dışından da akademisyenlerin katılımıyla “uluslararası sosyal bilimler şurası”
toplanabilir. Tüm konuşma metinleri ve ortak kararlar, Türkçe ve mümkün olduğu kadar farklı dünya dillerine çevrilerek, kitaplaştırılabilir ve web sitesinde yayınlanabilir.
Ulusal ve uluslararası kaynaklardan ve fonlardan bağış alabilmek için de “Uluslararası Toplum, düşünce ve Birlikte Yaşam Vakfı” kurulabilir.
Toplam 717 sayfalık kitapları okuyunca zihnimde neler canlanmadı ki.
Birlikte yaşam medeniyetinin sosyal şifreleri ve yapı taşları sunuluyor önümüze adeta.
Körlerin, bölgesel dokunuşlarla fili tanımlamaları gibi, kısıtlı ve kısır bir donanımla medeniyet arayışına giremezdik. Etki- tepki ikilemi ile ortaya çıkan algılarla ve sonucundaki çekişmelerle bütünlüğü kavramamız mümkün mü?
Bir kültür veya medeniyet; varlığını ve gerekçesini, sadece başka bir olumsuzluğa yaslaması tutarsızlık ve çelişki doğurur. Çünkü olumsuzluklar ortadan kalktığında tüm söylem, öngörü ve heyecanlar boşa düşmektedir. Bu nedenle Sosyal Bilimlerle Çağı yorumlamak ve anlamak zorunlu hale gelmiştir.
Daha sonra yapılacak olan Konferans ve şura çalışmalarına katkı sağlayabilecek, görüş ve öneri çeşitliliği açısından, ilk etapta aklıma gelen isimleri de listelemek isterim :
Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu, Prof. Dr. Veysel Bozkurt, Sosyolog Nurdoğan Arkış, Prof. Dr. Afşar Timuçin,
Prof. Dr. A. Kadir Özer, Prof. Dr. Ahmet Akbulut, Prof. Dr. Cengiz Yalçın, Doç. Dr. Zülfikâr Özkan
Gazeteci-Yazar Taha Akyol, Prof. Dr. Zeki Özcan, Prof. Dr. Kadir Albayrak Prof. Dr. Kerim Edinsel
Prof.Dr. Ioanna Kuçuradi, Nil Gün, Evrim Çalkavur Durmuş

İdeal, kalıcı bir toplum olma, birlikte yaşama ve sürdürülebilir kurullar koyma, sadece üst yönetimlerden beklentiyle gerçekleşecek kavramlar değildir.
Bireysel bilinç, tercih ve eylemlerin bütünü ile toplum oluşur. Medeniyetlerin şekli/düzeni/verimi;
alt kültür öğeleriyle belirlenir.
Bu kitaplar ve devam eden serisi, bu amaca ulaşmak için çok önemli bir başlangıçtır.
İyi okumalar dilerim.
05.10.2018
Ali Rıza Malkoç
#armozdeyis
http://www.arm.web.tr
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fikirler ve Düşünceler 1 / Sosyal Bilimlerle Çağı Yorumlamak
Yazar:
Baskı tarihi:
28 Haziran 2018
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055222659
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mahya Yayınları
Gelecekte eğitimin nasıl olması gerektiği tartışmalarında yapay zekânın gelişimine bağlı olarak giderek daha az emek tasarruf edilen ve daha fazla teknolojinin üretim sürecinde yer alacağı çalışma ortamlarının oluşacağına vurgu yapılmaktadır. Gelecekte her ne kadar öğrencilerin mekanik niteliklerini ileri düzeyde geliştirsek bile, yapay zekâya dayalı makineler üretim sürecinde insandan daha çok katkı sağlayacaklardır. Modernitenin dünyanın bütün farklılıklarını yok ettiği ve giderek dünyanın her tarafında insanların aynı menülerden beslendiği, aynı kıyafetleri giydiği, aynı müzikleri dinlediği hasılı kültürel çeşitliliklerin yok edildiği bir ortamda kendimizi, kim olduğumuzu ve kendimize has özelliklerimizi bilmek giderek daha fazla önem arz etmektedir. Bu anlamda bizim yetiştirmemiz gereken öğrencilerin kendi değerlerini bilen ve ait olduğu medeniyet havzasının özelliklerine vâkıf bir bilinç düzeyine kavuşması da en çok arzu edilen, olmazsa olmaz bir şarttır. Gelişmekte olan bir ülkenin gençlerinin Batı bilim ve kültürü karşısında hiçbir komplekse kapılmadan, dünyayı tanıyan ve kendi kültür ve medeniyetini bilerek özgüveni yüksek bir şekilde yetiştirilmesi bu ülkenin geleceği için büyük önem arz etmektedir. Bugünün dünyası, kapitalist emperyalizmin küreselleşerek, askerîleşerek, bütün toplumları işgal ettiği bir dünyadır...
Elbette üniversitenin çok farklı bölümlerinde öğretim gören öğrencilerimiz evrensel ve genel geçer bilginin kendilerine sunduğu imkan çerçevesinde geleceğe hazırlanmalıdırlar. Ancak öte yandan Hz. Mevlana’nın metaforundan mülhem, sabit olan ayaklarının da sağlam basacağı bir zeminin inşa edilmesi gerekiyor. Bu çerçevede öğrencilerimizin ait olduğu ülkenin/coğrafyanın kültürünü, değerlerini, tarihini, ortaya koyduğu medeniyeti derin bir kavrayışla bilmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle SASGEM Konferanslarına bilgi felsefesinden edebiyata, medeniyet araştırmalarından psikoloji ve sosyolojiye kadar oldukça geniş bir konu yelpazesinde seçkin akademisyenler ve yazarlar davet edilmiştir.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Ali Rıza MALKOÇ

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0