Film Kulübü (Okul Yok. İş Yok. Sorumluluk Yok. Sadece Haftada Üç Film İzlenecek.)David Gilmour

·
Okunma
·
Beğeni
·
708
Gösterim
Adı:
Film Kulübü
Alt başlık:
Okul Yok. İş Yok. Sorumluluk Yok. Sadece Haftada Üç Film İzlenecek.
Baskı tarihi:
Temmuz 2010
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058898158
Kitabın türü:
Çeviri:
Dost Körpe
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Domingo Yayınevi
"Okul Yok. İş Yok. Sorumluluk Yok. Sadece Haftada Üç Film İzlenecek."

Oğlunun okulu bırakmasına izin veren -birlikte haftada üç film seyretmek şartıyla- bir babanın gerçek hikayesi.

'New York Times Book Review' Editörün Seçimi
Chicago Tribune Yılın En İyi Anı-Romanları seçkisinde
Cilasız, samimi, içe işleyen bir baba oğul portresi.Gönülçelen." -Newsweek-

"Bu kitap anlamlı, derin, değerli... samimiyeti ile büyülüyor." -Globe and Mail-

"Gilmour cesur bir yazar ve cesur bir baba."
-National Post-

Sıra dışı bir anlaşmaydı: Jesse okulu bırakabilirdi, bütün gün uyuyabilirdi, çalışmasına ya da kira ödemesine gerek yoktu... ama karşılığında haftada üç film seyretmesi gerekiyordu... babasının seçtiği üç filmi.

Baba oğul haftalarca yan yana oturup Çılgın Romantik'ten Rıhtımlar Üstünde'ye, Temel İçgüdü'den Tatlı Hayat'a, gelmiş geçmiş en iyi (ve bazen de en kötü) filmleri izlerler. Filmler sayesinde hayattan konuşurlar... kızlardan, müzikten, kalp acısından, işten, uyuşturuculardan ve dostluktan bahsederler. Oğul giderek kaotik bir ergenden özgüvenli genç bir yetişkine dönüşür, ama Film Kulübü biraz mutlu biraz buruk, kaçınılmaz bir sona yaklaşırken, Jesse babasını bile şaşırtan bir seçim yapar...

Film Kulübü insanı derinden etkileyen bir kitap. Samimi, dobra ve dokunaklı; bir adamın sevgili oğluna yetişkinliğe geçişin çetrefilli yollarında kılavuzluk etme çabasının gerçek öyküsü.
(Tanıtım Bülteninden)
Gerçek bir baba-oğul ilişkisini anlatan samimi ve film dolu sıkılmadan okunabilecek bir kitap, özellikle de filmlerle içli dışlı iseniz! Kitapta bahsedilen filmlerden izlemediklerimi not almalıyım derken kitap sonunda tam bir liste ile karlılaştım ve şöyle düşünüdüm açıkcası: kitaptaki eleştirileri ve Püf noktalarını da dikkate alarak izlemeliyim hepsini! Kaynak kitap gibi, elbette eleştirileri film sonrasında tartışmak için en az bir kişiye de okutmak Lazım kitaptan filmle ilgili bölümü! Sevdim ben!
Yoldan çıktı çıkacak bir evlat ve bu durumdan oldukça kaygılanan bir baba hikayeleri piyasada her yerde. Çıkıp sokağımızı biraz turlasak bile karşımıza çıkan sorunlardan. Bu yüzdendir bu konu üzerinde şekillenen eserler, bırakın unutulmayı en başta görülmüyor bile. Fakat, daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi; konu ne kadar klişe olursa olsun, önemli olan ele alınma şeklidir.

Gilmour'un, yoldan çıktığını sezdiği oğluna tam zamanında ve olabilecek en yaratıcı şekilde ettiği müdahaleyi konu alan eserin bir diğer özelliği de tamamen gerçek olması. Hatta, teşekkür kısmında görüyoruz ki Jesse babasına gözü kapalı güvenip yazdıklarını okumadan piyasaya sürmesine izin bile veriyor. Fakat, baba-oğul arasında geçen dertleşmeler sonucu sırları ortaya serilen ve kitapta isimleriyle söz edilen diğer karakterler açısından eserin etkisi ne olmuştur merak etmiyor değilim.

Kurulan hikaye, sinemanın yalnızca alanı olan kişilere değil, tüm insanlığa dert niteliğinde olduğunu göstermekte gayet başarılı. Dilin oldukça sade ve anlatımın da bir o kadar süsten uzak olması akıcı bir okuma sunuyor. Fakat, burada şuna değinmeden edemeyeceğim; sürükleyiciliğin eksikliği sade dil ve anlatıma rağmen fazlasıyla hissediliyor. Halbuki, drama unsurlarının tavan yaptığı bölümler olsa da duygu yoğunluğu çoğu yerde sağlanamamış. Film detayları, diyaloglara sıkıştırılan ince bilgiler ve baba-oğul arasındaki samimi iletişim gayet yerinde, fakat bahsettiğim unsur maalesef ki eseri bir nebze de olsa hedeflediğinden daha basite indirgiyor. Yalnızca Jesse'nin değil, babanın da kendi ağzından kendi için yaptığı psikolojik tahlilleri biraz daha detay isterken hızlıca atlanmış.

Küçük pürüzleri haricinde, Film Kulübü bir baba ve oğlu arasındaki farklı bir boyuta taşınan ilişkiyi anlatma amacına ulaşıyor. Elbette, konu, anlatım ve diğer tüm unsurların önüne geçen yoğun bir sinema anlatımı bulunuyor. Alanım gereği benim için oldukça keyifli ve faydalı bilgilere rast geldim. Ayrıca gidişata da herhangi bir zararı yok. Akıcılığı sayesinde son derece rahat okunan Film Kulübü, ilgi alanı bu yöne kayanlar için güzel bir öykü niteliğinde.
" FİLM KULÜBÜ" okunması zahmetli olmayan bir kitap. Edebi bir yön aramak isteyenleri tatmin edeceğini söyleyemem, zira sanki bir günlük okuyormuş hissiyatı verdi bana. Kimine göre çekici bir durum olabilir tabi bu. Gilmour ailesinin daha doğrusu bu ailenin biri ergen diğeri orta yaşlı iki erkeğinin 3 yıl boyunca birbiriyle olan paylaşımlarını okuyoruz.

Jesse'nin okulu bırakma kararından ziyade, aldığı büyük riskle oğlunun bu kararına saygı duyup karşı çıkmayan baba daha şaşırtıcı elbette. Bir erkek çocuk annesi veya babası olsaydım belki daha çok içselleştirebilirdim bu kararı ve yaşanan süreci.

Kitap bittiğinde düşünmeden edemedim: Ya işler ters gitseydi? David Gilmour ben böyle bir karar aldım ama sonuç hüsran oldu siz siz olun çocuklarınızı zorla da olsa okula yollayın ana fikirli bir kitap yazar mıydı? Cevabı verdiniz zaten. e peki o zaman bir ebeveynin seneler sonra böyle bir kitap yazmasının amacı ne olabilir? Radikal bir baba olarak kendisini mi övmek, Jesse'yi mi övmek, diğer babalara farklı bir bakış açısı mı ortaya koymak örnek teşkil etmek ya da Jesse'nin şu anki popülaritesini mi artırmak veya sadece ailelerini mi göstermek... nedir bilemedim... Biraz internetten araştırdım baba ve oğul bir arada bazı açıklamalar yapmışlar, buyurunuz:

https://www.youtube.com/watch?v=ANmFtWSEDxY

Kitap bir hayatın önemli bir döneminin kesiti olduğu için yorum yapmak bana düşmez. Yalnız, David Gilmour'un film kültürünün oldukça geniş olduğunu söylemek gerek, bazı tespitlerine katılmasam da şapka çıkardığım yorumları da yok değil...
Yormayan, üzmeyen ve çabuk biten bir kitap isterseniz Film Kulübünü deneyebilirsiniz.

Keyifli okumalar
Bir babanın oğlunun hayatını değiştirmeye çalışması ve bunu sinema yoluyla yapması..Sinema tarihiyle yeni yeni ilgilenmek istiyorsanız bu babanın yöntemini kullanabilirsiniz; Siyah beyaz filmler belki ilk anda itici gelebilir onun için araya son 10 yıllık dönemlerden yaratıcı filmleri serpiştirmek gerekir.
Bu kitabı almayı düşünüyorsanız almayın, paranıza yazık. Tam bir zaman kaybı. Hiçbir derinliği olmayan yüzeysel anlatılmış bir gerçek yaşam öyküsü. Hepsi bu.
fazla bir şey beklemeden okunmalı. kitapta baba oğlun sohbetleri esnasında konuştukları filmlerin altını çizip izlenecek birkaç film adı çıkardım kendime tek faydası bu oldu.
İsmi ve arka kapak yazısı nedeniyle bu kitapla ilgili beklentilerim çok yüksekti ama sonuç koca bir hayal kırıklığı. Ben sayfalarca baba ve oğlun film sohbetlerini okuyacağımı sanarken ergen bir gencin bunalımlarını okudum. Hayır, kitap bir gencin kişiliğini bulma sürecini, olgunlaşma hikâyesini hakkıyla anlatsa gene okunur ama kitabın o kısmı da sıkıntılı. Bir de kitabın sonunda büyük bir olay, bir duygusal sahne beklerken kitap öylece bitiyor. Acaba beklentilerim yüksekti, bu yüzden mi kitabı beğenemedim diyorum ama internette kitapla ilgili yorumların çoğu olumsuz.
bir filmi ikinci kez seyretmek aslında ilk kez seyretmektir. başından sonuna kadar güzel kurgulandığını anlayabilmek için sonunu bilmeniz gerekir.
" ....Bir filmi ikinci kez seyretmek aslında ilk kez seyretmektir. Başından sonuna kadar ne kadar güzel kurgulandığını anlayabilmek için sonunu bilmeniz gerekir."
David Gilmour
Sayfa 39 - Domingo Yayınevi
" Bir kadını unutmak zaman ister Jesse. Tırnak büyütmek gibidir. İstediğini yap, ister hap kullan, ister başka kızlarla takıl, spor salonuna git, spor salonuna gitme, iç, içme, fark etmez... "
David Gilmour
Sayfa 129 - Domingo Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Film Kulübü
Alt başlık:
Okul Yok. İş Yok. Sorumluluk Yok. Sadece Haftada Üç Film İzlenecek.
Baskı tarihi:
Temmuz 2010
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058898158
Kitabın türü:
Çeviri:
Dost Körpe
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Domingo Yayınevi
"Okul Yok. İş Yok. Sorumluluk Yok. Sadece Haftada Üç Film İzlenecek."

Oğlunun okulu bırakmasına izin veren -birlikte haftada üç film seyretmek şartıyla- bir babanın gerçek hikayesi.

'New York Times Book Review' Editörün Seçimi
Chicago Tribune Yılın En İyi Anı-Romanları seçkisinde
Cilasız, samimi, içe işleyen bir baba oğul portresi.Gönülçelen." -Newsweek-

"Bu kitap anlamlı, derin, değerli... samimiyeti ile büyülüyor." -Globe and Mail-

"Gilmour cesur bir yazar ve cesur bir baba."
-National Post-

Sıra dışı bir anlaşmaydı: Jesse okulu bırakabilirdi, bütün gün uyuyabilirdi, çalışmasına ya da kira ödemesine gerek yoktu... ama karşılığında haftada üç film seyretmesi gerekiyordu... babasının seçtiği üç filmi.

Baba oğul haftalarca yan yana oturup Çılgın Romantik'ten Rıhtımlar Üstünde'ye, Temel İçgüdü'den Tatlı Hayat'a, gelmiş geçmiş en iyi (ve bazen de en kötü) filmleri izlerler. Filmler sayesinde hayattan konuşurlar... kızlardan, müzikten, kalp acısından, işten, uyuşturuculardan ve dostluktan bahsederler. Oğul giderek kaotik bir ergenden özgüvenli genç bir yetişkine dönüşür, ama Film Kulübü biraz mutlu biraz buruk, kaçınılmaz bir sona yaklaşırken, Jesse babasını bile şaşırtan bir seçim yapar...

Film Kulübü insanı derinden etkileyen bir kitap. Samimi, dobra ve dokunaklı; bir adamın sevgili oğluna yetişkinliğe geçişin çetrefilli yollarında kılavuzluk etme çabasının gerçek öyküsü.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 45 okur

  • sudenaz hancı
  • Erkan Korkmaz
  • Özge Güvendi
  • Selen Çavuş
  • Ikbal Bol
  • Pelin Duruksu
  • Atilla Oral
  • Enise Kurtuluş
  • Alp Oral
  • Gökhan Ç.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%14.3 (3)
7
%28.6 (6)
6
%9.5 (2)
5
%23.8 (5)
4
%4.8 (1)
3
%14.3 (3)
2
%0
1
%4.8 (1)