Adı:
Finnegan Uyanması
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
663
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708294
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
James Joyce, Ulysses'ı yazdıktan sonra on yedi yılı aşan bir uğraş sonucu Finnegan Uyanması'nı edebiyat dünyasına sunduğunda büyük tartışmalara yol açtı. İngilizce yazılmış en zor eserlerden biri kabul edilen, hemen her türlü konu, anlatım ve karakter kalıbını kırarak deyim yerindeyse çığır açan bu eser, ilk parçası yayınlandığından bu yana akademisyenlerin ve eleştirmenlerin çalışmalarına konu olmaya, üzerine yazılmış sayısız kitapla edebiyat alanında gündem yaratmaya devam etmektedir.

Türkçenin de dahil olduğu yaklaşık kırk dilin dağarının birleştirilmesiyle türetilmiş sayısız kelime, denizde kum misali söz oyunları, genellikle çokanlamlılık içeren cümleler, hem tarih ve mitolojiye, hem de edebiyat ve siyasete uzanan çok katmanlı göndermeler nedeniyle "çevrilemez" sayılan ve bugüne dek yalnızca altı dile çevrilebilen Finnegan Uyanması'nı dilimize ilk kez tam metin olarak kazandırdığımız için kıvançlıyız.
663 syf.
Bu kitaba inceleme eklemeyi düşünmüyordum ama sitede bu kitabın hakkettiği değeri görmediğini düşündüğüm için birkaç kelime de olsa düşüncelerimi yazmak istedim. 6 aydır kitaplığımda sırasını bekleyen ve benim de sürekli sarfınazar ettiğim, başlamaya yanaşamadığım kitap. Bilinçakışı tekniğinin mihenk taşı sayılan İngiliz edebiyatçı James Joyce ' nin 17 yılda tamamladığı, çevrilemez denen ve çevrildikten sonra da okunamaz denen kitabını okumayı başarmış bulunuyorum. Eee, çevrilemez, okunamaz denilen eseri okudun da ne anladın diye soracaksınız doğal olarak. Bu kitabı anlamak için bir kere okumak yetmez. Her cümleyi yavaş yavaş, tekrar tekrar okuyup sindirmek, algılamak gerekiyor. :)


Kitap inşaat işçisi Tim Finnegan 'in merdivenlerden düşüp ölmesi ve üzerine dökülen bir içki sayesinde dirilmesiyle başlıyor. Joyce anlaşılması zor kitabında bir roman yazmakla yetinmeyip müzik, ahlak, sanat, hayat, ölüm, tarih, mitoloji, siyaset, edebiyat, din gibi her alana değinmiş. İnsanı, insanlık tarihini en detaya inip anlatmış. Din adı altında her türlü ahlaksızlığı meşrulaştıran, insanları tanrı gibi yargılama hakkını kendinde bulan hadsizleri, sözde dincileri sert bir üslupla eleştirmiş.


Şiirin yaşayan tanrısı Şükrü Erbaş, Ömür Hanımla Güz konuşmaları şiirinde "
Kendilerinin olan tek sözcük yok dillerinde, öyle çok konuşuyorlar ki...Bir söz insanın neresinden doğar dersiniz?
Dilinden mi, yüreğinden mi, aklından mı? Düşlerinden
mi yoksa gerçeğinden mi? Ve kaç kapıdan geçip yerini
bulur bir başka insanda? Yerini bulur mu gerçekten? Sözü
yasaklamalı Ömür hanım yasaklamalı...Kimsenin kimseyi
anlamadığı bir dünyada söz boşluğu dövmekten başka ne
işe yarıyor ki? Olanağı olsa da insanların yürekleri konuşabilseydi dilleri yerine, her şey daha yalansız, daha içten
olurdu. " diyor. (Şiiri dinlemek isteyen olursa https://youtu.be/ttuVlr-Wg5s) Acaba Joyce de kitabı yazarken öyle mi düşünmüş dedim. Kendine ait sözler türetip insanların anlamasını zorlaştırmış ve sözleri öylesine okumalarını değil hissetmelerini istemiş sanki. Bunu düşünmeme biraz da bir okuruyla yaptığı diyalog sebep oldu. Kitap ilk yayımlanmaya başlamadan önce Joyce birkaç kuple paylaşmış. Bunları okuyan okuyucusu " Çok değerli bir şey okuduğumun farkındayım ama itiraf etmeliyim ki anlayamıyorum. " Joyce ise " Çok önemli değil, dinle ve hisset yeter " demiş.
Sanırım o hisse yeteri kadar giremedim ben ilk okumada. Çünkü bu kitabın anlattıkları deryaysa, benim anladığım deryada bir damla, diyebilirim yalnız.


17 bölümden oluşan kitap, sarmal bir döngüyle yazılmış. Yarım bir cümleyle kitaba başlangıç yapılıyor ve kitabın sonunda o yarım cümle tamamlanıyor. Joyce bu kitapta dilbilgisi kurallarını tarumar edip, yeni bir dil, kendini dilini yaratmış gibidir. Kitabı yazarken Türkçe de dahil olmak üzere 40 dilin dağarını birleştirmiş ve eklerle yeni kelimeler türetmiş, edebiyata cavşırı bir soluk getirmiş. Kitabı elimden neredeyse hiç bırakmadığım halde 18 günde ancak bitirebildim. Çünkü hayatımda hiç duymadığım ve büyük ihtimalle hiçbir zaman duymayacağım onlarca kelimenin anlamını araştırmam kitabı bitirme süremi bayağı uzattı.


Çokanlamlı ve türetilmiş kelimeler kitabı anlamayı zorlaştırdığı için çevirmen bir önsöz ve “Finnegan Uyanması’na Kılavuz” başlığıyla 23 sayfalık bir kılavuz hazırlamış. Bunlardan faydalanarak kitabı anlamakta kendinize bir kolaylık sağlayabilirsiniz. Bu kitap Türkiye' de iki farklı çeviriyle okuyucuya sunulmuş. İlk çeviri Finneganın Vahı (Umur Çelikyay çevirisi) ikincisi Finnegan Uyanması ( Fuat Sevimay çevirisi.) Hangisini okumalıyım diye bir ön araştırma yaptım ve Umur Çelikyay' ın orjinal metne daha sadık kaldığını ve ondan okumam gerektiğini anladım. Ama malesef çevirmen cilt cilt kitabı çevirmiş ve şu an sadece ilk cildi yayımlanmış durumda sanırım. O yüzden Fuat Sevimay çevirisi okudum. Çevrilemez denen bir kitap için gerçekten kusursuz bir çeviri olmuş ama çevirmenin serbest çalışma tekniğini uyguladığını yani kitapta okuduğumuz bazı kelimelerin aslında yazara değil, çevirmene ait olabileceğini okuduğum için kitabı Umur Çelikyay çevirisiyle de tekrar okumayı düşünüyorum.
663 syf.
·12 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hayatimda okudugum en zor kitapti. Yazarin kelime hazinesi cok genis. Cümleler uzun. Anlamak zor. Kelime oyunlari guzel ama cok dikkatli okumak zorunda kaliyorsunuz. Joyse ünlü yazarlarin günlük veya biyografilerinde adi cok gecen bi yazar. Ben de merak ettim. Önce pisman oldum . Keske baslamasaydim dedim . Ara vermek istemedim. Neyle karsilasacagimi bildigim icin okumam daha zor olcakti. Bitirince iyiki okumusum dedim. 17 yilda yazilmis , yazar kime kizdiysa artik kolay anlasilmasin diye büyük bir mücadele vermis.:) Cevirmekte zordur diye bir kanaat varmis ama Fuat Sevimay basariyla cevirmis diye düsünüyorum. Bu tarz kitaplari seviyorsaniz okumanizi tavsiye ederim. Genede bi karistirip fikir edindikten sonra baslamaniz daha iyi olur.
Bütün bu olayların tamamen olanaksız oluşu da, başka hiçbirinin hiç olmayacakmış gibi olmasına benzer biçimde olmuş olabilecekleri olasılığıdır.
Otuz bokuz benim yasim, saçlar kirk, hatiralar çökmüs, dirsegime kar kümesi yigilmis, engerek gibi sagirim.Sizden ricamdir hanimim, agacimin hükmünü meyvelerimiz üzerinden veriniz.Sana agacimdan uç verdim.Iki itir hamis, üç satir yemis.Arkadaslarim, söhretli dostlarim: mutlu çiçeklerim, agacimda düsen meyvelerim.Zavalli Halvet Cocuklu Erbiyer çamurda debelendik.
James Joyce
Sayfa 526 - Sel yayincilik
Veya her yanı soluk yarrak bülüyük, aksaçlı, aksakkalı, akpopolu ihtiyar Büyükbaba Zamani Zeus'un küçük kutuda elitrikli cenazesi hakkında matrak şarkılar söylemeye başlıyormuş ve domalan perileri Dehlia ve Peonia, boynuzkafana baygın bakışlarla, hoş sözlerle baştan çıkarıyormuş..
James Joyce
Sayfa 408 - *SEL Yayıncılık
Geveze babillilerin dillemesi boşaydı (öyle karmaşaya düştüler ki dur kon füç yüs sene dolandılar divane!) bir vardılar bir yoktular; "meni ağnıyor musun" diye haydutane dolanan,sodoğomun lanetiyle hımhım şarkılar söyleyip dırdır eden şaşkınlar ve papağan misali ötenişanlılar gibiydiler.Adamların yüreğindeki buzlar eridi,katipler fısıldaştı,sarışınlar kumralların peşine düştü.
James Joyce
Sayfa 15 - Sel Yayıncılık
Diva debora (saponun yedi kozası, kirece yatır, iki çimdik fosfor, üçtu tam sülfür, çalkala ve şekerle, bir zerre magnezyum, ve bir yığın zifiri zıfır. Velhasıl dünyanın ne kadar it kopuğu delisi velisi varsa kasabaya toplanmış!)
James Joyce
Sayfa 408 - *SEL Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Finnegan Uyanması
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
663
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755708294
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
James Joyce, Ulysses'ı yazdıktan sonra on yedi yılı aşan bir uğraş sonucu Finnegan Uyanması'nı edebiyat dünyasına sunduğunda büyük tartışmalara yol açtı. İngilizce yazılmış en zor eserlerden biri kabul edilen, hemen her türlü konu, anlatım ve karakter kalıbını kırarak deyim yerindeyse çığır açan bu eser, ilk parçası yayınlandığından bu yana akademisyenlerin ve eleştirmenlerin çalışmalarına konu olmaya, üzerine yazılmış sayısız kitapla edebiyat alanında gündem yaratmaya devam etmektedir.

Türkçenin de dahil olduğu yaklaşık kırk dilin dağarının birleştirilmesiyle türetilmiş sayısız kelime, denizde kum misali söz oyunları, genellikle çokanlamlılık içeren cümleler, hem tarih ve mitolojiye, hem de edebiyat ve siyasete uzanan çok katmanlı göndermeler nedeniyle "çevrilemez" sayılan ve bugüne dek yalnızca altı dile çevrilebilen Finnegan Uyanması'nı dilimize ilk kez tam metin olarak kazandırdığımız için kıvançlıyız.

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Türkçe öğretmeni
  • Engin Sezer
  • erdijrk
  • Dünya Klasiği Okuru
  • Ölü Bir Deniz Yıldızı
  • Sena Karadaş
  • melis
  • Elif Kimya
  • Ramazan
  • serpil

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (2)
9
%25 (1)
8
%0
7
%25 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0