Fırat Mahzun Akar

·
Okunma
·
Beğeni
·
3
Gösterim
Adı:
Fırat Mahzun Akar
Baskı tarihi:
1996
Sayfa sayısı:
189
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757112099
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Avesta Yayınları
Bingöl yaylalarının çaylarında, çavlanların üzerine üzerine sıçrayan balıklar, çayı tersine katetmeye çalışan balıklar avcıların kolay avıdır. Avcı onları, ayışığının pullarındaki yansınmasıyla tanır ve avlar. Balıklar, en güzel oldukları anda av olurlar. En güzel anlarıdır; çünkü en zorlu çabayı gösterirler çavlana doğru zıplarken ve ayışığı sırtlarına vurduğunda, görenlerin "işte peri budur" diyeceği kadar şaşırtıcıdırlar. O balıkların soylarını sürdürebilmek için suyun kaynağına tohumlar, yumurtalar bırakmaya gittiğini, orada yeni nesiller üreteceğini avcı bilmez! Şeyh Melik''e takılan kelepçeler ayışığında şavkıyor ve Şeyh, iki yaşından bu yana çavlanların üzerinden atlayarak yeni nesillerine koşuyor... Avlansın, ne gam! İzleyenler "İşte bu bizim perimiz" diyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Türkçede yüz kelimesinin değişik anlamları; yüz sayısal rakamı, Kürtçesi sed. İnsan yüzü, Kürtçesi rû. Suda yüzmek, Kürtçesi sobanî, ajnekirin, melevanî. Koyun yüzmek, Kürtçesi gurandin.
Görüldüğü gibi Türkçe'de bir kelimenin birkaç anlama gelmesine karşılık Kürtçe'de her anlamın ayrı bir kelimesi veya birkaç kelimesinin bulunuşu zenginliğini tescil eder. Yine Türkçede KONUŞMAK kelimesine karşı Kürtçede kullanılan kelimeler şunlardır; PEYWANDIN, AXAFTIN, QISEKIRIN, QALKERDIŞ, MUJOLİ - ŞORKIRIN... dahası da var.
1955-56'da milletvekilliğinden önce İsmet İnönü'yle satranç oynadı. Oyun sırasında İnönü, "Arapça ve Farsça kelimeleri çok güzel konuşuyorsun, nereden öğrendin bunları?" diye sorar. Melik Bey, "Sayenizde" diye cevaplar. Şaşırır İnönü, "Nasıl?" diye sorduğunda, Melik Bey; "Ben Şeyh Said'in torunuyum. Bizi sürgüne gönderiniz. Kamptaydık, dışarı çıkamadığımız için Arapça, Farsça öğrendik. Eğer göndermeseydiniz bilmezdik" der. Başını sallayarak sadece "Öyle mi?" der İsmet Paşa.
Bir zaman evine konuk olduğu MİT Müsteşarı "Kürtlerin aslında Türk olduğunu, saygıdeğer bir generalimin yazdığı kitaptan öğrendiğimde çok şaşırdım Melik Bey" dediğinde şu cevabı verdi: " Sayın general, ben batı basınını takip edecek kadar dil bilirim, Yunan'dan skolastiğe, Farabi'den Biruni'ye felsefe bilirim. Siz bana oturmuş Dede Korkut masallı anlatıyorsunuz. Oldu mu şimdi!"

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fırat Mahzun Akar
Baskı tarihi:
1996
Sayfa sayısı:
189
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757112099
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Avesta Yayınları
Bingöl yaylalarının çaylarında, çavlanların üzerine üzerine sıçrayan balıklar, çayı tersine katetmeye çalışan balıklar avcıların kolay avıdır. Avcı onları, ayışığının pullarındaki yansınmasıyla tanır ve avlar. Balıklar, en güzel oldukları anda av olurlar. En güzel anlarıdır; çünkü en zorlu çabayı gösterirler çavlana doğru zıplarken ve ayışığı sırtlarına vurduğunda, görenlerin "işte peri budur" diyeceği kadar şaşırtıcıdırlar. O balıkların soylarını sürdürebilmek için suyun kaynağına tohumlar, yumurtalar bırakmaya gittiğini, orada yeni nesiller üreteceğini avcı bilmez! Şeyh Melik''e takılan kelepçeler ayışığında şavkıyor ve Şeyh, iki yaşından bu yana çavlanların üzerinden atlayarak yeni nesillerine koşuyor... Avlansın, ne gam! İzleyenler "İşte bu bizim perimiz" diyor.

Kitap istatistikleri