Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana Bir Ada Hikayesi 1

8,6/10  (108 Oy) · 
409 okunma  · 
89 beğeni  · 
2.517 gösterim
Bir Ada Hikayesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan’a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut romanın baş kahramanıdır.

Lozan’da alınan mübadele kararıyla, Rumlar Yunanistan’a gönderilmiş ve savaşlarda yerini yurdunu yitirmiş insanların Ege’deki bu adaya yerleştirilmelerine karar verilmiştir. Adanın kaderi Poyraz Musa’nın gelişiyle değişir. Adaya sığınan çeşitli kökenlerden insanlar, Poyraz Musa’nın desteğiyle yaşadıkları bütün acılara karşın umudu ayakta tutarak yeni bir yaşamın filizlerini yeşertirler.

“Yaşar Kemal çağdaş dünyanın en büyük anlatıcılarından biridir. Onu okumak yaşamın kendisini anlamaktır. O, korkusuz bir kahraman gibi yazıyor.”
John Berger

“Yaşar Kemal Homeros'tan bu yana gelen en eski geleneksel anlatıcıdır. Başka bir sesi olmayan halkın sesidir.”
Elia Kazan

“Yitirdiğimiz anlatım geleneğini ne mutlu ki Yaşar Kemal bulmuş. Tarihi ve politikayı altüst ederek yirmibeş - otuz yüzyıl sonra Yunanlı ozan (Homeros) susmuş ve söz sırası Troyalı ozana (Yaşar Kemal) geçmiş.”
Robert Kanters

“Ne zaman çağdaş bir romancı örneği vermem istense, aklıma ilk gelen isim Yaşar Kemal olmuştur.”
Raymond Williams
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2012
  • Sayfa Sayısı:
    318
  • ISBN:
    9789750807065
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:
sezen 
03 Kas 2015 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir Ada Hikayesi serisinin ilk kitabı "Fırat Suyu Kan akıyor baksana". Bu roman Yaşar Kemal'in diğer kitapları gibi Çukurova'da geçmiyor. Ya da şöyle belirteyim: Her yerde geçiyor. Bir Yunan adasında, Kafkasya'da, Mezopotamya'da, Irak'ta, Yemen'de...
#Onlarca savaştan ve yıkımdan sonra kurulmaya çalışılan yeni hayatlar. Lozan Antlaşması ile Türkiye'deki Rumlar ve Yunanistan'daki Türkler yer değiştiriyorlar. İnsanların 3bin yıllık topraklarından kopuşu öyle bir anlatılmış ki, mübadele günlerine, o ezici yoksulluğa ve hasrete tanıklık ediyorsunuz.

# Eserin ana karakteri Poyraz Musa adlı askerdir. 16 yaşında savaşa çağırılan Poyraz Musa, Kafkasya Cephesi'ndeki savaştan, daha doğrusu donarak ölmekten güç bela kurtulanlar arasındadır. Daha sonra Urfa'da Fransızlara karşı savaşmıştır. Savaş yorgunu Poyraz Musa bir gün, Rumlardan kalma küçük bir adaya, Karınca (Mirmingi) Adası'na yerleşmeye karar verir. Yaşar Kemal'i okuyanlar o adayı nasıl tasvir ettiğini az çok tahmin etmişlerdir.

#Cennetten bir parça gibi anlatılan bu ıssız adaya kimse gelmek istemez. Ancak sonraları savaş mağduru, sürgün, umutlarını yitirmiş insanlar yavaş yavaş adaya gelmeye başlarlar. Birlikte onca üzüntü ve kederin üzerine yeni bir yaşam inşa etmeye çalışan insanları okuyacaksınız. Sıcacık bir hikaye.

# Eserin tarihi arka planında 1.Dünya Savaşı yılları var. Özellikle Kafkasya Cephesi'nde ya donarak, ya bitten pireden, ya da delirerek ölen o kadar asker var ki ve bu karakterlerin gözünden öyle bir canlı anlatılmış ki, okurken savaşı icat edene lanet ediyorsunuz. Çanakkale Cephesi, Ezidi Katliamları, mübadele yılları, zorunlu göç olgusu anlatılan ve karakterlerin travmaları haline gelen diğer konular...

#Ben Yaşar Kemal okurken bu dünyadan soyutlanırım hep. Nasıl bilmiyorum ama nereyi anlatsa orada yaşıyor gibi hissederim kendimi. Bu bir yunan adası da olabilir, bir pamuk tarlası da, bir yörük çadırı da... İnce Memed'i de, demirciler ocağı piri Haydar Usta'yı da, fukara Uzun Ali'yi de, savaş yorgunu Poyraz Musa'yı da tanıyor gibi olurum. Onlarla tarhana çorbası içer, soğan kırıp yer, köpüklü kahvelerin kokusunu duyar gibi olurum. Kimine yorucu gelen tasvirler beni o dünyaya sokar ve Yaşar Kemal'in düş dünyasında bir gezgin olurum. İçimizdeki iyiye seslenen, sevinci, doğayı, türküyü, kültürel zenginliklerimizi vurgulayan eserlerine hayran olurum. Hani Diyor ya vasiyetinde: Beni okuyanlar adam öldürmesin, kimseyi asimile etmeye kalkışmasın, savaş düşmanı olsun diye... Zaten onu sindirerek okuyan insanların savaşın ne kadar iğrenç bir şey olduğunu bildiklerini düşünüyorum.

#Herkese keyifli okumalar dilerim. Yaşar Kemal okumak bana terapi gibi gelen bir şey. Tüm okurların kendi yazarlarını, düş dünyalarını coşturanları bulmaları dileğiyle:)

Fırat Çağlar MANTAŞ 
21 Kas 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Bir ada hikayesi serisinin ilk kitabı. Yaşar Kemal, betimlemeleriyle adayı, karakterleri, savaş alanını, denizi açıkçası her şeyi yaşatıyor insana. Bunu aslında her kitabında yapıyor. Bu kadar güzel bir anlatım, böyle ustaca bir dil kullanımı kaç yazarda vardır ki... Kitapta savaştan nasibini alan farklı milletlerden insanlar var ve savaşın hangi taraftan olursa olsun, halkı nasıl olumsuz etkilediğini görmek mümkün. Yunanistan'la yapılan nüfus mübadelesini anlatırken, iki milletin nasıl kaynaşmış olduğunu da çok iyi anlatmış. Hayranlıkla okudum her bir cümlesini. Yüreğine sağlık Yaşar Kemal...

Rahmetli Yaşar Kemal eserlerinde o kadar bir akıcı dil kullanıyor ki, bu gerçekten bir başka yetenek. Cümleler uzun da olsa, tanımlamalar insanın kafasına bir bir işleniyor sanki.

Kahramanlar, mekanlar, çiçekler, börtü böcek, menevişlenmiş deniz suyu, uçsuz bucaksız çöldeki şeyhin çadırı... Ustalık isteyen anlatım bu diyorum işte.

Aslında fazla söze gerek olmamalı bu konuda.

Kitap basımı ile ilgili baskı hatası vb gibi herhangi bir sorun yok.

Kitabı beğenerek okudum. Tavsiye etmek zaten haddim olamaz, zira Yaşar Kemal' in kitapları okunmalı.

İyi okumalar.

Şeyma Öztürk 
 02 Tem 15:34 · Kitabı okudu · 8 günde · 6/10 puan

Sekiz yıl gibi bir zaman diliminde yazılmış Bir Ada Hikâyesi serisinin ilk kitabıdır "Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana". Bu eseri ardından Karıncanın Su İçtiği, Tanyeri Horozları ve Çıplak Deniz Çıplak Ada eserleri takip eder. Aslında bir bütünlük arz eden bu serinin tamamını okuduktan sonra mı yoksa tek tek her kitap için mi inceleme yazsam düşünmedim değil fakat her kitap için o esere yönelik inceleme yazmanın daha doğru olacağını düşündüm.

Öncelikle kitabın konusundan genel olarak bahsetmenin isabetli olacağını düşünüyorum. Birinci Dünya Savaşı sonrası Yunanistan ile yapılan mübadelenin yansımaları ele alınıyor eserde. Mübadele sonucu Anadolu'ya gelen Türkler ve Yunanistan'a gönderilen Rumlar paralel olarak anlatılmış okuyucuya.

Romanımızın başkahramanı Poyraz Musa da bu savaş sonrası gazi olmuş ve bütün yakınlarını yitirmiş bir şahsiyettir. Köyünde kimseyi bulamayınca ve Yezidi katliamında önemli bir şahsiyeti öldürünce kaçıp kendisini yakalayamayacakları bir yere sığınmak ister Poyraz Musa. Mübadele sonrası Karınca Adası Rumlar'ın terk etmesiyle boşalır ve Poyraz Musa da bu adaya yerleşir. İşte her şey bu adada başlar. Genel olarak kitabın konusu bu olsa da Poyraz Musa'yı bekleyen süprizlere dair pek çok ayrıntı okuyacaksınız ilk eserde.

Eserin ilk yaklaşık 150-200 sayfası son derece tekdüze ilerliyor. Bu satırlarda Yaşar Kemal'in meşhur betimlemeleri yer alıyor. Bir olaydan ziyade durum hakim. O yüzden ilk 150-200 sayfa bana fazlasıyla sıkıcı geldi açıkçası. Sonrasında ise bir hareketlilik geldi romana ve roman daha okunabilir bir hâl aldı. Bunun yanı sıra savaş sonrası çekilen çileler anlatılırken Anadolu halkının durumuna gerektiği kadar yer verilmemiş gibi geldi bana. Bu kısım daha fazla vurgulanabilirdi diye düşünüyorum.

Yaşar Kemal'i Çukurova anlatımlarıyla bütünleştirdiğimden midir nedir aynı tadı bu eserde bulamadım fakat yine de önceki eserlerden birkaç esinti vardı. Mesela yağlı bulgur pilavından sıkça bahsedilmesi gibi. Yine de mübadeleye dair okunması gereken, güzel bir eser olduğunu düşünüyorum. Sadece bir İnce Memed'de ya da Dağın Öte Yüzü serisinde olduğu gibi daha akıcı bir anlatım beklemeyin derim. Sıra "Karıncanın Su İçtiği" isimli ikinci eserde. Okumayı düşünen arkadaşlara şimdiden keyifli okumalar. :)

"Öldürsen ne olacak, öldürmesen ne olacak, bu öldürme makinası insanoğlu, şu yeryüzünde önüne ne gelirse, kim çıkarsa öldürüyor, havada uçan kuşu, denizde yüzen balığı, öldürecek hiçbir şey bulamazsa kendini öldürüyor."

HÜLYA BİLGİN 
12 Nis 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Üstadı okumak, kelimelere secde etmek gibiydi...Kurulan her cümle uzun uzun okunmalıydı.. Poyraz Musa'ya hayran olmamak imkansızdı... Denizin, balığın, tarhana çorbasının tadıyla karışmış bir anlatım nasıl olabilir ki... harikaydı.. Ada Hikayeleri mutlaka okunmalı...

Barış ÖNER 
03 Haz 02:03 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

"işte böyle kedim" dedi, " insanı insan eden ne kadar içimizdeki sevgiyse de, tanrı bunu Böyle söylemişse de ondan daha çoğu da acımadır. İnsanı insan yapan da, sevgiyi sevgi yapan da acımadır. Öyle değil mi arkadaşlar?" diye seslice söylendi.

melda 
25 Tem 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Vefat ettikten sonra değer gören yazarlar misali, beni hayatıma da vefatından sonra girmesi ve bu zamana kadar böylesine içten yazan bir yazarı gönlüme almamış olmam tamamen benim ayıbım. Bu ayıbı telafi etmek adına olsa gerek ki Bir Ada Hikayesi'nin 4 kitabını da aynı anda aldım. Doğaya olan saygısına insan sevgisini de ekleyip harmanlayınca tadından yenmez bir eser çıkmış ortaya. Darısı diğer üç kitabının başına.

bir ada hikayesi 1-2-3-4 beni çok etkilemiş serilerden biridir. İnce Memed'den daha çok diyebilrim. etkisi hala sürmektedir ve hiçbir zaman geçmeyecek bir kitaptır. En büyük hayalim kızımın büyüdüğünde kitapları çok sevmesidir. Eğer kitapları sever ve okursa lise 1. sınıfta önce ince memed sonra ada hikayelerini okumasını tavsiye edeceğim. bu kitap insan olmanın kitibıdır.

Ahmet Kara 
12 Tem 2015 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Kitabı uzun süre önce okudum, tavsiye niteliği de olması için bu notu yayınlıyorum. Kitabı okuduktan sonra kişisel günlüğüme şu notu düşmüşüm:

"Bunca yıldır okurum, niçin Yaşar Kemal’e 30 yaşında başlamışım hiç bilemiyorum. Dili, anlatım zenginliği harikulade. Ara vermeye hiç gerek yok, serinin ikinci kitabı ile hikayeye devam!"

Muzaffer Akar 
16 Nis 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yaşar Kemal hep çukurovayı ağaları anlatıyor diyenlere cevap bu seri olabilir. Büyük usta tüm kitaplarında insanı,doğayı ve dünyayı anlatır.Ha birde yemekleri öyle bir anlatırki yerinizde duramazsınız. tüm kitapları gibi harika.

3 /

Kitaptan 70 Alıntı

Sadettin TANIK 
 19 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Aaah, savaş, seni icad eden görmesin cennet. Aaaah, savaş. Şu yeryüzünde canlı koymadı kırdı geçirdi. Gökteki kuşu, yerdeki börtü böceği, sudaki balığı..."

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 302 - YKY  23. Baskı - 2016)Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 302 - YKY 23. Baskı - 2016)
sezen 
28 Eki 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Gene gözleri yaş içinde kalmıştı. "Savaşı icat eden görmesin cennet," dedi.

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 286)Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 286)
Sadettin TANIK 
19 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İstanbul şehrinde olanlar anlatılamaz, dile gelmez. Kelimeler yetmez. Padişahlar oğullarını, oğullar padişah babalarını, padişahlar bütün kardeşlerini doğradılar. İstanbul şehri bir ölüm, bir kırım yeridir.

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 219 - YKY  23. Baskı - 2016)Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 219 - YKY 23. Baskı - 2016)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
21 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Yeter ki bir damla insan teri boşa gitmesin. İnsan soyunun güzelliği alın terindedir."

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 236)Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 236)
Fırat Çağlar MANTAŞ 
20 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

"Bu öldürme makinası insanoğlu, şu yeryüzünde önüne ne gelirse, kim çıkarsa öldürüyor, havada uçan kuşu, denizde yüzen balığı, öldürecek hiçbir şey bulamazsa kendini öldürüyor."

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 110)Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 110)
Asiye-Melikşah 
16 Mar 17:08 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bu savaşlar bizi perişan etti.Korku bizim iliklerimize işlemiş.Ya köküne kadar ölürcesine korkuyoruz ya da hiçbir şeyi umursamıyoruz.Biz her şeyimizi insanlığımızı yitirdik.Bu savaşlar neyimiz var neyimiz yoksa hepsini aldı götürdü.Yüreğimiz çırılçıplak kaldı.

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 262)Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 262)
mısra 
22 May 23:18 · Kitabı okudu

Akdeniz mavide tütüyordu. Işıklar şırıldıyordu.

Yağmur yağıyordu pespembe.

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 12)Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 12)
mısra 
22 May 23:15 · Kitabı okudu

Sen de gördün herhalde, yıllardır, önüne gelen Yezidi öldürüyor. Çocuk demiyor, bebek, genç kız, delikanlı, yaşlı, hasta demiyor, dağları, çölleri, mağaraları, delikleri bir bir arayarak Yezidi bularak öldürüyorlar. Gene de tükenmiyor, yılmıyor direniyorlar. Ve bütün insanlar, haberleri olsa da olmasa da onlarla birlikte öldürülüyor, acı çekiyor, aşağılanıyor, tükeniyor ya onlar tükenmiyor. Öldüren de onlar kadar, onlar gibi onlarla birlikte ölüyorlar ya öldüklerinin, çürüdüklerinin farkına varmıyorlar.

Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 255)Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Yaşar Kemal (Sayfa 255)

Kitapla ilgili 1 Haber

Yaşar Kemal’siz 2. Yıl...!!!
Yaşar Kemal’siz 2. Yıl...!!! Yaşar Kemal, 28 Şubat 2015’te vefat etmiş, 2 Mart 2015 günü 92 yaşında, büyük bir törenle sonsuzluğa uğurlanmıştı. Türkiye'nin Evrensel Yazarı Yaşar Kemal'i saygı ve sevgiyle anıyoruz...