Geri Bildirim

Fırın SaldırısıHaruki Murakami

·
Okunma
·
Beğeni
·
692
Gösterim
Adı:
Fırın Saldırısı
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
76
ISBN:
9786050945744
Kitabın türü:
Çeviri:
Ali Volkan Erdemir
Yayınevi:
Doğan Kitap
Haruki Murakami’den açlık ve suçun doğası üzerine tuhaf, gizemli ve yer yer komik bir suç öyküsü…

Karnımız açtı. Hayır, açlık demek yetmezdi buna. Sanki uzay boşluğunu yutmuştuk.

Nereden çıkmıştı bu açlık hissi? Elbette yiyeceğimizin olmamasından. Neden yiyeceğimiz yoktu? Çünkü yiyecek karşılığında verecek değerli bir şeyimiz yoktu. Neden değerli bir şeyimiz yoktu? Sanırım hayal gücümüzün eksikliğinden kaynaklanıyordu değerli bir şeyimizin olmaması. Hayır, değil, belki de karnımızın aç olmasının nedeni, doğrudan hayal gücü eksikliğimizdi.

Tanrı, Marx ve John Lennon, hepsi ölmüştü. Karnımız açtı ve bu yüzden suç işleyecektik. “Ben artık sapıtmak üzereyim” dedi arkadaşım. Durumumuzu azıcık sözcükle ancak bu kadar güzel anlatabilirdi.



(Tanıtım Bülteninden)
Suçluluk duygusunun bastıramadığı bir açlık duygusu kitabı sarmış. Kitap iki kısımdan oluşuyor; birinci ve ikinci fırın saldırısı diye.Tirajı komik bir hikayeyi ele almış yazar , biraz güldürüyor biraz düşündürüyor. Ama çokça acıktırıyor. Sanki karnınızın içerisinde kocaman bir uzay boşluğu var ve mideye ne indirseniz o boşlukta kaybolacak böyle bir açlık düşünün ve bu açlığın yol açtığı bir saldırı!

Yazarın daha önceUyku kitabını da okumuştum aynı baskıdan okuması gayet keyifli.Murakami başlangıç kitabı olarak bu ikisini düşünebilirsiniz çok güzel seçimler olacaktır.
Kitabın kapağındaki surat Mc Donals figürü, içerisindeki hikayeden esinlenilmiş. Bir kaç saatte okuyabileceğiniz güzel bir eser.İçeriğine göre pahalı bir kitap olduğunu kabul ediyorum ama benim gibi görsel şölene düşkün okurların kütüphanesinde olması gereken nadide bir baskı...
https://i.hizliresim.com/8YG14d.jpg

https://i.hizliresim.com/gONo3Q.jpg
Justin Cronin'in muazzam güzellikteki psikolojik gerilim ve distopya kitabı Hiçlikten Gelen Kız'ın bitmesine daha çok var, araya Murakami koyarak okumak çok güzel olur diye düşündüm, ama Murakami de çok çabuk bitti. Büyük olasılıkla hikâye kitaplarından aldıkları bir öykü bu, son derece güzel çizimler, güzel kağıt kalitesiyle, mis gibi bir kapakla basılmış, kitabın fiyatı da bize kitabevi saldırısı yapmayı düşündürecek kadar nadide bir güzellik taşıyor..

Murakami, Murakami işte. Daha önceden çıkan Uyku adlı kısa hikâyesiyle kıyasladım ve bu eserini çok daha fazla beğendim, içerisinde doğa üstü olayların olmadığı Murakami kitapları beni daha çok çekiyor. Fırın Saldırısı da işte öyle, yani doğa üstünün ön plâna çıkmadığı, son derece hoş bir kısa öykü. Öyküde açlığın insana neler yaptırabileceğini Murakami dünyasından bakarak okuyoruz: gerçeklik hissinde bile Murakami tarzı var. Wagner dinleyen bir fırın sahibi, fırını soymaya gelen iki aç insana tek şartla bütün ekmekleri vereceğini söylüyor: elindeki wagner albümünü baştan sona dinleyecekler...bunu yaparlarsa bütün ekmekler onların!

Herkese öneriyorum . Hiç Murakami okumayanlar için çok güzel bir başlangıç kitabı olabilir. Okuyanlar için küçük bir Murakami ziyafeti olabilir. Ben de Justin Cronin'in karanlık; gerçekçi karakterlerle, ümitsizlikle dolu kitabına geri döneyim...
Murakami aç kalan bir insanın nasıl bir psikolojide olabileceğini imgelemleriyle çok iyi tasvir etmiş. Hikaye 76 sayfa ama illüstrasyon çok fazla olduğu için 50 sayfalık kısa metinleri bir çırpıda okuyabilirsiniz. Aç kalan iki kişinin fırına saldırmasını konu alan bu kısa hikaye iyi kurgulanmış. Büyük etkiler beklemeyin ama yine bilindik Murakami düşsel anlatımları hikayenin azda olsa bir kısmını oluşturuyor. Yine öbür dünyayı sorgulayan sözlerine rastladık bu oykude. Murakami hemen hemen bütün roman ve öykülerinde bunu yapıyor.. ve yine bolca marka kullanımı mevcut. Buda hikayeleri renklendiriyor. Doyurucu olmasada güzel bir hikaye. Ben beğendim.
Okuduğum ilk Murakami kitabı oldu. Öyküde açlığın insana neler yaptırabileceğini ve yaptıklarının sonuçlarını nasıl çekeceğini Murakami dünyasından bakarak görüyoruz. Wagner dinleyen bir fırıncı, fırını soymaya gelen iki aç insana tek şartla istedikleri kadar ekmeği yiyebileceklerini söylüyor: elindeki wagner albümünü baştan sona dinleyecekler... bunu yaparlarsa istedikleri kadar ekmeği ücretsiz yiyebilirler! :)

Herkesin okuyabileceği kısacık bir hikaye.
Doğan Kitab'ın yayınladığı diğer hikaye kitapları - 'Uyku' ve 'Tuhaf Kütüphane'den daha çok beğendim. Yine de Murakami'yi bir popüler pazarlama objesi haline dönüştürme çabası yüzünden kitap güzel olsa bile önyargı tam anlamıyla beğenmeye izin vermiyor malesef.
Murakami yine ince görmüş. 75 sayfalık hemen hemen yarısı resimlerden oluşan bir çırpıda bitebilecek bir kitap. Üstelik daha önce hiç Haruki Murakami okumamışsanız bu kitabı onun küçük bir tanıtım filmi gibi düşünebilirsiniz. Popüler kültür, hayalgücü, toplum eleştirisi...hepsinden azar azar serpiştirmiş Murakami. Haruki Murakami'yi okumaya Sahilde Kafka ile başlamıştım ve bu kitabın onun altında kaldığı bariz. Ancak bu Sahilde Kafka'nın muhteşemliğinden kaynaklanıyor. Özellikle başlardaki ayçöreği ve hamur kızartması hikayesine bayılacağınızı düşünüyorum. Kısacası kitabı kısacık bir Haruki Murakami fragmanı olarak gördüm.
Bir saat içerisinde okuyabileceğiniz ve içerisinde illüstrasyonlarla zenginleştirilmiş bir Murakami öyküsü. Bu öykünün konusunu "Tuhaf Kütüphane" den daha çok beğendim. Aynı şekilde Murakami yazı dili sevenler için bir çırpıda biten bir kitap.
Murakami'nin illüstrasyonlarla bezeli kitaplarını seviyorum, Uyku kadar sürükleyici bulmadım en azından beni çekmedi ama ara kitap olarak okumaya değer.
Daha önce Murakami okumamış olanların ilk adımı atması açısından güzel ama klasik Murakami okuru için çıtır çerez :) bir çırpıda bitmesinden hiç hoşlanmadım tabi ancak vermek istediği kapalı ileti ve açlık hissi son derece naif işlenmiş. Tok karnına alınması daha uygundur efendim =) bilgilerinize ;)
“Yaşlı kadın tepsi elinde, Dostoyevski’ninkine benzeyen bir cehennemde oyalanıp duruyordu.”
Haruki Murakami
Sayfa 17 - Doğan Kitap
"Karnımız açtı.
Hayır, açlık demek yetmezdi buna.
Sanki uzay boşluğunu yutmuştuk.

Nereden çıkmıştı bu açlık hissi?
Elbette yiyeceğimizin olmamasından.
Neden yiyeceğimiz yoktu?
Çünkü yiyecek karşılığında verecek
değerli bir şeyimiz yoktu.
Neden değerli bir şeyimiz yoktu?
Sanırım hayal gücümüzün eksikliğinden kaynaklanıyordu değerli bir şeyimizin olmaması. Hayır, değil, belki de
karnımızın aç olmasının nedeni,
doğrudan hayâl gücü eksikliğimizdi."
Sanırım hayel gücümüzün eksikliğinden kaynaklanıyordu değerli bir şeyimizin olmaması .
Haruki Murakami
Sayfa 9 - Doğan kitap yayınevi
"Tanrı, Marx ve John Lennon, hepsi ölmüştü. Karnımız açtı ve bu yüzden suç işleyecektik. “Ben artık sapıtmak üzereyim” dedi arkadaşım. Durumumuzu azıcık sözcükle ancak bu kadar güzel anlatabilirdi."
Dünyada doğru sonuçlar doğuracak yanlış seçimler olduğu gibi, yanlış sonuçlara neden olacak doğru seçimler de vardır. Bunun gibi mantıksızlılardan kaçınmak için, bizler aslında hiçbir şeyi seçemeyiz görüşünü benimsemek önemlidir ve ben çoğu zaman bu görüşe göre yaşıyordum. Bir şeyin olacağı varsa olurdu, olacağı yoksa da olmazdı.
Aç karnımız değildi bizi suça götüren, suçun kendisi açlık olarak dayatıyordu kendini.
Ne var ki, zaman, bir balığın karnındaki yutulmuş gemi çapası kadar ağırdı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fırın Saldırısı
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
76
ISBN:
9786050945744
Kitabın türü:
Çeviri:
Ali Volkan Erdemir
Yayınevi:
Doğan Kitap
Haruki Murakami’den açlık ve suçun doğası üzerine tuhaf, gizemli ve yer yer komik bir suç öyküsü…

Karnımız açtı. Hayır, açlık demek yetmezdi buna. Sanki uzay boşluğunu yutmuştuk.

Nereden çıkmıştı bu açlık hissi? Elbette yiyeceğimizin olmamasından. Neden yiyeceğimiz yoktu? Çünkü yiyecek karşılığında verecek değerli bir şeyimiz yoktu. Neden değerli bir şeyimiz yoktu? Sanırım hayal gücümüzün eksikliğinden kaynaklanıyordu değerli bir şeyimizin olmaması. Hayır, değil, belki de karnımızın aç olmasının nedeni, doğrudan hayal gücü eksikliğimizdi.

Tanrı, Marx ve John Lennon, hepsi ölmüştü. Karnımız açtı ve bu yüzden suç işleyecektik. “Ben artık sapıtmak üzereyim” dedi arkadaşım. Durumumuzu azıcık sözcükle ancak bu kadar güzel anlatabilirdi.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 42 okur

  • Melek Işık
  • Hatice Altunkaş
  • levent öncel
  • Büşra Şahin
  • Aslı Karadağ
  • Hüsne Kepez
  • Ali Aymaz
  • Pınar Yiğitcan
  • Bilgen Sadi
  • Kitap kokusu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8 (2)
9
%24 (6)
8
%24 (6)
7
%20 (5)
6
%12 (3)
5
%12 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0