Fırtına 1. Cilt

9,8/10  (6 Oy) · 
13 okunma  · 
5 beğeni  · 
426 gösterim
Paris Düşerken, Fırtına ve Dipten Gelen Dalga'dan oluşan nehir roman, 20.yüzyılın en hareketli dönemini tüm tarafları ve çeşitli yönleriyle tasvir eden dev bir eserdir. 

Üçlemenin elinizdeki cildi, İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa'nın ortasından başlayarak Moskova'ya kadar uzanan nazi dehşeti sırasındaki ölüm kalım mücadelesini anlatıyor. Bir yandan olağan bir biçimde sürüp giden günlük yaşam, bir yandan kan ve barut kokuları arasında dişe diş süren bir kavga. Ehrenburg, Fırtına'da, büyük bir coğrafyanın panoramasını çıkararak yüzyılın en sancılı yıllarını belgeliyor. Karar vermenin ölüm kalım sorunu olduğu o yıllarda, adım adım Sovyetler Birliği'nin içlerine doğru ilerleyen Nazi güçlerine karşı verilen mücadele, karşı sınıflarda da çözülmeler yaratarak gelişirken diplomasinin incelikleri ile savaşın hoyratlığı arasındaki mesafe de kısalıyor. Ehrenburg, savaşın küçük ayrıntıları kadar cephe gerisindeki politik manevraları da bir tarihçi titizliği ve yazarın ustalığıyla aktarıyor. Fırtına, küçük ayrıntılarla anlamlandırılabilen büyük kapışmanın romanı. Yüzyılın en büyük romanlarından sayılan ve sayısız dilde basılarak milyonlarca insan tarafından beğeniyle okunan bir klasik.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2014
  • Sayfa Sayısı:
    488
  • ISBN:
    9789756865910
  • Orijinal Adı:
    Burya, 1946 - 47
  • Çeviri:
    Aydın Emeç
  • Yayınevi:
    Evrensel Basım Yayın
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 1 Alıntı

Arda Çolakoğlu 
14 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Almanlar Paris'te! Olup biteni anlamaya çalışıyor, bir türlü aklı ermiyordu. Kaç kere annesiyle Mado'ya, küçük şerefsiz adamlar tarafından yönetilen; iç kavgalarla alt üst olan, kayıtsız ve savunmasız Fransa'nın, mükemmel hazırlanmış Hitler birlikleri harekete geçer geçmez düşeceğini söylemişti. Yine de bu ani son onu şaşırtıyordu. Kısa da sürse, inatçı, kahramanca bir savaş bekliyordu. Birtakım başarılar umuyordu. Paris'in tek kurşun sıkmadan düştüğünü öğrenince ne yapacağını şaşırdı. Bu dört devrim kentini ''açık şehir'' ilan eden general karşısındaymış gibi sövüyor. Ödlekler! Han kapısından girercesine sokmuşlardı düşmanı içeri!...
Lejean'ı, Roche Aine fabrikasında konuştuğu genç işçiyi, Billancourt'luları, Suresnes'lileri İvry'lileri hatırladı.O adamlar teslim olmazdı...Ama yakalanıp toplama kamplarına atılıyor, peşlerine düşülüyordu. Aşağılık yaradılışlı insanlardı yöneticileri!... Solcusuz, halksız bir Fransa istemişlerdi. Ne kalmıştı ellerinde? Bastille Alanı'nı dolduran Almanlar!

Fırtına, Ilya Ehrenburg (Sayfa 178 - Evrensel)Fırtına, Ilya Ehrenburg (Sayfa 178 - Evrensel)