Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya (Bilinmeyen Yazılar)

·
Okunma
·
Beğeni
·
91
Gösterim
Adı:
Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya
Alt başlık:
Bilinmeyen Yazılar
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944611633
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
İbrahim Kaypakkaya, 1871'de Paris Komünü ile başlayıp, 1976'da Kızıl Çin'in kapitalist restorasyonu ile kapanan komünizmin yüz küsur yıl süren birinci evresine aittir. O, bu coğrafyada kendisinden evvel komünizm adına, paslı, küf tutmuş ne varsa; geçmişin tortularından arınmış bir ekolün kurucusu olarak tarihe geçti...

Kaypakkaya'nın, Türkiye'de köyden kente göçün en yoğun olduğu 70'li yıllarda yaptığı dikkatli araştırmalar ve tespitlerle vardığı sonuçlar üzerinden oluşturduğu Marksizm çözümlemeleri niteliğindeki yazıları, onun teori ile pratiği birleştirerek nasıl bir mücadele verdiğini gösteriyor.

İşkence altında rejime boyun eğmemesinden ötürü, yıllardır nesilden nesile geniş devrimci kitleler tarafından "ser verip sır vermeyen yiğit" olarak anılan İbrahim Kaypakkaya'nın en önemli yanı, onun mütevazılığı, köylü gibi giyinmiş olması ve/veya "karizma"sı değildi...

Peki neydi? Emrah Cilasun, Kaypakkaya'nın bilinmeyen yazılarını yıllar sonra derlerken bu sorunun cevabını arıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya
Alt başlık:
Bilinmeyen Yazılar
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944611633
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tekin Yayınevi
İbrahim Kaypakkaya, 1871'de Paris Komünü ile başlayıp, 1976'da Kızıl Çin'in kapitalist restorasyonu ile kapanan komünizmin yüz küsur yıl süren birinci evresine aittir. O, bu coğrafyada kendisinden evvel komünizm adına, paslı, küf tutmuş ne varsa; geçmişin tortularından arınmış bir ekolün kurucusu olarak tarihe geçti...

Kaypakkaya'nın, Türkiye'de köyden kente göçün en yoğun olduğu 70'li yıllarda yaptığı dikkatli araştırmalar ve tespitlerle vardığı sonuçlar üzerinden oluşturduğu Marksizm çözümlemeleri niteliğindeki yazıları, onun teori ile pratiği birleştirerek nasıl bir mücadele verdiğini gösteriyor.

İşkence altında rejime boyun eğmemesinden ötürü, yıllardır nesilden nesile geniş devrimci kitleler tarafından "ser verip sır vermeyen yiğit" olarak anılan İbrahim Kaypakkaya'nın en önemli yanı, onun mütevazılığı, köylü gibi giyinmiş olması ve/veya "karizma"sı değildi...

Peki neydi? Emrah Cilasun, Kaypakkaya'nın bilinmeyen yazılarını yıllar sonra derlerken bu sorunun cevabını arıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • Atilla
  • Kerem Behruz
  • Cihad Erdem
  • ysmtrn

Kitap istatistikleri