Adı:
Floransa Büyücüsü
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
388
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750710834
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Enchantress of Florence
Çeviri:
Begüm Kovulmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Salman Rushdie'nin "Bu kitabı yazmak için yıllarca okuyup araştırma yapmam gerekti," dediği roman, türlü türlü anlatıcılar, gezginler, serüvenciler tarafından aktarılan, Babur İmparatorluğu ve Osmanlılar, Moğollar ve Rönesans Floransa'sının tarihine ve kültürlerine göndermeler yapan, bölgenin tarihini masallarla kaynaştıran büyüleyici bir yapıt. 

Kitaptaki cinsellik ve erotizmin odağı olan güzeller güzeli Floransa Büyücüsü, aslında erkekler dünyasında kendi yazgısına kendisi egemen olmak isteyen bir kadın. Ama kendi kaderine hükmederken, hükümdarların yazgısını bile değiştiriyor ve en parlak dönemlerini yaşayan Mugal payitahtı ile Floransa'nın toplumsal yaşamlarında bir dönüm noktası oluyor.

Floransa Büyücüsü, kader, güzellik, savaşlar, tılsımlar ve sadakatle örülmüş bir yolda Rönesans İtalya'sının saraylarından Hindistan'ın uzak kıyılarına bir solukta uzanacağınız bir başyapıt.
(Tanıtım Bülteninden)
 
388 syf.
·13 günde·5/10
Bir çırpıda okunması gereken bir roman. Ara verildiği takdirde konudan kopmalar yaşanabilir. Kurgusunda tarihi dokular işlenişini çok sevdim. Sayfalar arasında geçiş yaptıkça, Floransa sokaklarında yürüyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz.
388 syf.
·Beğendi·10/10
SALMAN RUSHDIE Floransa Büyücüsü

Bu kitabı yazmak İçin yıllaraca okuyup araştırma yapmam gerekti demiş Salman Rushdıe.

Yazarla Geceyarısı Çocukları adlı kitabıyla tanışmış,dilini ve kurgusun çok sevmiştim.Devamında Floransa Büyücüsü’nü okumalıyım dedim zira bir kitabı daha var elimde.Salman Rüşdi bu sefer Doğuyla batıyı arasına Osmanlı’yı alarak Uzun bir yolculuğa çıkardı.Moğolların tahtını sahibi Ekber Şahı’nın yanına gelerek amcası
olduğunu iddia eden hünerli ve kısa sürede kendini sevdiren Niccola
Vespucci adıyla da bilinen Mogor Dell Amore ve Saray’ın kayıp prensesi Kara Gözün yani Floransa Büyücüsünün öz be öz annesi olduğunu iddia etmesi üzerine ve ispatlamak İçin anlattığı büyülü hikayelerle,Babür imparatorluğu,İran şahı Şah İsmail’e,ordan Yavuz Sultan Selim’e ve Osmanlı imparatorluğuna Ve ordanda İtalya’ya Floransaya kadar uzanan bir tarih yolcuğu içinde buluyor okuyucu kendini.
Çok katmanlı bir yol alırken ortaçağda’ rönesans İtalya’sının dini ve kültürel motiflerini,Osmanlı İmparatorluğunun devşirme sistemiyle kazandığı yeniçerilerini ve Yavuz sultan Selimin estirdiği rüzgarla önüne yaptığı zulmü Şah İsmail’le karşılaşıp Şah İsmail’in yenilgisi de dahil olmak üzere,tarih ve kültürel yolculuk yaptırıyor.Zaman zaman hangisi masal hangisi gerçek ikilemiyle okutuyor cümleleri yazar büyüyü tüm kitaba yedirmiş çünkü.
Ben de okurken araştırma yaptım Moğul imparatorluğunun şeceresini Ekber Şaha kadar olan kısmını okudum.Babur Şah’ın edebiyata olan düşkünlüğünden Büburnamenin çıkışına Ve en önemlisi Ekber Şah’ın farklı dinlerin Hint ülkesinde ortak tek bir din çatısı altında birleştirme düşüncesiyle şahsına münhasır bir imparatorluk kurma istediği içinde olduğunu Ve bunun sonucunda kız çocuklarının erken evlendirilmesini,eşi ölen kadınların yakılmasını yasakladığı öğrendim.Tekrar okumaya dönünce yazarın bunu cümlelerle de okuyucuya sunduğunu gördüm.Ekber Şah’ın iç monoloğuyla sorgulattığı dine inanca yaşayış şekline dair fikirleri çok çarpıcıydı.
Ve kitabın geneline yayılmış erkek dünyasının zayıflıklarını,kendi seçtiği yolda zayıf kişiliğinin altında ezilip vatanını benliğini kaybeden büyüleri ve zaaflarıyla ayakta duran Karagöz yani Kayıp prenses yani Floransa Büyücüsü kısacası kadın Ve erkeğin dünyası yaşadığı coğrafyayla aldığı şekil,yayılmıştı.
Diller kılıcı kınından çekildi mi,en keskin bıçaktan daha derin yaralar açar.
Hayatın anlamı ölümdedir!Servet sahibinin ruhani fakirliğini tehlikeye atar!Böylelikle şiddet nezakete,çirkinlik güzelliğe,herhangi bir şey zıddına dönüşebilir.Bu aldatıcı yansımalar Ve ters yüz görüntülerle dolu hakiki bir aynadır.Bir adam,duru denebilecek tek bir düşünceyi Zihni’nden bile geçiremeden hayatının son gününe dek çelişkiler bataklığında debelenebilir.s/103
Tarihin eli hem yukarıdakine hem aşağıdakine uzanabilirdi.Zayıfların çığlığı,günün birinde kudretlileri sağır edebilirdi.S/157
388 syf.
·17 günde·Beğendi·10/10
Muazzam bir eser. Salman Rushdie çok uzun zaman bu kitabı yazabilmek için okumuş, okumuş, okumuş ve nihayetinde muhteşem üslubuyla bu rüya kitabı oluşturmuş. Fantastik anlatılardan hoşlanan okurları buraya çağırıyorum. Buradaki düşsel anlatı sadece Batı'nın öngördüğü yüzeysel bir ortaya serim değil, masalsı ve sınırsız Doğu kültürünü de barındırıyor.
388 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kesinlikle başyapıt.. Ödüllü 'Geceyarısı Çocukları'nı bile solda bırakır kanımca. Doğu'nun Floransa'sından Batı'nın Floransa'sına bir şekilde sürüklenmiş, güzeliyle insanları büyüleyen bir kadının hikayesini okuyoruz aslında ama bu kadınla ancak kitabın ortasında karşılaşabiliyoruz. Çünkü öncelikle onu saran dünyanın ete kemiğe büründürülmesi, hayatına dokunan insanların da hikayelerinin bilinmesi gerekiyor. Ne muazzam bir dünya çiziyor bay Rushdie gözlerimizin önüne, yıllarca süren tarih araştırmalarını hayalinin içinde eriterek. Benim favorilerim arasında yerini aldı. Yıldızlı tavsiyemdir. =)
388 syf.
Floransa Büyücüsü ;güzeller güzeli bir kadın. Erkek egemen bir dünyada kendi kaderini arayan, hükümdarların bile yazgısını değiştiren bir kadın... Masal, rüya , hayal, aşk, büyü hepsi içiçe. ....biraz karmaşık ama etkileyici bir roman. Ara vermeden okunmalı çünkü konuya hakim olması zor.
Büyüleyici....
388 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Kitapta dişiliğine sahip olmak ve hükmetmek isteyen floransa büyücüsünün, hükümdarların yazgısını değiştirerek en parlak dönemlerini karanlığa çevirmesi ve bunu yaparkenki olayları, bize masalsı bir dille anlatan salmam rushdie...
Yorucu mu evet yorucu, güzel miydi kesinlikle okunası bir kitap. Her sayfası emek ve araştırma kokan, bu emeğin yoğrulması ve bu denli akıcı anlatılması tecrübe gerektiren özenle işlenmiş bir eser...
388 syf.
·14 günde·Puan vermedi
orta doğuda başlayıp avrupada devam eden müthiş bir masal. yazar, en çok ders çalıştığım kitabım, derken haklıymış. ciddi bir ön çalışma ile yazılmış. mekanlar, kostümler gözünüzün önünde canlanıyor okurken.
388 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
16. yüzyıl ın hem doğusunu hem de batısını, politikacıları, din adamları, fahişeleri ile birlikte anlatan, içinde Amerigo Vespucci(STEFAN ZWEIG-AMERIGO okunmalı:), Niccolo Machiavelli, Yavuz Sultan Selim gibi sürprizler olan, kurgusu oldukça kuvvetli kitaplardan.
Masalsı anlatıları seviyorsanız bayılırsınız...
388 syf.
·Puan vermedi
DOĞU'NUN VE BATI'NIN FLORANSASI

16.yüzyıl sonunda Floransa'da başlayıp Hindistan'da Şah Ekber'e efsaneler anlatan, kendinin, Şah'ın akrabası olduğunu hikayeleri ile ispatlamaya çalışan Niccolo Vespucci'nin; Osmanlı padişahları, yeniçerileri, Batı dünyasının yüzyılı içerisindeki denizlerde ve karada gelişmeleri ile salgınlarını, Amerika'nın keşfini, Osmanlı'nın Safeviler ile savaşını, Yavuz Selim' in tahta geçmesini, Şah İsmail'i ve Andrea Doria'yı, Niccolo Machiavelli'yi de öykülerine ekleyerek kendi ile sevdiği kadının başlarından geçenleri bir düzen ve sıra ile tarihi nitelikteki öyküleri ile Batı ve Doğu yu sentezlediği efsane niteliğindeki anlatılarından bahsediyor. Sevdiği kadının güzelliğinin yaşanılan yüzyılda onu bir büyücüye (Floransa Büyücüsü) ardından cadıya dönüştüren Batı dünyasından bahsediyor.
.
Fantastik öykülerle beraber dünya tarihine yön vermiş olayları ve kişileri bir hikayeye ekleyerek anlatması yazarın kaleminin güçlü olduğunun ispatı.
388 syf.
·7 günde·10/10
Açık söylemek gerekirse, ileride okuduğum kitapları unuturum endişesiyle buraya özet yazdığım doğrudur :) Ancak bu kitabı özetleyecek kelime bulamıyorum, bir çok tarihi karakterin yer aldığı masalsı bir anlatıma sahip, okuması biraz ağır ve zor olsa da uzun zamandır böyle sağlam kaleme alınmış bir roman okumamıştım.
427 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Oncelikle belirtmeliyim ki; böyle bir hayal gücüne sahip bu usta kalemin kitaplarını kesinlikle okunmalı. Nedenlerine aşağıda yer vermeye çalıştım.

Salman Rushdie'yi daha önce okumamış olduğuma üzülüyorum. Floransa Büyücüsü son derece etkileyici bir kitap. Rushdie "Bu kitabı yazmak için yıllarca okuyup araştırma yapmam gerekti."demiş. Kitabi okuduğunuzda böyle olduğunu çok net anlıyor insan.

Öncelikle, gerçeküstü akımın mensubu bir kitap. Gerçek tarih ve masal nasıl daha iyi harmanlanır bilemiyorum. Kitap, Hindistan'dan başlayıp, Iran, Afganistan, Anadolu topraklarını geçip Floransa'ya ve hatta Amerika'ya uzanıyor. Kitaptaki tarihsel unsurların tamamı gerçek. Ekber Şah, Selim, Hanzade Begüm, Birbâl, Tansen, Iran Şahı, II. Bayezid, Medici ailesi, Andrea Doria. Geçmişte tarih kitaplarında öğrendiğimiz herkes. Bunun yanısıra kitapta geçen tüm şehirler, saraylar, evler tümü gerçek ve aslına uygun olarak tasvir edilmiş. Ekber Şah'in "sulh-ı küll" kavramı da tümüyle gerçek. Burada uzatmak istemem ancak araştırmanızı öneririm. Bu kadar çok gerçek üzerine muazzam bir masal yazılmış.

Kitabi okurken zaman zaman bu kadar gerçekçi olamaz diyorsunuz. Karakterler ve mekanlar net olarak gözünüzün önünde ve hikayeye kapılıp gidiyorsunuz adeta.

Ekber Şah'ın düşüncelerini okurken, hayatı hakkında çok derinlemesine bir analiz yapıldığı anlaşılıyor ve Rushdie'nin de benzer birçok görüşe sahip olduğunu sezebiliyorsunuz.

Bence Salman Rushdie muazzam yetenekli bir kalem, kitabı okumak son derece keyifli. Bu coğrafyada belli nedenlerden ötürü çok sevilmediğini anlıyorum ancak kitaplarının daha çok okunmaması çok talihsiz.

Çevirmen Begüm Kovulmaz'a da çok teşekkür etmeliyiz. Çeviri kitaplarda çevirmen kitabın ikinci yazarı bence. Başka bir dilde kitabı tekrar dile getiriyor. Çok harika çok profesyonel bor çeviri yapılmış.

Okuyun mutlaka, tarihi gerçeklerle dolu bu masal diyarına adım attığınıza pişman olmayacaksınız.
388 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Masalsı anlatımı dikkat dağıtıcı olabilen bir kitap, dikkatinizi vererek okumak için ekstra çaba göstermeniz gerekebilir. Arka kapakta yazandan çok daha farklı bir hikayenin içine düştüm okurken, kitap aslında Floransa büyücüsünün hikayesini anlatmıyor gibi. Büyücünün kendisinden ziyade takip ettiğimiz ayak izlerinde dünya tarihine dair bir hikaye sunuyor. Kesinlikle okunmaya değer.
Dünya bir köprüdür. Üzerinden geçin ama mesken kurmayın. Bir saati umut eden sonsuzluğu umut eder. Zira bu dünya bir saattir. Sonrası meçhuldur.
İnsanların sevgisi kaypak ve kararsızdı, böylesi bir sevginin peşinden koşmaksa ahmaklıktı.
“Dil bilen biri varsa alın getirin onu;
Şehirde bir yabancı var,
Söyleyecek çok şeyi olan.”
Mirza Galip
Salman Rushdie
Sayfa 1 - Can yayınları, 9. Baskı, Giriş kısmı
Büyücülük için iksirlere, cinlere ya da büyülü asalara ihtiyaç yoktur. Tatlı dilli bir ağızdan dökülen sözcükler tılsımın ta kendisidir.
Belki de insanlığın laneti budur. Birbirimizden çok farklı olmamız değil, birbirimize çok benziyor olmamızdır lanetimiz.
Bir insanın kendisiyle barışık olabilmesi için herkesle barış içinde olması gerekiyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Floransa Büyücüsü
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
388
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750710834
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Enchantress of Florence
Çeviri:
Begüm Kovulmaz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Salman Rushdie'nin "Bu kitabı yazmak için yıllarca okuyup araştırma yapmam gerekti," dediği roman, türlü türlü anlatıcılar, gezginler, serüvenciler tarafından aktarılan, Babur İmparatorluğu ve Osmanlılar, Moğollar ve Rönesans Floransa'sının tarihine ve kültürlerine göndermeler yapan, bölgenin tarihini masallarla kaynaştıran büyüleyici bir yapıt. 

Kitaptaki cinsellik ve erotizmin odağı olan güzeller güzeli Floransa Büyücüsü, aslında erkekler dünyasında kendi yazgısına kendisi egemen olmak isteyen bir kadın. Ama kendi kaderine hükmederken, hükümdarların yazgısını bile değiştiriyor ve en parlak dönemlerini yaşayan Mugal payitahtı ile Floransa'nın toplumsal yaşamlarında bir dönüm noktası oluyor.

Floransa Büyücüsü, kader, güzellik, savaşlar, tılsımlar ve sadakatle örülmüş bir yolda Rönesans İtalya'sının saraylarından Hindistan'ın uzak kıyılarına bir solukta uzanacağınız bir başyapıt.
(Tanıtım Bülteninden)
 

Kitabı okuyanlar 89 okur

  • Vural
  • Gorkem Y
  • Nazan Şahitoğlu
  • Abdullah E.
  • Beste
  • Scharfsinnig
  • Elif ÖGEL
  • Mahmut og
  • Nursen
  • Zuhat Uğur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%11.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%2.8
25-34 Yaş
%47.2
35-44 Yaş
%27.8
45-54 Yaş
%11.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.9
Erkek
%31.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25.7 (9)
9
%20 (7)
8
%25.7 (9)
7
%11.4 (4)
6
%8.6 (3)
5
%2.9 (1)
4
%0
3
%2.9 (1)
2
%0
1
%2.9 (1)