·
Okunma
·
Beğeni
·
2363
Gösterim
Adı:
Fontamara
Baskı tarihi:
1974
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Fontamara
Fontamara
Fontamara
192 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Yazar bu kitabında bizi, yirminci yüzyılın ilk yarısına, Faşizm yönetimi altındaki İtalya'ya götürüyor.
Fontamara, İtalya'nın güneyinde deyim yerindeyse, dünyadan haberi olmayan , her şeyden uzak kendi dünyalarında yaşayan fakir ve cahil insanların yaşam sürdüğü bir köy. Ülkede olan rejim değişikliğinin bile farkına varılmadığı bir yerleşim yeri. Ama onların da Faşizmle karşılaşmamaları tabii ki mümkün değil. İşte kitapta bu köy halkının Faşizmle tanışmasından sonraki yaşanan olaylar, onların bakış açısıyla ve onların ağzından, trajikomik bir şekilde anlatılmaktadır.

Faşizme bir de bu zavallı insanların gözünden bakmaya ne dersiniz? Faşizm en basit bir şekilde daha nasıl anlatılır bilemiyorum. Olabilecek en basit olaylarla ve herkesin anlayacağı bir dille mükemmel bir Faşizm profili daha nasıl çizilebilir ki ?

Müthiş bir akıcılığa sahip olan bu kitabı ben büyük beğeniyle ve büyük keyif alarak okudum, okunmasını da herkese tavsiye ediyorum.
189 syf.
·20 günde·Beğendi·9/10
Kitap 20.yüzyılın başlarında, dünyayı kasıp-kavuran savaş yıllarında, İtalyanın unutulmuş, fakir mi fakir, okuma yazma, hesap kitap yapmasını unutmuş, dalaverecilerin üçkağıtlarına kanıp, zenginlerin silahlı ve avam elaltılarının yağmalamasıyla olan olmaz herşeyini kaybetmekte olan küçük bir köy ve sakinlerinin yaşamını ele alıyor. Ama okadar içten okadar bizden ki..
İlk defadır bir kitabın insanla bukadar samimi olabildiğine şahit oldum. Eee kim çevirmiş.. Sabahattin Ali. Yerinde, ince improvizasyonlarla esere o denli renk katmış ki, insanın içinden "Allah, Allah, elin gavuru benim dedem gibi gonuşuyo" diyesi geliyor.
Eserde pek öyle bi merkezde duran bir kahraman yok. Berardo Viola adlı bi karakter var. Emile Zola'nın Germinal'indeki Etienne karakterini anımsatıyor düşünce ve haraketleri ile. Ve iki noktada küçük bi yer tutan Bilinmeyen büyük adam stratejisini alttan alttan yürütmesile Souvarine'i andırdı.
Ve aslında hiç beklemediğim bir bitiş keşkelerle doldurdu içimi.. mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
192 syf.
·6/10
İtalya 'da faşist rejimin kol gezdiği dönemi fakir köylüler üzerinden anlatır Fontamara. İtalya' da yoksul bir köyde, yani Fontamara 'da, çamur, taş, susuzluk, ışıksızlık içinde bir hayatta kalma mücadelesi kitabı. İlk sayfalarda kahramanların isimleri kafamı karıştırdı ve anlatım olarak çok yoğun gelmedi bana, fakat konu itibariyle beni etkileyen bir kitap oldu. Tabiki Sabahattin Ali çevirisi olması kitabı iki kat değerli kılıyor. Köy Enstitülerinin kuruluşunda büyük katkıları olan İsmail Hakkı Tonguç, bir öğretmene hediye etmiş bu kitabı ve bu sebeple hakkında soruşturma başlatılmış, komünizmle suçlanmış.
Güzel bir başkaldırı hikayesi okumak isterseniz okuyun. Ve tarih, maalesef tekerrürden ibaret. Bunu da yine anlamış olduk.
176 syf.
·7 günde·2/10
Galiba ignazio sılone kitaplarını bidaha okumayacağım
:( çünkü ; bu ikinci kitabını okuyuşum ve çok ağır aksak giden bir dili var yazarın..............Ignazio Silone
176 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
2020 uğurlu bir yıl mı olacak acaba? Keşke... Fakat bu yıl okuduğum kitaplarımın hepsi beni çok etkiledi, hepsini çok beğendim ve Fontamara da onlardan biri oldu. Yine çok bilinmeyen bir halde duruyor bu sitede, sadece 73 okunması var. Daha fazla kişiye ulaşmasını dilerim, çünkü hakediyor.
Duce Mussolini' nin Hitler ile birlikte dünya üzerinde halay çektiği yılların kara mizahı kitap. Ne Duce ama, batsın diyor insan içten de bir küfür savurarak. Faşizmin ayak sesleri altında yaşayan Italya'da yoksul bir köy Fontamara. Zulüm yılları, haksızlıklar, kayırma, rüşvet ve elbette korku odaklı yönetimin perişan ettiği halkın çektiklerini yansıtırken, arka planda da Faşizmi lanetliyor Ignazio Silone.
Ve bir önemli nokta da, kitabı ülkemizin mahzun aydını, kıymetlisi ve hazin sonuyla beni hep derinden etkileyen Sabahattin Ali'nin çevirmiş olması. Muhteşem bir çeviri, harika bir kalem ve cesurca bir başkaldırmaya şahit olmak için okunması gerek. Tavsiye ederim.
192 syf.
·7/10
Sabahattin Ali'nin çevirmiş olması, kitabı ayrı bir kıymete kavuşturuyor. Güzel bir kitap, ancak fazla isim geçtiği için bazen kafanız karışabiliyor. Bir de 1920'lerin 30'ların İtalya'sına dair az çok bir şeyler biliyorsanız anlaması daha kolay olacaktır, onu da belirtmekte fayda var.
Merkezden uzak bir köyde olan biteni, köylü ve merkezi yönetim ilişkisini, yaşanan sıkıntıları oldukça iyi yansıttığını düşünüyorum yazarın. Okurken o insanların haline üzülürken bulabilirsiniz kendinizi. Sade bir dille yazılmış. Tarih sevenleri, toplum psikolojisi, sosyolojiyle ilgilenenler için faydalı olacağını düşünüyorum.
... yeni bir vergi konabilecek daha ne kalmış olabilirdi? Her birimiz, kendi hesabına bunu düşünüyor ve bakışlarıyla ötekileri sorguya çekiyordu. Ama hiç kimse bilmiyordu. Sakın ay ışığına olmasın?
«Ama ben gerçek adaleti kastediyorum» dedi, «Herkes için eşit olan adaleti.»
Scarpone kesti attı: «Onu ancak cennette bulursun.»

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fontamara
Baskı tarihi:
1974
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Varlık Yayınları
Baskılar:
Fontamara
Fontamara
Fontamara

Kitabı okuyanlar 86 okur

  • Günay İlgar
  • Murat Karahan
  • Nurşin Kaynarca
  • Adar Koç
  • Selma

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.7 (3)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0