Frankfurt Seyahatnamesi

6,8/10  (15 Oy) · 
61 okunma  · 
16 beğeni  · 
1.588 gösterim
1930'ların Almanya'sına, tedavi için bu ülkeye gelmiş bir Türk aydınının Frankfurt penceresinden bakışlarını içeren bu küçük kitap deneme tadıyla da okunacak 20 kısa yazıdan oluşuyor. Üsküdar'ı seyrederek sıkıntılı bir halde Sirkeci'den trenle yola çıkan Hâşim, Balkanları, Orta Avrupa düzlüklerini aşarak Frankfurt'a ulaşır. Bu eski Alman şehrinin II. Dünya Savaşı öncesi durumunu türlü yönlerden betimleyen Frankfurt Seyahatnâmesi, gazete ve dergi sayfalarından aktarılırken yapılan değişiklikleri de gösterecek biçimde yeniden ele alındı. Ahmet Hâşim'in diğer eserleri de aynı yöntemle basıma hazırlanıyor.
Sadık Kocak 
03 Mar 14:22 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Vapurla Paris seferi sonrası yurtdışı için Sirkeci’den tren kalktığını da öğrenerek başladık bu kitaba. Gitmesinin nedeni olarak da sürekli seyahat kitapları okuduğunu anlatıyor yazarımız. Tabi yazarın bu gezilerden memnun kalamadığını sürekli bir bahane bulduğunu (sinekleri bile bahane ettiğini) görüyoruz. Bunun nedeniyse hayalinde kurduklarıyla gerçekten gördükleri arasında hiçbir benzerlik bulamamasından kaynaklanan hayal kırıklıkları diyebiliriz.
Yazar Almanya için çok güzel bir cümle kullanıyordu aslında. Yurtdışı hevesi olanları içeride tutmak için de yazılmış olabilir ama olsun. Çok hoş bir cümle kurmuştu. Bu cümle nerede geçiyor ben göremedim gibi laf edecekler olursa da ‘Caddeler’ bölümünün sonuna bakabilirler.
“Almanya, pembe ve büyük bir elmadır fakat içi kurtludur” cümlesi aslında yazarın düş kırıklığını çok açıkça ifade etmişti.
Tabi sadece olumsuzluklar söz konusu değil. Yazar ara sıra karşılaştığı nükteleri de aktarıyor ki alıntı yapmıştım bende bir tanesini. Oldukça hoş bir yazıydı benim için.
Son olarak biraz da yazarın kendisinden daha doğrusu neden bu tarz bir üslubu olduğundan bahsedelim. Burada da etkilendiği kişi 1858-1915 yılları arasında yaşayan Fransız Tenkitçisi Gourmont etkilerini görüyoruz. Bu bilgiyi de nereden aldın Sadık diyecek olursanız Bir Seyahatin Notları adlı yazılarında belirtmişti ancak buraya eklemek aklıma geldiği için burada yazıyorum. Herkese keyifli okumalar, bol kitaplı günler diliyorum. İyi günler dilemiyorum çünkü az evvel diledim hava karardı, dolu falan yağdı, daha fazla şansımı zorlamak istemedim. 