Adı:
Franny ve Zooey
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
134
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753631204
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Franny And Zooey
Çeviri:
Ömer Madra
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Glass'lar; öncesi, savaş ve sonrası ile 2. Dünya Savaşı'nın "yaralanmış" kuşağının yedi "tuhaf" kardeşli "tipik" bir ailesi... Ölümler, intiharlar, güvence aranan mistik savruluşlar ve aşklar arasında, hayatla yaşanan yüksek voltajlı ve suskun uyumsuzluklar, sessiz çıldırma eşikleri... "Biz dördümüz, birbirimize yakın kan bağıyla bağlıyız ve bir tür deruni aile diliyle, iki nokta arasındaki en kısa mesafenin neredeyse tam bir daire olduğu bir çeşit romantik geometri ile konuşuruz. Son bir uyarı sözü: Aile soyadımız Glass. Bir dakika sonra, Glass erkeklerinden en genci, yaşayan büyük ağabeyi Buddy Glass'ın kendisine gönderdiği aşırı derecede uzun mektubu okurken görülecek (...) Bana söylediğine göre, mektubun üslubu, bu anlatıcının üslubuna ya da yazılı üslupçuluğuna, rastgeleliğin adamakıllı ötesinde bir benzerlik gösteriyormuş; genel okur da hiç şüphesiz, mektubun yazarı ile bendenizin aynı kişi olduğu sonucuna balıklama atlayacaktır. Atlayacaktır ve maalesef atlamalıdır da"... Nicedir, bir 20. yüzyıl "modern-klasik"i olarak anılan "kırk yıllık suskun" J. D. Salinger'dan, hayat üstüne, sanki kendi geleceğini de okuduğu tedirgin, derin, acı iki uzun "hikaye".
(Arka Kapak)
Salinger'ın harikulade bir üslubu var. İnsan onu okumaya doyamıyor. Böyle bir üsluba ilgi uyandıran konular ve kusursuz diyaloglar da eklenince ortaya işte böyle tadından yenmeyen eserler çıkıyor. Franny ve Zooey birbiriyle bağlantılı bir kısa öykü ve bir de novelladan oluşuyor. Esasında Franny ve Zooey kardeş ve işin içine diğer kardeşler de giriyor ki bu olayı farklı boyutlara taşıyor. Okuması çok zevkli, ara ara kahkahalarla güldüren, edebi haz veren, güzel karakterlerden oluşan okunası bir kitap.
Beyni yoran,zorlayıcı lakin güzel bir kitap....Iki hikaye ,bir bütün....Franny ve Zooey .....Mutlu _mutsuz ,umutlu _umutsuz,gençlik ve yetiskinlik arasında debelenen Glass ailesinin iki bireyi ile tanışmak oldukça zor ve karmaşıktı....
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.117 Oy)17.507 beğeni39.547 okunma2.120 alıntı165.599 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.484 Oy)8.432 beğeni22.878 okunma1.454 alıntı105.809 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.871 Oy)8.155 beğeni26.052 okunma628 alıntı126.884 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (3.982 Oy)3.502 beğeni11.724 okunma1.021 alıntı47.796 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.259 Oy)5.366 beğeni18.167 okunma689 alıntı92.409 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.014 Oy)12.489 beğeni31.790 okunma2.795 alıntı132.724 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (6.981 Oy)8.372 beğeni23.261 okunma1.150 alıntı113.074 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.833 Oy)7.372 beğeni20.650 okunma692 alıntı79.859 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.238 Oy)8.157 beğeni24.014 okunma1.934 alıntı102.649 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.536 Oy)5.818 beğeni15.261 okunma2.248 alıntı78.702 gösterim
Franny ve Zooey.
Dokuz üyelik çok sanatsal ailenin son iki üyesi. Lakin bu son iki üye diğerlerinden biraz daha farklı en büyük abileri tarafından şartlı bir eğitim ile biraz değişikler -aslında Zooey'mize göre birer ucubeler- fakat tatlı ve son derece zekiler. Lakin aralarında bir kaç sorun var. Bu sorun özellikle Franny'in bir kitap okumasıyla biraz daha fazla baş göstermiş olabilir pekala.

Kitaplar kitaplar kitaplar... ufkumuzu açan, bize nice güzel hayaller kurduran ve yepyeni dünyalar gezdiren değil mi ? -değil işte- bu kitap biraz garip işte. Öyle garip ki Allah kahretsin! Franny kutsal tavuk suyu bile içemiyor resmen içmekten kesildi kız! Kız allak bullak oldu asi, sinirli ve gün mahvetme peygamberi falan işte. Ayrıca hiçbir şey çare değil kıza! Allah kahretsin nedir ki bu kitap... neyse işte öyle bir kitap biraz radikal falan filan sevgilim, yaşamını değiştiriyor işte sevgilim...
Peki Zooey'miz sevgilimi -Franny'i- kurtaracak mı Allah kahretsin sabırsızlanıyorum! Hadi şu durumu görelim.

-Salinger gerçekten çok ilginç bir yazar benim için okurken hem okuyup hemen kurtulmak hem de hiç bitmesin istiyorum kitapları, hem seviyor hem de sevmiyor, hem beğenir hem de beğenemiyorum nedensizce bende böyle bir his uyandırıyor.
Bu kitapta da aynısı yaşadım denilebilir yani hemen hemen aynısı yaşadım işte aile bağının biraz kopuk olduğu bir ailenin en küçük iki üyesinin bir haftasonunda geçen uzun öyküsünü yazmış bize yazar.
Betimlemelerin bolca yer edindiği öyküde her şeyi görebiliyorsunuz.

(Kitap iki kısımdan oluşmakta ilk kısım Franny ikinci kısım ise Zooey.
İlk kısım oldukça kısa kitabı ikinci kısım oluşturuyor dersek haksız olmayız.)

Uslübu yer yer komik yer yer ciddi olan yazarımızın ara ara tebessümler oluşturan sıcak ve bir o kadar dırdırlı ve çekişmeli güzel öyküsü.

Durum öyküsü seven herkesin zevkle okuyabileceği güzel bir öykü, herkese keyifli okumalar.
Yazar Franny'i 1955, Zooey'i 1957 yılında yazmış. Franny ve Zooey olarak 1961 yılında ilk olarak basılmış. Ben yazarın Çavdar Tarlasında Çocuklar adlı eserini okumuştum. O eserle bunu kıyaslama bile yapamayacağım. Biraz araştırma yaptığımda benim gibi düşünenleri de ve bu kitap için başucu kitabıdır diyenleri de gördüm. Eğer bu başucu bir kitap ise esas başucu olabilecek kitaplar ne ucu olur bilmiyorum. Ben yine suçu kendimde bulacağım. Kitabı anlamaya seviyem yetmedi diyeyim. Bir içsel yolculuk var tamamda çevirimi kötü yazarın tarzımı bilmiyorum. Yayınlanmış eserleri arasında ilk eser olan Çavdar Tarlasında Çocuklar'dan sonra belki de bunu okuduğum için kitaba negatif bakıyorum. Özetle söylemek istediğim, elimde 2013 Mayıs baskısı var ki kapak tasarımı bu sitede gördüğünüz gibi değil. Düz mavi bir renkten oluşuyor. İşte ben en çok bu rengi sevdim. Saatlerce kitabı açmadan kapak tasarımındaki sadeliğe bakabilirim.
Kitapta yer yer konunun dışına çıkmanız çok olası. Dağınık hikayeler topluluğu gibi karışık anlatılan bir bilinç akışı romanı. İlk bölüm yani Franny ne kadar anlaşılır ise ikinci bölüm Zooey o kadar anlaşılmaz geldi bana. Olay ve eylemlerin dışında anlatılan hikayeler romandan oldukça bağımsız işlenmiş. Bir takım güzel sözler var ama bu sürükleyici bir roman olmasını sağlamıyor maalesef. Roman yer yer güzel ancak bütünsellik açısından aynı şeyi söylemek çok zor. Asla bir Çavdar Tarlasında Çocuklar değil. O da bilinç akışı türünde bir roman olmasına rağmen, müthiş keyifli akıcı bir romandı.

Franny ve Zooey sekiz kardeşten ikisi ve içselleştirdiği nefret ve eleştirilerini ikinci bölümde birbirlerine savuruyorlar. Anneleri Mrs. Glass'ta konuya zaman zaman müdahil oluyor. Kavrama açısından zor dinsel ve felsefi açıdanda haikim olmakta zorlanacağınız bir kitap. Zoru severim veya Salingersiz yapamam diyorsanız okuyun.
Bilinç akışı tekniği ile yazılmış en akıcı romandı bence. Zooeynin narsistliği ve eleştiriselliği sinir bozucuydu ama bir kişinin yapabileceği en güzel İbadetin işini iyi yapmak olduğu felsefesini çok güzel bir şekilde anlattı. Özetle ben çok sevdim :)
Özetleyecek olursak, normalin üzerindeki zekaları ve bilgi birikimlerinde kaybolmuş ve bu kalabalıkta da fikirlerinin ve kararlarının sesini duymaya çalışan iki kardeşin hikayesi diyebiliriz sanırım. Ben durum hikayelerinden çok hazzetmiyorum. Ama durum hikayesi sevenlere tavsiye ederim.. =)
Kitabı biraz sıkıcı buldum uzun betimlemeleri ve karışık bir döngü var yada ben kafamı veremedim bilemedim keşke sadece çavdar tarlası çocukları yazıp bıraksa imiş:)
Genellikle Çavdar Tarlasında Çocuklar'dan sonra okunan Salinger kitabıdır. Ancak okumanın öyle kolay olduğunu düşünmüyorum. Ağır ilerliyor ve diyalog ağırlıklı olduğu için- diyalogun ne hakkında olduğu tam anlaşılamadığı için- yoruyor.
Anlatıma bakınca; Franny ve Zooey bölümleri arasında anlatım açısından bariz fark var. Franny kısmı kolayken Zooey'de okuma işi çok zorlaşıyor.
Bazı kitaplar henüz kapağına baktığınız andan itibaren sizi esir alır, adını okuduğunuzdaysa artık tamamen ona kapılmış hissedersiniz. Bir an önce onunla baş başa kalma duygusuyla yanar tutuşursunuz. Bazıları ise hayata farklı bir açıdan bakmanıza yarar. Fırtınalı, sürükleyici, heyecan dolu maceralar bahşetmez size ama yine de okuduğunuz için asla pişman olmazsınız. "Franny ve Zooey" de işte aynen böyle bir kitap... Yazarın kendi deyimiyle oldukça yarım yamalak görünüşlü bu kitabı ben yine de sevdim...

Benim 1001 kitabımdan birimiydi bilemiyorum(Ölmeden önce okunacak 1001 kitap arasındadır.) ancak ilk baskısı 1993 yılında yapılmış olan bu kitabı belki o yıllarda okusaydım tesiri bende daha büyük olabilirdi diye düşünüyorum.
Zooey'nin kız mı erkek mi olduğunu kitabın 100 üncü sayfasında hala anlayabilmiş değildim :) Bu, kitaba ait bence komik bir detay. Kitabın sonunda da hala bir jartiyer sorusu aklımda yok değil hani... neyse...

Franny ve Zooey -hepimizin tahmininin aksine-iki kardeş. Zor bir dönemden geçen Franny ailesinin yanında bir müddet vakit geçirmek için yaşadığı şehirden dönüyor. Bu arada, büyük bir parantez açıp, Franny'nin İngiliz Dili ve Edebiyatı okuduğunu, şiirler ve şairler konusunda oldukça hassas olduğunu ve erkek arkadaşıyla tam bu noktada aralarında söze dökülmeyen ciddi bir gerginlik olduğunu belirteyim. Franny ailesinin-özellikle de annesinin- bütün iyileştirme çabalarına rağmen kendini toparlayamıyor ve kardeşi Zooey'nin yaşadığı dünyanın gerçeklerini yüzüne teker teker vurmasıyla kalakalıyor. Zooey her ne kadar annesi tarafından vurdumduymaz olarak nitelendirilse de esasında bence hayatın gerçekten tek farkında olan kişi kendisi...Ailenin diğer bütün fertleri gerçeklik ve hayal arasındaki ince çizgide sıkışıp kalmış gibiler... Peki Zooey'nin bu etkileyici yüzleştirmelerinden sonra Franny'nin durumu ne mi oluyor? O kısım size kalmış...
Keyifli okumalar...
Kaç kez okuduğumu bilmiyorum.Üniversite yıllarımda kitabı yanımda taşırdım biryere gidecek olsam bavuluma mutlaka koyardım,kitapla gözgöze gelmek beni rahatlatırdı.Kitap oraya buraya heryere benimle birlikte gelmekten perişan halde kapak dışa doğru yükselmiş sayfalar şişkinleşmiş,sanki içerisinden canlı bir varlık çıkıyormuş gibi Buddy mi? Seymour olmasını dileyerek.
İlginç bir kitaptı. Çavdar Tarlasında Çocuklar eserinden daha sıcak ve samimi buldum. Fakat Amerikan Edebiyatı'nın pyo- beat üslubunu kendime pek yakın bulamıyorum. Yine de beğendiğimi söyleyebilirim.
"Ego ego ego. Bıktım usandım. Kendiminkinden de, başkalarınınkinden de. Bir yere varmak, farklı ve ayrıcalıklı bir şeyler yapmak, ilginç biri olmak isteyen herkesten bıktım usandım."
"Dünyada hoş şeyler de var -hakkaten hoş şeyler yani. Hepsini​ birden ıskalayacak kadar da salağız biz. Olup biten her şeyi hemen o sefil küçük egolarımıza gönderiyoruz mütemadiyen."
Glass :"Niye evlenmiyorsun ki?"
Zooey:" Tren seyahatlerinden fazlasıyla hoşlanıyorum,"dedi. "Evlendiğin zaman pencere kenarında hiç oturamıyorsun artık."
"Ukalalardan, kendini beğenmiş insan yiyicilerden öyle usandım ki, avaz avaz bağırabilirim."
Laf aramızda, sen neden sinir krizi geçiriyorsun acaba? Yani, bütün gücün kuvvetinle çöküntüye uğrayabiliyorsan eğer, neden aynı enerjiyi sapasağlam ayakta kalmak için harcamıyorsun?
J. D. Salinger
Sayfa 126 - Yapı Kredi Yayınları
Franny onun beyaz gömlekli sırtını düşünceli düşünceli seyretti. Ancak, dudaklarında sözcükler şekilleniyordu sessiz sedasız. "Niye gidiyorsun öyleyse?" diye sordu. "Böyle düşünüyorsan?"
J. D. Salinger
Sayfa 105 - Yapı Kredi Yayınları, 11. Baskı, Nisan 2012, Çeviri: Ömer Madra

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Franny ve Zooey
Baskı tarihi:
Haziran 2013
Sayfa sayısı:
134
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753631204
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Franny And Zooey
Çeviri:
Ömer Madra
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Glass'lar; öncesi, savaş ve sonrası ile 2. Dünya Savaşı'nın "yaralanmış" kuşağının yedi "tuhaf" kardeşli "tipik" bir ailesi... Ölümler, intiharlar, güvence aranan mistik savruluşlar ve aşklar arasında, hayatla yaşanan yüksek voltajlı ve suskun uyumsuzluklar, sessiz çıldırma eşikleri... "Biz dördümüz, birbirimize yakın kan bağıyla bağlıyız ve bir tür deruni aile diliyle, iki nokta arasındaki en kısa mesafenin neredeyse tam bir daire olduğu bir çeşit romantik geometri ile konuşuruz. Son bir uyarı sözü: Aile soyadımız Glass. Bir dakika sonra, Glass erkeklerinden en genci, yaşayan büyük ağabeyi Buddy Glass'ın kendisine gönderdiği aşırı derecede uzun mektubu okurken görülecek (...) Bana söylediğine göre, mektubun üslubu, bu anlatıcının üslubuna ya da yazılı üslupçuluğuna, rastgeleliğin adamakıllı ötesinde bir benzerlik gösteriyormuş; genel okur da hiç şüphesiz, mektubun yazarı ile bendenizin aynı kişi olduğu sonucuna balıklama atlayacaktır. Atlayacaktır ve maalesef atlamalıdır da"... Nicedir, bir 20. yüzyıl "modern-klasik"i olarak anılan "kırk yıllık suskun" J. D. Salinger'dan, hayat üstüne, sanki kendi geleceğini de okuduğu tedirgin, derin, acı iki uzun "hikaye".
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 200 okur

  • Seyhbani
  • Arif kılınç
  • Beyza Tutkun
  • Ceren çakıcı
  • La sagrada familia
  • Del the Funky
  • Esra Kırılmaz
  • Pelin
  • Limoniledefne
  • Nur

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.2
14-17 Yaş
%1.2
18-24 Yaş
%21.4
25-34 Yaş
%41.7
35-44 Yaş
%26.2
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%1.2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%65.9
Erkek
%34.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%21.3 (16)
9
%12 (9)
8
%30.7 (23)
7
%18.7 (14)
6
%12 (9)
5
%4 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.3 (1)