Fransa'da Sınıf Mücadeleleri 1848- 1850Karl Marx

·
Okunma
·
Beğeni
·
849
Gösterim
Adı:
Fransa'da Sınıf Mücadeleleri 1848- 1850
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
181
ISBN:
9786055892111
Çeviri:
Erkin Özalp
Yayınevi:
Yazılama Yayınevi
"Devrimci ilerleme, kendi yolunu, dolaysız trajikomik başarılarıyla değil, tam tersine birleşik, güçlü bir karşı devrim yaratarak, bir düşman yaratarak açtı; yıkıcı parti, ancak bu düşmanla mücadele içinde olgunlaşarak gerçek bir devrimci partiye dönüşebildi." 

Karl Marx, Fransa'da patlak verip tüm Avrupa'yı sarsan 1848 Devrimleriyle ilgili çalışmasında, işçi sınıfının yalnızca "yıkıcı" bir güç olmaktan çıkarak gerçek anlamıyla "devrimci" bir güç haline gelmesini sağlayan süreci anlatıyor. "Yıkıcı" bir güç olarak işçi sınıfı, 1848 Devrimlerine kadar, burjuvazi tarafından ya kullanılmış ya da ezilmişti. Ama 1848 Devrimlerinden ders alan işçi sınıfı, önce 1871 yılındatarihin ilk işçi sınıfı iktidarı olan Paris Komünü'nü kurdu, ardından 1917 yılında Rusya'da Ekim Devrimini gerçekleştirdi. 

Marx, 1850 yılında kaleme aldığı değerlendirmelerinde, işçi sınıfınıntarih sahnesine ilk kez bağımsız bir güç olarak çıkmasının ne anlama geldiğini, bugünün koşullarına da ışık tutacak bir açıklıkla tarif ediyor."
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Toprak ne kadar bölünürse verimliliği de o kadar azalır. Üretim aracının bölünmesi ölçüsünde tarımsal faaliyetlerin üretim dışı maliyetleri artarken, arazilerde makine kullanımı, drenaj ve sulama kanallarının yerleştirilmesi gibi büyük ölçekli toprak iyileştirme işlerinin yapılması v.b. giderek olanaksızlaşır..."
Fransa'nın toplam nüfusunun üçte ikisinden fazlasını oluşturan kır nüfusun büyük bir bölümü, "özgür toprak sahipleri" denen kişilerden oluşur.
Toplumun devrimci çıkarlarını kendisinde toplayan bir sınıf, ayağa kalkar kalmaz, kendi devrimci etkinliğinin içeriğini ve malzemesini doğrudan doğruya kendi durumunda bulur: Yere serilecek düşmanlar, mücadelenin gerekleri doğrultusunda alınması gereken önlemler; ve kendi eylemlerinin sonuçları, onu daha da ileriye taşır...
"Mali aristokrasi, yasaları kendi isteğine göre kabul ettirdiği, devlet yönetimini çekip çevirdiği, kurulu bütün kamu güçlerini elinde bulundurduğu, basın yoluyla ve olguların gücüyle kamuoyunu elinde bulundurduğu sürece, saraydan café borgne'ye [16*] kadar bütün çevrelerde aynı ahlâk bozukluğu, aynı hayasız sahtekârlık, üreterek değil de başkasının elindekini kurnazlıkla ele geçirerek aynı havadan zengin olma susuzluğu doğuyordu. Ve asıl burjuva toplumunun en yüksek tepelerinde en sağlıksız, en yolsuz aşırı istekleri doyurma arsızlığı alabildiğine körükleniyor, ve her an, gene burjuva yasalarının kendileri ile çatışma haline geliyordu, çünkü elbette ki, dalavere ile havadan gelen zenginlik, tatmin yollarını, zevkin rezilleştiği yerde, altın, çamur ve kanın birbirine karıştığı yerde arar. Mali aristokrasi, zevklerinde olduğu gibi kazanç tarzında da, lumpen-proletaryanın burjuva toplumun doruklarında dirilişinden başka bir şey değildir."
Karl Marx
Sayfa 253 - Seçme Eserler Cilt 1
Bütçe dengesini, yani devletin giderleri ile gelirleri arasındaki dengeyi sağlamadan, devlet yönetimini ulusal üretimin çıkarlarına bağlı kılmak olanaksızdır. Ve devlet harcamalarını sınırlandırmadan, yani, her biri egemen sistemin dayanaklarını oluşturan çıkarlara zarar vermeden ve vergi yükünün önemli bir bölümünü doğrudan doğruya yüksek burjuvazinin omuzlarına yüklemeden, bu denge nasıl kurulabilir?..
Ve her yeni borçlanma, mali aristokrasiye, yapay olarak iflasın eşiğinde tutulan devleti dolandırmak konusunda yeni fırsatlar sunuyordu: Devlet bankacılarla en elverişsiz koşullarda anlaşmak zorundaydı. Her yeni borçlanma, sırlarından hükümetin ve meclis çoğunluğunun da haberdar olduğu borsa operasyonlarıyla, paralarını devlet kâğıtlarına yatırmış olan halkı soymak için ikinci fırsat sunuyordu...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fransa'da Sınıf Mücadeleleri 1848- 1850
Yazar:
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
181
ISBN:
9786055892111
Çeviri:
Erkin Özalp
Yayınevi:
Yazılama Yayınevi
"Devrimci ilerleme, kendi yolunu, dolaysız trajikomik başarılarıyla değil, tam tersine birleşik, güçlü bir karşı devrim yaratarak, bir düşman yaratarak açtı; yıkıcı parti, ancak bu düşmanla mücadele içinde olgunlaşarak gerçek bir devrimci partiye dönüşebildi." 

Karl Marx, Fransa'da patlak verip tüm Avrupa'yı sarsan 1848 Devrimleriyle ilgili çalışmasında, işçi sınıfının yalnızca "yıkıcı" bir güç olmaktan çıkarak gerçek anlamıyla "devrimci" bir güç haline gelmesini sağlayan süreci anlatıyor. "Yıkıcı" bir güç olarak işçi sınıfı, 1848 Devrimlerine kadar, burjuvazi tarafından ya kullanılmış ya da ezilmişti. Ama 1848 Devrimlerinden ders alan işçi sınıfı, önce 1871 yılındatarihin ilk işçi sınıfı iktidarı olan Paris Komünü'nü kurdu, ardından 1917 yılında Rusya'da Ekim Devrimini gerçekleştirdi. 

Marx, 1850 yılında kaleme aldığı değerlendirmelerinde, işçi sınıfınıntarih sahnesine ilk kez bağımsız bir güç olarak çıkmasının ne anlama geldiğini, bugünün koşullarına da ışık tutacak bir açıklıkla tarif ediyor."

Kitabı okuyanlar 27 okur

  • Hasan Yıldırım
  • Hasan Yıldırım
  • Dilara Kara
  • Emrah Ergin
  • Emrah Ergin
  • ferdi alataş
  • Bilgehan Arifoğlu
  • hüseyin arslan
  • Mahir Erdemr
  • Ceylan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.9
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%29.4
25-34 Yaş
%17.6
35-44 Yaş
%41.2
45-54 Yaş
%5.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%13
Erkek
%87

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%75 (3)
9
%100 (4)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0