1000Kitap Logosu
Fransa'da Sınıf Savaşımları 1848-1850
Fransa'da Sınıf Savaşımları 1848-1850
Fransa'da Sınıf Savaşımları 1848-1850

Fransa'da Sınıf Savaşımları 1848-1850

OKUYACAKLARIMA EKLE
10.0
2 Kişi
14
Okunma
3
Beğeni
78
Gösterim
208 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 5 sa. 54 dk.
Adı
Fransa'da Sınıf Savaşımları 1848-1850
Basım
Türkçe · Türkiye · Sol Yayınları · Aralık 2012 · Karton kapak · 9789757399544
Orijinal adı
Die Klassenkämpfe in Frankreich, 1850
Yeniden yayınlanan bu yapıt, Marx'ın, çağdaş tarihin bir parçasını, verili ekonomik durum temeli üzerinde kendi materyalist anlayışıyla açıklama yolunda ilk girişimiydi. Komünist Manifesto'da, teori, bütün modern tarihin geniş bir taslağını yapmak için kullanılmıştı; Marx ve ben, Neue Rheinische Zeitung'da yayınlanan yazılarımızda, teoriyi, o günün siyasal olaylarını yorumlamak için kullanmıştık. Buna karşılık, burada bütün Avrupa'da, kritik olduğu kadar tipik olan birkaç yıllık bir gelişmenin akışı sırasında nedenlerin ardarda iç bağlanışını ortaya koymak, yani yazarın anlayışıyla uygunluk içinde, siyasal olayları, son tahlilde ekonomik olan nedenlerin sonuçlarına kadar izlemek sözkonusuydu.
2 mağazanın 2 ürününün ortalama fiyatı: ₺13,31
10
10 üzerinden
2 Puan · 1 İnceleme
Ebru
Fransa'da Sınıf Savaşımları 1848-1850'ı inceledi.
208 syf.
·
5 günde
·
Puan vermedi
Fransa’da Sınıf Savaşımları 1848-50’de, Marx 1848 Fransız devriminde, devrimin itici gücünün işçi sınıfı olduğunu, ama devrimin burjuvaziyi iktidara getirdiğini açıklar. Burjuvazi, sonra tecrit edilmiş ve yenik düşmüş işçilere karşı, dolayısıyla devrime karşı dönerek, devrimi terk eder. Yeniden yayınlanan bu yapıt, Marx'ın, çağdaş tarihin bir parçasını, verili ekonomik durum temeli üzerinde kendi materyalist anlayışıyla açıklama yolunda ilk girişimiydi. Komünist Manifesto'da, teori, bütün modern tarihin geniş bir taslağını yapmak için kullanılmıştı. Bu kitapta bütün Avrupa'da, kritik olduğu kadar tipik olan birkaç yıllık bir gelişmenin akışı sırasında nedenlerin art arda iç bağlanışını ortaya koymak, yani yazarın anlayışıyla uygunluk içinde, siyasal olayları, son tahlilde ekonomik olan nedenlerin sonuçlarına kadar izlemek söz konusuydu. Fransa’da Sınıf Savaşımları 1848-50, 1848 devriminin güncel olaylarının, sınıfsal ilişkileri ve tarihsel materyalizm açısından ilk kez ve büyük bir ustalıkla ele alınıp tahlil edildiği başlıca yapıtlardan biridir. Günümüzde materyalizm denince genellikle ilk olarak akla Marksizm ve onun felsefi temeli olan diyalektik materyalizm gelir. Diyalektik materyalizmin temelleri Marx ve Engels tarafından ortaya atılmıştır. Diyalektik Materyalizme göre maddenin üç temel özelliği vardır; ilk özellik maddenin ezeli ve ebedi bir doğaya sahip olmasıdır. Bu özelliğinden dolayı madde yaratılmamış ve yok olmayacaktır. Maddenin diğer özelliği ise, madde kendine has bir enerjiye sahip olduğu için sürekli olarak hareket halinde olmasıdır. Son özelliği ise, maddenin hareketinin gelişmeye ve ilerlemeye dönük olmasıdır. Maddedeki değişimin kaynağı maddenin iç çelişkileridir. Madde her değişim ve dönüşümde kendi zıttını yaratır ve bu diyalektik çelişki yaratır. Marx’a göre maddedki değişim şu şekilde olur: önce tez olan madde kendi zıttını yani antitezini ortaya koyar. Tez ve antitez çatışarak ortaya değişim ve ilerlemenin göstergesi olan sentezi çıkarır. Max’a göre bu diyalektik değişiklikler nedeniyle önce cansız maddeden doğa gibi canlı madde doğmuştur. Daha sonra canlı madde diyalektik süreç içerisinde vicdan ve bilince sahip insanı doğurmuştur. Karl Marx diyalektiği üç alana uygulamıştır: bunlardan ilki olarak diyalektik materyalizmle doğadaki hareketi açıklamıştır, ikincisi olarak insanlık tarihindeki dönüşümleri açıklamıştır ve son olarak da 19. yüzyıldaki sınıf çatışmalarını açıklamıştır. Marx’a göre sınıf mücadeleleri tezdir. Bunun antitezi proletarya diktatörlüğüdür. Sentez ise komünizmin gelmesiyle olacaktır… Kitabın üslubu çok ağır geldi, özellikle karakterleri her ne kadar kitabın sonunda adlar dizinine yer verilmiş olsa dahi bir sürü karakter mevcut olduğundan isimleri akılda tutmak ve sonraki olaylarda karşınıza tekrardan bu isimlerin çıkması sonucu hatırlamak benim için oldukça güçtü. İşçi sınıfının yenilgiye uğraması sonucu yine de işçi sınıfının sanki efsanevi güçlerle donatılmış bir cemaat olduğu ve içinde bulunduğu koşullar dahilinde yenilgiye uğramış olduğunu, koşullar daha iyi olsaydı neler neler yapmazdı(!) bu tasvirleri bana abartılı geldi, sanki işçi sınıfının umutlarına ket vurmama ya da kendi ideolojisini boşa çıkarmama isteğiyle yanıp tutuşuyordu, bilemiyorum… Fakat yukarıda bahsettiğim Marx’ın diyalektik materyalizmini tarihsel olaylar ışığında aydınlığa kavuşturmak açısından değerli; okunulup, anlaşılmak açısından oldukça “emek” sarf edilmesini bekleyen bir kitap olduğunu söyleyebilirim.
Fransa'da Sınıf Savaşımları 1848-1850
OKUYACAKLARIMA EKLE
5