Fransız Devrimi'ne Bakış (İki Yüz Yıl Sonra Marseillaise'in Yankıları)

·
Okunma
·
Beğeni
·
539
Gösterim
Adı:
Fransız Devrimi'ne Bakış
Alt başlık:
İki Yüz Yıl Sonra Marseillaise'in Yankıları
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
174
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051030258
Orijinal adı:
Echoes of the Marseillaise: Two Centuries Look Back on the French Revolution
Çeviri:
Osman Akınhay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
"Sıradan insanların -yapmaları şöyle dursun- devrim istedikleri bir çağ, olağandışı bir çağdır. Ayrıca devrim korkusu, her zaman için devrimin gerçek bir ihtimal olmasından daha yaygın bir olgudur. Fransız Devrimi de "Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik" sloganıyla son derece olağanüstü olaylardan meydana gelen bir görkemli hareket, modern dünyanın tarihinde derin dönüşümlere yol açmış bir epizoddu. 1789'da harekete geçen bu devasa dişli sadece Fransa'yı değil, bütün Kıta Avrupası'nı değiştirmiş, hatta yıldırımlarını başka kıtalara yağdırmıştı. Dolayısıyla, Devrim yalnızca 1789 değil, aynı zamanda 1793-1794'tü, yani hem ılımlı hem Jakobendi -ikisi birbirine aitti. Üstelik bu Devrim'de halkın gücü, başka hiçbir devrimde görülmediği derecede belirgin, doğrudan ve kararlılıkla sahneye çıkmıştı. Fakat yine de bu devrim burjuvaziye gerçek bir özgürlük kazandıracak, fakat halkın özgürlüğü kâğıt üzerinde kalacaktı."Tanıtım Yazısı'ndan
174 syf.
·Beğendi·8/10
1989'da Fransız Devrimi'nin iki yüzüncü yılında Büyük tarihçi Hobsbawm tarafından verilmiş üç bölümlük konferansların geliştirilerek kitap haline getirilmesinden oluşan bir kitapçık bu... Devrim'e ilişkin tartışmaların 200 yıl boyunca izlediği seyir aracılığı ile, devrim karşıtlarının tarih alanında yürüttükleri savaşıma da ışık tutan kitap; esas olarak kendisine "revizyonist" diyen akımla mücadele ediyor... "Fransız Devrimi Avrupa tarihinde esaslı bir dönüşüme neden olmadı, hatta devrim sebebiyle Fransa'nın gelişim seyri yavaşladı" şeklinde özetlenebilecek ve "devrim gerçekleşmeseydi de aşağı yukarı bugünküne benzer bir dünyada yaşayacaktık" argümanını savunan revizyonistleri, onlarca argüman ile yanıtlayan Hobsbawm, bu akımın karşı-devrimci maskesini maharetle düşürüyor. Fransız Devrimi konusunda temel bir okuma yapmamış olanların, böyle bir okumadan sonra listesine alması daha uygun olacaktır. Ama "illa okuyacam" diyorsanız, siz bilirsiniz
174 syf.
·Beğendi·7/10
Kitap ; İngiliz Marksist Tadihçi Yazar Eric John Ernest Hobsbawm’ın Amerika Birleşik Devletlerinde vermiş olduğu, üç ayrı konferanstaki konuşmalardan kitaplaştırılmış bir eser.
İçeriği Fransız Devriminin sebeplerinden çok oluş sürecindeki tarihsel olayları irdeleyip Dünyaya yansımalarını anlatmaktadır.
Geleneksel bir yaşam tarzının sürdüğü Avrupa’da devrimin evrilmesine ışık tutmaktadır. Önce Aristokrat ve soyluların egemenliğinden, sanayileşme ile oluşmaya başlayan burjuvaziliğe geçen evrilme, sonrasında yönetimi halkın eline alması ve güç değişiminin sancılı süreci anlatılır. Yaşanan bu süreçte Jakobenlik dönemi, Robespier’in katı iktidarı, ardından Napolyon dönemi ve bu siyasal çalkantının Avrupa’ya yansıyan restorasyon dönemi tahlil edilmektedir.
Devamında 1948 deki Marx’ın “Kominist Manfiestosu” na kadar devrimin devam ettiğine vurgu yapar yazar.
Fransız Devriminin ışığında gelen Bolşevik Devrimi ile Fransız Devrimi arasında gerek kişileri ile gerek yaşanan olayları ile
paralellikler kurar.
200 yıllık tarihi ile Dünya siyasetine etki etmiş ve etmeye devam eden Fransız Devriminin, sol ve laik aydınlanmacı temelli yapısından, günümüzdeki Fransa’sın da sağ görüşten gelen siyasetçilerin de sola yakın politikalar gütmesi ile siyasetin evrilmesi hakkında tespitlerde bulunur.
Okunması biraz yavaş ilerlese de tarihsel bir olgunun detayları için okunası bir kitap.
19. yüzyıl tarihinin gerçek başlangıç noktası; Avrupa Kıtası‘nın siyasal ve -dahası- toplumsal hayatını derinden
etkileyen o büyük altüst oluş.”Yine, 1848’in bir Alman liberal tarihçisinin (Karl von Rotteck’in) deyişiyle: “Dünya tarihinde Fransız Devrimi’nden daha büyük hiçbir olay;
daha doğrusu, tarihte o büyüklüğe erişen başka hiçbir olay olmadı. idda etsede "Gerçi başka tarihçiler değerlendirmelerinde onun kadar uç noktaya varmıyorlar; daha kontrollü bir ifadeyle, Fransız Devrimi’nin, M.S. 5. yüzyılda Roma İmparatorluğu ve bizans imparatorluğu'nun yıkılışından sonra görülen en önemli tarihsel olay olduğunu düşünüyorlardı. Daha Hristiyan ya da - Almanlar arasında- daha yurtsever tarihçilerden bazılarıysa, ise Haçlı Seferlerin yapılışı ve durduruluşu ile Alman Reformasyonu’nu onunla kıyaslanabilir olaylar olarak görmekteydiler, ancak İslamiyet’in kuruluşu, fethler ve Ortaçağ Papalığı‘nın reformları ve Haçlı Seferleri gibi alternatif olayları değerlendiren Rotteck bunların hiçbirine aynı önemi atfetmeyecekti. Rotteck’e göre, dünyayı aynı ölçüde değiştiren benzer nitelikte olaylar olarak sadece Hıristiyanlık ile yazının ve baskının icadı sayılabilirdi (üstelik bu olayların hepsi de dünyayı ancak tedricen değiştirebilmişlerdi). Oysa Fransız Devrimi “ani ve karşı konmaz bir güçle, doğurduğu kıtayı şiddetle sarsmıştı. Ayrıca, yıldırımlarını başka kıtalara yağdırmıştı. Devrim’in gerçekleşmesinden itibaren dünya tarihinin sahnesini kaplayan hemen hemen
tek olaydı.”
Fransa’daki yeniliklerin -yeni siyasal lügatı dahil olmak üzere- ülke dışında daha kolay benimsenmesinin; Devrim sürecinde görülen belirsizlikler ve çatışmaların; Devrim’in destansı, korkunç, görkemli ve kıyametvari bir olaya çevrilmesinin ve bu çerçevede, hem dehşetengiz hem de esinlendirici bağlamda bir tür biriciklik halesi kuşanmasının sebebi budur.
İşte, insanlara Fransız Devrimi’nin “bütün tarih boyunca görülmüş en korkunç ve ve devasa önem taşıyan olaylar dizisi”olduğunu düşündürten çerçeve budur.
Çoğu ister istemez Çar döneminde devrimci olmuş olan Rus entelektüelleri, Fransız Devrimi tarihinin bütün ayrıntılarına vakıftılar. Daha sonra Fransız komünizminin saygın ihtiyarlarından olacak Marcel Cachin, 1920’de Moskova’dan dönüşünde Tours’daki Sosyalist Parti Kongresi'nde delegelere hitaben aynen şunları söyleyecekti: ''Fransız Devrimi'ni bizden daha iyi biliyorlar.''
burjuvazi devrim sayesinde gerçek
bir özgürlük kazanmıştı, oysa halkın özgürlüğü hâlâ kâğıt
üzerinde duruyordu. Bu yüzden sıradan insanlar kendi
Fransız Devrimlerini yapma ihtiyacı duymaktaydılar. Daha
kavrayışlı ya da radikal gözlemciler bununla yetinmeyip,
yeni burjuva yönetici sınıf ile bu sınıfın sömürdüğü proletarya
arasındaki sınıf mücadelesini, eski çağda burjuvazinin
feodalizme karşı mücadelesinde olduğu gibi, kapitalist tarihin
ana damarı olarak görüyorlardı. Mesela, Fransız komünistlerinin
(Thermidor’dan sonraki dönemin Jakoben ultrasolunun
çocuklarının) görüşü bu yöndeydi. Burjuva-liberal
sınıf analizinin bu yönde kaydettiği gelişme, ilk temsilcilerinin
hiç hoşuna gitmezken, Marx gibi sosyal devrimciler
tarafından sevinçle karşılanacaktı. 1848 Devrimi’yle baştan
aşağı sarsılmış bulunan Thierry, sınıf analizinin eski rejim
açısından geçerlilik taşıdığını, ama yeni rejime uygulanamayacağı
sonucuna varmıştı, çünkü ulus -Devrim sayesinde
kendinin farkına vardıktan sonra- artık birleşik bir bütün
değildi; daha da yanlış olan görüşse, tiers etat’ın burjuvaziye
tekabül ettiği, bu burjuva tiers etat’ın diğer alt sınıflardan
üstün olduğu ve onlardan farklı çıkarları bulunduğu
varsayımıydı.
Fransız Devrimi’yle ilgili tarihin liberal anlayışla revizyonu, 1789 üzerinden tamamen 1917’yi hedef almıştır.
(...)
İşte, Soljenitsin’den sonra Fransız entelektüel çevrelerinin bir şifre gibi dillerine doladıkları gulag gibi terimlerin, 1984’ün Orwell-dilinin hoyratça kullanılması, totalitarizme referanslar yapılması, 1789’u gerçekleştirenlerin ajitatörler ve ideologlar olarak damgalanması ve Jakobenlerin öncü partinin ataları olduklarında (Cochin’i güncelleyen Furet’nin ağzından) ısrar edilmesi hep bundan dolayıdır

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fransız Devrimi'ne Bakış
Alt başlık:
İki Yüz Yıl Sonra Marseillaise'in Yankıları
Baskı tarihi:
Ocak 2009
Sayfa sayısı:
174
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051030258
Orijinal adı:
Echoes of the Marseillaise: Two Centuries Look Back on the French Revolution
Çeviri:
Osman Akınhay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Agora Kitaplığı
"Sıradan insanların -yapmaları şöyle dursun- devrim istedikleri bir çağ, olağandışı bir çağdır. Ayrıca devrim korkusu, her zaman için devrimin gerçek bir ihtimal olmasından daha yaygın bir olgudur. Fransız Devrimi de "Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik" sloganıyla son derece olağanüstü olaylardan meydana gelen bir görkemli hareket, modern dünyanın tarihinde derin dönüşümlere yol açmış bir epizoddu. 1789'da harekete geçen bu devasa dişli sadece Fransa'yı değil, bütün Kıta Avrupası'nı değiştirmiş, hatta yıldırımlarını başka kıtalara yağdırmıştı. Dolayısıyla, Devrim yalnızca 1789 değil, aynı zamanda 1793-1794'tü, yani hem ılımlı hem Jakobendi -ikisi birbirine aitti. Üstelik bu Devrim'de halkın gücü, başka hiçbir devrimde görülmediği derecede belirgin, doğrudan ve kararlılıkla sahneye çıkmıştı. Fakat yine de bu devrim burjuvaziye gerçek bir özgürlük kazandıracak, fakat halkın özgürlüğü kâğıt üzerinde kalacaktı."Tanıtım Yazısı'ndan

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • İlker İnsel
  • ULU
  • Beyza Ermelek
  • Haydudu
  • idris yılmaz
  • iskra
  • Ömer Naci
  • Genel Sekreter
  • Umut Temelli
  • Münür Rahvancıoğlu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.5 (1)
9
%12.5 (1)
8
%50 (4)
7
%25 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0