Adı:
Fuzuli Divanı
Baskı tarihi:
Eylül 2000
Sayfa sayısı:
379
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751024824
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkilap Yayınları
Baskılar:
Divan
Fuzuli Divanı
Gözyaşı habbaleri içinde yüzmede, derd ülkesinin sergerdanı. Kim onu isterse lâle renginde katre katre gözyaşlarını izleyerek bulabilir. Dudağı şirin dilberler zevkiyle asrın ferhadı. Kendisine atılan ve yanında toplanmış olan kınama taşları da Bîsütûn’u. Yakuttan değersiz değildir. Ciğer kaniyle boyandıkça kadri, kıymeti artmadadır. Gam kafilesinin kervanbaşısıdır, mihnet ve elem sahrasının yolcusu. Hiç kimseden aşağı değildir. Padişah gibi bir fakirdir, muhteşem bir yoksul. Yürüyüp giden tahtı, gözyaşıdır, bayrağı, ah! Bela ve derd, yanından ayrılmayan kullarıdır, cefa ve cevir, adamları. Ne mala mülke memnun olur, ne maldan mülkten ayrılsa mahzun. Müflistir, aşağıdır fakat kendisini Kaarun sanır. Gönlünde vefa definesi vardır, gözünde akıp duranla’ al ve inci hazinesi. Ne felek onun dileğince döner, ne kendisi isteğine erişir.
Fuzulî :
Mehmed bin Süleyman Fuzûlî (Fużūlī (فضولی); d. 1483, Hilla - ö. 1556, Kerbela ya da Bağdat), Türk divan şairidir. Asıl adı Mehmet bin Süleyman'dır. Türk Bayat boyundan olduğu aktarılmaktadır. Türk şiirini önemli ölçüde etkilemiştir. Yedi Ulu Ozan'dan biri kabul edilir.
Ailesi göçebe hayatı bırakıp günümüzdeki Irak bölgesine yerleşmiş olan Oğuzların Bayat boylarındandır. Fuzûlî; ne kadar kesin bilinmese de 1483 yılında Akkoyunlular zamanında şimdiki Irak'ta Kerbela veya Necef'de veya Kerkük iline bağlı Kale semtinde doğduğu tahmin edilir.
Fuzûlî iyi bir eğitim almak için ilk önce Hillah şehirinde müftü olan babasından, ve daha sonra Rahmetullah adındaki bir öğretmenden eğitim görmüştür. Daha sonraki öğrenimi hakkında kesin bir bilgi olmamakla birlikte; eserlerinden İslamî bilimler ve dil alanında çok iyi bir eğitim aldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca Su Kasidesi'nin 2. beytinde; "Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem" "Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su" diyerek astronomi bilgisinin de iyi olduğunu ortaya koymuştur.
Türkçe Divanı'nın önsözünde; “İlimsiz şiir temelsiz duvar gibidir, temelsiz duvar da değersizdir.” demektedir.
Türkçe, Arapça ve Farsça divan şiirlerini yazmıştır. Eserlerinde kullandığı dil dönemindeki divan şairlerine göre daha sade, anlaşılır bir Türkçedir. Halk deyişlerinden bolca yararlanmıştır.
Bedensel zevklerden ziyade tasavvufî bir aşk, Ehl-i Beyt'e duyulan özlem, ayrılık acısı şiirlerinin konusunu teşkil etmiştir. Duygu ve düşüncelerini çok içten ve lirik bir şekilde ifade etmeyi kolayca başarmıştır. Bu açıdan bakıldığında Türk şiirinde karşılaştırılabileceği tek şair Yunus Emre'dir. "Leyla ve Mecnun" mesnevîsi aynı konuda yazılmış (Arapça ve Farsça dahil) en iyi mesnevîlerden biridir.
İran şiirinden Hâfız, Türk şiirinden ise Nesimî ve Nevai çizgisini en başarılı şekilde kemâle erdirmiştir. Kendisinden sonra gelen bütün divan şairlerini etkilemiştir. Onun, Kerbela'da 1556 yılında içinde yaygın olan salgın bir hastalık sonucunda, veba veya kolera'dan öldüğü tahmin edilir. Fazilet (erdem) kelimesinin kökü olan "FUZUL" kelimesinden türeyen -fazilet sahibi -erdemli manasında fuzuli mahlasını kullanmıştır.
Irak'ta yaşamıştır. Hayatı yoksulluk, bahtsızlık ve ilgisizlik içinde geçmiştir. Bu durum onu derinden etkilemiş ve bu yalnızlık duygusu sanatının ilham kaynağı olmuştur. Yaşadığı atmosferi şiirine yansıtmıştır. Kendisi çölde yaşamış; çöl kimsesizlik, hasret ve hüzün demektir. Fuzuli bu unsurları şiirinde yoğurmuştur.
Fuzuli şiirlerinde Tek Varlık görüşünü en fazla işleyen şairdir. Onda "Visal" (Allah'a kavuşma) isteği kuvvetlidir. Ama vuslat yoktur. Tasavvuf onda yaşı ve sanatı ilerledikçe koyulaşmıştır. Divan edebiyatında ilah-i aşkı en fazla işleyen şairdir. Bu durum ondaki ideal aşkı gösterir. Fuzuli derdi, ıstırabı seven bir kişidir. Nitekim şu beyiti bunu açıkça gösterir.

"Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib Kılma derman kim helakım zehri dermanındadır."

Fuzuli derin ve samimi bir aşk şairidir. Ölüm, toplum, yoksulluk, felsefe, tabiat temalarını hep bu aşk etrafında yazmıştır. Çağdaşlarına göre sade bir dili vardır. Arapça, Farsça ve Türkçe'yi çok iyi bilen şairin gücü; bu üç dilden aldığı kelimeleri kullanıp, bunlarla düşünmesiyle ortaya çıkmıştır. Bu yönüyle Divan Edebiyatı'nın en büyük şairlerinden sayılmaktadır.
Devr sermest-i şerab-ı gaflet itmiş alemi
Munca sermestün temaşasına bir huşyar yoh.

( Yaşadığımız devir bütün alemi gaflet şarabıyla sarhoş etmiş ama bunca sarhoşu seyredecek bir ayık kişi yok. )
Fuzuli
Sayfa 77 - Ayrıntı
Öyle sermestim ki idrak etmezem dünya nedir
Ben kimem, saki olan kimdir, mey ü sahba nedir
Bin cân olaydı kâş men-i dil-şikestede
Tâ her biriyle bir kez olaydım fedâ sana
.
Keşke bir değil, bin canım olaydı da bin kez her birini senin için verseydim
.
Çıkma yârim geceler ağyâr ta’nından sakın
Sen meh-i evc-i melâhatsin bu noksândır sana


Yarim geceler dışarı çıkma düşman seni kıskanır
Sen güzelliğin en üstündeki Ay(Dolunay) gibisin
Bi-vefadır dar-ı dünya
Kimseyi şad eylemez.

Vefasızdır dünya..
Kimseyi mutlu etmez.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fuzuli Divanı
Baskı tarihi:
Eylül 2000
Sayfa sayısı:
379
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751024824
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnkilap Yayınları
Baskılar:
Divan
Fuzuli Divanı
Gözyaşı habbaleri içinde yüzmede, derd ülkesinin sergerdanı. Kim onu isterse lâle renginde katre katre gözyaşlarını izleyerek bulabilir. Dudağı şirin dilberler zevkiyle asrın ferhadı. Kendisine atılan ve yanında toplanmış olan kınama taşları da Bîsütûn’u. Yakuttan değersiz değildir. Ciğer kaniyle boyandıkça kadri, kıymeti artmadadır. Gam kafilesinin kervanbaşısıdır, mihnet ve elem sahrasının yolcusu. Hiç kimseden aşağı değildir. Padişah gibi bir fakirdir, muhteşem bir yoksul. Yürüyüp giden tahtı, gözyaşıdır, bayrağı, ah! Bela ve derd, yanından ayrılmayan kullarıdır, cefa ve cevir, adamları. Ne mala mülke memnun olur, ne maldan mülkten ayrılsa mahzun. Müflistir, aşağıdır fakat kendisini Kaarun sanır. Gönlünde vefa definesi vardır, gözünde akıp duranla’ al ve inci hazinesi. Ne felek onun dileğince döner, ne kendisi isteğine erişir.

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • Yüsra Dal
  • Püsküllü
  • Özge
  • Mehmed Akif Demir
  • B.S
  • Emine Beyhan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.3 (2)
9
%6.7 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0