Gaga Gaç'ta Büyükbabam

·
Okunma
·
Beğeni
·
37
Gösterim
Adı:
Gaga Gaç'ta Büyükbabam
Baskı tarihi:
Eylül 2019
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053066224
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İkinci Adam Yayınları
Büyükbabamın (1913-1974) bir bölgenin eğitim sürecine yön veren özverili çalışmaları ve başından geçen ilginç hadiseler kitabın ana kurgusunu oluşturmaktadır. Olaylar kurgulanırken,Terekeme / Karapapakların tarihi ve kültürel özellikleri de gelişmelerin zemininde yer bulmuştur. Bunun dışında , doğunun bir dönem önemli renklerinden biri olan Malakanlar ‘a ait bazı sosyo- kültürel yaşanmışlıklar, İkinci Dünya Savaşı’nın önemli acılarından birine sebep olan varlık vergisi uygulamaları, Cumhuriyetin ilk yıllarının sosyal çerçevesi çalışmanın ana kurgusu içinde yer almıştır. Siyasi ve toplumsal pek çok konu öyküleme tekniği ile kişileştirilerek anlatılmıştır. Kars’ın Rus esaretinden kurtulduktan sonra yeniden yapılanması,Erzurum ve Sarıkamış’ın tarihi ve kültürel özelliklerine değinilmiştir. Çalışma sürecinde, dönemin hatıratları, romanları,gazeteleri, meclis zabıtları , kitapları ve ansiklopedilerinin büyük bir kısmı taranmıştır. Ayrıca kütüphane çalışmaları ve döneme tanıklık eden kişilerle yapılmış sözlü tarih çalışmalarını da içeren bu biyografik roman, bir dönemi ya da süreci aydınlatma iddiasında değildir. Yalnızca Doğu’nun sessiz, sakin ve serin süreçlerini, içinden çıkmış birinin kaleminden, belki daha geniş bir perspektifle ele alma çabasıdır.
296 syf.
·84 günde·7/10 puan
Gaça Gaç’ta Büyükbabam temelinde incelendiğinde yazarın büyükbabasının hayat hikayesinin anlatıldığı bir roman fakat yazar sadece büyükbabasının hayat hikayesini anlatmakla kalmıyor aynı zamanda onunla beraber toplumsal ve kültürel değişimi de anlatıyor. Bunu detaylandırmak gerekirse yazarın büyükbabası(Hoca) eski Türk boylarında birisine mensup. Bu Türk boyu ise Terekemelerdir. Hoca’nın Terekemelerinin yaşam öyküleri Hançallı’dan başlar kitap içerisinde. Nüfus politikaları gereği Ağbaba’ya bir göç yaşanır. 1920’lerin başında ise Ermeni baskıları ve Malakanların sosyalizme yaklaşmaları üzerine serhat üzerinde karşılıklı bir göç oluyor ve Ağbaba Terekemeleri Kars’a yerleşiyor. Bu olaya halk ağzında Gaça Gaç denir. Çocukluk döneminin bir kısmını Ağbaba’da geçiren Hoca Kars’a yerleşildikten sonra çeşitli olaylar gerekçesiyle 13 yaşında(?) evden kaçar. Hoca’nın asıl hikayesi buarda başlar ve bu hikaye Cumhuriyetin erken döneminde başlayan cehalete karşı açılan savaşta bir nefer olarak sürer. Olayların gelişimi itibariyle roman birçok şehirde geçmektedir ve yazar sadece Hoca’nın yaşadıklarını anlatmakla kalmayıp yaşanılan olayları bölgenin coğrafyasıyla çok güzel şekilde harmanlamaktadır. Kafkas hayatını ikilimi, ovaları, yükseltisiyle; Kars’ı, Sarıkamış’ı, Erzurum’u soğuğuyla anlatmaktadır. Zaten bu bölgelerde hayat şehir hayatında olduğu gibi rastgelelik üzerine şekillendirilememektedir. Coğrafya ve iklimleri çetindir. Diğer yandan ekonomik durum da hayatı şekillendirmektedir. Yoksulluğun olduğu bölgelerde hayat şartlarına eğitim imkanlarına aynı zamanda değinilmiş. Bununla beraber siyasetin de hayata etkisine değinilmiş. 93 harbi, Cumhuriyetin ilanı, Ermeniler, Göçler… Anlatmak istediğim şu; yazar Hoca’nın hayatı üzerinden dönemin siyasi, ekonomik, kültürel, sosyolojik, coğrafi özelliklerini durumunu bölge bölge dönem dönem anlatmış. Kitabı içerik olarak çok beğendim. Tarihi olaylar ders kitaplarında olduğu gibi 2 tarih arasında belli mekanlarda belli sebeplerce oluşup belli sonuçlara yol açmakla sınırlı değilmiş. Kitap üzerinden konuşacak olursam örneğin Kurtuluş Savaşı’nda ve sonrasında Kars’ta yaşam nasıldı? İnsanların hayatına savaşın etkisi neydi? Savaş sonrasında Kars’a eğitim nasıl götürüldü? Kısacası ‘’tarih insan tarafından yazılır savaş tarihleriyle değil.’’ Biçimsel olarak da kitap editoryel olarak tamamlanması gereken eksikliklere sahip ancak bu kitabı okumanıza engel teşkil etmiyor. Kitabın sonlarına doğru özellikle olaylar paragraflar arası geçiş çok keskin şekilde olmuş. Anladığım kadarıyla o dönemlerde yazmaya değer bir şey bulamamış yazar sadece yazılası olanları yazmış ancak bu, olaylar arası geçişlerin yumuşatılamayacağı anlamına gelmez. Yazar –di’li geçmiş zaman kullanmış hikayesinde. Biyografilerde böyle belki de oluyordur emin değilim ancak sanki büyükbabasının yanındaymış hissi yaratıyor olaylar gelişirken. Teknik olarak bakarsak –miş’li geçmiş zaman kullanılamalı ancak –mışlı geçmiş zaman bir süre sonra kulağa eğreti gelmeye başlardı. O sebeple iyi ki kullanılmamış .Bu bir sorun mu bilemiyorum ama sadece bendeki tekabüliyetini açıkladım. Son olarak yazarın kullandığı hikayeciklerle bitireyim. Yazar çok hoşuma giden dipnotlar hikayecikler paylaşmış. Olayları direkt anlatmak yerine bazen Puşkin ve Kars’la alakalı bir hikaye paylaşmı bazen Cemal Süreyya’dan bir şiir. Bu ikisiyle sınırlı olmayan bu hikayeler benim çok hoşuma gitti ve yavanlığı önledi. Genel olarak beğendiğim bir kitap oldu ve iyiki okudum diyebilirim.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gaga Gaç'ta Büyükbabam
Baskı tarihi:
Eylül 2019
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053066224
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İkinci Adam Yayınları
Büyükbabamın (1913-1974) bir bölgenin eğitim sürecine yön veren özverili çalışmaları ve başından geçen ilginç hadiseler kitabın ana kurgusunu oluşturmaktadır. Olaylar kurgulanırken,Terekeme / Karapapakların tarihi ve kültürel özellikleri de gelişmelerin zemininde yer bulmuştur. Bunun dışında , doğunun bir dönem önemli renklerinden biri olan Malakanlar ‘a ait bazı sosyo- kültürel yaşanmışlıklar, İkinci Dünya Savaşı’nın önemli acılarından birine sebep olan varlık vergisi uygulamaları, Cumhuriyetin ilk yıllarının sosyal çerçevesi çalışmanın ana kurgusu içinde yer almıştır. Siyasi ve toplumsal pek çok konu öyküleme tekniği ile kişileştirilerek anlatılmıştır. Kars’ın Rus esaretinden kurtulduktan sonra yeniden yapılanması,Erzurum ve Sarıkamış’ın tarihi ve kültürel özelliklerine değinilmiştir. Çalışma sürecinde, dönemin hatıratları, romanları,gazeteleri, meclis zabıtları , kitapları ve ansiklopedilerinin büyük bir kısmı taranmıştır. Ayrıca kütüphane çalışmaları ve döneme tanıklık eden kişilerle yapılmış sözlü tarih çalışmalarını da içeren bu biyografik roman, bir dönemi ya da süreci aydınlatma iddiasında değildir. Yalnızca Doğu’nun sessiz, sakin ve serin süreçlerini, içinden çıkmış birinin kaleminden, belki daha geniş bir perspektifle ele alma çabasıdır.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Hüseyin YILDIZ
  • Muhammet Ural

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%0
7
%50 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0