Galata’da İki YabancıBektaş Şenel

·
Okunma
·
Beğeni
·
751
Gösterim
Adı:
Galata’da İki Yabancı
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
136
ISBN:
9786056768507
Kitabın türü:
Yayınevi:
Küllük Yayınları
Bektaş Şenel, ilk romanı Galata’da İki Yabancı ile; Mahir ile Nazlı’nın, yani birbirini görmeden, bilmeden, tanımadan arayan iki mağlup insanın hikayesini okurlarının hayal gücüne sunuyor…

Bir yanda, dünyadan ve insanlardan ümidini kesmiş Mahir; diğer yanda, her şeye rağmen göğüs kafesinden yaşama sevincini eksik etmeyen Nazlı...
Sayfaları çevirirken, umursanmayan çarpışmalara, kaçırılan trenlere, atılmayan adımlara, açılmayan kapılara ve birkaç dakika arayla kaçırılan merhabalara bol bol iç çekeceksiniz…


‘’İnsanlardan nefret eder gibi yaşıyordu. Tanıdığı insanlar sebep olmuştu buna; “Merhaba” dediği, birlikte yemek yediği insanlar. Peki, henüz tanışmadığı insanları neden suçluyordu? Bu doğru değildi. Belki onunla tanışmayı ihmal ettikleri için suçlayabilirdi; iyi insanları, güzel insanları, sabahları çiçekleri sulayanları, çocuklara ve ağaçlara gülümseyenleri. Onlardan nefret etmiyordu ama kırgındı. Neden bir şekilde çıkmıyorlardı karşısına? Neden kendisini böyle yalnızlığa mahkûm ediyorlardı? İyi insanlar elbette vardı, biliyordu. Sadece bir arada değillerdi. Ne vardı sanki bu kadar uzaklarda yaşayacak? Başından geçenleri anlatacağı sevinçlerini ve hüzünlerini paylaşacağı, uğruna fedakârlık edebilecek kadar seveceği insanları bulamıyordu. Bulmak için aramak gerekiyordu çünkü. Yıllardır ona yeniden yaşamayı sevdirecek bir şeyleri bekliyordu saklanarak…’’

Galata'da İki Yabancı…
Hayat yarışını daha çocukken kaybetmiş iki insanın hikayesi..
Bektas Senel'in ilk kitabı olmasına rağmen güzel ve anlaşılır bir üslupla yazılmış içerisinde (bana göre ) hafiften Barış Bicakci esintileri andıran kısa tadında bir kitap..
Eskimiş sevinçlerime dokun.
Umutlarımı yeniden sula.
Yeşereyim, gölgemde uyu.
Dallarıma salıncak kursun içindeki çocuklar.
Çaresizce sarıldığım bu dertlerimle arama gir.
Boz aramızı bütün kötülüklerle.
Bölüşelim her şeyi.
Her şeyi bölüşelim.
Kendimizi aramızda pay edelim.
Sen bana bulan, ben sana.
Arınmayı aklımızdan geçirmeyelim.
Beyazlarını benimle kirlet.
Simsiyahım.
Karış bana, mavilerin laciverde çalsın.
Şikayet etme.
Şikayet etme, beni anla.
Yorgunum.
Solgun çiçeklerimin baharı ol.
Korkularımın nihayeti, intihara meyilli gecelerimin sabahı, boğulduğum suların kıyısı.
Başka nasıl anlatayım bilmiyorum.
Üşüyen ellerimi ısıt.
Maruz kaldığım yakınlıklar beni ya üşütüyor ya da yakıyor.
Hasretim ılık bir dokunuşa.
Beni duy.
Yan yana uyuyalım demiyorum sana
Ama yanımda yürü.
“Bu mevsimde bir umudu olmalıydı insanın, yarından bir beklentisi olmalıydı. En az üç şiir olmalıydı ezberinde. Yeni bir kitaba başlamalıydı. Yan yana olma ihtimalinin bile mutlu edeceği biri olmalıydı hayatında. Sırt çantasını sırtlayıp kırlarda, yollarda, daha önce hiç görmediği sahillerde kaybolmanın düşünü kurmalıydı insan bu mevsimde…”
Uzayıp giden bu karanlık yolların bir anlamı olmalı,
bir sokak lambası yanmalı artık umutsuzluğumuza..
Aylak aylak dolaştığın bir günde karşına çıkan sokak köpeklerini, kuşları, ağaçları kendine hayatındaki bütün insanlardan yakın hissettiğin anlar olmuyor mu senin de?
"bu insanlar değilmiydi ki, turgut uyar’a sevgim acıyor, dedirtmişler, oğuz atay’ı gecekondusunda anlaşılmayı beklemek zorunda bırakmışlardı.. "
Üç kuruşluk acılarına onla çarpıp dünyanın en kederli insanıymiş gibi davranan aciz yaratıklar...
“Bazılarının dediği gibi, içe dönmek. İlginç bir kelime. İçe dönmek, bir kaç kez tekrarlayınca ‘’hiç’e dönmek’’ gibi oluyor.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Galata’da İki Yabancı
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
136
ISBN:
9786056768507
Kitabın türü:
Yayınevi:
Küllük Yayınları
Bektaş Şenel, ilk romanı Galata’da İki Yabancı ile; Mahir ile Nazlı’nın, yani birbirini görmeden, bilmeden, tanımadan arayan iki mağlup insanın hikayesini okurlarının hayal gücüne sunuyor…

Bir yanda, dünyadan ve insanlardan ümidini kesmiş Mahir; diğer yanda, her şeye rağmen göğüs kafesinden yaşama sevincini eksik etmeyen Nazlı...
Sayfaları çevirirken, umursanmayan çarpışmalara, kaçırılan trenlere, atılmayan adımlara, açılmayan kapılara ve birkaç dakika arayla kaçırılan merhabalara bol bol iç çekeceksiniz…


‘’İnsanlardan nefret eder gibi yaşıyordu. Tanıdığı insanlar sebep olmuştu buna; “Merhaba” dediği, birlikte yemek yediği insanlar. Peki, henüz tanışmadığı insanları neden suçluyordu? Bu doğru değildi. Belki onunla tanışmayı ihmal ettikleri için suçlayabilirdi; iyi insanları, güzel insanları, sabahları çiçekleri sulayanları, çocuklara ve ağaçlara gülümseyenleri. Onlardan nefret etmiyordu ama kırgındı. Neden bir şekilde çıkmıyorlardı karşısına? Neden kendisini böyle yalnızlığa mahkûm ediyorlardı? İyi insanlar elbette vardı, biliyordu. Sadece bir arada değillerdi. Ne vardı sanki bu kadar uzaklarda yaşayacak? Başından geçenleri anlatacağı sevinçlerini ve hüzünlerini paylaşacağı, uğruna fedakârlık edebilecek kadar seveceği insanları bulamıyordu. Bulmak için aramak gerekiyordu çünkü. Yıllardır ona yeniden yaşamayı sevdirecek bir şeyleri bekliyordu saklanarak…’’

Galata'da İki Yabancı…
Hayat yarışını daha çocukken kaybetmiş iki insanın hikayesi..

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Kadir Akın
  • Hasan KUZUCULAR
  • derin göksu
  • Nurdan Çapraz
  • Damla Kasapoğlu
  • Burak Varol
  • Hüseyin Ankara
  • Tuba Şerment
  • behram dilasan
  • Sevgi Çapraz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (1)
9
%0
8
%33.3 (2)
7
%16.7 (1)
6
%16.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%16.7 (1)