Galata’da İki Yabancı

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.003
Gösterim
Adı:
Galata’da İki Yabancı
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056768507
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Küllük Yayınları
Bektaş Şenel, ilk romanı Galata’da İki Yabancı ile; Mahir ile Nazlı’nın, yani birbirini görmeden, bilmeden, tanımadan arayan iki mağlup insanın hikayesini okurlarının hayal gücüne sunuyor…

Bir yanda, dünyadan ve insanlardan ümidini kesmiş Mahir; diğer yanda, her şeye rağmen göğüs kafesinden yaşama sevincini eksik etmeyen Nazlı...
Sayfaları çevirirken, umursanmayan çarpışmalara, kaçırılan trenlere, atılmayan adımlara, açılmayan kapılara ve birkaç dakika arayla kaçırılan merhabalara bol bol iç çekeceksiniz…


‘’İnsanlardan nefret eder gibi yaşıyordu. Tanıdığı insanlar sebep olmuştu buna; “Merhaba” dediği, birlikte yemek yediği insanlar. Peki, henüz tanışmadığı insanları neden suçluyordu? Bu doğru değildi. Belki onunla tanışmayı ihmal ettikleri için suçlayabilirdi; iyi insanları, güzel insanları, sabahları çiçekleri sulayanları, çocuklara ve ağaçlara gülümseyenleri. Onlardan nefret etmiyordu ama kırgındı. Neden bir şekilde çıkmıyorlardı karşısına? Neden kendisini böyle yalnızlığa mahkûm ediyorlardı? İyi insanlar elbette vardı, biliyordu. Sadece bir arada değillerdi. Ne vardı sanki bu kadar uzaklarda yaşayacak? Başından geçenleri anlatacağı sevinçlerini ve hüzünlerini paylaşacağı, uğruna fedakârlık edebilecek kadar seveceği insanları bulamıyordu. Bulmak için aramak gerekiyordu çünkü. Yıllardır ona yeniden yaşamayı sevdirecek bir şeyleri bekliyordu saklanarak…’’

Galata'da İki Yabancı…
Hayat yarışını daha çocukken kaybetmiş iki insanın hikayesi..
İlk kez bir inceleme yazıyorum. Yeni dönem yazar ve şairleri malumunuz üzere oldukça vasat ki zaten çok tercih etmem. Okumadan önce fazlasıyla araştırdım zaten Küllük Yayınlarının edebiyat duruşunu biliyordum. . Bektaş Şenel 'i beni anla şiiriyle tanıdım kesinlikle muhteşem bir şiir. Kitap için beklentim yükselmişti o şiirden sonra bunu karşılayamaz diye düşündüğümde oldu. Ama yazarlık hayatına yeni başlayan Bektaş Şenel' i ciddi anlamda kutluyorum. Gerçekten okunası edebiyat değeri yüksek bir kitap olmuş. Zaten bunu malum kitapçıların çok satanlar listesine girmemesinden satmamasından anlayabilirsiniz. Lütfen gerçek anlamda yazan yazarlarımızın kitaplarını alalım okuyalım. Kitapçılara gittiğimde Türk Edebiyatı ve çok satanlarda hiçbir edebi değeri olmayan, twitter instagram ve kamyon arkalarından alıntıların içinde bulunduğu fazlasıyla küfür içeren ve baskı sayılarını gördüğümde vah edebiyatın haline dediğim vasat kitaplardan uzak duralım. Durmayanları uyaralım. Teşekkürler.
Beklentimin çok çok üstünde ilk kitabı olmasına rağmen iyi iş çıkartmış. Biraz daha destek olmak lazım puanım 8 kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum..
Bektas Senel'in ilk kitabı olmasına rağmen güzel ve anlaşılır bir üslupla yazılmış içerisinde (bana göre ) hafiften Barış Bicakci esintileri andıran kısa tadında bir kitap..
Kimsenin görmediği yerlerden bak bana.
Kimsenin anlamadığı yerden anla.
Beni duy. 
Sessiz çığlıklarımı, mağrur kaçışlarımı anla. 
Bir bir törpüle ruhuma batan köşelerimi, sivri uçlarımı. 
Sokağımdan geç, bak nasıl kirli duvarlarım. 
İlmek ilmek nakışladığım bu nefreti söküp al bakışlarımdan. 
Kirlenmiş gökyüzüme bir güvercin sal balkonundan. 
Karanlık gecelerimi al benden.
Öyle çok karanlığım ki anlatamam. 
Bakışlarındaki gündüzleri getir bana.
Beni anla. 
Yangınlarıma rüzgar oluyorlar, söyle olmasınlar. 
Söndürmelerini beklemiyorum, ama söyle onlara,  ateşimi körüklemesinler daha fazla. 
Beni alıkoy göğüs kafesinde.
Beni anla.
Yolculuklar çekiyor içim.
Uzun yolculuklarımın varışı ol.
Ölümlerden yorulmuş ülkemin barışı. 
Ruhumun her bir karışı.
Gözlerimin karası.
İçimin iyileşmiş yarası.
Fukara kalbimin nafakası.
Ölü doğmuş çocuklarının anası. 
Ol. 
Yalnızca olsan da, ol.
Yalnızca var ol. 
Yeter.

Puslu bakıyorum dünyaya.
Gel, dağıt sislerimi, görüş mesafemi uzat. 
Beni anla.
Ben bu yaşamak denen oyunun sonunu getirmek için gerekli donanıma sahip değilim, beni eğit.
İçimdeki çocuğun saçları ağardı, bizi kurtar bu erken yaşlanmak sancısından.
Beni kendine tabii tut, yalnızca senden sorumlu olayım. 
Kirpiklerimdeki ceset parçalarını temizle gülümseyişinle.
Gülümse.
Bana rağmen gülümse, dünyaya rağmen gülümse, çirkinligime rağmen gülümse. 
Yani, beni anla diyorum işte. 
Yorgunum, anla, mecalim yok başka türlüsünü anlatmaya.
Düştüğüm kuyuları toprakla doldur.
Bırak üzerimde çiçekler yetişsin. 
Zira, duvarlarına tırnak izlerimle adını kazdığım kuyuların hepsi, kasvetiyle bir mezar sayılır.

İsteksizliğimi, yorgunluğumu, çekingenliğimi mazur gör.
Şimdiye kadar belki üç kez ölmem gerekiyordu.
Ölemiyorum.
Beni anla. 
Beni diğerlerinden ayır.
Onlardan iyi olduğum için değil, yalnızca bunu istediğin için.
Ayır beni onlardan.
Gidelim.
Nereye, ne zaman, ne kadar, nasıl gittiğimizi bilmeden gidelim.
Gitmek eyleminin kendisi olalım hatta.
Felaketlerimi, içimdeki gömülmeyi bekleyen cesetleri gözlerimde saklıyorum.
Kaçmaktan başka çarem yok.
Beni anla.
Yorgunum birine kendimi anlatmaya. 
Birini tanımaya.
Yorgunum.
Yaşamaya ve hatta ölmeye yorgunum. 
Dedim ya şimdiye dek belki üç kez ölmüş olmam gerekirdi.
Bana acı bir kahve pişir, hatrını sen belirle.
Kırk dersen kırk.
Yani diyorum ki, kolum kanadım kırık.
Beni anla.
İçim dağınık, sularım bulanık. 
Her şey, her yer karanlık.

Eşiğimden geç böyle bir sabah. 
Yaralarıma dokun.
Ama sorma.
Sorma bana nasıl hala hayattasın diye.
Sorma işte.
Sen bana soru sormadan da beni anlarsın.
Bırak eteklerine sığınayım, ağlayayım.
Beni anla.
İyi bir adam değilim.
Kötü bir adam da sayılmam ama. 
Arada bir kuşlara yem verir, sokak köpeklerine gülümserim.
Bana insanlara da gülümsemeyi öğret.
İnanacağım yalanlar söyle.
Yalan da olsa mutlu olayım. 
Bedenimle değil, ruhumla geldim sana. 
Beni anla. 
Eskimiş sevinçlerime dokun. 
Umutlarımı yeniden sula. 
Yeşereyim, gölgemde uyu. 
Dallarıma salıncak kursun içindeki çocuklar. 
Çaresizce sarıldığım bu dertlerimle arama gir. 
Boz aramızı bütün kötülüklerle.  
Bölüşelim her şeyi. 
Her şeyi bölüşelim. 
Kendimizi aramızda pay edelim. 
Sen bana bulan, ben sana. 
Arınmayı aklımızdan geçirmeyelim. 
Beyazlarını benimle kirlet. 
Simsiyahım. 
Karış bana, mavilerin laciverde çalsın. 
Şikayet etme. 
Şikayet etme, beni anla. 
Yorgunum. 
Solgun çiçeklerimin baharı ol. 
Korkularımın nihayeti, intihara meyilli gecelerimin sabahı, boğulduğum suların kıyısı…
Başka nasıl anlatayım bilmiyorum. 
Üşüyen ellerimi ısıt. 
Maruz kaldığım yakınlıklar beni ya üşütüyor ya da yakıyor. 
Hasretim ılık bir dokunuşa.
Beni duy. 
Yan yana uyuyalım demiyorum sana.
Ama yanımda yürü.  
Akordu bozuk müzik aletleri gibiyim. 
Gel, tellerime dokun. 
Anlamlı bir ses çıkarayım artık.

Sana şiir yazmak kolay. 
İzin ver, şiire seni anlatayım.

Beni duy. 
Beni bul.
Ve ne olur
beni anla artık.
Eskimiş sevinçlerime dokun.
Umutlarımı yeniden sula.
Yeşereyim, gölgemde uyu.
Dallarıma salıncak kursun içindeki çocuklar.
Çaresizce sarıldığım bu dertlerimle arama gir.
Boz aramızı bütün kötülüklerle.
Bölüşelim her şeyi.
Her şeyi bölüşelim.
Kendimizi aramızda pay edelim.
Sen bana bulan, ben sana.
Arınmayı aklımızdan geçirmeyelim.
Beyazlarını benimle kirlet.
Simsiyahım.
Karış bana, mavilerin laciverde çalsın.
Şikayet etme.
Şikayet etme, beni anla.
Yorgunum.
Solgun çiçeklerimin baharı ol.
Korkularımın nihayeti, intihara meyilli gecelerimin sabahı, boğulduğum suların kıyısı.
Başka nasıl anlatayım bilmiyorum.
Üşüyen ellerimi ısıt.
Maruz kaldığım yakınlıklar beni ya üşütüyor ya da yakıyor.
Hasretim ılık bir dokunuşa.
Beni duy.
Yan yana uyuyalım demiyorum sana
Ama yanımda yürü.
Hiçbir sarsıntıyı umursamıyor, hiçbir çarpışmayı önemsemiyorsun. Çünkü içinde yıkılacak bir şey kalmamış..
Kaçtığın şeylerle sınanmışsın on yıllardır
Yanına koştukların yakınlığından haberdar olmamış
Ah ulan, demişsin uzaklara bakarak
Bir çöp poşetine tekme atmışsın
Seni seyreden kedi senden korkmamış
Üzülmüş hatta haline, gelip ayaklarına dolanmış....
“Bu mevsimde bir umudu olmalıydı insanın, yarından bir beklentisi olmalıydı. En az üç şiir olmalıydı ezberinde. Yeni bir kitaba başlamalıydı. Yan yana olma ihtimalinin bile mutlu edeceği biri olmalıydı hayatında. Sırt çantasını sırtlayıp kırlarda, yollarda, daha önce hiç görmediği sahillerde kaybolmanın düşünü kurmalıydı insan bu mevsimde…”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Galata’da İki Yabancı
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056768507
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Küllük Yayınları
Bektaş Şenel, ilk romanı Galata’da İki Yabancı ile; Mahir ile Nazlı’nın, yani birbirini görmeden, bilmeden, tanımadan arayan iki mağlup insanın hikayesini okurlarının hayal gücüne sunuyor…

Bir yanda, dünyadan ve insanlardan ümidini kesmiş Mahir; diğer yanda, her şeye rağmen göğüs kafesinden yaşama sevincini eksik etmeyen Nazlı...
Sayfaları çevirirken, umursanmayan çarpışmalara, kaçırılan trenlere, atılmayan adımlara, açılmayan kapılara ve birkaç dakika arayla kaçırılan merhabalara bol bol iç çekeceksiniz…


‘’İnsanlardan nefret eder gibi yaşıyordu. Tanıdığı insanlar sebep olmuştu buna; “Merhaba” dediği, birlikte yemek yediği insanlar. Peki, henüz tanışmadığı insanları neden suçluyordu? Bu doğru değildi. Belki onunla tanışmayı ihmal ettikleri için suçlayabilirdi; iyi insanları, güzel insanları, sabahları çiçekleri sulayanları, çocuklara ve ağaçlara gülümseyenleri. Onlardan nefret etmiyordu ama kırgındı. Neden bir şekilde çıkmıyorlardı karşısına? Neden kendisini böyle yalnızlığa mahkûm ediyorlardı? İyi insanlar elbette vardı, biliyordu. Sadece bir arada değillerdi. Ne vardı sanki bu kadar uzaklarda yaşayacak? Başından geçenleri anlatacağı sevinçlerini ve hüzünlerini paylaşacağı, uğruna fedakârlık edebilecek kadar seveceği insanları bulamıyordu. Bulmak için aramak gerekiyordu çünkü. Yıllardır ona yeniden yaşamayı sevdirecek bir şeyleri bekliyordu saklanarak…’’

Galata'da İki Yabancı…
Hayat yarışını daha çocukken kaybetmiş iki insanın hikayesi..

Kitabı okuyanlar 18 okur

  • meltem ozan
  • Şeyza
  • Şeyma Güleç
  • Hüsna Gedikbaş
  • K
  • Kübra A
  • Kadir Akın
  • Hasan KUZUCULAR
  • derin göksu
  • Nurdan Çapraz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (3)
9
%0
8
%22.2 (2)
7
%11.1 (1)
6
%11.1 (1)
5
%0
4
%11.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%11.1 (1)