Galilei'nin Yaşamı (Ankara Devlet Tiyatrosu Oyun Broşürü)Bertolt Brecht

·
Okunma
·
Beğeni
·
271
Gösterim
Adı:
Galilei'nin Yaşamı
Alt başlık:
Ankara Devlet Tiyatrosu Oyun Broşürü
Baskı tarihi:
1939
Sayfa sayısı:
16
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758106240
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Leben des Galilei
Çeviri:
Adalet Cimcoz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Devlet Tiyatroları Yayınları
GALILEI'NIN YAŞAMIGalilei’nin Yaşamı oyunu büyük soru işaretleri bırakarak biter. Oyun, Galilei’yi bilimin bir kahraman olmaktan çıkarırken, onun savaşımına –ve böylece de baskı altındaki aydınların savaşımına- bir eleştiri getirmektedir. Öncelikle Galilei’de eleştirilen durum; kilisenin gücünün bitmek üzere olduğu bir sırada Galilei’nin öğretisinden geri dönmesidir. Bu, onun kahramanlığını yok etmekte ama aynı zamanda insansı kimliğini de ortaya çıkarmaktadır. Ölümle tehdit edilmiştir Galilei ve bu yüzden de geri adım atmak zorunda bırakılmıştır. Ama, bunun karşısında bir gerçeklik daha çıkar ki o da Galilei’nin çelişik bir durumudur: Galilei, daha önce vebaya rağmen çalışmalarına devam etmiştir. Vebanın sonunda da ölüm gelebilirdi. Demek ki Galilei ölümden korktuğu için öğretisinden dönecek bir adam değildir. O halde, çalışmalarını sürdürebilmek için ve bütün bulgularını bir kitap haline getirebilmek için mi yaşamayı seçmiştir? Eğer böyleyse yine de zekice bir tutum diyebiliriz bunun için. Bu sayede bilimsel kanıtlarını bir çok insana ulaştırmayı sağlayacak bir ömrü de kazanmış olacaktır. Ama yine de Galilei’nin bu geri dönüşü, Kiliseye, kaybetmekte olan gücünü yeniden sağlamıştır. Madalyonun bu yüzü ne olacaktır? Brecht’in oyun üzerine yazdığı bir yazıda olduğu gibi, ‘eski’ kendini yeniden ‘yeni’ diye ilan etmiştir.

Gerçeği söylemek her zaman kolay olmamaktadır. Nitekim Brecht’in kendisi de; 1939 yılında B.T. adlı bir magazin gazetesinin, bu oyunun Almanya ve İtalya ile güncel bir bağlantısının bulunup bulunmadığı yolundaki bir soruya kaçamak bir cevap vermek zorunda kalmış, politik olarak göze batmak istememiştir. Demek ki oyunda, Brecht’in bu ılımlı tutumu da göz önünde bulundurulursa, yazarın söylemek istedikleri daha belirginleşecektir. Yazar sanki, “bir savaşa girmeden önce düşmanı iyice tanımaktan” söz eder gibidir. Ama, bu asla iktidarın önünde bir diz çökme anlamına gelmez. Galilei’nin kiliseyle olan savaşına karşı değildir. Ancak yöntemini yanlış bulduğu için onu eleştirmekten geri kalmaz. Kopernik; öğretisini, açıkça ortaya çıkarak savunmamıştır. O kendisinden sonrakilere yalnızca bilgilerini bırakmıştır. Kopernikus’un düşüncelerinin ne olduğu öldükten sonra anlaşılır. Ama kimse onu suçlamamıştır. Bunun dışında Bruno’nun açtığı savaş, tamamiyle bunun zıddıdır. Ve yakılarak öldürüldüğünde, gayet güçsüz olan ‘suskunlar’, büyük bir hareketlenmeye başlarlar. Bruno’nun ölümü toplumu harekete geçirmeyi başarmıştır. Galilei’nin öyküsü ise bu iki uç noktanın arasında kalmaktadır.
Galilei’nin Yaşamı, Bertolt Brecht’in üzerinde en çok çalıştığı
ve en çok değiştirdiği oyunudur. Yazar, yaşamının son on dokuz yılında
bu oyun­la ilgilenmiş ve içinde bulunduğu koşullardaki önemli değişiklik­leri de
oyuna yansıtmıştır. İlk yazımı, Hollanda’da sürgünde olduğu yıllarda 1938'de
"Dünya Dönüyor" adıyla olmuştur. Dönemin politik özelliği olan faşizmdir.
Amerika’da Brecht ve Laughton, 1944’ten, oyunun Haziran 1947’deki
Hollywood versiyonuna kadar birlikte çalışarak, İngilizce çevirisini hazırlamışlardır. Bu çalışma sırasında, 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya atılan ilk atom bombası, oyunun yorumunda önemli ölçüde değişikliklere sebep olmuştur.
Bertolt Brecht, Berlin’e döndük­ten sonra, İngilizce versiyonu temel alarak,
yeniden düzenlemiş ve de Galilei’nin Yaşamı adıyla ilk defa yayımlamıştır.
Dünyayı yoktan var eden ulu tanrı
Işık gerek, dedi, güneşi çağırdı.
Senin işin aydınlatmaktır dünyayı.
Çevresinde gezdireceksin lambanı.
Tanrı buyruğuna göre bundan böyle
Astlar dönecek üstlerin çevresinde.
Ve der demez başladı herkes dönmeye
Büyüklerin çevresinde küçükler
Güçlülerin çevresinde güçsüzler
Hem gökyüzünde böyle, hem yeryüzünde.
Papanın çevresinde kardinaller
Kardinallerin çevresinde piskoposlar
Piskoposların çevresinde uzmanlar
Uzmanların çevresinde uşaklar
Uşakların çevresinde hizmetçiler
Hizmetçilerin çevresinde köpekler, tavuklar, dilenciler

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Galilei'nin Yaşamı
Alt başlık:
Ankara Devlet Tiyatrosu Oyun Broşürü
Baskı tarihi:
1939
Sayfa sayısı:
16
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758106240
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Leben des Galilei
Çeviri:
Adalet Cimcoz
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Devlet Tiyatroları Yayınları
GALILEI'NIN YAŞAMIGalilei’nin Yaşamı oyunu büyük soru işaretleri bırakarak biter. Oyun, Galilei’yi bilimin bir kahraman olmaktan çıkarırken, onun savaşımına –ve böylece de baskı altındaki aydınların savaşımına- bir eleştiri getirmektedir. Öncelikle Galilei’de eleştirilen durum; kilisenin gücünün bitmek üzere olduğu bir sırada Galilei’nin öğretisinden geri dönmesidir. Bu, onun kahramanlığını yok etmekte ama aynı zamanda insansı kimliğini de ortaya çıkarmaktadır. Ölümle tehdit edilmiştir Galilei ve bu yüzden de geri adım atmak zorunda bırakılmıştır. Ama, bunun karşısında bir gerçeklik daha çıkar ki o da Galilei’nin çelişik bir durumudur: Galilei, daha önce vebaya rağmen çalışmalarına devam etmiştir. Vebanın sonunda da ölüm gelebilirdi. Demek ki Galilei ölümden korktuğu için öğretisinden dönecek bir adam değildir. O halde, çalışmalarını sürdürebilmek için ve bütün bulgularını bir kitap haline getirebilmek için mi yaşamayı seçmiştir? Eğer böyleyse yine de zekice bir tutum diyebiliriz bunun için. Bu sayede bilimsel kanıtlarını bir çok insana ulaştırmayı sağlayacak bir ömrü de kazanmış olacaktır. Ama yine de Galilei’nin bu geri dönüşü, Kiliseye, kaybetmekte olan gücünü yeniden sağlamıştır. Madalyonun bu yüzü ne olacaktır? Brecht’in oyun üzerine yazdığı bir yazıda olduğu gibi, ‘eski’ kendini yeniden ‘yeni’ diye ilan etmiştir.

Gerçeği söylemek her zaman kolay olmamaktadır. Nitekim Brecht’in kendisi de; 1939 yılında B.T. adlı bir magazin gazetesinin, bu oyunun Almanya ve İtalya ile güncel bir bağlantısının bulunup bulunmadığı yolundaki bir soruya kaçamak bir cevap vermek zorunda kalmış, politik olarak göze batmak istememiştir. Demek ki oyunda, Brecht’in bu ılımlı tutumu da göz önünde bulundurulursa, yazarın söylemek istedikleri daha belirginleşecektir. Yazar sanki, “bir savaşa girmeden önce düşmanı iyice tanımaktan” söz eder gibidir. Ama, bu asla iktidarın önünde bir diz çökme anlamına gelmez. Galilei’nin kiliseyle olan savaşına karşı değildir. Ancak yöntemini yanlış bulduğu için onu eleştirmekten geri kalmaz. Kopernik; öğretisini, açıkça ortaya çıkarak savunmamıştır. O kendisinden sonrakilere yalnızca bilgilerini bırakmıştır. Kopernikus’un düşüncelerinin ne olduğu öldükten sonra anlaşılır. Ama kimse onu suçlamamıştır. Bunun dışında Bruno’nun açtığı savaş, tamamiyle bunun zıddıdır. Ve yakılarak öldürüldüğünde, gayet güçsüz olan ‘suskunlar’, büyük bir hareketlenmeye başlarlar. Bruno’nun ölümü toplumu harekete geçirmeyi başarmıştır. Galilei’nin öyküsü ise bu iki uç noktanın arasında kalmaktadır.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Ömer K.
  • gabriel marquez
  • emre gülöksüz
  • Mehmet Kesdal
  • Tuna K.

Kitap istatistikleri