Adı:
Gavurun Dölü
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
488
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054401987
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Kabuslarınızda hiç tecavüze uğradığınız oldu mu? Ya kızınızın başına böyle bir şey geldiği karabasanıyla, ter içinde uyanıp korku dolu gözlerle yatağınızda olduğunuzdan emin olmaya çalıştığınız?
O canavarı öldürmek için kurduğunuz hayaller bile onca ürkütücü birer düş ürünüyken, bir başka zaman diliminde çok sevdiğiniz birini öldürmenin, asla bir cinayet olmadığını savuna bilir misiniz, peki?
Karşısında uzun boyuyla hala ona yukarıdan eğilerek bakan bir iskelet duruyordu kapıda. Sarı, siyah, bumburuşuk derisiyle daha da korkunçlaşmıştı kemikli suratı. İyice eksilen dişleriyle karanlık bir mağarayı andıran koca ağzı sonuna kadar açıktı esnerken.
Sağ eliyle sapından tuttuğu bıçağı bütün gücüyle daha da ileri itti. Adamın ağzından önce boğuk bir ses çıktı, arkasından da oluk gibi kan boşaldı. Kadın bir daha yüklendi bıçağa ve olduğu yerde çevirdi…
“Daha altı yaşındaydım ‘al bu senin oyuncağın’ dediğin şeyle tanıştığımda. Neden yaptın bunu bana?” Sesi kısılmış, artık tıslayarak konuşuyordu. “Aynur hoşlanırdı senin yaptıklarından ama ben hep nefret ettim, hep iğrendim senden. Ama en korkuncu neydi biliyor musun? Kendimden nefret ettim hep. Mıncıkladığın minicik memelerimden, genç kız bile olamadan kadın oluvermiş bedenimden, duygudan yoksun beynimden nefret ettim. Bana kendimi sevmemeyi, insanlara güvenmemeyi, sadece göğsümün üstünde bir öfke yumağıyla yaşamayı öğrettin o gün…”
“Kahretsin” diye söylendi yerden kaldırdığı koca iskelet ele bakarken. “Ne kadar da kalın parmakları varmış.” Sonra sinirli sinirli güldü. “Gerçek bir şey büyüklüğünde.” Diğer parmakları işini zorlaştırmasınlar diye, avcunun içine doğru kıvırdı ve yerden aldığı bıçakla orta parmağı kökünden kesti. “Bu parmağındı, değil mi?”…
Daha önce adını bile duymadığım bir yazardı. Dolayısıyla okuduğum ilk kitabı.
Bu kitabı elif şafak veya benzeri popülerlik kazanmış bir yazar yazsa liste başı olur. Herkesin dilinde yer ederdi. Kitabı genel hatlarıyla sevdim. Güzel bir anlatımı var. Dili sade. Yoğun bir karakter akışı var. Lakin bu kim kimdi tarzında kafa yoran bir kalabalık değil. Karakterler roman içindeki roman gibi hayatlarıyla kitaba renk katip, sürükleyici olmasını sağlamış. Kitabın konusuna gelince; benim üzerinde en çok çözüm üretmeye çalıştığım, kendi capimda düşündüğüm bir olay. Çocuk istismarı. Pedofili ve zeofili vakalarıyla karşılaştığım an içimden farklı bir insan çıkıyor. Gözüm dönuveriyor. Bizim milletcene gözardı ettiğimiz, konuşmayı bile ayıp saydığımız, yapanın değil yapılanın suratına tükürdüğümuz en büyük tabumuz. Çocuk istismarı üzerine kurgulanmış bir kitap. Açıkçası bu kurgu tig ile önce önce oyalanmış gibi. Okurken hiç sıkılmadim. Bunu şöyle değil de böyle yazsaydı dediğim bir sayfa olmadı. İçim acıya acıya okudum. Kurgu olduğunu bilsemde kitabın icinde bir karaktermisim gibi gerçekleri yaşadım. Sonu benim aklıma gelmeyecek türdendi. Hayal kırıklığına uğramadım ama şaşırmadım dersem de yalan olur. Tek kötü kısmı yazıların puntosu çok küçük. Bir ara ciddi sorun yaşadım. Gözlerimi yordu. 2 sayfa bir sayfaya sığdırılmışti. Fiyatı da uygundu. Bu fiyata göre çok kaliteli bir kitaptı. Kitap kapaklarını oldukça onemserim tasarım çok kötüydü ve içerikle alakasizdi. Kıyıda köşede kalmış bu romanı okumanızı öneririm. Bir edebi baş yapıt diyemem, ama toplumsal bilinç açısından yararlı bir roman olduğunu düşünüyorum.
Candan Özerin okuduğum ikinci kitabı "Gâvurun Dölü". İlk okuduğum kitabı “Araf” çok ağır ilerlemişti, ikinci kitabı okumakla okumamak arası gidip gelmiştim. Ancak yazar beni şaşırttı, zira bu kitabı cidden çok başarılı.
Aynur-Aylin-Nurgül; çoklu kişilik bozukluğu olan genç kadının yürek parçalayan hikayesi.
8 yaşına kadar Annesi ile yaşadığı sefalet, acılar, şiddet, yalnızlık ve sevgisizlik. Bu travmaların üzerine birde tecavüz  ! 8 yaşından sonra, Yetiştirme Yurdunda büyümüş ve daha sonra da evlenmiş…
Ancak oraya nasıl düşmüş, Annesi neler yaşamış, çevresinde yaşanan olaylardan nasıl etkilenmiş?
Hikaye bundan sonra başlıyor.
Kitap beni çok etkiledi. İnsanın hayatında “sevgi” nin ne kadar önemli ve gelişimde ne kadar etkili olduğunu çarpıcı bir biçimde anlatıyor bize.
Sevgisizliğin hayatları nasıl karartabildiğini, intikam hırsı ile neler yapılabileceğini tüm çıplaklığı ile bu kitapta bulabilirsiniz.
Çok etkilenerek okudum. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
İlk kez okuduğum yazar Candan Özer, eserinde zor bir konuyu seçerken, analizlerini ve araştırmalarını oldukça derin tutmuş. Kitabın konusu her ne kadar pedofili olsa da arka planda ebeveynlerin çocuklarına gösteremedikleri sevgilerini işleyerek, çocukların yüreğindeki sevgisizliğin ileri ki yaşlarda nasıl ortaya çıktığını ve nasıl can yakıcı olduğuna parmak basmış...

Gençlik yıllarında yaptığı bir hatanın bedelini çok ağır ödeyen bir genç kız... Esmehan!
Hayata, eşine anne ve babasına karşı duyduğu öfkeyi kustuğu küçük kızı Aynur...
Daha kendi çocukken çocuk sahibi olan Esmehan ve eserde sıkça vurgu yapılan Gavur koca Umberto...

Yaşadıkları hayatın onları nerelere savuracağını bilmeden aldıkları kararlar ve o kararların sonucu Esmehan'ın düştüğü yanlış yollar...

Küçücük dünyasında anne ve baba sevgisinden yoksun kalan küçük Aynur...
Kaldıkları pansiyonda onun çocuk dünyasında var olan sınırlı kişilerden olan Moiz amcası ve Sofi teyzesi...
8 yaşında uğradığı tecavüz ile başlayan travmaları ile yetiştirme yurtlarında geçen hayatı...

Masumiyetine uzanan elleri yıllar sonra ziyarete giden Aynur yaşadığı tüm korkunç olayların intikamını almaya karar verip, eşi Komiser Kemal'e kurbanlar bırakıp, kendince ona yeteneklerini göstermek için Aylin'i susturmaya çalışmaktadır...
Çelişkileri, sevgiye olan açlığı, insanlara olan güvensizliği ile hayata tutunmaya çalışan Aynur...

Kitap bir bütün olarak oldukça başarılı. Kurgusu, olayların birbiri ile bağlantısı yerinde. Yazım dili sade ve anlaşılır. Zor bir konusu olduğu için okuyacak olan herkese kolaylıklar diliyorum...
Oldu bittiye getirilmeyecek kadar yavaş okunması gereken şaheser, beni birkaç gün sürükledi peşinden. Bir çırpıda okuyup bitirmek istedim. Yazarın, akıcı ve insanı içine çeken konuyu ayakta tutuşuna hayran kaldım. Hep merak ettim hikayenin nasıl sonlandırılacağını. Uslubun yumuşaklığı da cabası... Beni adeta mest etti akışın bir yerlere varışı. Aklıma, kurgu ile ilgili bir nokta takıldı sadece. O da Ömer'in pisi pisine kurgudan nasibini almadan anlatılmasıydı. Mesela Aylin'in, Nurgül'ün, Aynur'un geçmişte bir yerlerde Ömer ile bir bağlantısının olması, kurguyu tamamlayacaktı. Eksik kalan sadece orasıydı diye düşündüm. Elbette İnci Hanımın tanıdıklarının oğlu oluşu Ömer'in bir kurgudan son anda çıkarıldığı hissi uyandırıyordu. Ancak dediğim gibi; o tarzda kurgulanmalıydı. Çocuk istismarının hatırlatılması ve sevginin insanı son anında bile mutlu etmesi vurguları çok takdire şayandı.
'Gavurun dölü ne la' deyip tedirginlikle başladım ama en beğendiğim kitaplardan biriydi okurken hiç sıkılmadım kurgusu güzel anlatımı çok akıcı. İncelemem bu kadar 150 karakter olsun diye de bu cümleyi yazdım.
Çocuk yaşta yaşanan travmaların,Yokluğun Ebeveyn sevgisi ve ilgi eksikliğinin çocuk ruhunda açtığı derin yaraları,bu eksikliği kapatmak için medet umduğu insanlardan gelen suistimalleri, yaşanılan acıları anlatıyor. Doğarken seçemediği ailelerin çocukları olarak varolduğu bir dünyada çaresizce sığındığı büyük insanların savunmasız küçük bedenlerini zamanla acımasız bir canavara dönüştürülmesi, yaşanan pişmanlıklar,zamansız kayıplar bu hikayede anlatılan. Ayrıca dikkatimi çeken Yazarın Birtanem romanında ki gibi bu romanda da bir diplomat kızını hikayeye dahil etmesi ve yine dünle bugüne geliş gidişleri hikayede çok farklı kişi ve hayatları geçişlerle anlatması hikayeyi anlamayı zorlaştırsada beğendim.
Bu sizin sabah ezanlarınız var ya! Nasıl diyeyim bilmiyorum ama... Yani bir gün Müslüman olmaya karar verirsem, bu sabah ezanlarının etkisiyle olacakmışım gibi geliyor.
Candan Özer
Sayfa 163 - Panama
Kimileri onun gibi mutlu bir güne uyanırken kimileri için bir saniyede hayat nasıl da bir cehenneme dönüveriyordu.
Çözümü kendisi bulmamış mıydı? Geçmişiyle kendi başına yüzleşmemiş miydi?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gavurun Dölü
Baskı tarihi:
Haziran 2015
Sayfa sayısı:
488
Format:
Karton kapak
ISBN:
6054401987
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Panama Yayıncılık
Kabuslarınızda hiç tecavüze uğradığınız oldu mu? Ya kızınızın başına böyle bir şey geldiği karabasanıyla, ter içinde uyanıp korku dolu gözlerle yatağınızda olduğunuzdan emin olmaya çalıştığınız?
O canavarı öldürmek için kurduğunuz hayaller bile onca ürkütücü birer düş ürünüyken, bir başka zaman diliminde çok sevdiğiniz birini öldürmenin, asla bir cinayet olmadığını savuna bilir misiniz, peki?
Karşısında uzun boyuyla hala ona yukarıdan eğilerek bakan bir iskelet duruyordu kapıda. Sarı, siyah, bumburuşuk derisiyle daha da korkunçlaşmıştı kemikli suratı. İyice eksilen dişleriyle karanlık bir mağarayı andıran koca ağzı sonuna kadar açıktı esnerken.
Sağ eliyle sapından tuttuğu bıçağı bütün gücüyle daha da ileri itti. Adamın ağzından önce boğuk bir ses çıktı, arkasından da oluk gibi kan boşaldı. Kadın bir daha yüklendi bıçağa ve olduğu yerde çevirdi…
“Daha altı yaşındaydım ‘al bu senin oyuncağın’ dediğin şeyle tanıştığımda. Neden yaptın bunu bana?” Sesi kısılmış, artık tıslayarak konuşuyordu. “Aynur hoşlanırdı senin yaptıklarından ama ben hep nefret ettim, hep iğrendim senden. Ama en korkuncu neydi biliyor musun? Kendimden nefret ettim hep. Mıncıkladığın minicik memelerimden, genç kız bile olamadan kadın oluvermiş bedenimden, duygudan yoksun beynimden nefret ettim. Bana kendimi sevmemeyi, insanlara güvenmemeyi, sadece göğsümün üstünde bir öfke yumağıyla yaşamayı öğrettin o gün…”
“Kahretsin” diye söylendi yerden kaldırdığı koca iskelet ele bakarken. “Ne kadar da kalın parmakları varmış.” Sonra sinirli sinirli güldü. “Gerçek bir şey büyüklüğünde.” Diğer parmakları işini zorlaştırmasınlar diye, avcunun içine doğru kıvırdı ve yerden aldığı bıçakla orta parmağı kökünden kesti. “Bu parmağındı, değil mi?”…

Kitabı okuyanlar 29 okur

  • Aysima SIRTMAÇ
  • Selda Duman
  • Deniz Bütün
  • Fatma Beceren
  • Murat başaran
  • Nur Cennetoğlu
  • Birokur
  • neslihan güneş
  • Derya Özkanlı
  • Nurhan Işkın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.4 (4)
9
%9.1 (1)
8
%27.3 (3)
7
%27.3 (3)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0