Adı:
Gazap Üzümleri
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
595
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mert Yayıncılık
%40 (222/556)
·10/10
Toplanın Oklahama'ya gidiyoruz. Tom Joad ve eski Papaz Casy bizi karşılayacak. Kapitalizmin insanı nasıl insanlıktan çıkardığını hep beraber gösterecekler bize.

Büyük buhran dönemi küçük toprak sahiplerinin bankalar ve tüccarlar tatafindan ellerinden toprakları alınıp Kaliforniya'ya göç etmek zorunda kalmaları ve orada hayata tutunmaya çalışmasını konu alan romandır.

Fareler ve İnsanlar eseriyle de ses getiren John Steinbeck Amerika'nın büyük buhran dönemini bu kitaba ve okuyanların kafasına kazımış. Özellikle sonlara doğru 'o nasıl bitiş' diyeceksiniz.
556 syf.
·15 günde·9/10
Aslında ben bu kitabı OKUMADIM...

An ve an yaşadım. Beni içine hapsetti.. Bence bu kitabı okudum demek çok yavan ve basite kaçıyor...
Sanki 'Joad' ailesiyle o unutulmaz kamyonete atlamışım günlerce haftalarca onlarla birlikte sefaleti,  açlığı,  hüznü dibine kadar yaşamışım...

Steinbeck'in muhteşem kalemiyle yazılmıs ve ona ödül kazandırmış bir kitap..
Ödüllü bir kitabı okurken daha bir heyecanla okuyorsunuz. O heyecanın kitabının sonuna kadar eksilmediği bir öykü...

Büyük bir burhan döneminde yaşayan bir ailenin hayat mücadelisini anlatan bir roman..
Elinden yavas yavas umudun kaybolurken mutluluklar hüzne dönüşürken bunlara rağmen insanlığın direncini muhteşem bir betimlemeyle anlatmış
Anlatım,  betimlemeler,  olaylar,  karakterler, kitabın her bir öğesi bir yapbozun parcası gibi uyum içindeydi.

Yine bir etkinlik sayesinde tanıştım 'JOHN STEINBECK'  ile..
İlk basta pek içimden gelerek okumaya başlamasam da,  sonunda keşke bu zamana kadar bu hikayeyi bekletmeseydim dedirtti.

'Hayatın anlamını bu kitap da bulacağınıza eminim'
  • Karamazov Kardeşler
    9.1/10 (1.776 Oy)2.095 beğeni5.583 okunma7.434 alıntı55.242 gösterim
  • Anna Karenina
    8.8/10 (1.726 Oy)2.057 beğeni6.623 okunma4.481 alıntı53.109 gösterim
  • Ana
    8.7/10 (1.900 Oy)2.078 beğeni7.437 okunma4.835 alıntı39.819 gösterim
  • Martin Eden
    9.1/10 (3.144 Oy)3.105 beğeni7.934 okunma6.700 alıntı71.920 gösterim
  • İki Şehrin Hikâyesi
    8.5/10 (2.592 Oy)2.630 beğeni9.357 okunma3.086 alıntı77.191 gösterim
  • Yüzyıllık Yalnızlık
    8.5/10 (2.906 Oy)2.880 beğeni9.023 okunma1.623 alıntı65.581 gösterim
  • Babalar ve Oğullar
    8.1/10 (2.125 Oy)2.061 beğeni8.084 okunma3.079 alıntı53.166 gösterim
  • Vadideki Zambak
    7.9/10 (2.033 Oy)2.041 beğeni9.318 okunma5.778 alıntı58.178 gösterim
  • Açlık
    8.3/10 (1.747 Oy)1.568 beğeni5.648 okunma1.516 alıntı47.689 gösterim
  • İnce Memed 2
    9.4/10 (1.522 Oy)1.718 beğeni4.519 okunma1.165 alıntı14.790 gösterim
480 syf.
John Steinbeck'in yazdığı Gazap Üzümleri hiç kuşkusuz en önemli Amerikan edebiyatı eserlerindendir. 1930lar'ın ekonomik kriz yıllarını etkileyici bir dille anlatmıştır.

Roman çiftçilerin 1930'lu yıllarda Dust Bowl döneminde Oklahoma'dan Kaliforniya'ya (bereketli topraklara) göçlerini, yaşamlarını ve çektikleri sıkıntıları anlatır. Steinbeck hem bireysel olarak Joad 'ın yaşamını, hem de genel göçten bahsetmiştir. Büyük bunalımdan etkilenen Joad'ın ailesinin yakından inceleyerek bize bu çiftçilerin de insan olduklarını anlatmaktadır.

Bu kitap kapitalizmi eleştirmektedir. Üzümler verimli Kaliforniya vadilerinin sembolize ederken çiftçiler bu verimli vadilerin bir parçası olamayıp acı çekmektedirler.

"Eh hepimiz hayatımızı kazanmak zorundayız."
"Öyle," dedi Tom. "Ama keşke başkasının hakkını almadan kazanmanın bir yolunu bulsaydın."

Roman bireysel ailenin parçalanışını anlatırken aynı zamanda bütün göçmenlerinde tek bir aile oluşunu bize anlatmaktadır. Bir araya gelip yiyeceklerini, hayatlarını, umutlarını anlatmaktadır.

Bu roman ayakta kalma mücadelesi veren insanların hikayesidir. insanlık dramını olağanüstü bir dille anlatmıştır.

Kitabı okurken ilk başlarda zorlandım açıkçası sindire sindire okuyum dedim , sonrada devam ettim iyi ki etmişim. İlk kez uzun sürede okuduğum bir kitap oldu.

Steinbeck'in en çok okunan romanlarından Gazap Üzümlerini okumayan okurlara tavsiye ediyorum.
556 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10
Nasıl bir sondu öyle !!!
Mükemmel bir kitap...

Makinelerin insan yüreğini ezip geçişine ve insanların bir somun ekmek için bütün gün çalışmalarına tanıklık ediyorsunuz.
! Kahrolsun Kapitalizm !
İnsanları köleleştiren Californiaya kaçan binlerce insanın öyküsü yüreğinize dokunacak...

Tam 79 yıl önce kaleme alınıp 5 aylık bir süreçte yazılan dev bir eser...

Geç bitirdim çünkü araya irili ufaklı on adet kitap ve yarım yamalak bir taşınma işi sıkıştırdım.


Spoiler*
Eksik bulduğum sonucunu merak ettiğim bir kaç şey havada kaldı, şimdi oldu mu ki böyle ?
Tom ve Connie kaçıp gittikten sonra ne yaptılar ne ettiler??? Bunları da açıklasaydı keşke yazar. Mesela connie gittiğinden beri merak ediyorum onu insan hamile karısını bırakıp bir şey demeden ne diye nereye çekip gider. Hep onun traktörcü olacağını ve ailesiyle karşılaşacağını düşündüm..
Kitap o kadar akıcı ki onların dertleri benim dertlerim oldu resmen araba bozulunca Canım sıkıldı et almak için para biriktirince ben sevindim. Kalemine, yüreğine sağlık Steinbeck..Yazacak çizecek çok detay var aslında ..

——
“Weedpatch Camp” kitapta böyle bir kamptan bahsediliyor steinbeck kitabı yazarken o kampa uğramış ve adını oradan esinlenmiş, günümüzde o kamp göçmen işçiler tarafından kullanılmaya devam ediyor.
Bkz: http://m.radikal.com.tr/...azap-uzumleri-396094
556 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Vay anasını dedim sonunda vallahi. Nasıl bir romandı ya. Çok şaşırtıcı bir son. Fareler ve İnsanlar dan sonra okuduğum 2. Steinbeck romanı. Bu kadar mı akıcı bu kadar mı gözünün önünde canlanır bir roman. Okuyunca içiniz acıyacak. Bu kadar eziyet çekilir ve çektirilir mi diyeceksiniz. İçerisinde ne yok ki... Kapitalizm, sefalet, ırkçılık, sınıf ayrımı, ekonomik bunalım, dostluk, çalışma ve yaşama azmi, iyi niyet, dürüstlük, doğru bilinenden şaşmama.... Ne ararsanız bulacaksınız. Bankaların; çiftlikleri ve çiftçileri satın alması sonucu yola çıkan bir aile ve dostları... Tüm romanı yaşayacaksınız. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Mutlaka okuyun arkadaşlar. Zaten Filmini de izlenileceklere ekliyorum. Film de Pulitzer ödüllü yani. Son cümlem inşallah ülkemiz hiçbir zaman böyle durumlara düşmez bizlerde böyle bir durumları yaşamayız. Dramın dibi...

http://www.imdb.com/title/tt0032551/
560 syf.
·28 günde·Beğendi·10/10
Tüm dünyayı kasıp kavuran "Büyük Buhran" dönemini harika bir dille anlatmış yazar. Makineleşme, bankalar, krediler.. Kitabı okurken siz de sanki romandaki kişilerle birlikte aynı ortamda bulunuyorsunuz. Acıkıyorlar acıkıyorsunuz. Yağmurda ıslanıyorlar, sırılsıklam oluyorsunuz. Bir parça yemek buluyorlar, gözleriniz sevinçle parlıyor. İmkansızlığın nirvanasını yaşıyorlar, gidip yardım etmek istiyorsunuz. Son olarak insan olmak istiyorlar ama şartlar.. Bir alıntı ile sonlandırmak istiyorum cümlelerimi..
" Adamın bir çift atı olsa, tarlasını onlarla sürse, çalışmadıkları zaman onları aç bırakacağı, açlıktan öldüreceği akla gelir mi hiç? Onlar at ama... biz insanız."
556 syf.
·8 günde·9/10
Bu güzel havalarda okunmaması gereken bir esere inceleme de yazasım pek yoktu. Ancak böyle etkileyici esere kayıtsız kalınır mıydı?

Bu mecburi ve sefil göç hikayesinde bende onlarla yolculuğa çıktım. Kah aç kaldım, kah ıslandım. Kavgaların içinde buldum kendimi. Sordum neden lanet olası! Neden?

Koskaca dünya parsel parsel topraklar topraklar... Bunları ne yapıyoruz? Tek tek sahiplendirmişiz. Toprakların parası kime gidiyor alın teri olana mı? Tabiki hayır. Rahat rahat sefa sürerken onlar, sen kıt kanaat geçinmeye çalışan halk didin didin dur. Karnına azıcık ekmek girsin diye uğraş dur. Çocuğun ölmesin diye çabala çalış. Baştan beri böyle değildi işte bu. Bunu ilk bu hale getiren kişi ya da kişileri bilmek ve mezarlarına tükürmek ( başka şeyler de var tabi yapacağım) çok isterdim.

Aç kalmamak için, çalışıp para kazanabilmek için, kendi vatanını terk edip bir yerlere giden bu insanlara; " Nereye gideceksin? Gidince ne değişecek? İş bulacağını mı sanıyorsun? " diyen, oturduğu yerde konuşan, çok bilmişlik taslayan tipler de var tabiki. Bu size yabancı mı arkadaşlar? Bana hiç değil. Her gün karşılaştığım insan tipi. Bilip bilmeden konuşup, ahkam kesen müsvetteler mantar gibi türüyor, her yerden istilasına maruz kalıyoruz. Mantar sebze olarak çok severim ve şu an haksızlık ettim ben canım yiyeceğe. Benzetmemden vazgeçiyorum.

Para? İnsanın eline birazcık para geçsin gözü dönüyor. Sürekli çabala çabala nereye kadar? Evim olsun hoop daha iyisi için biriktir! Arabam oldu hoop en son modeli için biriktir! Yok telefon, yok o yok bu yok şu... Şimdi Afrikadaki aç insanlar... kestim. Neden mi? Hepimiz üzülüyoruz. Yaptığımız tek şey bu. Üzülmek... Biz üzülünce herkesin karnı doysa, aç kimse kalmasa ne güzel olurdu. Ne kadar kolay değil mi? Ahh ! Ahh! Üzülmeye devam...

Şunu da kafaya iyice yerleştirsek keşke: Yöneticiler biz olmadan, halk olmadan kim? Onlar biz yoksak varlar mı? Peki biz neden el pençe duruyoruz? Tamam Eyvallah saygı olsun. Ama bu onlara özel değil insana saygı insana! Fakat sağolsun bazılarımız saygıyı yalakalığa çeviriyor. Eee onlar da alışıyor haliyle hepimizden bekliyor. Sonra yapmayanlar asi oluyor.(bknz. Ben:D) Sonra yalakalık yapanlar da ağlıyor vay efendim şöyle yok böyle. Ağlamayın!

Çok sinirli bir inceleme yazdım sanki. Zaten şu aralar havalar güzelken bir anda soğudu. Kitabı o yüzden bitirebildim. Yoksa elimdeydi daha.

Bir yerde gezinirken okudum ki yazar şöyle bir söz etmiş: Kitapla ilgili eleştiriler var. Diyorlar ki ağır bir dil kullanmışsınız. Yazarın cevap:" Ben hanımefendiler için yazmıyorum." Ben teşekkür ediyorum çünkü bir hanımefendi değilim. Buradaki kasıt anlaşılmıştır umarım.

Bir etkinliği daha bitirdim. Tabiki bir numaralı isim Ebru Ince ve görevi üstlenerek beni şaşırtan https://1000kitap.com/salakoglan saygılar ve sevgiler.
Başka bir kitapta buluşmak üzere etkinlik katılımcıları ve selamlar:)
556 syf.
·10 günde·6/10
Fareler ve İnsanlar'ın ardından bir diğer John Steinbeck kitabını daha okudum bitti. 1939 yılında yayınlanmış ve yazarına Pulitzer gibi son derece prestijli bir ödül kazandırmış olan Gazap Üzümleri, ekonomik kriz, makineleşme gibi durumlar sonucunda yerlerinden yurtlarından olan, doğdukları topraktan olan kitlelerin başlarından geçenleri anlatıyor. Kolluk güçleri vasıtasıyla, ekmek kapıları tarlalarından zorla çıkarılan yüzlerce aileden sadece biri Joad ailesi. Anneli, babalı, dedeli, nineli, çoluklu çocuklu kocaman bir aile. Hal böyle olunca bu kadar nüfusu doyurmak da bir hayli zorlaşıyor tabii ki, yollara vuruyor kendini bu geniş aile. Umutla çıkıyor yola, batıya doğru gidiyor, California'ya doğru. Neden mi? Ekmek var deniyor orda; portakal, pamuk, üzüm tarlalarında çalışacak binlerce kişiye ihtiyaç var yazıyor dağıtılan broşürlerde. Ahı gitmiş vahı kalmış bir kamyonla çıkıyorlar yola, umuda doğru ilerliyorlar. Sıcak bir yuvanın, öğünlerde yenecek etlerin, içilecek kahvelerin, başlarını sokacakları bir çatının umuduyla... Gazap Üzümleri'nde işte bu ailenin, Joad ailesinin Batı'ya yolculuğunu okuyor, beş yüz küsür sayfa boyunca kamyonlarında, kamplarında onlara eşlik ediyoruz.

Gazap Üzümleri'ne başlarken büyük bir heyecan vardı içimde. Çok seveceğime, bu yoksul ailelerin verdikleri yaşam mücadelesinin beni çok etkileyeceğine neredeyse emindim. Kitaba başladım; elli sayfa okudum heyecanım azalır gibi oldu, yüz sayfa okudum heyecanım azalmaya başladı, yüz elli sayfa okudum heyecanım daha da azaldı. Sayfalar ilerledi, bölümler geçti heyecan kalmadı, durağan bir okuma hali aldı beni. Hiç şüphesiz bu kitabın ele aldığını konu oldukça ilgi çekici. En azından benim için öyle. Konu kadar; olayların gidişatı, konunun ele alınış biçimi de içine almalıydı beni ancak öyle olmadı. Açıkçası kitabı okurken hiç beklemediğim bir şekilde sıkıldım. Güzel cümleler, çok doğru diyerek altını çizdiğim yerler veya iyi bir konu bir kitabı okurken sıkılmama engel olamadı maalesef. Gazap Üzümleri hacimli bir kitap dolayısıyla kitap süresince bir şeyler olsa ya diye bekliyorsunuz, bu kadar sayfa sadece yolda geçmez diyorsunuz ancak tam da böyle oldu. Yaklaşık altı yüz sayfa boyunca kamyonları bozuldu, tamir ettiler, bir yerde iş bulup kıt kaanat geçinmeye çabaladılar olmadı tekrar yola çıktılar, içlerinden biri hastalandı, iyileşti, tekrar yola çıktılar, kamp kurdular, et alabildiler, yediler içtiler, onlarla aynı durumda olan ailelerle tanıştılar ardından tekrar yola çıktılar. Sürekli aynı döngü ve bir yerden sonra bu durum sıkıcı bir hal almaya başladı. Eğer bir kitabı okurken sıkılıyorsam o kitap ekonomik krizin sonuçlarını da ele alsa, tarlalarından olan insanların yaşamlarını sürdürmek için yaptıklarını da ele alsa sonucunda o kitap benim beğenimi kazanamıyor. Ayrıca kitabı okurken yaşadığım bu sıkılganlık kitabın birkaç bölümüne değil geneline yayıldı maalesef. Seveni çok fazla olsa da verdiği mesajlar dışında ben Gazap Üzümleri'ni sevemedim. Ve verdiği mesaj da bir kitap için tek beğeni ölçütü değil elbette. Umarım bir sonraki Steinbeck okumam benim için çok daha keyifli olur.
556 syf.
·67 günde·Beğendi·10/10
1930'larda ABD'de yaşanan sanayileşmenin sonucu işledikleri toprakları elinden alındığı için evsiz ve aç kalan insanların, iş ve daha iyi yaşayabilecekleri bir hayat için yaptıkları büyük göçü anlatıyor. Bu göç hayatı Oklahama'da yaşayan Joad ailesi üzerinden anlatılırken; yoksulluk, tükenmeyen umut, çaresizlik, ayakta kalma çabası, açlık ve sefalet bütün insanlığın üzerinden anlatılmış. Herkesin okuyup ders çıkaracağını düşündüğüm, bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum, tarih tekerrürden ibaret olduğunu unutmayalım...
"Eh hepimiz hayatımızı kazanmak zorundayız."
"Öyle," dedi Tom. "Ama keşke başkasının hakkını almadan kazanmanın bir yolunu bulsaydın."
Açlığı, yalnız kendi büzülmüş midesinde değil, çocuklarının da büzülmüş karınlarında duyan bir adamı nasıl korkutabilirsiniz?
Değişen ekonomiye aldıran yok. Değişim planlarına aldıran yok. Yalnızca isyanın bastırılma yöntemleri tartışılıyor, oysa beri yanda isyanın nedenleri devam edip gidiyor.
John Steinbeck
Sayfa 293 - Sel Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gazap Üzümleri
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
595
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mert Yayıncılık

Kitabı okuyanlar 5.710 okur

  • Elçin Ertem

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları