Gazap Üzümleri

9,0/10  (674 Oy) · 
2.293 okunma  · 
737 beğeni  · 
23.052 gösterim
John Steinbeck’in tartışmasız en büyük eseri olan ve ona Pulitzer ödülünü kazandıran Gazap Üzümleri, 1939’da ilk kez yayınlandığında şok etkisi yaratmış ve büyük tartışmalara yol açmıştı. Tüm dünyayı etkileyen “Büyük Buhran” döneminde, tarımın kapitalistleşmesi ve krizler yüzünden yoksullaşan ve mülksüzleşen yığınların ayakta kalma mücadelesinin anlatıldığı bu destansı romanda Steinbeck, açlık, sefalet ve zorbalık yüzünden evlerini terk edip yollara düşmek zorunda kalan binlerce işçi ailesinden birine odaklanıyor.
Boşa çıkan umutların, hüzne dönüşen sevinçlerin arasında insanlığın direncini ve onurunu çarpıcı bir dille anlatan, kapitalizmi iliklerine kadar eleştiren Gazap Üzümleri, 20. yüzyılın en önemli eserlerinden biridir.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2015
  • Sayfa Sayısı:
    556
  • ISBN:
    9789755707402
  • Orijinal Adı:
    The Grapes Of Wrath
  • Çeviri:
    Belkıs Dişbudak
  • Yayınevi:
    Sel Yayınları
  • Kitabın Türü:
KörKalem | Mathieu 
 20 May 2017 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 9/10 puan

Harika, harika, harikaydı...
Vooov! Neredeyim ben yahu :) Muhteşem bir serüvendi.
Bu Fareler ve İnsanlar ve İnci kitaplarından sonra üçüncü Steinbeck kitabımdı. Ben bir yazarın kitaplarını, okuduğum diğer kitaplarıyla değerlendirmeyi hiç sevmem çünkü hepsi farklı zamanlarda, farklı psikolojik durumlarda ve farklı ruh olgunluklarında yazılmıştır. Bu düşüncelerime rağmen, Sevgili John'un okuduğum kitaplarının hepsi birer birer bir şaheserdi benim için ve sanki hepsi birdi. Bir derdi anlatıyordu, insanın sömürülmüşlüğünü... Gelelim tespitlerime...

1)Kitapta mesele traktörlerin insan hayatına girmesi ve ucuz işçilikle başlıyor. İnsanların üzerinde kiracı oldukları toprakları ellerinden alınarak (aç,susuz,beş parasız kalmalarına rağmen) yerine makinelerin getirilmesi ve kapitalizm'in ilk sillesini yemeleriyle olayımız kafamızda açığa kavuşuyordu...

2)Bir pasajda, "insanların artık başkalarını düşünmeyip, sadece kendi ailesinin geçimini sağlamayı düşünmesi gerektiği" geçmişti. İnsanların bencilleşmesi yine bu tarihlere rastlar bknz: Gazap Üzümleri/sayfa: 68.
Adamların karısının, çocuklarının aç olması, çalışacak iş, yiyecek ekmek bulamamaları, insanların açlık sınırında takla atmaları kapitalizm'in çarkına dahil etmişti onları. Zira insanlara başka ne şekilde ne yapabilirsiniz ki? Öldürseniz belki yine korkmazlardı ama, aç kalmak, karısının ve çocuklarının sürünmesini izlemek, herkesin yüreğinin dayanacağı bir durum değildi, Ve karşı taraftakiler bunu çok iyi biliyorlardı...

3)Çok ilgimi çeken şeylerden biri de, insanların birbirine karşı soğukluğu oldu. Biz Türk milleti olarak gerçekten çok sıcak kanlı bir milletizdir. Belki de bu Müslümanlığımızdan kaynaklanan bir değerdir.
Nasıl olur da bir anne oğlunu dört sene görmez de, gördüğünde sımsıkı sarılmaz ona? Gelin siz düşünün. Buzdolabı mısınız arkadaşım ? :)

4)Çok acayiptir ki kitaptaki Hristiyanlar dua etmekten acizlerdi, belki de ekseriyeti böyledir. Bir bölümde Nine, dua etmek için papaz beklemişti, sanki kendi ağzı yokmuş gibi. :)
Bizim bu zamandaki "hocaları dua etmek için" çağırmamız, kendimizi Allah'a münacaatta yetkin görmememiz, bize Hristiyanlardan bulaşan mikroplardan biri olsa gerek...

5)Banka denen faiz lobilerinden hep nefret ettim. Çünkü ben bir mü'mindim. Gazap Üzümleri'ni okuduktan sonra artık iğreniyorum. İnsanların emeklerini sömüren, üç kuruş için onları kendilerine köle eden, insanları aç bırakan, kendinden başka hiçbir sistemi hiç bir canlıyı düşünmeyen bu mel'anete ne denir, gerçekten bilmiyorum...
Tek çare Adil Bir Düzen'in kurulmasıdır diyorum...


Allah'ım dehşetti... Sanki o upuzuuuun yolları ben gidiyordum... Kamyonet bozuldukça benim içime sıkıntılar bastı... Sanki o güneş beni yakıyordu... Çok acıklıydı... İç kemiren hisler bombardımanına tutuldum 9 gün boyunca.
Ama değdi mi? Tabii ki...
Şiddetle tavsiye ediyorum, üzümlerin (kapitalizm'in) gazabına siz de, bir kez daha şahit olun...