1000Kitap Logosu
Gazap Üzümleri

Gazap Üzümleri

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

556 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 15 sa. 45 dk.
Adı
Gazap Üzümleri
Orijinal adı
The Grapes of Wrath
Tasarımcı
Basım
Türkçe · Türkiye · Sel Yayınları · Mart 2020 (İlk yayınlanma: Nisan 1939) · Karton kapak · 9789755707402
Diğer baskılar
John Steinbeck’in tartışmasız en büyük eseri olan ve ona Pulitzer ödülünü kazandıran Gazap Üzümleri, 1939’da ilk kez yayınlandığında şok etkisi yaratmış ve büyük tartışmalara yol açmıştı. Tüm dünyayı etkileyen “Büyük Buhran” döneminde, tarımın kapitalistleşmesi ve krizler yüzünden yoksullaşan ve mülksüzleşen yığınların ayakta kalma mücadelesinin anlatıldığı bu destansı romanda Steinbeck, açlık, sefalet ve zorbalık yüzünden evlerini terk edip yollara düşmek zorunda kalan binlerce işçi ailesinden birine odaklanıyor. Boşa çıkan umutların, hüzne dönüşen sevinçlerin arasında insanlığın direncini ve onurunu çarpıcı bir dille anlatan, kapitalizmi iliklerine kadar eleştiren Gazap Üzümleri, 20. yüzyılın en önemli eserlerinden biridir.
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 70.1
Erkek
% 29.9
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş

Benzer Kitaplar

Ben, Kirke
Okuyacaklarıma Ekle
Uğultulu Tepeler
Okuyacaklarıma Ekle
Budala
Okuyacaklarıma Ekle
Martin Eden
Okuyacaklarıma Ekle
İnsancıklar
Okuyacaklarıma Ekle
Oblomov (Ciltli)
Okuyacaklarıma Ekle
Vadideki Zambak
Okuyacaklarıma Ekle
Bulantı
Okuyacaklarıma Ekle
İnci
Okuyacaklarıma Ekle
Jane Eyre
Okuyacaklarıma Ekle
Devlet
Okuyacaklarıma Ekle
Altıncı Koğuş
Okuyacaklarıma Ekle
9.0
10 üzerinden
7,2bin Puan · 1337 İnceleme
556 syf.
·
8 günde
·
10/10 puan
"Steinbeck VS Kapitalizm"
Belirli bir üne kavuşmuş, dillerden düşmeyen kitapları okumak daima tehlikeli bir durumdur. Beklentiyi zirve çıkardığınız için normal şartlarda sizi tatmin edecek kitap, beklentileriniz müsebbibiyle sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Sayfaları değiştirken hep böyle etkisi altında kalacağınız şeyleri okumayı beklersiniz. Bir nevi dine inanmak için mucize bekleyen insan haline dönersiniz. Derken sayfalarda sona gelirsiniz, çevirecek sayfa kalmayınca, kitabın o kalın arka kapağına denk gelince ağzınızdan bir cümle dökülür: "Yahu bu muymuş!" O esnada Arka fonda ise dilediğiniz hüzün dolu fon müziği çalabilir. Ben genelde Ezel dizisinin fon müziğini tercih ederim :D Evet, şu an bir kitap incelemesi okuyorsunuz. İncelemeyi okuyan okurlar henüz kitapla ilgili bir şeyler okuyamamış olmanın verdiği gerginliği yaşıyorlardır muhakkak. O nedenle kendime küfür ettirmeden asıl söylemek istediğimi, vermek istediğim mesajı sizlere söyleyeyim. "Sadece roman okumak isteyen, sadece macera isteyen, akıcı bir olay akışı isteyen kişiler için bu kitap bir hayal kırıklığından ibaret olabilir." Bu nedenle yeni roman okuyacak ya da sadece roman okumak isteyenlere bu romanı önermek tehlikeli olabilir. Amma velakin... Kitabın vermek istediği mesajla ilgilenen, John Steinbeck'in ne anlatmak istediğini anlamaya çalışmak isteyen, Dünya düzeninin, Kapitalizmin olumsuz sonuçlarını görmek isteyen kişiler için ise bu kitap bir başucu kitabıdır. Okumaya doyamayacağı bir kitaptır. Bu durumu ilerleyen paragraflarda daha açık şekilde anlatmaya çalışacağım lakin formalite icabı kitabın konusundan ve mümkün mertebe spoilersiz bahsedeceğim. John Steinbeck hepimizin malûmu sıkı bir realisttir. Eserlerinin genelinde işçi yaşamını ve toplumsal konuları dile getirmeye çalışmıştır. Hayatının gerçeklerini, özellikle Amerika'nın kendisinin yaşadığı dönemdeki ekonomik bulanımı ve bu bunalımdan kaynaklanan toplumsal dramı, halktan seçtiği sıradan kişiler üzerinde anlatmaya çalışmış, bir tablo şeklinde bizlere göstermiştir. Nitekim bu kitapta da bu durum değişmemiştir, tıpkı Fareler ve İnsanlar'da olduğu gibi gözümüze soka soka anlatmıştır. Gazap Üzümleri Steinbeck'in 1939 yılında yayınladığı ve sonrasında Pulitzer Ödülü'nü kazanmış bir eserdir. Bu romanında Steinbeck, Amerika'da 1930'lu yılların ekonomik kriz dönemlerini, insanlığın dramını etkileyici bir dille anlatmaktadır. Joad ailesinin özelinden, genele yansıyan bakış açısıyla emekçi insanları konu alan kitap, dünyanın önde gelen ve en çok okunan klasiklerinden biri olmuştur. Kitapta, küçük toprak sahiplerinin bankalar ve tüccarlar tarafından aldatıldığı, insanların kuraklık, yoksulluk, zorbalık veya sadece açlık yüzünden evlerini terk etmek zorunda kaldığı ve 1930'larda 3 milyon insanın Kaliforniya'ya yeni bir yaşama başlamak için yerleştiği zor yıllarda, bireysel ailenin parçalanışı anlatılırken aynı zamanda bütün göçmenlerin de tek bir aile haline gelişi vurgulanmaktadır. Girişte bahsini yaptığım konuya gelmek istiyorum. Evet, mükemmel bir eserdir Gazap Üzümleri, unutulmaz bir eserdir, okunması ve okutulması gereken bir eserdir lakin kitap bazı noktalarda çok ama çok durağan. 556 sayfalık bir roman olmasına karşılık kitabı okuduktan sonra bahsini yapacağımız olaylar pek azdır. Bunun sebeplerinden birisi de Edebiyatımızda Yaşar Kemal'de gördüğümüz tasvirlerdir. Evet, çok harika tasvirler yapılmıştır lakin bu bazı noktalarda olayın akışına doğrudan etki etmiş, kitabı durağanlaştırmıştır, zannımca. Lakin benim gibi okurlar; yani sadece roman okumamış olmayı tercih eden, akışı olayı sadece süs olarak gören okurlar için bu durum öyle göze çarpmaz. Bir bakıma belgeseli izlemek değil de, okumuş gibi oluruz. Oralarda kendimizi yaşıyormuş gibi hissederiz, kahraman dolaştıkça biz de dolaşmış gibi oluruz.. Bahsini yapmak istediğim diğer bir husus ise kapitalizm. Kapitalizmi eleştiren, tabiri caizse yerden yere vuran bir kitaptır Gazap Üzümleri. Yoksulluğun, alt-üst çakışmasının, emeğin ucuz ekmeğin pahalı olma durumunun çok ama çok iyi işlendiği bir kitaptır. Kitabı okurken ya da okuduktan sonra yemek yerken mesela, Tom da olsaydı, ailesi de olsaydı; onlar da yemek yeseydi diyeceksiniz. Uyumadan önce başınızı yastığa koyduğunuzda, flörtünüz yoksa şayet düşüneceğiniz şey Tom ve ailesinin yastık bulamayıp giysilerinin üstünde uyuduğu olacak. Markete gittiğinizde şeker isteyen çocuk gördüğünüzde aklınıza Tom'un babasının çocuklara şeker aldığı olay gelecek. Çok etkisinde kalacağınız bir kitap olacaktır.. Bendeniz K. yüksek müsadelerinizle aşağıya filmden bir sahne bırakarak kaçıyoru, esen kalın. Kitaplı ve bol paralı bir hayat geçirmeniz dileğiyle... youtu.be/srSWM-sVaRM
Gazap Üzümleri
9.0/10 · 23,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
540 syf.
·
4 günde
·
9/10 puan
UZUN,ENGEBELİ BİR YOL;
Bir göç hikayesiyle karşınızdayım bu kez.Uzun bir yol,yol boyunca çıkan engeller,kayıplar var bu hikayede... Yine de yılmamak,yolun sonuna ulaşmak tek hedef,tek amaç... Her şeyini yitirmişken kendi yerlerini,topraklarını evlerini,memleketini bırakıp bilinmezliğe sürüklenmek ve sürüklenirken de beraberinde gelen bir dünya sorular yumağı... Ve kayıplar... Yitirilenler, yol süresince olduğun yerde kaybettiğin insanını,canını o toprakta bırakmak en zoruydu ve yine yola devam etme zorunluluğu en acısıydı... Yolun sonunda ki beklentilerin sadece hayalinin kurulduğu, diğer insanların anlattıklarıyla gidilen yerin cennet gibi bir ülke olduğuna inanmak ve inandığını bulamamak hüsranla karşılaşmakta yürek sızlatıcıydı... Ve gittiğin ülkeye henüz adım atmadan sadece ülke sınırlarına gelmişken ülkenin insanları tarafından istenmediğini,kabul görmediğini hissetmek ve geri dönemeyip ileriye gidememe arasında ki o çaresizlik tüyler ürperticiydi. Ve ana; Hikayedeki benim kadınım,anaçlığını,delikanlılığını ailesini bir arada tutma ve reisliğini çok sevdim senin canım kadın... Senin gibiler o kadar çok ki... Bu vesile ile babannem idolüm nurlar yağsın üstüne.
Gazap Üzümleri
9.0/10 · 23,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
556 syf.
·
16 günde
·
10/10 puan
OKLAHOMA'DAN İNDİM KALİFORNİYA'YA
Sabah kahvaltıda acaba Tom ne yaptı dedim. Annem Tom kim diye sorunca Joad ailesinin başından geçenleri anlattım anneme. Sohbete babam da dahil oldu. O da kendi çocukluğundan, yaşadığı zorluklardan bahsetti. Zamanın nasıl geçtiğini bile fark etmedik çünkü anlatılanlar başka anlatılacakları çekiyordu. Sohbet biterken aileme aslında Tom'un bir roman kahramanı olduğunu söyledim. Olaylar o kadar gerçekçi yaşanılanlar o kadar evrensel ki iki saatten fazla konuştuğumuz insanlar etiyle kemiğiyle karşımızdaydı sanki. Hazır mısınız altmış küsür yaşındaki anne ve babamın içerlemesine sebep olacak kadar etkileyici yazılmış romanın içeriğini öğrenmeye? Lev Tolstoy şöyle diyor; "Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar. Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, Ya da şehre bir yabancı gelir..." Gazap Üzümleri de şehre Tom adlı birinin yaşadığı kasabaya geri dönmesiyle başlıyor. McAlester'da bir adam öldürdüğü için hapis yatan Tom şartlı tahliyeyle salıverilir ve soluğu kasabasında alır. Daha roman sizi karşılar karşılamaz sosyolojik gerçeklikler sarıverir dört yanınızı. Otostop çekerek köyüne giden Tom'un kamyon şoförüyle konuşması, eski bir papaz olan Casy'le konuşmaları, harabeye dönmüş evlerindeyken eski komşusuyla konuşmaları hep üzerinde düşünülmüş mesaj içeriklidir. Bankanın, insanları topraklarından haşere atar gibi atması, yerli halkın öz yurtlarında garip olmaları romana muhteşem bir giriş sağlıyor. Kaliforniya'ya giderken onlarla birlikte ben de o kamyondaydım sanki. Bir köşedeydim de onları izliyor gibiydim. Anne herkese tabak uzatırken ben de payıma düşeni aldım. Topraklarından çıkarılmanın acısını kaldıramayan dedenin daha ilk gece ölmesi aslında olacaklar zincirinin ilk halkasını oluşturuyor. Romanın sonunda ise ilk baştaki o kocaman aileden kala kala bir grup insan kalıyor. İşte bu parçalanmış aile aslında yaşanılan acıların bir simgesi. Roman karakterlerinden en çok anneyi sevdim. O kadar güçlü bir kadın ki ailesini birlikte tutmak için insanüstü bir çaba gösteriyor. Gerçekten sağlam ailelerin temelinde muhteşem kadınların olduğunu biliyorum. Al karakteri ise aradan yüz yıl geçmesine ve başka milletlerden insan olmamıza rağmen benim erkek kardeşimde vücut buldu. Karakterler en ince ayrıntısına kadar tasvir edildiği için onları hayal gücünüzle şekillendirmek hiç de zor değil. Evet diyorsunuz böyle biri şimdi bile var, hatta bu şey değil mi ya, soruları dönüyor kafanızda. Tom başkahraman ve benim de en sevdiğim kahramanlardan biri. Çünkü hangi durumda olursa olsun ne karakterinden ödün veriyor ne de esprili yapısından. Tom, annesinin bir tanesi. Çalışmaya susamış insanlar, gittikleri yerde ötekileştirilen, örgütlenmemesi için sürekli bastırılan insanlar... sanırım dünyanın neresine gidersek gidelim böyle manzaralarla karşılaşırız. Önemli olan milletlerin bu durum karşısındaki tutumları. İnsan gibi muamele görmeyi isteyen insanların Amerika gibi bir yerde bile bir araya geldiklerinde neler yapacağını gözler önüne seriyor John Steinbeck. Amerika'nın kapitalist yapısının nasıl işlediğini öğrenmek ve kendi halkına bile acımasız olan Amerika'nın soğuk yüzünü görmek istiyorsanız bu kitaba başvurmalısınız. İncelemeyi bitirirken kitaba yaraşır biçimde gökten salkım salkım üzümler düşsün bu kez. Biri Kaliforniya'da yiyeceği üzümleri hayal eden ama daha yolculuğun ilk gecesi ölen dedeye diğeri emeklerinin karşılığını tam olarak alamayan işçilere bir diğeri ise siz sevgili okuyuculara...
Gazap Üzümleri
9.0/10 · 23,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
556 syf.
·
124 günde
·
Puan vermedi
Muhteşem!
Kitabı okurken her sayfasında Joad ailesiyle birlikte yaşıyor.Aile olmayı, umut ile gerçeğin iç içe oluşunu, sefaleti ve de bir anneyi iliklerine kadar hissediyorsunuz.
Gazap Üzümleri
9.0/10 · 23,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
556 syf.
·
7 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Umudun gazaba evrilişinin hikâyesi..
"Dünyanın bütün kötülüklerine baş kaldır. Bazen senin iyiliğin, başkasının kötülüğüne de olabilir. Kendi iyiliğine de baş kaldır.” Kitabı okumaya başladığım an
Yaşar Kemal
Yaşar Kemal
ve Çukurova'yı anımsadım. Nasıl ki Çukurova bir avuç çıkarları için her zulmü yapacak kadar maddeci tefeciler, ağalar ve resmi zorbalar, güçlülerin elinde adeta bir piyon olan ırgatlar, marabalar, yarıcılar, köylüler arasında paylaşılamayan bir cennetti. Gazap Üzümleri'nde ise dünya tarihinin en büyük ekonomik krizi olan Büyük Buhran'da işçi bir ailenin, tarımın kapitalistleşmesi sonucu sadece 'kâr'a tapan bankalar, parayı düşünen çiftlik sahipleri, haklının yanında değil de güçlünün yanında olan hükümet yüzünden savruluşunun hikâyesi anlatılıyor. Karakter olarak ne kadar Tom'un öfkesini, direncini beğensem de annenin o umut dolu ve dayanıklı yüreği, aileyi bir arada tutmaya çabalaması beni derinden etkiledi. Bir düzen senin elinden emeğini, ekmeğini, huzurunu alıyorsa elbette baş kaldıracaksın. Erkeğin gücünden kadının fiziki güzelliğine kadar sömüren bir düzende, temel hak- özgürlüklerini, insani ihtiyaçlarını karşılamayacak duruma geldiğinde nasıl susabilirsin?
Gazap Üzümleri
9.0/10 · 23,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.