Gazze'ye Yolculuk (Bir Gazetecinin Günlüğü)

·
Okunma
·
Beğeni
·
138
Gösterim
Adı:
Gazze'ye Yolculuk
Alt başlık:
Bir Gazetecinin Günlüğü
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753523202
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayıncılık
Ben hayatımda hiçbir şehirden bu kadar etkilenmedim. Taştaki mucize midir bu? Taşlardan oluşmuş bir şehir insanı bu kadar mı etkiler? Benim gibi deniz ve yeşil tutkunu biri için çok yavan bir şehir ama içinde beni kendine çeken, bağlayan hatta âşık eden tuhaf bir şey var.
Yüzyıllar öncesinde gibiyim Kudüs'ün Eski Şehir sokaklarını gezerken...
Asırlık taş sokakları gezerken sanki köşeyi döndüğümde Selahaddin Eyyubi ile karşılaşacakmışım gibi hissediyorum.
Üç dinin de kutsal saydığı bu şehrin tarihi sokaklarında yürürken bir tek "barış" eksik demekten kendimi alamıyorum.
Kudüs'ün ardından durağımız Gazze oluyor. Moloz yığınlarının arasından şehre giriyoruz. Çoğu yıkılmış, ayakta kalanlarda ise kurşun izleri olan binalarla dolu bir yer burası... İsrail ambargosu şehrin hayat damarlarını tıkamış...
Özgürlük filoları İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ambargoyu delmek için yola çıkmıştı. Ancak İsrail uluslararası sularda yardım gemilerine kanlı bir baskın düzenledi. 9 kişiyi öldürdü.
Yola çıkarken kimse İsrail'in yardım gemilerine öldüresiye saldıracağını tahmin etmiyordu. En fazla, gemiye taciz ateşi açıp bizi kendi limanlarına çekebileceklerini düşünüyorduk. Ancak dünyanın gözü önünde bir ülkenin en iyi eğitilmiş donanması 6 tane yardım gemisine saldırdı.
Barışa susamış bu topraklar için hâlâ kan dökülüyordu.
240 syf.
·1 günde·Beğendi
Filistin, Kudüs, Gazze, Mavi Marmara her zaman ilgimi çeken konular. Yazar gazeteci kimliğiyle Kudüs' e ve Gazze' ye yaptığı seyahatleri günlük şeklinde kaleme almış. Israil'in ülkeye giriş çıkışlarda uyguladığı muameler hakkında gördüklerini ve yaşadıklarını da anlatmış yazar. Kudüs ziyareti öncesinde bizim için de bir ön bilgi olmuş oldu bu. Yani ortada herhangi bir sebep olmadan gerek pasaport kontrolü veya herhangi bir yerde keyfi olarak saatlerce bekletilebilirsin!?!

Ve Mavi Marmara.... Dünyanın gözü önünde saldırı yapılan ve dokuz kardesimizin şehit olduğu yardım gemisi. Yine burada yazar hem bir gazeteci, hem de bir kadın gözünden gemide yaşadıklarını anlatmış. Ellerinde tek bir tane bile silah olmayan tek gayeleri yardım etmek olan masum insanların gördükleri insanlık dışı muameleler anlatılmış.

Okunmalı ve Israil'in kim olduğu, Filistin halkına ve onlara yardımcı olmaya çalışan insanlara tutumu nasılmış hatırda tutulmalı.
240 syf.
·Puan vermedi
Bir gazetecinin günlüğü başlıklı bana göre ise Gazze günlüğü olan bu kitap Sevgili Sümeyye Ertekin'in Gazze yolculuklarına dair anılarını içeriyor. İlk ve ikinci kez gazzeye gidişlerini anlatan gazeteci Mavi Marmara tanığı olarakta o gün yaşanan vahşeti, hani izlediğimiz o vahim videoları, kendi gözünden anlatıyor. Özellikle Mavi Marmara olay anını hissetmek,unutmamak ve unutturmamak,Gazze'ye giden yolun türlü meşakkatlerle dolu olduğunu görmek için okunması ve bilinmesi gereken bir kitap. Dökme Kurşundan Mavi Marmara'ya kadar süren bir alın yazısı.
240 syf.
·Puan vermedi
Dönem dönem İsrail- Kudüs- Gazze konulu kitaplar okumaya özen gösteriyorum. Ki oraya dair bilincimizi yitirmemek için özellikle yahudiler hakkında araştırma yazıları, makaleler ve kitaplar bir tık daha ilgimi çekiyor en son “kendi toprağımızın kokusu” kitabından baya etkilenmiştim sonra bu kitabı görünce “ mavi Marmara bildiğimiz bir hadise almasam mı acaba” diye tereddüt ettim. Alınca utandım çünkü biz o dönemde olayı yalnızca medyadan takip ettik ve üstü kapatılıp unutuldu her şeyde olduğu gibi.. bir gazetecinin Gazze’ye yaptığı ve mavi Marmara’yla sonlandırdığı, gezi günlüğü. Bi oturuşta bitirip üzerine bol düşüncelerine dalabilirsiniz bu konu bizim gündemimizden eksildikçe onlar amaçlarına ulaşmış oluyor çünkü
240 syf.
·1 günde·10/10
Sabah Arapça çalışmaya niyetlenmişken elime aldım, Gazze dedim. Gitmek istediğim ama gidemediğimsin. Yarım saat önce kitabın kapağını kapattığımda ki hislere sen şahitsin Allah'ım. Aralıksız 4 saatte bitti. Sayfalarda gözyaşlarım esir kaldı. Allah'ım unutmak istemediğim duygular bunlar. Mavi Marmara. Gazze. İnsanlık ve katliam. Hukuksuzluk. Çelişen birçok düşünce. Uzun uzun yazdım Allah'ım, bir mektup yazdım kitaba koymak için biter bitmez kağıt kaleme sarıldı ellerim. Yazmalıydım. Zaten okumak ve yazmaktan başka ne yapabiliyorum ki. Kızgınlığım kendime ve insanlığa. Ama en çok kendime. Âh Allah'ım. Okurken o kadar çok yerde sarsıldım ki annem duymasın diye hıçkırıklarımı, başımı çevirdim. Senin varlığını bilmek, ben sanırım buna tutunuyorum. Bu şekilde ayakta kalıyorum. Ama duygusallığa yer yok artık, mektupta döktüm içimi ve bitti. Artık çalışmak var, okumak var, fikir üretmek var ama en başında mümin bir kimlikte olmak var. Dün iyiki Taha abiyi okudum. Onun ferasetli fikirleri. Zihnim karmakarışık, hissediyorum. Ne desem onu da bilmiyorum. Çünkü sadece dil ile ya kahhar çekerek hiçbir musibet önlenmemiş ki, fiili dua olmadan sonuç alamayız ki. Ben Peygamberimin hayatında bunu hiç okumadım. Hep çabaladı, oturduğu yerden İslâm'ı anlatmadı ki. Evvelen fiiliyat ve dua. Biz bu ikisini ayırdığımız sürece sadece bekleriz. Bilinçli birilerinin gelmesini bekleriz ve ben Allah'ım işte bundan korkuyorum. Beklemekten. Çünkü beklemenin bile bir stratejisi olmalı. Allah'ım yardımını dileyebiliyorum, yardımını esirgeme.
Ve Mübarek, ben Gazze'yi de seviyorum, Gazze de göğe kanat açacak uçurtmaları göreceğime de inanıyorum. Peki ya sen?
"Gazzeli çocukların hiçbir şeyleri yokmuş. Ben bu şekerleri onlar için topladım. Topladığım bu şekerleri gemiyle Gazze'ye gittiğinizde oradaki çocuklara dağıtabilir misiniz?"
İsrailliler hep korku içinde yaşıyorlar. Topraklarını çaldıkları, sürekli acı çektirdikleri insanlardan gelecek tehlikelere karşı korkuyorlar.
Zaman zaman öyle insanlar görüyorum ki onların vicdanı, yüreklerindeki inanç ve sevgi bir gün haksızlığa uğramış bütün insanları kurtaracak diye düşünüyorum.
Suriyeli kadın çıktığında koluna girip içeri götürüyorum onu, oturtuyorum bir köşeye. Biraz konuşuyoruz. " Bizim İsrail ile diplomatik ilişkimiz yok. Benim Suriyeli olduğumu öğrenince bana işkence yapabilirler. Ülkem bana sahip çıkmayabilir. Burada bunların elinde kalmak istemiyorum.."
"Merak etme,bırakmayız seni burada" diyorum.
Onu bırakmazdık tabii ama benim asıl düşündüğüm Gazzeli aileydi. Kanser hastası kadın ve kocası.. Bize bizim devletimiz sahip çıkar, belki bu Suriyeli kadına da..
Ama bu topraklarda hak iddia eden İsrail, "ya bu Gazzeli karı kocayı bırakmazsa?"
Hapishanelerde çürürler, türlü işkencelere maruz kalırlar. Bundan hiç şüphem yok. Kadın zaten kanser hastası. Çocuklarını merak ediyor kadın, sürekli onları soruyor. Aklım hep onda..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gazze'ye Yolculuk
Alt başlık:
Bir Gazetecinin Günlüğü
Baskı tarihi:
Mayıs 2011
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753523202
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pınar Yayıncılık
Ben hayatımda hiçbir şehirden bu kadar etkilenmedim. Taştaki mucize midir bu? Taşlardan oluşmuş bir şehir insanı bu kadar mı etkiler? Benim gibi deniz ve yeşil tutkunu biri için çok yavan bir şehir ama içinde beni kendine çeken, bağlayan hatta âşık eden tuhaf bir şey var.
Yüzyıllar öncesinde gibiyim Kudüs'ün Eski Şehir sokaklarını gezerken...
Asırlık taş sokakları gezerken sanki köşeyi döndüğümde Selahaddin Eyyubi ile karşılaşacakmışım gibi hissediyorum.
Üç dinin de kutsal saydığı bu şehrin tarihi sokaklarında yürürken bir tek "barış" eksik demekten kendimi alamıyorum.
Kudüs'ün ardından durağımız Gazze oluyor. Moloz yığınlarının arasından şehre giriyoruz. Çoğu yıkılmış, ayakta kalanlarda ise kurşun izleri olan binalarla dolu bir yer burası... İsrail ambargosu şehrin hayat damarlarını tıkamış...
Özgürlük filoları İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ambargoyu delmek için yola çıkmıştı. Ancak İsrail uluslararası sularda yardım gemilerine kanlı bir baskın düzenledi. 9 kişiyi öldürdü.
Yola çıkarken kimse İsrail'in yardım gemilerine öldüresiye saldıracağını tahmin etmiyordu. En fazla, gemiye taciz ateşi açıp bizi kendi limanlarına çekebileceklerini düşünüyorduk. Ancak dünyanın gözü önünde bir ülkenin en iyi eğitilmiş donanması 6 tane yardım gemisine saldırdı.
Barışa susamış bu topraklar için hâlâ kan dökülüyordu.

Kitabı okuyanlar 19 okur

  • İsmail
  • Merve Gökcegöz
  • Efuli
  • Merdümgiriz
  • N.E.A 'nın Kütüphanesi
  • Mervezell
  • Sümeyye Coşkun
  • Meryem Betül A
  • Koyusiyahli
  • Esma Yağcı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (2)
9
%25 (1)
8
%0
7
%25 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0