Geç Ödenen Bedel

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.082
Gösterim
Adı:
Geç Ödenen Bedel
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
94
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052216118
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aperatif Kitap Yayınları
Baskılar:
Geç Ödenen Bedel
Geç Ödenen Borç
Geç Ödenen Bedel
Geç Ödenen Bedel
Odamda ışık Yakmadım, karanlıkta oturup her şeyin nasıl başladığını ve nasıl sona erdiğini hatırlamaya çalıştım. Her şey bana o, eski, kayıp zanâanda kalmış gibi göründü. Yıllar önce çocuk vermiş olan bedenim sanki yeniden incelmiş, henüz olgunlaşmamış bir kız bedenine dönmüş gibiydi. Ben de kalbi hızlı hızlı atârak yatağına oturmuş, uyumadan önce onu düşünen bir kıza dönmüştüm. İstemsizce ellerimin yandığını duyumsadım ve sonra beni telaşlandıran bir şey oldu, tarif etmesi zor bir şeydi. Baştan ayağa aniden titredim. ilk önce nedenini anlamadım bir şey beni şiddetli bir şekilde sarsmıştı. Bir düşünce. belli bir düşünce, belli bir anı aklıma gelmişti; yıllar önce hafızama gömdüğüm bir anıydı.
104 syf.
·10/10
Stefan Zweig kalemini, insanların iç dünyasında uzanan raylarda yolculuğa çıkan bir tren gibi kullanır ve sizler o trenin bir yolcusu olmaktan büyük bir zevk duyar, bu yolculuk hiç bitmesin istersiniz.

Varlıklı bir ailede büyüyen Zweig, ciddi bir eğitim ile yetiştirilir. Lise çağlarında şiir yazmaya başlayarak edebiyat dünyasına girer ve büyük bir yer edinir.

Stefan Zweig'ın kitapları 1933 yılında Nazi zulmüne uğrayan yapıtlar arasında gösterilir. Kitapları toplatılır ve yakılır. Çünkü kendisi de yahudi kökenlidir. Ülkesini terk eden Zweig Brezilyaya yerleşir ve 1942 yılında karısı ile birlikte intihar eder.

Stefan Zweig, ölmeden önce yazdığı mektupta intihar nedeni olarak Hitler'in yarattığı kaosun ve faşist düzenin kalıcı olacağına inanması ve bu inançtan dolayı bir büyük bir umutsuzluk, karamsarlık hissettiğini dile getirmiştir.

Bu kitapta Zweig; artık yaşlı bir kadın olan ve hayatın yorgunluğundan kurtulmak isteyen Margaret'in tek başına çıktığı bir tatilde, çocukluk arkadaşı Ellen'a yazdığı bir mektubu bize aktarıyor.

İki kız arkadaşın gençlik yıllarında tanıdıkları ve hayran oldukları ünlü bir tiyatrocu Peter, yıllar sonra dinlenmek için gittiği tatilde tesadüfen Margaret'in karşısına çıkar. Artık perişan halde olan bu adam için yapması gereken bir şeyi yapar ve ona olan borcunu ödemiş olur.
104 syf.
·1 günde·Puan vermedi
"Yıldızsız semaların altında akşam karanlığı çökerken insanlar çoğunlukla karamsar oluyor, renkli rüyaları kayboluyor, üzgün birer kişilik haline geliyorlar."
Diyerek son vermiş bu kitabın satırlarına.
Zweig kitaplarında ayrı bir lezzet var fikrimce. Yaşam hikayesi acıttığından mıdır bilemiyorum.
2 kısa hikayeden oluşan kitabı ben severek okudum. Zaten bilirsiniz yalın dili ile akıcı hikayelerin yazarıdır o.
104 syf.
Kitap 2 Öykü'den oluşmaktadır. Anlatılan öykülerde yazarın kendi iç dünyasından izlere rastlayabilirsiniz. Stefan zweig okumak daima bağımlılık yapar yalniz yazarın daha önce okumuş olduğunuz kitaplarını farklı yayınevleri tarafından tekrar piyasaya farklı isimlerle sürülmesi okuyucu kitlesini üzebilmektedir
104 syf.
·Beğendi·10/10
Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki ; neredeyse SATRANÇ kadar iyi bir hikayeydi...
Zweig'in bir çok hikayesi sayfa olarak kısa olabilir ama bir çok 500 sayfalık kitaptan çok daha iyi hissettiriyor insanı , hiç sıkmadan ilerletiyor. İnsanın kendinin bile betimleyemediği duyguları başka bir yazarın cümlelerinden duyması o kadar güzel oluyor ki . . .
104 syf.
·2 günde·10/10
Stefan Zweig bu eserinde küçük yaşta çok sevdiği bir Devlet Sanatçısının dramatik bir sonla, son bulan kariyeri ve sosyal yaşamının yığıntıları altında kalmış, horlanıp-alay edilen bir Sanatçıya yardım eden bir kadının hikayesini anlatır. Bu yardımın karşılığı 25 yıl öncesine dayanmaktadır. Etkileyici ve güzel bir öyküydü. İyi okumalar...
48 syf.
·9 günde·8/10
Genç bir kızın çocukluk aşkı, aşık olduğu insana kendini çocukça sunması, ancak aşık olduğu kişinin onun bu sevgisini kötüye kullanmadan nazikçe reddetmesi, yıllar sonra bir dağ pansiyonunda karşılaşma, artık olgunluk çağındaki bu kızın, yıllar sonraki muhasebesinde, eğer aşık olduğu kişi tarafından suistimal edilseydi başına neler gelebileceğini anlaması ve kendine o körpe çağında bu büyük iyiliği yapan kimseye vefa borcu olarak yaptıkları....
Yine bir Stefan Zweig klasiği. Harika betimlemeler.
Çok uzun zaman ayırmanıza gerek olmayan, çerez gibi (kısalık ve kolaylık anlamında, yoksa basitlik anlamında değil) bir eser, tavsiye ederim.
104 syf.
·Puan vermedi
Yıllar sonra kafa dinlemek için gittiği bir dağ evinde ilk gençlik aşkı olan aktörle karşılaşan bir kadının hikâyesidir. Mektup şeklinde yazılmıştır.
En sevdiğim yazarlardan biridir Stefan Zweig bütün kitaplarını okumuşumdur bir çırpıda biten hikâyeler akıcı bir dilde yazılmıştır.
48 syf.
·Beğendi·10/10
Yine harika bir başyapıt... Karşınızdaki insanı mutlu etmenin size de mutluluk bulaştıracağının mesajı verilmektedir. Aynı zamanda yazarın insanları yargılama konusuna da etkileyici bir şekilde değindiği görülmektedir. Evet, çoğu insan karşısındakini yeterince tanımadan, dış görünüşüne bakarak onları yargılayabiliyor. Geç Ödenen Borç kitabı trajikomik bir türü de yansıtmaktadır. Bir tiyatrocunun gördüğü muameleler kaleme alınmış eşsiz betimlemeler eşliğinde... Tabi bir de gençlik yıllarına yakınken bir kadının bu tiyatrocuya duyduğu hastalık derecesine gelmiş olan aşk betimlemeleri mevcut... Kadın adama manevi olan borcu seneler sonra etkili bir biçimde ödedi. Siz de okuyunuz, pişman olmazsınız.
48 syf.
·Beğendi·8/10
Hayatın yorduğu bir kadın,bir kişiye olan vefa borcunu nasıl ödediğini arkadaşına mektupla anlatıyor. Zweig karamsarlık hissi,hayat yorgunluğu,iyilik=mutluluk ve vefa kavramlarının psikolojik tahlilini yapıyor bu kitabında. .
104 syf.
·Beğendi·7/10
İki hikayeden oluşan bu kitabın ikinci hikayesinde anlatılan aslında, aşk mı tutku mu ikilemi. Bilemedim ki şimdi bana göre durum ne? “Alacakaranlıkta Bir Hikaye” tam da bunu anlatan, sonu her zamanki gibi hüzünlü biten bir Zweig öyküsü.
İlk hikayede ise, sanat karın doyurmuyor her ne kadar insanlar tarafından sevilseniz bile gibi bir mesaj var sanki. Anlatıcının, bir zamanlar çok sevdiği bir aktörle yıllar sonra karşılaşması ve bu aktörün içinde bulunduğu zor durum anlatılmakta. Acıların yazarı Zweig yine ruha dokunuyor.
104 syf.
·Beğendi·8/10
Kitapda gecen hikayeni cok begendim. Hayatda basimiz gelecek olan seyleri Stefan Zweig Cok guzel kalemiyle yaziya dokmush. Okumasi cok rahat bir kitap. Hic sıkılmadım.
48 syf.
·4 günde·Puan vermedi
-Spoiler içerir.-

48 sayfalık kısacık çerez niyetinde bir öykü.

Yazar bu kitabında iki genç kızın birbirine ve hayran oldukları kişiye olan bağlılığını ön plana atıp içinizdeki gençliğe sesleniyor. Hangimiz çocukluktan ergenliğe geçerken kendimize bir idol bulup hayran hayran seyretmedik, hayal kurmadık ? Şahsen benim bu dönemlerim, okurken gözlerimin önüne geldi ve yazarla beraber tekrar güldüm :)

Ana karakterin yıllardır içinde tuttuğu bir sırrı arkadaşına açıklamak isteği üzerine yazdığı mektupla tüm olaylar başlıyor. Ve de yıllar sonra ödenen borçla bitiyor. Arada zihin dinlendirmelik bir kitap olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar!
"Yıldızsız semaların altında akşam karanlığı çökerken insanlar çoğunlukla karamsar oluyor, renkli rüyaları kayboluyor, üzgün birer kişilik haline geliyorlar."
Hani trenden dışarıyı izlerken bir ev görürsün de neden orada yaşamadığını ve orada yaşasan ne kadar mutlu olacağını düşünürsün...
Stefan Zweig
Sayfa 6 - Yakamoz Yayınları
İnsan kalbi garip bir şey! Gençken hep onu düşünen ben, daha sonra onu hatırlayamadım bile.
Stefan Zweig
Sayfa 30 - Tutku Yayınevi
Hiçbir şey insanı mutluluk kadar sağlıklı yapamaz ve başka birini mutlu etmek kadar büyük mutluluk yoktur.
Stefan Zweig
Sayfa 49 - Tutku Yayınevi

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Geç Ödenen Bedel
Baskı tarihi:
Ocak 2019
Sayfa sayısı:
94
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052216118
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aperatif Kitap Yayınları
Baskılar:
Geç Ödenen Bedel
Geç Ödenen Borç
Geç Ödenen Bedel
Geç Ödenen Bedel
Odamda ışık Yakmadım, karanlıkta oturup her şeyin nasıl başladığını ve nasıl sona erdiğini hatırlamaya çalıştım. Her şey bana o, eski, kayıp zanâanda kalmış gibi göründü. Yıllar önce çocuk vermiş olan bedenim sanki yeniden incelmiş, henüz olgunlaşmamış bir kız bedenine dönmüş gibiydi. Ben de kalbi hızlı hızlı atârak yatağına oturmuş, uyumadan önce onu düşünen bir kıza dönmüştüm. İstemsizce ellerimin yandığını duyumsadım ve sonra beni telaşlandıran bir şey oldu, tarif etmesi zor bir şeydi. Baştan ayağa aniden titredim. ilk önce nedenini anlamadım bir şey beni şiddetli bir şekilde sarsmıştı. Bir düşünce. belli bir düşünce, belli bir anı aklıma gelmişti; yıllar önce hafızama gömdüğüm bir anıydı.

Kitabı okuyanlar 212 okur

  • Nazlı Can Aydin
  • hüseyin yöntem
  • Melike °•
  • Gülsüm Akarçay
  • Mσπɑ rσʑɑ

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.4 (1)
9
%1.4 (1)
8
%1.4 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0