Gece Gelen ÖlümAgatha Christie

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.029
Gösterim
Adı:
Gece Gelen Ölüm
Baskı tarihi:
1991
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
ISBN:
0789754052611
Kitabın türü:
Çeviri:
Gönül Suveren
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Mezopotamya
Gece Gelen Ölüm
Murder in Mesopotamia
Agatha Christie'nin en güzel, en gizemli eserlerinden biri. Bir baş yapıt. Ancak maalesef baskısı olmayanlardan. Bu kadar güzel bir romanın en kısa zamanda basılmasını diliyorum.

Olayı bize Amy Heran adında bir hemşire anlatıyor. Bir ailenin yanında çalışan hemşire onlarla birlikte Irak'a gelir. Onların yanından ayrılır bir süre Bağdat'ı gezer. Bu sırada ünlü Arkeolog Dr. Leidner'dan bir iş teklifi alır. Evhamları olan karısına bakmasını ister. Hemşire bu teklifi kabul eder. Kazıya katılır. Louise Leidner çok güzel bir kadındır. Korkuları vardır. Hemşirenin gelmesiyle oldukça rahatlar ve ona neden bu kadar korktuğunu açıklar. Ancak ölüm yine onu bulur. Cinayeti çözmek üzere Poirot'a kazıya gelir ve soruşturma başlar.

Katilinden bir an bile şüphelenmiyorsunuz. Kitabın en hoş satırları Poirot'nun her zaman yaptığı katili açıklama toplantısına bu sefer besmele ile başlaması. Poirot'dan bunu duymak çok hoş. Diğer bir hoş detay ise Poirot'nun dönüşte Doğu Ekspresi'ndeki Cinayet olayına karıştığının bilgisinin verilmesi. Böyle diğer kitaplarla bağlantı kurulunca çok hoşuma gidiyor.

Sahaflarda denk gelirseniz mutlaka alın. Poirot ile Mezopotamya'ya doğru bir yolculuğa çıkın. Gerçekten çok keyifli.
Okuduğum ilk Agatha Christie romanıydı.Başlangıçta kitap beni pek sarmadı hatta yarım bırakmayı düşündüm ancak olayların gelişmeye başlamasıyla kitabı okumaya devam ettim.Olaylar çok sıradanmış gibi görünsede altında gizlenen gerçekler çok zekice planlanmıştı.Dili sade ve akıcıydı.Beğendiğim kitaplardan biri oldu.
Irak'ta kazı yapan bir arkeoloji ekibi. Ekip başkanının cinayete kurban giden karısı güzel Louise. Katili ortaya çıkarmaya çalışan Hercule Poirot.
...
Yazar katilin kim olduğuna dair önemli bir ipucu vermiş aslında kitapta. O yüzden tahmin etmem zor olmadı fakat cinayetin işleniş şekli inanılmaz şaşırtıcıydı. Kitabın sonunda yazarın "Doğu Ekspresi'nde Cinayet" adlı romanına gönderme yapması hiç de eğreti durmamış. Kitabı çok çok beğendim, yazarın diğer romanlarını okumak için sabırsızlanıyorum.
...
Ayrıca okurken sıklıkla Ahmet Ümit'e ait Patasana romanı aklıma geldi. İkisini çok benzer buldum. Onda da olay Mezopotamya'da bir kazı ekibi etrafında gerçekleşiyordu. Sanırım Ahmet Ümit de Agatha'ya ait bu romanı oldukça beğenmiş. Farketmeden bir öneri de daha bulunmuş oldum.
...
Keyifli okumalar dilerim.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.597 Oy)18.132 beğeni41.091 okunma2.634 alıntı172.819 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.502 Oy)8.453 beğeni24.945 okunma2.255 alıntı107.669 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.308 Oy)12.860 beğeni32.901 okunma3.100 alıntı138.225 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.216 Oy)8.645 beğeni24.063 okunma1.262 alıntı118.256 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.427 Oy)5.534 beğeni18.764 okunma766 alıntı95.969 gösterim
  • Çalıkuşu
    8.7/10 (4.120 Oy)4.942 beğeni18.106 okunma723 alıntı74.305 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.170 Oy)8.471 beğeni27.162 okunma751 alıntı132.464 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.018 Oy)6.710 beğeni19.429 okunma622 alıntı109.756 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.830 Oy)8.771 beğeni24.013 okunma1.605 alıntı111.411 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.238 Oy)7.571 beğeni20.459 okunma3.652 alıntı122.181 gösterim
Daha önce Agatha Christie'den başlangıç olarak Sonsuz Gece romanını okumuş ve çok beğenememiştim.Sizden gelen öneriler ile de Doğu Ekspresi'nde Cinayet ya da On Küçük Zenci kitaplarından birine başlamak istiyordum ama ikisini de kütüphane de bulamayınca bu kitabını aldım.Mezopotamya’da Cinayet bir hemşirenin gittiği bir konakta gerçekleşen bir cinayeti anlatıyor.Hemşirenin konağa gitme nedeni ise Mezopotamya’da arkeolog olan bir adamın karısının hasta olmasından kaynaklanıyor.Anlatıcımız olan hemşireden bu konakta ikamet etmesini ve Bayan Leidner’e(hasta olan kadın)göz kulak olması isteniyor.Aslında kadının fiziksel değil ama psikoljik olarak bir rahatsızlığı var.Bayan Leidner sürekli birilerinin kendisini gözlediğini ve öldürmeye çalıştığını düşünüyor.Kitabın başında da bu kadın ölüyor ve hemşire ile Bay Leidner kadının ani ölümünün gizemini çözmeye çalışıyorlar.Mezopotomya’da Cinayet tam da beklentimi karşılayan,yazardan asıl istediğim verimi alabildiğim bir kitap oldu.Önceki yorumlarımda da belirttiğim gibi cinayet romanlarında isteğim şey cinayetin kitabın başında gerçekleşmesi ve benim de yazar ile beraber adım adım cinayeti çözmek yönünde oluyor.Bu romanda da tam istediğim gibi cinayet daha kitabın başında gerçekleşti ve ben de kitap boyunca kafamda şüpheli listesi oluşturup durdum.Gelgelelim ki bütün o kafamda kurguladığım katillerin hiçbiri kitabın sonunda çıkan katil ile aynı değildi.Hiç beklemediğim biri katil çıkınca kitaba olan beğenim bir kat daha arttı ve son sayfayı da okuyup katili öğrendiğimde büyük bir şok yaşadım. Bu kitap Agatha Christie okumaya başlamak için ideal eserlerden biri olabilir.Bu kitabı ile yazarın kalemine olan beğenim biraz daha arttığı için diğer ay da yine kütüphaneden bir kitabını temin edip okumayı düşünüyorum.Sizin favori Agatha Christie kitabınınız hangisi?
Oldukça güzel bir Poirot romanı daha. Bir hastabakıcı kadın bir aile ile birlikte Bağdat'a gider ve görevi orada biter. Ancak doktor Ledner, karısının bazen sinir harbi yaşadığını söyleyerek onu işe alır. Ledner bir arkeoloji heyetinin başındadır ve karısı Luiz oldukça güzel bir kadındır. Ekip içerisinde gereksiz bir nezaket vardır. Bir gün Luiz öldürülür ve işe Hercule Poirot el koyar. Ancak sonradan bir cinayet daha işlenecektir. Hercule Poirot her zamanki gibi adaletin sağlayıcısı olacaktır.
Belirtmem gerekir ki, bu kitabın ismi çok eski basımlarda Gece Gelen Ölüm olarak geçmektedir. Yeni basımlarda orijinal adının birebir çevirisi yapılmış ve kitabın ismi Mezapotamya'da Cinayet'e dönüştürülmüştür. Eski basım kitapların sararmış ve kokulu sayfalarından Agatha Christie eserleri okumanın hazzı şüphesiz bambaşka oluyor.
Aynı görüntü karşısında iki insanın birbirinden tamamen farklı şeyler görmesi ne kadar ilginçti.
Agatha Christie
Sayfa 60 - Altın Kitaplar
Erkekler gereksiz iltifatlarının kadınların ne kadar sinirine dokunduğunu fark edemiyorlardı.
Agatha Christie
Sayfa 202 - Altın Kitaplar
"Şakalaşıp gülüyoruz matmazel," dedi. "Ama bazı şeyler vardır, onlarla ilgili şakalar yapılmaz."
Agatha Christie
Sayfa 149 - Altın Kitaplar
"Aslında o öylesine alçakgönüllü bir insan ki. Dünya işlerine, maddiyata aklı hiç ermiyor. Kibir nedir bilmiyor. Ancak çok büyük adamlar onun kadar mütevazi olabilirler."
"Bu doğru" dedim. "Büyük insanlar kendilerini kanıtlamaya ihtiyaç duymazlar."
Agatha Christie
Sayfa 69 - Altın Kitaplar
Kocaları söz konusu olduğu zaman kadınların kafalarında ne çılgınca fikirler oluştuğunu tahmin bile edemezsiniz. Herkesin kocalarına bayıldığını, onu ellerinden alacaklarını sanırlar.
Agatha Christie
Sayfa 153 - Altın Kitaplar
Bu her zaman böyledir. İki insan aynı kişiyi tanımladıklarında asla birbirini tutmaz. Her ayrıntı bir biçimde çelişkilidir.
Agatha Christie
Sayfa 112 - Altın Kitaplar
İnsanlar bazen köpeklere benzerler. Bir şeyi ne kadar derine gömerseniz gömün yine de bulup çıkarırlar.
Agatha Christie
Sayfa 196 - Altın Kitaplar

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gece Gelen Ölüm
Baskı tarihi:
1991
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
ISBN:
0789754052611
Kitabın türü:
Çeviri:
Gönül Suveren
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Mezopotamya
Gece Gelen Ölüm
Murder in Mesopotamia
Agatha Christie'nin en güzel, en gizemli eserlerinden biri. Bir baş yapıt. Ancak maalesef baskısı olmayanlardan. Bu kadar güzel bir romanın en kısa zamanda basılmasını diliyorum.

Olayı bize Amy Heran adında bir hemşire anlatıyor. Bir ailenin yanında çalışan hemşire onlarla birlikte Irak'a gelir. Onların yanından ayrılır bir süre Bağdat'ı gezer. Bu sırada ünlü Arkeolog Dr. Leidner'dan bir iş teklifi alır. Evhamları olan karısına bakmasını ister. Hemşire bu teklifi kabul eder. Kazıya katılır. Louise Leidner çok güzel bir kadındır. Korkuları vardır. Hemşirenin gelmesiyle oldukça rahatlar ve ona neden bu kadar korktuğunu açıklar. Ancak ölüm yine onu bulur. Cinayeti çözmek üzere Poirot'a kazıya gelir ve soruşturma başlar.

Katilinden bir an bile şüphelenmiyorsunuz. Kitabın en hoş satırları Poirot'nun her zaman yaptığı katili açıklama toplantısına bu sefer besmele ile başlaması. Poirot'dan bunu duymak çok hoş. Diğer bir hoş detay ise Poirot'nun dönüşte Doğu Ekspresi'ndeki Cinayet olayına karıştığının bilgisinin verilmesi. Böyle diğer kitaplarla bağlantı kurulunca çok hoşuma gidiyor.

Sahaflarda denk gelirseniz mutlaka alın. Poirot ile Mezopotamya'ya doğru bir yolculuğa çıkın. Gerçekten çok keyifli.

Kitabı okuyanlar 86 okur

  • Birgül Alkan
  • Ayşegül Şahin
  • XECE
  • IRMAKK70
  • Amebix
  • Dilan Oktuay

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%5.6 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0