Gece Rüzgarları

·
Okunma
·
Beğeni
·
788
Gösterim
Adı:
Gece Rüzgarları
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
261
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799754374710
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Gece Rüzgarları
Gece Rüzgarları
Sevinç Çokum, bu kez Tepeşehir düğümünü ve Himmet olayını çözmeğe çalışan Süsen Divitçi'nin gözlemleriyle oluşturuyor romanını. Gece Rüzgârları'ndan birisi intihar çizgisine gelecektir; fakat kim? Roman boyunca buna cevap arayan yazar, Süsen'in 126. rüyasındaki intihar kuşkulanndan yola çıkıyor. Özal devrinde geçen iç içe fakat birbiriyle bütünlenen iki ayrı hikâyede koşturuyor okuyucuyu.
Toplumun çarpilaşan çehresi içinde ideoloji kargaşasından sonra çıkarlarına koşan kesimler... Gece Rüzgârları Sevinç Çokum'un mizah, eleştiri, ironi cephesinin de su yüzüne çıktığı ve yeni derinlikler kazandığı bir çalışması. Sevinç Çokum, üzerinde konuşulacak ve nasıl yazıldığını düşündürecek Gece Rüzgârları'm romanları arasında özgün yerine yerleştiriyor.
280 syf.
Yazarla tanışma eserim.

Kitap boyunca 126. Rüya sizi alıp içine çekecek. Tüm karakterleri yaşayacaksınız. İç içe geçmiş birbirinden farklı hikayeler,rüyalar...Yazar hikayeler arası geçişi ustalıkla işlemiş.

12 Eylül’den ,Özal dönemi tahlillerine , popüler kültüre kölemen olmuş yazarlardan, marjinal gruplara, koynunda kocasını başka kadın için döktüğü göz yaşlarını silip avutan kederle güzelleşen yüzler, intihara sürüklenen yitirilmiş hayatlar... Süsen,Nilece,Himmet,Eda, Nakış,Adem...ve daha bir sürü karakter...


“ İnsanları tanımlayın deseler yalnızca gururu için yaşayan, toplumda var oluş ve üstünlük kavgası veren varlıklar diye tarif edebilirim. İşte sadece bu. Neredeyse açlığı bile aşan bir özellik. Bunun için adam öldürüyor insanlar. Varoluş ve üstünlük… Bu ikisini ayırıyorum. Ama her ikisinde de kabul ettirme direnişi var. İtibar, saygınlık, adam yerine konma, var sayılma… Bütün kavgalar bunlar üstüne. Bütün yarışlar. Aşkın bile temel duygusu öz benliğini karşındakine kabul ettirme arzusudur.”
261 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Romanda en üzüldüğüm karakter Eda. Kocasinin başka bi kadını sevdiği için ağlarken teselli eden Anadolu kadını. Genel olarak güzel bi kitap okumanızı tavsiye ederim yüreğine sağlık Sevinç Çokum!
Aşk gizlilik ve huzursuzluk demekti, huzur değil...Şefkat, sevgi, huzur bunlar kalın bir çizgiyle ayrılıyordu ötekinden. Aşk, limon kabuğu acısı gibi ayrılıyordu öteki tatlardan. İç yakan bir şey...



“Aşk sevdiğinden uzak olduğunca aşktır. “
Benimse ruhum seni özlüyor. Eğer sadece bedenim özleseydi gelip geçerdi o sağanak. Fakat bedenin duydukları sığda kalıyor, yani ruha çare yok. Ruh asıl acı çekilen yer...Asıl inziva, asıl çörekleniş, asıl girdap.
Kendi kimliğinden kaçarak başkalarının kimliğinde can bulmaya çalışıyorsun. Fakat bir süre sonra onlar sana azap vermeye başlıyor. Yani gerçeğin kendisine değil, gerçeğe benzeyenlere tutunarak yaşıyorsun. Peşinden koştuğun kahramanın yoksa sen misin?
Rabbim beni affet. Ama günahın ağırlığını hissedip azap çekmemiş sonra da affına sığınmamış birinin Müslümanlığından şüpheye düşüyorum. Bir insan diğerinin kalbine değil yüzüne bakarak ona iffetli sıfatını nasıl yakıştırır, nasıl layık görür bilemiyorum… Nedir bu iffetlilik? Her zaman sabun kokan bir el değmemişlik mi?
Çok pahalı şeymiş yaşamak....

Eğer ki şayet varsa gücün, doluysa cebin, gelmemişse ecelin yaşamak bir konfordur. Yani ki pazar yerinde gördüğün muzu çocuklarına alamamak gibi ya da kumandalı bir oyuncak arabayı, ya da… Baştan bellidir konforlunun gidişatı. Kararmaz güneşi; kararsa da daha iyi açmak ve parlamak içindir. Toprağa yapsa hacetini fidan olur. Cebi geniş tutulmuş bir kez. Evi arabası mülkü toprağı her bir nesnesi azamet üzredir. Boku bile heybetlidir yıkılasıcanın.
Bu yeni insanlar bir yana, ya ötekiler ne durumdaydı? yıllardır milliyetçilikleri bir gövde gösterisi, üç beş değişmez cümle olan, dostu komşuyu ırkına göre seçen ve öncelikle bir ırk araştırması yapmayı ihmal etmeyen saplantılı insanlar… Sonra kapitalizmin en şeker noktasında sivrilen fayans dişli, dik yaka kazaklı solcular? Peki ya “Allah’ını seversen, şükür yarabbi!” diyebilen ateistler, Semra Özal’ın Hac dönüşü giydiği iç gömlek benzeri askılı elbisesini eleştiren, muhafazakar devletçi SHP’liler. Marksistken birden bire Müslüman oluveren kravatsız gömlekliler vs. vs…

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gece Rüzgarları
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
261
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799754374710
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Baskılar:
Gece Rüzgarları
Gece Rüzgarları
Sevinç Çokum, bu kez Tepeşehir düğümünü ve Himmet olayını çözmeğe çalışan Süsen Divitçi'nin gözlemleriyle oluşturuyor romanını. Gece Rüzgârları'ndan birisi intihar çizgisine gelecektir; fakat kim? Roman boyunca buna cevap arayan yazar, Süsen'in 126. rüyasındaki intihar kuşkulanndan yola çıkıyor. Özal devrinde geçen iç içe fakat birbiriyle bütünlenen iki ayrı hikâyede koşturuyor okuyucuyu.
Toplumun çarpilaşan çehresi içinde ideoloji kargaşasından sonra çıkarlarına koşan kesimler... Gece Rüzgârları Sevinç Çokum'un mizah, eleştiri, ironi cephesinin de su yüzüne çıktığı ve yeni derinlikler kazandığı bir çalışması. Sevinç Çokum, üzerinde konuşulacak ve nasıl yazıldığını düşündürecek Gece Rüzgârları'm romanları arasında özgün yerine yerleştiriyor.

Kitabı okuyanlar 21 okur

  • bir eğitim felsefecisi.
  • Hakan.
  • bir mustarip
  • Aşk Ahlâkı
  • Mühendis Beyin
  • kendi gündemine sadık okur.
  • H Ö
  • Ebru
  • Sebahattin A.
  • Gülümseyen Çirkin :)

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (1)
9
%20 (1)
8
%0
7
%20 (1)
6
%0
5
%20 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0