Geceye Yürümek

0,0/10  (0 Oy) · 
4 okunma  · 
0 beğeni  · 
471 gösterim
İzlandalı eski işadamı Christian Berediktsson, yaklaşık yirmi yıldır dünyanın en önde gelen medya patronlarından William Randolph Hearst'ün uşağı olarak sakin bir yaşam sürüyordu. Günleri patronu Hearst'ün isteklerini yerine getirmek ve saray yavrusu evi çekip çevirmekle geçiyordu. Ne var ki, kendi kendine kaldığı zaman düşünceleri ve anılarında bir başka yaşama, aşk uğruna terk ettiği karısına ve çocuklarına dönüyordu. Onun sırrını, bir zamanlar bir eş, bir baba, bir işadamı ve tutkulu bir âşık olduğunu kimse bilmiyordu. Kendisi bile o kişinin varlığını tamamen unutmayı seçmişti. Ta ki bir gece, malikânenin yakınında orman yangını çıkıncaya dek. Geceye Yürümek, suçluluk duygusuyla, tutkularıyla savaşan bir insanın gizli geçmişini, sevmenin ve yitirmenin kaçınılmazlığını dile getiriyor.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    2007
  • Sayfa Sayısı:
    262
  • ISBN:
    9789750707544
  • Orijinal Adı:
    Walking İn To The Night
  • Çeviri:
    Eda Girmen
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
RJ 
11 Kas 2015 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Bir anlık her şeyi göze alıp , bir heves uğruna düşünmeden tüm hayatınızı değiştirme kararı alabilirsiniz . Sonra bu davranışınızın o muhteşem aşkınız uğruna olduğunu savunabilirsiniz . Peki çok kısa bir süre sonra bunun aslında geçici bir his olduğunu ve ömrünüzün geri kalanını en başta yakıp yıktığınız hayatı özlemekle geçireceğiniz gerçeğiyle karşı karşıya gelirseniz bununla yüzleşecek cesaretiniz olur mu ? Bu adama acısam mı , kızsam mı bilemedim . Aslında her şeyi kendi eliyle yaptı ve ondan sonra aldığı her nefesi bu kararının gölgesinde geçti . Hatalar bilinçli olarak yapıldığı takdirde bu bir hata değil , bir seçim olur . Ve insan seçiminin arkasında duramayacak , sonuçlarına katlanamayacak kadar korkaksa kendi yarattığı cehennemde sıkışır kalır . Bu kitapta bunun bir örneğini göreceksiniz . Kristjan gözümde ne kadar küçüldüyse , aksine karısı Elizabeth inanılmaz bir saygı uyandırdı bende . Ve asıl üzülmemiz gerekende oydu bence . Ne korkunç insanların kendi ışıklarını kapatıp , kendi karanlığına gömülürken masum pek çok kişiyi de o karanlığın içine sürüklemesi . Hem de hiç hakkı yokken .
Dipnot : Kitabın ilk yarısı geçmek bilemese de sonradan tempoyu yakalıyor .