·
Okunma
·
Beğeni
·
40,3bin
Gösterim
Adı:
Geçmişe Yolculuk
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052953440
Orijinal adı:
Die Reise in die Vergangenheit
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Zweig’ın 1920’li yıllarda yazdığı tahmin edilen bu novellanın el yazması ölümünden sonra oldukça geç bir tarihte, 1970’lerde gün ışığına çıkarıldı. Ve aşkın sınır tanımazlığı üzerine yazılmış en yoğun, en etkileyici metinler arasında yerini aldı. Geçmişe Yolculuk, zamana, mekâna ve değişen koşullara direnen yasak ve tutkulu bir aşkın hikâyesidir. Bu çılgın aşk önce okyanusun ve daha sonra da Birinci Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle dokuz yıllık bir kesintiye uğrar. Yıllar sonra yeniden buluşan iki sevgilinin hayatları büyük bir değişime uğramıştır. Önlerinde uzanan belirsiz geleceğe, geçmişin sürekli aralarına giren gölgesine rağmen, aşk doludizgin sürmektedir...
56 syf.
·Puan vermedi
Spoiler İçerir
Merhabalar Stefan Zweig’in Geçmişe Yolculuk eseri çok kısa bir novelladır.Ama her eserinde dediğim gibi keşke bu eseri de biraz daha uzun olsaydı.Okurken hiç bitmesini istemedim.Aşk ancak bu kadar muazzam bir şekilde anlatılabilir.Yazarın dili bu kitabında resmen akıyordu ne zaman başlayıp bitirdiğinizi anlayamayacaksınız.Konu olarak Ludwig bir şirkette çalışmaktadır zaman içinde patronunun sağlık sorunları ortaya çıktığından dolayı evine giderek onun özel sekreterliğini yapar.Ev halkı da sandığından daha iyi davranırlar.İş için iki yıllığın başka bir yere gider o zamana kadar sevdiği kadınında onu sevdiğini farkeder ancak iki yıl diyerek gider ancak 2.Dünya Harbininde araya girmesiyle uzunca bir zaman araya girer.Yıllar sonra tekrar bir araya gelirler ancak onları bir araya getiren aşk mı zaman mı koşullar mıydı ? Bunları tam olarak bilemediler...
Keyifli Okumalar Dilerim
56 syf.
·1 günde·8/10 puan
Ezik bir çocukluk yaşayan genç çok çalışıp başarılı bir mühendis olur. Ünlü bir zengin yanına alip asistanı yapar. Patronunun karısıyla yasak aşk yaşamaya başlarlar. Daha sonra Meksika'daki madenler için oraya gönderilir. Ve bu sırada birinci dünya savaşı patlak verir. Bu arada evlenip iki çocuğu olmustur. Hayat normale döndüğünde aşkı yeniden alevlendirmeye çalışırlar. Ama ne kadın eski kadın, ne adam eski adamdır. 52 sayfalık kitapta çok ağır bir hikaye bulacaksınız.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
  • Lyon'da Düğün
    7.7/10 (4.165 Oy)2.934 beğeni14bin okunma8,7bin alıntı41,6bin gösterim
  • Altıncı Koğuş
    8.5/10 (9,8bin Oy)8,1bin beğeni29,4bin okunma41bin alıntı110,7bin gösterim
  • Mürebbiye
    7.5/10 (3.313 Oy)2.606 beğeni12,8bin okunma11,5bin alıntı39,1bin gösterim
  • Kızıl
    7.9/10 (3.965 Oy)2.909 beğeni13bin okunma10,9bin alıntı48,6bin gösterim
  • Mutlu Prens
    8.4/10 (2.963 Oy)2.434 beğeni10,5bin okunma8,5bin alıntı55,9bin gösterim
  • Yakıcı Sır
    8.0/10 (5,8bin Oy)4.792 beğeni21,7bin okunma14,2bin alıntı68,3bin gösterim
  • Mecburiyet
    8.2/10 (9,1bin Oy)7,4bin beğeni30,1bin okunma32,3bin alıntı99,7bin gösterim
  • Dr. Jekyll ile Bay Hyde
    8.3/10 (3.522 Oy)2.569 beğeni9,5bin okunma4.011 alıntı48bin gösterim
  • Genç Bir Doktorun Anıları
    8.5/10 (4.168 Oy)3.412 beğeni11,7bin okunma10bin alıntı50,3bin gösterim
  • Babaya Mektup
    7.8/10 (4.986 Oy)4.336 beğeni18,6bin okunma20,6bin alıntı79,8bin gösterim
56 syf.
·1 günde·8/10 puan
İki insanın birbirlerine açtıkları duygularının zamanla ruhlarında yabancılaşmasını anlatan karşılıklı ihtiraslarını dile getiren güzel,yalın bir aşk öyküsü...
56 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Merhabalar,
Kısa  soluklu Stefan Zweig'in bir  eserini  bu ay listeme almıştım. Konusu itibariyle bir yasaklı ve tutkulu  bir aşk hikayesi. Araya zamanın girmesi  şehirlerin  değişmesi  savaşın ortasında kalan hayatlarin olması  bu hikayeyi degistirmemis sadece iki insanin birbirine kavuşmasını  uzatmış gibiydi.Fakat oyle olmuyor  zamanla hayatlar  değişmiş  sadece duygular aynı kalmıştı. Ama geçmişin  gölgesi gelecektir sürekli  aralarında  olmasına  ragmen aşk devam ediyor.

Son  sayfalarına  geldiğimde her Zweig kitabı  gibi  biraz daha devam etmeliydi  diye  düşündüm.

Keyif alarak  bitirdiğim  bir eserdi.
Keyifli okumalar...
56 syf.
·8 günde·5/10 puan
Zweig'ın diğer kitapları kadar etkilenmedim . Zweig'in kaleminden beğenmediğim tek eseriydi diyebilirim diğerleri kadar akıcı ve içine çeken bir kitap değildi. Aşkın değişik bir anlatımı.
52 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10 puan
Selamlar,

1 hafta önce elimde ki kitap bitince hemen araya kısacık bir kitap alayım dedim. 52 sayfalık kitap 1 hafta boyunca resmen elimde süründü... :)

Zaten çok kısa olduğu için çok fazla detaya girmeden kısaca konusuna değineyim. Birbirine aşık iki kişinin (Yasak Aşk) araya giren mesafe ve arkasından gelen savaş sonrası, 9 yıl sonra karşılaşmalarında aralarında ki sevdanın henüz bitmediğini hatta daha da çoğaldığını görürler.

Ancak bu karşılaşmalarının aslında geçmişlerine yaptıkları bir yolculuk ve hatalarını telafi etmek için bir araç olarak kullanacaklardır. Çünkü artık ne kadın aynı kadındır, ne erkek aynı erkektir...

Yazarımız her sayfada duygulara odaklanarak bize kısa sayfa sayısında bile savaşın o berbat yüzünü hissettirmeyi başarmış.

Ben ilk yarısından ziyade ikinci yarısını daha güzel ve akıcı buldum. Tek sorunum sonu oldu. Keşke öyle pat diye bitmemiş olsaydı ama bu haliyle de güzel...

Puanım : 8
56 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Stefan Zweig'in İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan yeni kitabı.Yok kardeşim böyle bir şey.İnsan olan böyle bir şey yapmaz.Bu ne muazzam ifadeler, bu ne müthiş betimlemeler, bu nasıl bir anlatım. Hadi sen yazarken yaşadın, ben okurken dünyadan koptum ya.Bir Novella,zaten bir solukta bitiyor. Ben bitecek diye strese girip son on sayfayı heceleyerek okudum. Okuduğum en iyi eserlerinden biri.
56 syf.
·4/10 puan
Yazarın; sevdiğim birçok kitabı var ancak ne yazık ki bu kitabı, sevdiklerim arasına giremedi. Basit bir konu üzerine yine abartılı betimlemeler kullanmış... Ve tabii ki yine savaş konusu...
Kendi iç sıkıntısının izlerini, sürekli olarak kitaplarında yansıtıyor. Bu kitapta ise izlerden çok daha fazlası var.
Ağır bir ilerleyişi, biraz da yorucu dili var. Konusundan bahsetmedim çünkü tam olarak elle tutulur bir konu göremedim. Onun yerine her zaman yaptığı gibi, saniyeleri günlere sığdıran betimlemelerle dolu bir kitaptı.
56 syf.
·1 günde
Stefan Zweig yine yapmış yapacağını dedirten, bir solukta okuyacağınız kısa ama derin anlamlar içeren novella. Onlar nasıl ifadeler, onlar nasıl anlatımlar bir kez daha hayran kaldım. Muazzam bir aşk anlatımı vardı. Hiç yaşamamış olanda bile bir iç kıpırtısı uyandıracak cinsten bir aşk anlatımı... Bu kitaptaki bazı paragrafları alıp duvara asmak istiyorum, bunlar nasıl güzel sözlerdi böyle.

Konu olarak aslında bize pek uygun değil. Bizler yediği kaba pislemeyi tercih etmemeyi savunan bir toplumuz. Kimse evine aldığı yardımcısının eşiyle aşk yaşamasını aa nasıl da tatlı diye anlatamaz. Ve hiç kimse de müdürünün eşiyle aşk yaşamayı uygun göremez. Olamaz mı olabilir, ama etik mi hayır.

Zweig'in en güzel yanı da konusu ne olursa olsun kelimeleri öyle bir kullanıyor ki küfür etmiş olsa bile "o ne güzel söz bir daha söyle!" deriz. Buradan hareketle Zweig'in bu kitabının konusu bana göre tasvip edilecek bir konu değil ancak anlatımı mükemmel. Aşkı hissettirmesi, size dokunması çok çok iyi. Ben buna artık Zweig dokunuşu diyorum zira her kitabında konu ne olursa olsun bunu yapıyor.

Harika paragraflar, şiir gibi cümleler, aşkın heyecanlı bir hali kitapta var fakat bir yasak aşk anlatımı mevcudiyeti ve aşkın bedenen de yaşanmasını savunan bir anlatım 1 puan kirmama sebep oldu. 18 yaş üzerine tavsiye ederim ama öncesine gerek görmüyorum.

Keyifli okumalar! Bu kitabın bazı cümlelerini bir yere not edin, lazım olur :)
56 syf.
·Puan vermedi
Zweig'in aşkın sınır tanımamazlığı üzerine yazdığı akıcı bir kitap olarak değerlendirilebilir. Çok güçlü betimlemelerle dolu eserde savaşın iki insan arasına koyduğu mesafelerden ve bitmek tükenmek bilmeyen kin üzerinde de durulmustur.

Eleştirim ise aşk sınır tanımalıdır, Zweig eserde aldatmayı çekici hale getirmiş, bir insanı aldatmanın hiç bir savunulacak tarafı bulunmamaktadır, bunu da belirtmek isterim.
56 syf.
·1 günde
~Heves büken cümleler içerir ~
İlk defa kitabının tadını kaçıracak bir inceleme yazıyorum çünkü bu kitapla içimi dökmezsem iyi hissetmeyeceğim gibi hissediyorum :)

Şimdi eğri oturalım doğru konuşalım, Stefan Zweig'ın kalemi bize çok normal gelen örf ve adetlerimizin kabulleneceği türden bir kalem değil! Ama buna mukabil okumadan geri duramıyoruz, ben hiç tanımam ki, kitap okuyan biri en az bir tane bile Zweig okumamış olsun. İşin büyüsü burada işte. O betimlemeler, o bizi hem kalbimizden hem de beynimizde vuran teşbihler.. Karekter ne yaşıyorsa bir nefes kadar bizde onun yanında hissediyoruz kendimizi. Ustalık işte, aciz birisi ben nasıl üstadı anlatabilirim ki?

Bu kitabı biraz ele alacak olursak ilk başta yani Ludwig patronunun evinde yaşayıp bir de kadınına âşık olması gerdi itiraf ediyorum, "ne yani konu mu kalmamış? Zaten ahlak bozukluğu başını aldı gidiyor, doğru düzgün bir şey okuyayım," diye tam kitabı kaldırırken en azından bitireyim ne diyecek acaba diye devam ettim. Patronun seni evinde konaklatıyor Ludwig Kontese âşık oluyor hadi bu tamam, sonra verilmiş bir söz var ve Ludwig yıllar geçmesine rağmen o sözle teşbihte hata olmaz yaşama tutunuyor. Bu tamam. Ee adam niye gidip evleniyorsun bir de iki çocuk sahibi oluyorsun? İşte burada ilk kızsam da sonradan anladım! Aslında Ludwig ne yaptı biliyor musunuz, geçmişi gölgeye teslim etti.. Bilemiyorum belki de o çocukluğunun sıkıntısını unuttuğu için sevdi, ona merhamet besledi. Ya da sadece sevdi. Sevmekte neden olmaz bilirsiniz
İnsan böyledir işte. Ne yapacağı belli olmayan varlık!

Aslında Zweig bir şeyi fark etmemi sağladı, daha doğrusu bilip kendime yüksek sesle söylememi.. Ben anladım ki biz bazen geçmişi çok seviyoruz, şimdiki yaşantımızda o geçmişteki anları hatırlayıp o ânın sıcaklığa, samimiyetine tekrar kavuşmayı hedefliyoruz ama olmuyor! Kalp soğuyor.. Ben de eski bir dostu hatırladım ve şimdi tekrar eski gibi yakınlık kurma isteğimi düşündüm ama kuramadım, kurmamalıyım da.. Çünkü ben meğersem ben o anı sevmişim ve ne yaparsam yapayım gelmeyecek o his. Gölgelerimize sesizce el sallıyorum. Tıpkı Zweig'ın dediği gibi "Ne kadın eski kadındı ne de adam eski adam."

Keşke bu bir roman olsaydı. Ludwig'in eşinden de, kadından da olayları dinleseydik çok isterdim. Ah Zweig âh. Yine ciğerimi söktün!

Bu kadar ahlaksız ve basit bir konu nasıl sadra dokunarak işlenir? Okuyun, ama lütfen 18 yaş üstü okusun dilerim.

Sagopa'ya kulak verin :)))
https://youtu.be/WT_yRPHSyWg
56 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Zweig bir piyanonun tuşlarında parmaklarını gezdirircesine, yine harika bir eser yaratmış. Ben artık şaşırmıyorum. Yazdığı bir eseri beğenmeme durumu benim için pek mümkün değil gibi gözüküyor. Konusu ne olursa olsun her eseri ayrı bir güzel.

'Geçmişlerini arayan, artık gerçekte var olmayan geçmişe boğuk sorular yönelten bu gölgeler onların kendisi değil miydi? Gölgeler, canlanmak isteyen ama artık bunu başaramayan gölgeler... Ne kadın eski kadındı ne de adam eski adam...' ( #61095619 )

Hikayemizde bizi, aralarından kum taneleri gibi akıp giden zamandan sonra birbirine yeniden kavuşan iki aşığımızın, zamanın nasıl aynı kaldığını ama aynı zamanda kalamayacağını da bize gösteren enfes bir anlatım bekliyor. Keyifli okumalar dilerim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Geçmişe Yolculuk
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052953440
Orijinal adı:
Die Reise in die Vergangenheit
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Zweig’ın 1920’li yıllarda yazdığı tahmin edilen bu novellanın el yazması ölümünden sonra oldukça geç bir tarihte, 1970’lerde gün ışığına çıkarıldı. Ve aşkın sınır tanımazlığı üzerine yazılmış en yoğun, en etkileyici metinler arasında yerini aldı. Geçmişe Yolculuk, zamana, mekâna ve değişen koşullara direnen yasak ve tutkulu bir aşkın hikâyesidir. Bu çılgın aşk önce okyanusun ve daha sonra da Birinci Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle dokuz yıllık bir kesintiye uğrar. Yıllar sonra yeniden buluşan iki sevgilinin hayatları büyük bir değişime uğramıştır. Önlerinde uzanan belirsiz geleceğe, geçmişin sürekli aralarına giren gölgesine rağmen, aşk doludizgin sürmektedir...

Kitabı okuyanlar 12,8bin okur

  • Ersin Yaman
  • esra
  • Elif
  • Elif
  • Abdullah KÖSEOĞLU
  • Tülinay
  • Ayşenur
  • Sude
  • Umut Gök
  • Berkay

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%9.1
13-17 Yaş
%9.1
18-24 Yaş
%30.9
25-34 Yaş
%30.9
35-44 Yaş
%11.8
45-54 Yaş
%7.3
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.8
Erkek
%27.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (521)
9
%14.6 (532)
8
%26 (950)
7
%21.7 (792)
6
%9.7 (354)
5
%5.6 (205)
4
%1.5 (55)
3
%0.7 (24)
2
%0.2 (8)
1
%0.3 (11)

Kitabın sıralamaları