·
Okunma
·
Beğeni
·
22283
Gösterim
Adı:
Geçmişe Yolculuk
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052953440
Orijinal adı:
Die Reise in die Vergangenheit
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Geçmişe Yolculuk
Geçmişe Yolculuk
Geçmişe Yolculuk
Geçmişe Yolculuk
Geçmişe Yolculuk
Geçmişe Yolculuk
Zweig’ın 1920’li yıllarda yazdığı tahmin edilen bu novellanın el yazması ölümünden sonra oldukça geç bir tarihte, 1970’lerde gün ışığına çıkarıldı. Ve aşkın sınır tanımazlığı üzerine yazılmış en yoğun, en etkileyici metinler arasında yerini aldı. Geçmişe Yolculuk, zamana, mekâna ve değişen koşullara direnen yasak ve tutkulu bir aşkın hikâyesidir. Bu çılgın aşk önce okyanusun ve daha sonra da Birinci Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle dokuz yıllık bir kesintiye uğrar. Yıllar sonra yeniden buluşan iki sevgilinin hayatları büyük bir değişime uğramıştır. Önlerinde uzanan belirsiz geleceğe, geçmişin sürekli aralarına giren gölgesine rağmen, aşk doludizgin sürmektedir...
56 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Zweig bir piyanonun tuşlarında parmaklarını gezdirircesine, yine harika bir eser yaratmış. Ben artık şaşırmıyorum. Yazdığı bir eseri beğenmeme durumu benim için pek mümkün değil gibi gözüküyor. Konusu ne olursa olsun her eseri ayrı bir güzel.

'Geçmişlerini arayan, artık gerçekte var olmayan geçmişe boğuk sorular yönelten bu gölgeler onların kendisi değil miydi? Gölgeler, canlanmak isteyen ama artık bunu başaramayan gölgeler... Ne kadın eski kadındı ne de adam eski adam...' ( #61095619 )

Hikayemizde bizi, aralarından kum taneleri gibi akıp giden zamandan sonra birbirine yeniden kavuşan iki aşığımızın, zamanın nasıl aynı kaldığını ama aynı zamanda kalamayacağını da bize gösteren enfes bir anlatım bekliyor. Keyifli okumalar dilerim.
56 syf.
·Beğendi·10/10
Stefan Zweig'in İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan yeni kitabı.Yok kardeşim böyle bir şey.İnsan olan böyle bir şey yapmaz.Bu ne muazzam ifadeler, bu ne müthiş betimlemeler, bu nasıl bir anlatım. Hadi sen yazarken yaşadın, ben okurken dünyadan koptum ya.Bir Novella,zaten bir solukta bitiyor. Ben bitecek diye strese girip son on sayfayı heceleyerek okudum. Okuduğum en iyi eserlerinden biri.
  • Lyon'da Düğün
    7.8/10 (2.029 Oy)1.518 beğeni6.573 okunma1.192 alıntı22.417 gösterim
  • Altıncı Koğuş
    8.5/10 (3.848 Oy)3.294 beğeni10.957 okunma4.231 alıntı43.554 gösterim
  • Mürebbiye
    7.6/10 (1.993 Oy)1.598 beğeni7.119 okunma1.929 alıntı23.590 gösterim
  • Kızıl
    8.0/10 (1.903 Oy)1.452 beğeni5.920 okunma1.673 alıntı25.309 gösterim
  • Mutlu Prens
    8.4/10 (1.851 Oy)1.580 beğeni6.399 okunma2.209 alıntı37.507 gösterim
  • Yakıcı Sır
    8.0/10 (3.211 Oy)2.691 beğeni11.508 okunma2.618 alıntı36.926 gösterim
  • Mecburiyet
    8.3/10 (4.525 Oy)3.823 beğeni14.722 okunma4.060 alıntı52.973 gösterim
  • Dr. Jekyll ile Bay Hyde
    8.3/10 (2.037 Oy)1.563 beğeni5.513 okunma916 alıntı27.193 gösterim
  • Genç Bir Doktorun Anıları
    8.5/10 (2.170 Oy)1.870 beğeni5.949 okunma1.374 alıntı26.745 gösterim
  • Babaya Mektup
    7.9/10 (2.765 Oy)2.523 beğeni10.201 okunma5.167 alıntı47.577 gösterim
56 syf.
·Puan vermedi
Spoiler İçerir
Merhabalar Stefan Zweig’in Geçmişe Yolculuk eseri çok kısa bir novelladır.Ama her eserinde dediğim gibi keşke bu eseri de biraz daha uzun olsaydı.Okurken hiç bitmesini istemedim.Aşk ancak bu kadar muazzam bir şekilde anlatılabilir.Yazarın dili bu kitabında resmen akıyordu ne zaman başlayıp bitirdiğinizi anlayamayacaksınız.Konu olarak Ludwig bir şirkette çalışmaktadır zaman içinde patronunun sağlık sorunları ortaya çıktığından dolayı evine giderek onun özel sekreterliğini yapar.Ev halkı da sandığından daha iyi davranırlar.İş için iki yıllığın başka bir yere gider o zamana kadar sevdiği kadınında onu sevdiğini farkeder ancak iki yıl diyerek gider ancak 2.Dünya Harbininde araya girmesiyle uzunca bir zaman araya girer.Yıllar sonra tekrar bir araya gelirler ancak onları bir araya getiren aşk mı zaman mı koşullar mıydı ? Bunları tam olarak bilemediler...
Keyifli Okumalar Dilerim
56 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, benim için, bir Stefan Zweig kitabını beğenmeme diye bir şey kesinlikle söz konusu olamaz. Yazarın tüm kitaplarını da büyük beğeni ve keyifle okuyan ben, bu kitabını da aynı duyguları yaşayarak okudum.

Yazar bu kısacık kitabında, bize müthiş bir duygusallık yaşatıyor. Konu ise yine savaş ve darmadağın olan hayatlar üzerine kurulmuş. Zweig , bu defa Birinci Dünya Savaşının vurduğu, yasak bir aşk hikayesini anlatıyor. Bu harika hikayenin en vurucu anı ise , savaş sonrası yani uzun yıllar sonra iki sevgilinin karşılaşması ve yaşanılan karışık duyguların muhteşem bir şekilde okuyucuya yansıtılması.

Zweig kitaplarının tümü gibi, beğenerek okuduğum bu kitabın da okunmasını kesinlikle tavsiye ederim.
56 syf.
·Beğendi·10/10
Yine stefan Zweig tabi ki ...

Kitapları kısacık bile olsa insanın içine işleyen bir anlatım daha...

Birinci dünya savaşı sırasında yaşanan yasak bir aşkın hikayesi ve sonrasında tekrar bir araya geldiklerinde yaşananların öyküsü....

Zweig her kitabı okunmaya değer...
56 syf.
Sen sadık kalsan ne olur gönlüm, seneler intihar veriyor sevgime..

Zaman, her seyin ilacıysa fazlası intihara girmez mi diyor ya Oğuz Atay bu hikayede ki aşk içinde öyle. Araya giren zaman, sevgiyi azaltmasa dahi, bu aşkı bitiriyor çünkü, zamanla sevgi değişmese de, o sevgiyi yaşayanlar değişmiyor mu?
Ne haklı söylüyor Stefan Zweig kitabın sonunda, artık ne o eski adamdı ne de o eski kadın.. yaşanmışlıklar, araya giren mesafeler, ayrı geçen senelerde hayatımıza giren yeni insanlar.. unutmuyoruz yeri geliyor anımsıyoruz, ama aynı tazelikle mı ? Ne güzel anlattı yine Stefan Zweig..
56 syf.
·2 günde·7/10
Yasak bir aşk, yıllar sonra gerçekleşen kavuşma ve aradığını bulamama... Çünkü ne adam eski adamdır ne de kadın eski kadın. Stefan Zweig bu kısacık hikayesinde bizlere pek çok duyguyu geçirebilmeyi başarmış. Diğer kitapları kadar olmasa da güzel bir kitaptı.
56 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Zweig üzerinden prim yapmak isteyenlere, onu karalamaya çalışanlara, kapitalist sistemin içine çekerek değersizleştirenlere ve tüm her şeye inat okumaya devam! Bunların hiçbirisi sana olan bakışımı değiştirmiyor be Zweig. Şu 53 sayfalık incecik kitapta yine bana hissettirdiğin şeyleri ve soluksuz okuyuşumu düşünürsek, kesinlikle değiştirmiyor. Sen benim için sayfası az ama hissettirdiği duygular çok fazla olan kitapların yazarısın.

Yine bir novellanda, aşkı ve hissettirdiklerini kullandığın sözcüklerle iliklerime kadar hissettim. Çaresizliği, ihtirası, heyecanı, hazzı, özlemi okurken yaşadım ve onlarla birlikte bu yolculuğa katıldım. Zamanın hislerden bir şey götüremeyeceğini ama şartların çok şeyi değiştireceğini hatırladım. O benliğimizin, kalbimizin bir yerlerine gizlediğimiz ve zamanla yok olduğunu sandığımız duyguların ufacık bir sözle, hareketle, dokunuşla, bakışla nasıl coşkun bir dalga gibi yüzeye çıkabileceğini gördüm.

Fazla söze lüzum yok ve bıkmamacasına Zweig okumaya devam.
56 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Geçmişe Yolculuk... İsminden de kitabın kapağından da biraz anlaşılıyor konu. İş Bankasının Modern Klasikler Dizisine katmışlar geçenlerde. Tabi hemen gidip almak istedim ama maalesef 1. baskı çoktan bitmiş :( Bana da 2. baskı kaldı...
Neyse artık kitabı sipariş ettim ve gelir gelmez okumaya başladım.
Kitap hakkında genel olarak bazı şeyler söylemem gerekirse Stefan Zweig okumayı gerçekten çok özlemişim yaa.

Kitaplarında bu kadar kısa yazıp bu kadar çok şey anlatmayı bu adam nasıl başarıyor acaba?

Kitabın konusuna gelirsek yine Zweig'ın o farklı ve yasak ilişkilerinden birisini görebiliyoruz. Genç bir delikanlı zengin bir iş adamının yanında çalışmaya başlıyor. Tabi aynı olay Karmaşık Duygular adlı kitabının bir hikayesinde de geçiyordu...

Tabi burada iki tarafta birbirine aşık oluyor ve yasak bir ilişki yaşamaya başlıyorlar. Tabi bir süre sonra ayrılık geliyor. 9 yıllık bir ayrılık ve bunun nedeni savaş...

Aralarına kocaman bir okyanus giriyor ve 9 yıl ayrı kalıyorlar. Ve en sonunda da tekrardan buluşuyorlar. Peki ya eskisi gibi mi oluyor her şey?
İşte bunun cevabı Geçmişe Yolculuk...

Burada değinmek istediğim şey kitap aşkı anlatıyor ama çok güzel anlatıyor ya! Bildiğiniz gibi bu konuyu işleyen kitaplara hep 1 puan veririm ama bu kitap 10 puanı gerçekten hak ediyor :DD

Herkese iyi okumalar dilerim :)
52 syf.
·1 günde
Birbirini “zamanında” sevmiş olan iki insan...
İlk önceleri değerlendirilen bir fırsat yüzünden arasına okyanus giren aşkları talihsizlikler yüzünden ayrı kalmaya da devam etti. Sonrasında unutulmuş bir şarkının, kokunun, sesin hatırlanışı gibi âşk’ları da anımsandı. Anımsandı anımsanmasına da ne yazık ki eşya dışında hiçbir şey eskisi gibi değildi. Ne kadar zorlasalar da: «Ne kadın eski kadındı ne de adam eski adam...»
52 syf.
·9/10
Birbirini seven iki insanın kavuşamama hikayesi.Adam zengin bir adamın evinde asistanı olarak çalışmaya başlar ve zengin adamın karısıyla aşk yaşarlar.Bu aşk öyle bir aşk ki hayat onları birbirinden ayırsa bile kalpleri ayrılmamıştır.2 yıllığına iş için başka bir ülkeye giden adam savaş nedeniyle 9 yıl orada kalmaya mecbur olur.Bu süre zarfında adam evlenir ve iki çocuk sahibi olur.Gel zaman git zaman savaş biter ve hemen mektup yazar.Ardından tabii ki bir buluşma.O herkesin düşündüğü muhteşem kavuşma acaba gerçekleşecek mi yoksa birbirini hiç tanımayan,konuşamayacak derecede uzak iki insana mı dönüşürler.

Keyifli okumalar.
“ Her şey eskisi gibi, değil mi?”
“ Her şey eskisi gibi, sadece biz değiliz, biz değiliz!”
Stefan Zweig
Sayfa 37 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Geçmişe Yolculuk
Baskı tarihi:
Şubat 2018
Sayfa sayısı:
56
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052953440
Orijinal adı:
Die Reise in die Vergangenheit
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Geçmişe Yolculuk
Geçmişe Yolculuk
Geçmişe Yolculuk
Geçmişe Yolculuk
Geçmişe Yolculuk
Geçmişe Yolculuk
Zweig’ın 1920’li yıllarda yazdığı tahmin edilen bu novellanın el yazması ölümünden sonra oldukça geç bir tarihte, 1970’lerde gün ışığına çıkarıldı. Ve aşkın sınır tanımazlığı üzerine yazılmış en yoğun, en etkileyici metinler arasında yerini aldı. Geçmişe Yolculuk, zamana, mekâna ve değişen koşullara direnen yasak ve tutkulu bir aşkın hikâyesidir. Bu çılgın aşk önce okyanusun ve daha sonra da Birinci Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle dokuz yıllık bir kesintiye uğrar. Yıllar sonra yeniden buluşan iki sevgilinin hayatları büyük bir değişime uğramıştır. Önlerinde uzanan belirsiz geleceğe, geçmişin sürekli aralarına giren gölgesine rağmen, aşk doludizgin sürmektedir...

Kitabı okuyanlar 6.266 okur

  • Leman sümeroğlu
  • Nazlıcan Coşkun
  • Sena Saral
  • Emel
  • Gamze AKMAN
  • Hasan yıldız
  • İrem
  • Melike Erdem
  • Bürde
  • Kvsraksoy

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.1
14-17 Yaş
%9.1
18-24 Yaş
%30.9
25-34 Yaş
%30.9
35-44 Yaş
%11.8
45-54 Yaş
%7.3
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.8
Erkek
%27.2

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.5 (289)
9
%15.9 (296)
8
%27.3 (509)
7
%20.9 (390)
6
%9.1 (169)
5
%5.9 (110)
4
%1.3 (24)
3
%0.8 (15)
2
%0.1 (2)
1
%0.2 (4)

Kitabın sıralamaları