Geleceğimizde İslam Var

·
Okunma
·
Beğeni
·
4368
Gösterim
Adı:
Geleceğimizde İslam Var
Baskı tarihi:
23 Haziran 2017
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756186848
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları
Baskılar:
Geleceğimizde İslam Var
Geleceğimizde İslam Var
Roje Garodi, bu kitabında şu çığlığı atıyor:
Batı’yı Ortaçağ karanlığından, barbarlıktan, câhillikten ve canlı cenazelikten dün İslâm kurtarmıştı!

Bugün de gerekli gereksiz, yararlı yararsız ve hatta zararlı her bir şeyi imâl eden ve insanlara bunları reklâmlarla vazgeçilmez ihtiyaçlarmış gibi sunan, körü körüne üretip körü körüne tüketen ve tükettiren Batı’yı bu korkunç sapmadan yine İslâm kurtaracaktır!

Ya İslâm’ın eşsiz bilgeliği, kültürü ve medeniyetiyle tanışıp onun kurtarıcı insanlık değerlerini paylaşacağız, ya da yakın zamanda yok olacak ve Batı toplumlarıyla birlikte bütün dünyayı da intihara sürükleyeceğiz.

Bundan böyle, bütün dirilişlerin müjdecisi, İslâm’ın destanıdır. Çünkü İslâm’ın destanı, insanlık destanının muhteşem bir ânıdır.
272 syf.
·1 günde·9/10
Merhaba kardeşler;
Meşhur Fransız düşünür Roger Garaudy ile ilk tanışıklığım, okuduğumda beni mahcubiyetle düşündüren şu satırlar olmuştu:

Garaudy, 1982 yılında İslam’ı seçtikten kısa bir süre sonra Türkiye’ye gelir ve bir cumartesi günü Taksim’de bir otelde konferans verir İstanbullulara. Konuşmasının sonunda bir gazeteci, cüretkâr bir üslupla, şöyle bir soru yöneltir misafirimize:
‘’Biz sizi tanıyoruz bay Garaudy. Önceleri Marksist- Leninist ve ateist idiniz. Sonra Maoist oldunuz. Daha sonra Sovyet veyahut Çin eksenli devlet Marksizm’ini tenkit ederek Avrupa Komünizmi (eurocomnism) yaklaşımını benimsediniz. Bir müddet böyle devam ettiniz. Bu arada Budizm’e ilgi duydunuz ve ben Budist bir Marksist’im dediniz. Sonra Katolik kökenlerini keşfettiniz ve Hristiyan bir Marksist’im dediniz. Latin Amerika’da bir elinde İncil bir elinde Das Kapital tutan bir papazın başlattığı ‘’özgürlükçü ilahiyat’’ akımına sempati duydunuz, onları destekleyen yazılar yazdınız. Sonra Marksizm artık bitmiştir dediniz ve Marksizm ideolojisinden ayrıldınız. Bir müddet sonra Vatikan ve Hristiyan ilahiyatı ile de ters düşmeye başladınız ve oradan da koptunuz. Şimdi ise Müslüman oldum diyorsunuz. Size sorum şu; bundan sonra ne olmak istiyorsunuz?’’
Yeni Müslüman olmuş büyük düşünür, kısa bir sessizlikten sonra şöyle cevaplar soruyu: ‘’Evet arkadaşım bu saydıklarınızın hepsi doğru. Ama şunu bilmenizi isterim ki defineciler aradıkları hazineyi buluncaya kadar önce yatay olarak yüzeyde dolaşırlar. Ellerindeki cihaz üstünde durdukları yerin altında kıymetli bir maden olduğu sinyalini kendilerine verinceye kadar. Ondan sonra satıhta dolaşmayı bırakırlar ve kazamaya başlarlar. O ana kadar yatay devam eden arayışları artık dikey hale gelir. Benim hikayem de böyle. Her nereye gittimse samimi olarak ontolojik yerimi arıyordum. Ama nereyi kazdımsa altından o çıkmadı. Şimdi ise bir yere geldin, çok canlı hissediyorum, ayağımın altı kaynıyor. O noktanın adı İslam. Ama arayışım bitmeyecek. Şimdi de onun dikey katlarında kendimi aramayı sürdüreceğim, merak etme…’’

Bu hikmetli cevap sonrasında salonda bir alkış tufanı kopar. (Mahmut Erol Kılıç’tan alıntıdır.)

Maalesef herkes bizimle aynı şartlar altında doğup yaşamıyor ve bizim kadar şanslı da olamıyor. (Şanslı demişken yalnızca geleneksel anlayış gereği dinim İslam’dır deyip, hayatı boyunca Kur’an’ı eline almamış, bir kez olsun dinini sorgulayıp da neden diye sormamış olan o şanssız kesimi, şekilci Müslümanları kastetmiyorum.) Herkesin yaşadığı coğrafya, ailesel etkileşim, psikolojik alt yapı, dinsel olgulara yaklaşım, gelenekler ve görenekleri başka başka. Bu soruyu soran gazeteci acaba farklı bir coğrafyada yaşıyor olsaydı dinsel olgusunu nasıl bir tabana oturturdu hatta ve hatta şimdiye dek inandığı dini sorgulama cesaretini göstermiş midir çok merak ediyorum. İğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batıralım diyor ve kitaba geçiyorum:

Roger Garaudy Müslüman olmadan tam bir sene önce yazmış bu eseri. O yüzden bu kitapta kendisi henüz Müslüman olmadığı halde İslam’ı nasıl objektif, önyargısız, önceden şartlanmışlığın zincirlerini kırarak ele aldığını göreceksiniz. Gerçek bir entelektüelin, ne nitelikte bir insaf ve iz ’ana sahip olması gerektiğinin de en çarpıcı ve en somut bir delilini bulacaksınız.
Öylesine tarafsız bir bakış açısıyla kaleme alınmış ki bu kitap, piyasaya çıkar çıkmaz hiç beklenmedik bir ilgi görmüş. On binlerce gönül İslam’a ısınmış. İslam’ın güzelliğine ilk defa tanık olanlar, bu dine hayranlık duymaya başlamışlar.
Bu eser aslında yazarın ‘’İslam’ın Vadettikleri’’ adlı kitabının geniş halk kesimlerine seslenecek şekilde baştan sona gözden geçirilerek yeniden düzenlenmiş, yer yer önemli eklemeler, çıkarmalar yapılmış, farklı ana başlıklar ve bol ara başlıklar eklenmiş bir versiyonudur. Çoğu Müslümanın muhatap olmaktan özenle kaçındığı, ateist kesimin ise İslam’ın zayıf yanıdır diye ısrarla gündeme getirdiği bazı konulara mesela (İslam’da kadının miras hakkı, çok eşlilik, kadının boşanma hakkı, İslam kılıç dini midir, cihat nedir? gibi konulara) Müslümanlardan daha makul ve mantıklı yaklaşımlar sergiliyor ve Müslüman olmayan birinin bu kadar tarafsız ve önyargısız bu satırları yazıyor olmasına hayret ediyorsunuz. Meraklılarına tavsiye olunur.

Keyifli okumalar.
272 syf.
Bu kitabi yazar islamiyete girmeden 1yıl önce yazmış.İslamiyete girmeden bu kadar pozitif bakan bir yazar görmedim. İslamiyeti bu kadariyi delillendiren ilmi bilim ile ıspatlayanı okumamıştım. Ve gelecegin dini İSLAMDIR. Diyen bir yazar. Gerçekten okumanızı isterim..
272 syf.
Roger Garaudy, 21.yüzyıl İslam filozoflarının en kıymetlilerindendir. Fransız yazar, Geleceğimizde İslam Var kitabını müslüman olmadan bir yıl önce yazdığı için İslam dünyası ile ilgili fikirlerinin objektif olduğunu söyleyebiliriz. Kitapta, İslam'ın diğer dinlerle kıyaslaması yapılırken bilim, sanat, edebiyat, mimari gibi alanlarla da ilişkisi irdelenmiş.Kitaptaki şu cümleler dikkat çekici!
️İçtihat kapısının kapatılması, yani Kur'ani vahyin ruhu içinde bazı yeni problemleri çözmek için kişinin muhakemesini kullanmasının yasaklanması, emperyal gelişimin belli bir döneminde siyasi liderler tarafından kararlaştırılmıştır. Aslında bu kapatma anlayışı Kur'an mesajının ruhuna da, lafzına da tamamen terstir. Nitekim Hz.Peygamber kendisini yeni bir dinin kurucusu olarak değil de, Hz.İbrahim'in temel imanının ıslah edicisi olarak takdim eder. Yanısıra Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın katkısıyla bütünleşir.
264 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10
#kitapyorum
#tavsiyekitap
#okudumbitti
#geleceğimizdeislamvar
#rogergaraudy

Yazarımız #Roger bu kitabını müslüman olmadan bir yıl önce yazmış. Kitabı okurken batı ön yargısı hissetmiyorsun. Aksine bir çok müslümandan daha objektif yazılmış bir kitap. Kitapta geçmişte islamın nasıl dünyaya hakim olduğunu, batıda ilim yokken, İslam alimlerinin nasıl buluşlar yapıp kitaplar biriltirdiğini yazıyor.
Kitabı 8 bölüme ayırmış.
İslamın doğuşundan başlıyor. Aslında Hz peygamberin tamamen yeni bir din getirmediğini aksine ibrahimi öğretiyi insanlara yeniden ve en güncel haliyle sunduğunu söylüyor. Tabiki islam insanlığın varoluşundan beri insana tavsiyr edilen en doğru yoldur.
Kitabın devamında islamın toplumda, ilmi hayatta yansımalarından bahsediyor. İslamda şiirden sanattan her ne kadar müslümanlar islamı biraz daha soyutlanma gibi yaşasalarda öyle olmaması gerektiğini bir batılı! Bizlere anlatıyor.
Kitabı okurken üzüldüm birazda, neden bu kitabı bir Müslüman yazamıyorda bir batılı bize geçmişte islamın nasıl dünya hakimiyeti olduğunu, nasıl ilmi seviyelerin üstüne çıktığını anlatıyor. Ayrıca yazat hiç gocunmadan batıda yapılan eleştirileri ve yalanlık payını paylaşıyor.
En son olarakta nasıl geçmişte batı islamla ihya olmuş, islamdan dersler almışsa, batının geleceğinide islamın kurtaracağını anlatmış.
Sadece batınınmı? Bizimde geleceğimizi kurtarır mı islam ne dersiniz???
260 syf.
·Puan vermedi
İlk defa bu kitabıyla Roger Garaudy ile tanışmış oldum. İyiki de diyorum çünkü dili, bu tarz düşünce (felsefe ) kitaplarını okumayanlar için zor ama okuyanlar için gayet anlaşılır. En çok ilgimi çeken bahsettiği konular "modernleşme " ile ilgili düşünceleri
"ümmet ve millet " kavramları üzerinde yorumları ve de
"bilim ve bilgi " ile ilgili düşünceleri oldu. Misal bilimi öğrenmeyi ilerlemeyi büyük önemlimi önemli bir gaye edinmemek gerektiği bir başka deyişle bilgiyi "putlaştırmamak" gerektiğini çok güzel anlatmış. Uzun zamandır roman okuyordum ama ara sıra bu tarz düşünce kitapları okumak gerekli oluyor naçizane fikrim.
272 syf.
·8/10
Roger GARAUDY nin müslüman olmadan önce objektif ve önyargısız yazdığı bir eser.Gerçek bir entellektüel ,nitelikli bir insafa dayalı ve somut çarpıcı delillerle bezenmiş bir kitap okumak istiyorsanız şiddetle tavsiye ederim.
272 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabı Öncü Kuşak Okumaları vesilesi ile, ocak ayı kitabı olarak okudum.
Roger Garaudy'nin okuduğum ilk kitabı oldu, kendisiyle bu kitap ile tanıştığım için mutmainim.
Kitabı okurken ana fikirden çoğu zaman koptum ve bir gayrimüslimin Islâm'ı bunca araştırması, anlamaya çalışması, nitekim anlaması beni hayrete düşürdü, hicap duydum.
Daha söylenecek pek çok şey var bu hususta.
Kitap hakkında ise sadece şunu söyleyebilirim. Ne demiştik: "Avrupa, Islâm' a gebe."
264 syf.
·10/10
Öncü kuşak okumalarında bir diğer durağımız da bu kitap..
Roger Garaudy'i ilk bu eseri ile tanıdım. İyiki de tanımışım. Yazar bu kitabı Müslüman olmadan 1 sene önce tarafsız ve objektif biçimde, delilleriyle birlikte yazmış.


Roger Garaudy, bu kitabında şu çığlığı atıyor: Batı’yı Ortaçağ karanlığından, barbarlıktan, cahillikten ve canlı cenazelikten dün İslâm kurtarmıştı!
Bugün de gerekli gereksiz, yararlı yararsız ve hatta zararlı her bir şeyi imal eden ve insanlara bunları reklamlarla vazgeçilmez ihtiyaçlarmış gibi sunan, körü körüne üretip körü körüne tüketen ve tükettiren Batı’yı bu korkunç sapmadan yine İslâm kurtaracaktır!

Ya İslâm’ın eşsiz bilgeliği, kültürü ve medeniyetiyle tanışıp onun kurtarıcı insanlık değerlerini paylaşacağız ya da yakın zamanda yok olacak ve Batı toplumlarıyla birlikte bütün dünyayı da intihara sürükleyeceğiz.

Bundan böyle, bütün dirilişlerin müjdecisi, İslâm’ın destanıdır.

Çünkü İslâm’ın destanı, insanlık destanının muhteşem bir ânıdır.
272 syf.
·8/10
Yazar gayet objektif yaklaşmış fakat İslam'a bakarken; bunu başarabilmiş. Osmanlı içinse tam bir batı kafası ile düşünmüş. Oysaki Osmanlı Altın Çağlardan biridir. Birisi İstanbul Fethini ve sonrasını anlatmalı yazara. Çünkü değindiği konuya en uygun örnektir; fetih ve sonrası. Fakat, genel bağlamda kıymetli bilgi ve tespitler içermekte. Gerekli donanıma sahip olduğunu düşünen herkes okumalı. Şunu da belirtmek isterim. Kitabın son sayfalarına kadar dinler arası diyologcu olduğunu düşündürüyor, düşünüyorsunuz ki ben düşündüm. Fakat sonlarda bir rahatlama geliyor. Dinler arası diyologcu değil.
264 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Sonradan Müslüman olan kardeşlerimizin hidayet öykülerine dikkat buyurursanız hepsinin ortak yönü, hidayetlerinden önce ciddi bir hakikat arayışına girmeleridir. Onlar, kendi hayatlarını, mevcut düşüncelerini, inançlarını sorgulamış, herkesin altından çıkamayacağı muhakemelerle Kelime-i Şehadet getirmişlerdir.
Bu satırları yazarken, eskiden okuduğum zaman duygu seremonisi yaşadığım Adem Özköse'nin "Cennet'e Otostop" adlı kitabı sürekli kendini hatırlatıyor bana. Tabi, mevzubahis eserden oldukça farklı bir eser ama sonuçta ikisinde de arayışta olan insanlar var, ikisinde de hidayete kavuşan insanlar var ve ikisi de, insanı bulunduğu konumdan bambaşka yerlere götürüyor.
***
Bu eseri okumaya başladıktan sonra, 1000Kitap'ta bulunan diğer incelemeleri incelerken yazarın bu eseri Müslüman olmadan bir sene evvel yazdığını öğrendim. Hem yazara hem de esere olan hayranlığım bir kat daha arttı bu sayede. Zira, daha Müslüman olmamış birinin, üstelik zamanında Fransız Komünist Partisi'nin yönetiminde görev yapmış olmasına rağmen bu kadar objektif, naif, ötekileştirmeyen üslubu eserin gönlüme kazınmasının bir başka sebebi oluyor.
***
Eser, her birinde İslam dininin farklı mevzularına değinilen farklı farklı bölümlere sahiptir. Mevzularn en ince ayrıntısına kadar inceleyerek, - eskiden- mensubu olduğu medeniyetle mukayese ederek kafalarda herhangi bir soru bırakmamaya çalışıyor yazarımız. Bölümlerde, mesela Tasavvuf bölümünde, kültürümüzün büyük alimlerimizin görüşleri ile Batı medeniyetinin görüşlerini birbiriyle karşılaştırarak, öte yandan günümüzün mevcut halini göz önünde bulundurarak bizlere yepyeni ufuklar kazandırıyor. Ve bunu, bilim, tarih, şiir vb. gibi pek çok alanı da katarak yaparak anlatımından, muhtevasından hiçbir şey eksiltmeden arıyor, soruyor, sorguluyor.
***
Sözümüzü bağlarken, şunu da söyleyelim: Hakikatin İslam olduğunu, çarenin ona dönmek olduğunu, ne kadar reddetsekte, dikkate almasakta, başka yerlere kapılansakta Roger Garaudy haykırıyor, tüm içtenliğiyle: Geleceğimizde İslam Var!
İyi okumalar dilerim.
Muhabbetle...
272 syf.
·Puan vermedi
Roger GARAUDY, bu kitabında şu çığlığı atıyor: “Batı’yı Ortaçağ karanlığından, barbarlıktan, câhillikten ve canlı cenazelikten dün, İslâm kurtarmıştı! Bugün de, gerekli gereksiz, yararlı yararsız ve hatta zararlı her bir şeyi imâl eden ve insanlara bunları reklâmlarla vazgeçilmez ihtiyaçlarmış gibi sunan; körü körüne üretip körü körüne tüketen ve tükettiren Batı’yı bu korkunç sapmadan yine İslâm kurtaracaktır! Ya İslâm’ın eşsiz bilgeliği, kültürü ve medeniyetiyle tanışıp onun kurtarıcı insanlık değerlerini paylaşacağız, ya da yakın zamanda yok olacak ve Batı toplumlarıyla. birlikte bütün dünyayı da intihara sürükleyeceğiz. Bundan böyle, bütün dirilişlerin müjdecisi, İslâm’ın destanıdır. Çünkü İslâm’ın destanı, insanlık destanının muhteşem bir anıdır."
272 syf.
·Puan vermedi
Yazar bu kitabı müslüman olmadan bir yıl önce yazmış. Kitabı okursanız nasıl objektif, ön yargısız yazıldığının farkına varacaksınız.
Kitap, tüm karanlıkların aydınlatıcı meşalesi İslam'ın geleceğimizde de olması gerektiğini, olacağını anlatmaktadır. İslamın hayatın her alanında pozitif etki yarattığı gerçeğini kitapta bulabiliriz. Batı aydınlarının çoğu şeyi İslamdan aldığına dair birçok alıntı var kitapta. Okunmalı.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Geleceğimizde İslam Var
Baskı tarihi:
23 Haziran 2017
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756186848
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları
Baskılar:
Geleceğimizde İslam Var
Geleceğimizde İslam Var
Roje Garodi, bu kitabında şu çığlığı atıyor:
Batı’yı Ortaçağ karanlığından, barbarlıktan, câhillikten ve canlı cenazelikten dün İslâm kurtarmıştı!

Bugün de gerekli gereksiz, yararlı yararsız ve hatta zararlı her bir şeyi imâl eden ve insanlara bunları reklâmlarla vazgeçilmez ihtiyaçlarmış gibi sunan, körü körüne üretip körü körüne tüketen ve tükettiren Batı’yı bu korkunç sapmadan yine İslâm kurtaracaktır!

Ya İslâm’ın eşsiz bilgeliği, kültürü ve medeniyetiyle tanışıp onun kurtarıcı insanlık değerlerini paylaşacağız, ya da yakın zamanda yok olacak ve Batı toplumlarıyla birlikte bütün dünyayı da intihara sürükleyeceğiz.

Bundan böyle, bütün dirilişlerin müjdecisi, İslâm’ın destanıdır. Çünkü İslâm’ın destanı, insanlık destanının muhteşem bir ânıdır.

Kitabı okuyanlar 373 okur

  • ibrahim Hatipzãde
  • Kadir durmaz
  • Buhurizade Bey
  • Ayşe
  • emre yığcı
  • Ebubekir Marabaoğlu
  • Yunus Emre PALA
  • Ayşe Ekici
  • Sultan
  • Huzeyfe Sevinç

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.7 (9)
9
%6 (7)
8
%3.4 (4)
7
%1.7 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0